Gelinlik giyemeden öldüm deme
Sana bembeyaz gelinlik geldi gök yüzünden
Gelinlik giyemeden öldüm deme
Sana bembeyaz gelinlik geldi kar tanesilerinden(tanelerinden),
Acıların çiçeklerin olsun
Düşkırıklıkların(Düş kırıklıkların) güneşin
Mevsimler, günler, aylar, yıllar
Sana bakıp bakıp solsun
Her çiçeğe sözcüklerin
Kelebek olarak konsun,
Gelinlik giyemeden öldüm deme
Sana bembeyaz gelinlik geldi yer yüzünden
Gelinlik giyemeden öldüm deme
Sana bembeyaz gelinlik geldi kar çiçeğilerinden(çiçeklerinden),
Ah ne anlamı var zaten gelinlik giymenin
İçi lav, kor, ateş bu dünya üzerinde
İçleri bağırsak, bok, pis, iğrenç, tiksinç bedenler
En güzel, en pahalı, en gösterişli, en görkemli gelinliklerin bile içlerinde,
Gelinlik giyemeden öldüm deme
Sana gelinlik geldi gerçek sonsuzluğun kum tanelerinden
Gelinlik giyemeden öldüm deme
Sana gelinlik geldi bu yalan dünyanın yokluğunun sesinden
Demokrasinin de, sanatın da, ekonominin de, turizımın(turizmin) da, sıporun(sporun) da
Gazeteciliğin de, aşkın da, evliliğin de, gelinliğin de içine ettiler zaten
Ortalıkta bikini, mayo diye sütyen-külot gezenler
Zinacılar, fahişeler, eşcinseller
Ahlak edeb tanımayanlar bile artık
Üstelik de açıksaçık, ahlaka aykırı, aile kurumuna aykırı gelinlik giymekte
Yoz siyasetçiler ve yoz özel sektör yüzünden
Ne insan olmanın anlamı kaldı artık ne gelinliğin.
Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 12.8.19/23.21