Siyasetin ve ticaretin arkasına takılanlar gerçekleri ve doğruları öğrenemezler
Ancak insanlık açısından ticraret siyasetten daha üstündür
Çünkü ticaret herkese iyi, doğru, güzel, medeni davranma kültürü de içerir
Ancak siyaset yandaşlara iyi, doğru, güzel, medeni
Muhaliflere kötü, yanlış, çirkin, barbar davranma dünyasıdır
Bu yüzden esnaf dükkanında 'Müşteri velinimetimizdir'
'Müşteri her zaman haklıdır' yazar da
Siyasi partilerde 'Vatandaş velinimetimizdir', 'Vatandaş her zaman haklıdır' yazmaz
Yani siyaset ticarete göre daha çok cehalet ve nefs içerir
Bu yüzden siyaset ticarete göre toplumlar ve insanlık için daha çok kötüdür
Daha çok zararlıdır, daha çok çirkindir
Yani olumlu, iyi, güzel, doğru bir ticaret kültürü varken
Böyle bir siyaset kültürü yoktur,
Siyaset cehalet demektir
Üstelik de en genel, en vahşi, en barbar, en mantıksız, en dikta cehalet
Düşünün ki iktidar yandaşları 'Güçlü Türkiye', 'Güçlü devlet' diyorlar
Ancak ekonomi devletin, kamunun, felsefenin, bilimin, ahlakın, vicdanın
Medeniliğin, insanlığın elinde değil özel sektörün, patronların, patroniçelerin
Şirketlerin yani kendilerinden başka şey düşünmeyenlerin
Felsefe, bilimsellik, ahlak, medenilik, vicdan, milletlik, toplum düşünmeyenlerin
Ellerinde iken ortada var olan Türkiye midir yoksa şirketler mi
Ve böyle güçlü bir ülkede güçlü olan Türkiye, devlet midir, şirketler
Patronlar, patroniçeler mi
Yani kendi özel sektörüne, kendi patronlarına, kendi patroniçelerine
Kendi sömürgen şirketlerine karşı bile güçlü olamayan bir Türkiye, bir devlet
Nasıl güçlü, büyük olabilir
Yani düşünün bir şirketin sahipleri ayda milyonlar kazanırlarken
Asgari ücretle çalışan işçileri nasıl 'Bu şirket bizimdir, bizim şirketimiz büyüktür
Bizim şirketimiz güçlüdür' diyebilirler,
Gerçek ki ekonomi devletin, kamunun, milletin
Felsefenin, bilimin, ahlakın, vicdanın, medeniliğin, insancalığın elinde değil
Özel sektörün, patronların, patroniçelerin, şirketlerin elindedir
Ve böyle bir ülke, böyle bir devlet nasıl güçlü, büyük olabilir
Elinde avucunda birşey yok ki
Herşey özel sektörün, patronların, patroniçelerin, kendilerinden başka şey düşünmeyen
Şirketlerin
Ancak bir savaş çıksa kaç siyasetçi, kaç patron, kaç patroniçe savaşa gidecek
Gerçek ki savaşlara milyonlar kazananlar değil asgari ücretle çalışanlar giderler
Gerçek ki işçilerin güçlü olmadığı bir ülkede ülkede devlet de güçlü değildir
Bakın bakalım bu ülkede biber gazının kaç tonu siyasetçilere, patronlara, patroniçelere
Zenginlere
Kaç tonu işçilere emekçilere fakirlere sıkılmış
O zaman bu ülkede, bu devlette kim güçlü anlarsınız,
Evet bu ülkede gerçekte güçlü olan ülke, devlet, millet
Felsefe, bilim, ahlak, vicdan, merhamet, medenilik değil
Kendini Türkiye ve devlet sanan
Ve kendini Türkiye ve devlet yapmış özel sektör
Bakın bakalım kaç milletvekili düşünür(filozof), alim, alime, bilge
Ve fakir,
Bir insan nasıl ki serveti kadar zengin ise
Bir devlet de ancak sahip olduğu ekonomisi kadar zengindir
Bakın bakalım ekonominin yüzde kaçı devetin yüzde kaçı özel sektörün
Patronların, patroniçelerin, şirketlerin
Ve bir devlet ancak felsefede, bilimde, ahlakta, vicdanda, merhamette, medenilikte
Yüksek olduğu kadar güçlüdür, büyüktür, yüksektir
Bakın bakalım milli gelirin %50'sini nüfusun yüzde kaçı alıyor
Ve ekonomiyi üreten, ayakta tutan, var eden işçiler ayda ne kadar kazanıyor
Ve ne gibi, ne kadar işçi haklarına sahipler
Gerçek ki bugünün patronları, patroniçeleri, şirketleri dünün köle sahiplerinin torunlarıdır
Böyle mi güçlü, büyük Türkiye olunacak,
Onların güçleri paraların sayfalarında
Gerçeğin, doğrunun gücü kitapların sayfalarıdandır,
Evet güçlenen, büyüyen Türkiye, devlet, millet, ülke değil
Patronlar, patroniçeler, şirketler, özel sektör
Ve onlar ayrıdır; Türkiye, vatan ve millet ayrıdır
Millete, vatana, devlete ne patronun, patroniçenin,
Şirketin, özel sektörün cebindeki paradan
Devletin, Türkiye'nin, milletin, vatanın elinde ne var ona bakın
Okullara din, ahlak dersi olarak bu gerçekler, doğrular da koyulmalıdır.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 16.12.17/08.58