Siyaset cehalet ve nefs demektir
Bu nedenle gerçekleri ve doğruları ya anlamaz ya saklar
Ya saptırır ya işine geldiği gibi kullanır,
Eskiden, okumayı sevmeyen çocuklar çıraklığa verilirdi
Şimdinin zenginlerinin ataları o çocuklardır
İşe gitmeyi sevmeyen çocuklar da okudular
Yani siyasetçiler gerçekte okula gitmeyi seven değil işe gitmeyi sevmeyen
Ve kitap okumayı sevmeyen çocuklardır
Bu nedenle siyasetin, siyasetçinin söylediği, açıkladığı şeylere kuşku ile bakmak
Bilimsel açıdan zorunludur
Yani gerçekte siyasetçi hem yükseklik korkusu olan
Hem de canbaz olmak isteyen kişiye benzer,
Bu durumun bir örneği de enflasyon hesabındadır
Gerçek ki enflasyon hesabında büyük bir aldatım vardır
Şöyle ki enflasyon hesabına ev(konut) fiyatı dahil değildir
Yalnızca kira dahildir
Oysa ev de evsiz her insanın satın almak istediği birşeydir
Enflasyon hesabına her ay en az %10 artan ev fiyatları dahil edilmemektedir
Sanki ev satın almak insanların gereksinimleri değilmiş gibi,
Bakın enflasyon hesabına ayakkabı fiyatı dahildir
Ancak ayakkabı insanların her ay satın aldıkları ve çok da pahalı olan birşey değildir
Mobilya da öyle
Bakın insanlar ne her ay ayakkabı alırlar ne de her ay mobilya
Ancak bir ev satın alabilmek için her ay eve para ayırmak zorundadırlar
Yoksa ev alamazlar
Ve ev fiyatları her ay %10 artarsa yılda %120 yapar
Yani ev almak için bir yılın başında para biriktirmeye başladığınızda
O yılın sonunda o yılın başına göre bir ev parası biriktirdiğinizde
Artık o evi alamazsınız çünkü o evin fiyatı bir yılda %120 arttığı için paranız
Yarısına inmiş olur
Oysa ayakkabı, çorap, mobilya, beyaz eşya fiyatı iki katına çıksa birşey olmaz
Çünkü fiyatları yine de maaşın, ücretin kapsama alanı içinde kalırlar
Ancak bir evin fiyatı asla maaşın, ücretin kapsama alanı içine giremez
Çünkü maaşlar, ücretler asla üç-beş maaş taksidiyle bile bir ev alacak duruma sahip olmazlar
Yani biber, domates, patlıcan, patates 1 Tl'den 2 Tl'ye çıksa bunlarda enflasyon %100 olur
Ancak bunlar bütçeye bir yük yapmazlar
Oysa 100 bin Tl'lik bir evin 200 bin Tl'ye çıkmadan önceki hali bile olağan vatandaş için
Altından kalkılamaz bir yüktür
Yani enflasyon hesabı diye insanlar ıvır zıvırın içinde boğulmaktalar, oyalanmaktalar
Enflasyon hesabına yalnızca harcamalar yani günlük harcamalar katılmaktadır
Sanki evsiz insanların ev satın almak gereksinimileri yokmuş gibi varsayılmaktadır
Oysa herkes için ev, fiyat olarak en büyük olan en temel gereksinimdir
Ve ev almak için biriktirilmek zorunda olunan para 'Harcanılmamış harcama'dır
Vatandaşın buzdağının altını görmesi engellenmektedir
Ve ev sahibi olmak enflasyon hesabına katılmadığı için enflasyon çok düşük çıkmaktadır
Yani bu durumda örneğin açıklanan enflasyon %10 ise
Ev fiyatları bir yılda %120 artmış ise
Ev enflasyonu %120
Evsizler için toplamda ortalama enflasyon
Yani karışık enflasyon ise gerçekte en az %120+%10=%130/2=%65'tir
Düşünün ki ev bir yıl para biriktirmekle de alınabilecek birşey değildir
Olağan insanlar için
Bir de buna araba fiyatlarındaki artışı göz önüne alın
İnsanlar 2 Kg sebze yerine 1 Kg sebze yeseler sokakta kalmazlar
Ancak ev sahibi değillerse sokakta kalabilirler
Yani enflasyon hesabı diye insanlar domates, biber, patlıcan, soğan, maydanoz
Gibi şeylerle aldatılmaktadırlar, yanıltılmaktadırlar, avutulmaktadırlar, kandırılmaktadırlar
Enflasyon hesabını düşük göstermenin temel amacı işçilere, memurlara
Memurelere çok düşük zam yapmaktır
Kapitalistlerin gelirlerini yani sömürü düzenini aklamaktır
Yani haksızlık ve adaletsizlik içindir
Ve böyle iktidarların bir de hukuktan, adaletten, demokrasiden
İnsan haklarından söz etmeleri çok tuhaftır
Felsefeyi değil siyaseti seçenler sonucuna katlanırlar,
Evet cehalet ya anlamamaya ya aldatmaya mahkumdur
İşte bu yüzden ki gerçek demokrasi de gerçek yönetim de siyaset değil
Felsefe, bilim ve ahlak kardeşliğidir.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 18.12.17/22.36