Felsefeye, bilime, dine, kitaplara
Dönük olmayan yüz ay değil, güneş değil, yıldız değil
Samanyolu değil, gökkuşağı değil
Karanlık gelir bana,
Bu ne mutluluk, bu ne sevinç, bu ne kibir ey insanlar
İki korun arasında
Bu ne mutluluk, bu ne sevinç, bu ne kibir ey insanlar
Bir korun iki kaşın arasında,
Demek ki ki mutlu olmak için nefsten önce cehalet gelir
Demek ki mutluluk gerçeksiz akıp giden bir nehir,
Gerçekçilikten başka güzel birşey isteme ey insan artık kendine
Çünkü kor dünyaya ait her güzelliğin arkasından hep çirkinlik gelir
Bu dünyada tek mutluluk da tek zirve de gerçekçiliktir.
Arkadaşlık daha baştan insanlığı yani doğruluğu red etmektir
Çünkü düşünün dünyada milyarlarca insan var
Bunların 100 bini ile kim arkadaş olmak ister
Yani düşünün 100 bin arkadaş, evine davet etsen günde 274 kişi eder
Bunun yedirme içirme gideri var
Yalnızca birer simit ve birer bardak çay versen günde 274 simit
274 bardak çay eder
Buna kimin bütçesi dayanır
Ve zaman sorunu
Çünkü arkadaşı eve davet gerekir
Diyelim ki 100 bin değil de 1000 olsun
1000 arkadaşı olmasını kim ister
Yani daha en baştan kuramsal olarak tüm insanların iyi, doğru insanlar olduğunu
Varsaysak da tüm insanlarla ya da binlerce ya da yüzlerce insanlar arkadaş olmaya
Ne para yeter ne zaman
Demek ki arkadaşlık daha en baştan insanların, insanlığın geri kalanını red etmektir
Yani ne çok arkadaşı olanlar doğruluğun ölçütüdür
Ne hiç arkadaşı olmayanlar
Çünkü çok arkadaşı olmak arkadaş olmayan öteki insanları red etmektir
Öyleyse arkadaşlıktan çok ne beklenebilir
Belki iyi bir devlet en iyi arkadaştır
Hiç arkadaşı olmamak da istenirse tüm insanlığa hizmet demek olabilir
Yani düşünün ki insan bilgisayar ve internet başında
İnsanlığa harıl harıl doğru, iyi, güzel yazılar üretmek için çalışıyor
Ve bundan dolayı da hiç arkadaşı yok
Yani gerçeklere ve doğrulara yalnızca güneş ışığında rastlanılmaz
Bazan yalnızlık insanlıktır,
Eskiden cehalet mutlu ediyordu herkesi ve ahlaksızlık çok azdı
Şimdi ise cehaletten ve ahlaksızlıktan oluşan nitel bir mutsuzluk var
Yani şu an nitel mutsuzluk nicel mutluluktan çok daha üstün
Toplumlar Din hadisileri yerine cehalete ve nefse sarıldıkça Sodom ve Gomora''laşırlar
Bu durumda olmakta olan ve olacak budur
Yani eskiden haksız, yanlış, kötü mutluluk vardı; şimdi ise haklı, doğru, iyi mutsuzluk,
Hiç üzülmeyin çünkü toplum hiçbir zaman doğru bir toplum olmadı
Yoksulluk ve olanaksızlık yüzünden doğru gibi görünen bir toplumdu sadece
Toplumlar da dünya da zirveden aşağı değil dipten yukarı doğru gitmekte
Eskiden de topluma cehalet ve nefs egemendi, bunca üniversiteye ve olanağa karşın şimdi de
Cehalet ve nefs eskiden kapalı idi, şimdi çıplak, hepsi bu
Yani bakın başı örtülü köylü annelerin yanlarında bile daracık
Ya da kısacık giyinmiş kızları yürüyor
Yani toplum asla zirvede olmadığı için yitirilmiş birşey yok
İnsanlar ve toplumlar doğru olmak isterlerse olurlar, yanlış olmak isterlerse yanlış olurlar
Yani bugün kötü gördüğümüz durum eskiden doğruya layık birşey değildi
Ne güzel birşey yalansız bir yalnızlık, yalan bir kalabalıktan
Yani doğruyu kalabalıklarda değil yalnızlarda aramak gerekir
Gerçekleri ve doğruları bilselerdi zaten kalabalık olmazlardı
Belki yalnızlık tüm insanlıkla ya da gerçeklerle, doğrularla arkadaş olmak istemektir
Ey sevgili, yanındaki insan belki tüm insanlığı
Ya da gerçekleri, doğruları sevemediği için seni seviyordur
Belki işin gücün, paran malın servetin olmasa seni bile sevmeyecekti
Ne mutlu sevilmesinden emin olanlara
Onlar ki ilim yolunda ve dünyada hiçbirşeyi olmayanlara
Ne acı sevilmesinde kuşku olanlara
Onlar ki ilim yolunda olmayanlar ve dünyada çok şeyi olanlardır
Ve belki de bir insana en iyi mezar taşı okuduğu kitaplardır.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 18.10.17/18.13