Ey iskelet yani ey havalaragiren(havalara giren), burunukafdağında(burnu kaf dağında)
Kendinibeğenmiş(Kendinibeğenmiş), kendinibirhaltsanan(kendini bir halt sanan)
Ey aynaya bakıp içindeki bağırsağı, boku, iğrençliği, iskeleti, insanlıkdışılığı görmeyen insan
İçi lav, kor, ateş, insanlıkdışılık dünya üzerinde
Belki birbirlerini çocukluktan tanıyorlardı, belki hiç tanımıyorlardı
Birgün annen olacak dişi, yedi, içti, beslendi, büyüdü, ve sonunda, baban olacak kişi ile
Evlendi
Ve dişilik organında birtakım maddelerden bir molekül oldu
Birgün baban olacak erkek, yedi, içti, beslendi, büyüdü, ve sonunda, annen olacak kişi ile
Evlendi
Ve erkeklik organında birtakım maddelerden bir molekül oluştu
Annenin molekülü ile babanın molekülü birleşti
Ve annenin karınında(karnında) senin molekülün oluştu
O molekül önce cenin, sonra bebek oldu, ve doğdu, sen dünyaya geldin
Seni vicdansızca, merhametsizce, bencilce, sorumsuzca, hayat(yaşam) denilen ölüme tutsak
Ettiler
Ve toplum, ve devlet onları şakşakladı
Sana ad ve soyadı verdiler
Ve içi bağırsak, bok, iğrençlik, insanlıkdışılık dolu bedene 'Sen' dediler
Ve üzerinde doğduğun, altı lav-kor-ateş-insanlıkdışı toprağa 'Vatanın' dediler
Sen doğmadan önce ne sen anneni ve babanı tanıyordun, biliyordun, ne onlar seni,
Sonra büyüdün
Hangi ülkede doğdu isen sana o ülkenin dilini öğrettiler
Hangi ülkede doğdu isen sana o ülkenin dinsel(dini) inançını(inancını) öğrettiler
Boka ve sidiğe dönüşecek yiyecekleri ve içecekleri zevkle, hazla, keyifle yiyipiçeceksin
Dünya sana anne, baba, akrabalar, arkadaşlar, dostlar, eş, çocuk verdi
Onlara da seni, oysa birzamanlar(bir zamanlar) birbirinizi hiç tanımıyordunuz, bilmiyordunuz
Sonra sen de içi lav, kor, ateş, insanlıkdışılık dolu dünya üzerinde
İçi bağırsak, bok, iğrençlik, insanlıkdışılık dolu bedeninle
İçi bağırsak, bok, iğrençlik, insanlıkdışılık dolu birine 'Sana aşığım, seni seviyorum' diyeceksin
Senin de içi bağırsak, bok, iğrençlik, insanlıkdışılık dolu, 'Canım' dediğin
Ve 'Hayat' denilen ölüme tutsak ettiğin çocukların olacak
Onlar da sana anne ya da baba diyecek
Birgün, öleceksin, çürüyeceksin, yeniden ve yine moleküllerine parçalanacaksın
Moleküllerin toprağa, havaya, ve suya karışacak
Ve yine ne sen, ne annen, baban, akrabaların, eşin, çocuğun, dostların, arkadaşların
Seni tanıyacak
Önce dünyada, birgün de evrende, molekül parçacıkları olarak yerini
Sonsuzlaştıracaksın
Tanınmazlıktan, bilinmezlikten geldin
Tanınmazlığa, bilinmezliğe gideceksin
Ve birgün seni tanıyan, bilen hiçbir yakının, tanıdığın, arkadaşın, dostun olmayacak
Dünyadaki kum zerreciklerinin durumunu, halini, yazgısını, kaderini paylaşacaksın
Ey insan, bilinen kimyasallardan oluştun, bilinmeyecek duruma dönüşeceksin
Bırak aileni, akrabalarını, eşini, çocuklarını, arkadaşlarını, dostlarını
Kendini bile unutacaksın, bilmeyeceksin, anımsamayacaksın(hatırlamayacaksın)
Gerçek ki dünya yalan değil, sana gerçekleri ve doğruları öğretmeyenler yalan
Hiçdeğilse, dini tanımlayan,'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik
Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin evrensel ve tutarlı din tanımına sarıl da
Tutarlı yaşa, tutarlı öl; mantıklı yaşa, mantıklı öl; onurla yaşa, onurla öl
Gerçek ki dünya acımasızdır, vicdansızdır ancak yalan da, yalancı da değildir
Dünya gerçekleri ve doğruları asla saklamadı
Gerçek ki senin gerçek annen, gerçek baban, gerçek kardeşlerin, gerçek akrabaların
Gerçek arkadaşların, gerçek dostların, gerçek vatanın toprakta, suda, havada
Ne senin bileceklerindedir, ne seni bileceklerdendir
Kalırsa kitaplarda, gazetelerde, internette resimlerin, ve senin hakkında yazılar kalacak
Ölüm seni beyini, ruhu, akılı(aklı), bilinçi(bilinci), kişiliği, ailesi, belleği(hafızası)
Geçmişi olmayan zerreciklere
Yani geldiğin zerreciklere geri götürecek
Ne sen, ne ailen, ne çocukların, ne akrabaların, ne arkadaşların, ne dostların olacak
Sonsuza kadar
Toz zerrecikleri gibi hiç zerrecikleri olacaksın
Hiç olacaksın, hiçlik olacaksın
Sonsuza kadar,
Kimse dünyanın umurunda değil
Dünya bile
Çünkü herşey beyinsiz, kimyasal zerreciklerden oluşmakta
Böyle iğrenç, insanlıkdışı bir dünyayı, bedeni, ve yaşamı(hayatı) bir ilah
Üstelik de övgü, övünç, onur, gurur, başarı olarak yaratmış olamaz
Gerçek ki herşey rastlantıdan rastlantı,
Ey iskelet yani ey insan
Dünya sana hiç yalan söylemiyor
Sana aynalar ve gözlerin yalan söylüyor,
Evet ey insan, ey iskelet
Gerçek ki sen diri iken de, ölü iken de kimkimsesizsin
Gerçek ki sen bu dünyada ve bu evrende kimkimsesizsin
Gerçek ki sen sandığın da, senin sandığın da herşey yalan
Gerçek ki bu dünyada senin iki gerçek, sonsuz dostun var
Biri, sana doğru yolu gösteren, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik
Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır' diyen din
Biri de seni dünya ve beden insanlıkdışılıklarından sonsuza kadar kurtaracak olan ölüm.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 22.4,23/10.25