Şiir Defteri

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 242

Yazan: Birturkbilgesi
12.06.2021 / 10:30
100 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Mantıksız dil doğru dil de değildir, bilimsel dil de olamaz, evrensel dil de olamaz Bu nedenle ki yükselmek, ilerlemek isteyen bir ülke için Mantık ve dil de en önemli şeylerdendir Türkiye'deki Türkçeyi kolay(basit), anlamsız, gereksiz sananlar da Türkiye'deki Türkçe ile felsefe, bilim yapılamayacağını sananlar da Türkiye'deki Türkçenin gerçekte dünyanın en zor, en mantıklı En evrensel dil olduğunu bilmeyenler de Evrensel dil'in temelinin Türkiye'deki Türkçe olduğunu bilmeyenler de Türkiye'deki Türkçesiz Evrensel dil olmayacağını bilmeyenler de olabilir Öyle ki 'özgürlük' sözcüğünün anlamına, içeriğine yönelik tek doğru sözcük Türkiye'deki Türkçedeki 'özgürlük' sözcüğüdür çünkü bu sözcük 'öz'ün gür Yani doğru ve iyi varlığı ve gelişimini içerir ve insanın özü de beyinidir, ruhudur Oysa örnek ki serbestlik, hürriyet Bağımsızlık, freedom gibi sözcükler bedenle ilgili, mekanik sözcüklerdir Örnek ki kuşun kafesten kaçması, bir kölenin zincirlerinin çözülmesi Bir mahkumun hapishaneden çıkması 'serbestlik, hürriyet, freedom' içindedir Ancak örnek ki bir muhabbet kuşu kafesinden kutupta bırakılırsa serbest kalır Hür olur ancak özgür olmaz çünkü kısa sürede ölür Gerçek ki yanlışa ya da kötüye ya da bilimdışılığa Ya da ahlakdışılığa götüren şey serbestliktir ancak özgürlük değildir Çünkü özgürlük yanlışa ve kötüye değil doğruya ve iyiye götürür Ancak bu durumlar onları bilimsel ve ahlaklı yapmaz oysa hem doğrunun yolu Hem de doğru beyinin, ruhun, kişiliğin, hayatın yolu bilimsellikten Ve ahlaktan başlar, bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' dedi Çünkü bilim beyinin, doğanın, dünyanın, insanlığın, evrenin, maddenin nicel zirvesidir Ahlak da nitel zirvesidir Çünkü savım ki ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, özgürlüğün Akıl-ruh sağlığının, insan olmanın, insanlığın soyut nitel zirvesidir Yani durum ki Mustafa Kemal olmasa idi Türkiye olmayacaktı Türkiye olmasaydı insanlık, beyin, ruh, dil, düşünce Bilim, felsefe, mantık, demokrasi 'özgürlük'süz kalacaktı Gerçek ki Atatürk düşmanlığı Türkiye'ye, demokrasiye, akıl-ruh sağlığına Beyine, ruha, insanlığa, ahlaka, dine ve özgürlüğe de düşmanlıktır Çünkü Atatürk de Muhammed gibi 'Önce bilim ve ahlak' dedi Öyle ki Atatürk 'Benim sözüm bilime ve ahlaka aykırı ise sözümü değil Bilimi ve ahlakı dinleyin' dedi Ancak onlara da hak vermek gerekir Çünkü Atatürk Türkçenin özgürleşmesi için çalıştı ancak Atatürk'ü anlamayan Atatürkçüler yüzünden de Atatürk düşmanıları(düşmanları) yüzünden de Türkçe geriledi, İcatları var eden de, karmaşıklaştıran da insandır Ve bir icat ne denli karmaşıksa o denli ileridir Genel de dil de, özelde Türkçe de icattır Savım ki Türkçede pekçok yanlış var Yine savım ki dünyada da, Türkiye'de de henüz Türkçe diye bir dil yok Türkçe sanılan, varsayılan bir dil var çünkü hem 'Türkçe' denilen dil İngilizce Fıransızca, İtalyanca, Arabça, Farsça dililerine(dillerine) ait Örnek ki üstelik de Türkçe karşılıkları var olmasına karşın 'Kıyafet, müsait, bahsetmek, ziyafet, zerafet, bariz, kadim, hijyen, etik, misyon Vizyon, performans, lansman, aktivite, mükemmel, lazım, enteresan, mecbur, teyit Kabiliyet, fikir, mütemadiyen, tecrübe, lisan, münasip, sosyal, liyakat, mülakat, imtihan' Gibi pekçok yabancı sözcükle dolu Hem de mantıklılıktan uzaklık durumu da göstermekte Savım ki bu yanlışlardan bazıları şunlar: 1- Örnek ki 'Çocuğu' değil 'Çocuku' olmalı çünkü bir sözcük nasılsa hep öyle kalmalı. 2- Örnek ki 'İstanbullu' değil 'İstanbul'lu' olmalı çünkü bir sözcük özel ise hep özel kalmalı. 3- Örnek ki 'Alili' ve 'Alisiz' değil 'Ali'li' ve 'Ali'siz' olmalı Çünkü bir sözcük özel ise hep belirtilmeli. 4- Örnek ki 'Pastane' değil 'Pastahane' olmalı çünkü sözcüklerde harf eksiltimi Asla olmamalı çünkü yoksa sözcükler zamanla anlaşılmazlaşabilirler, anlamsızlaşabilirler 5- Örnek ki 'Çağırmak' değil 'Çaırmak' olmalı çünkü başa gelemeyen bir harf harf sayılmaz 'Ğ/ğ' başa gelemeyendir Ve 'çağırmak' sözcüğünün kökeni Türkçede 'ses' anlamına gelen 'ır' sözcüğüdür 6- Örnek ki 'Atatürkçü' değil 'Atatürk'çü' olmalıdır çünkü özel hep özel kalmalıdır. 7- Örnek ki 'kent' değil 'il' olmalıdır çünkü 'kent' sözcüğü Türkçe değildir. 8- Türkçede 'am', 'yarak', 'sik', 'göt' ile yani ayıp şeyler ile başlayan sözcük de, biten Ve ayıp olmayan, sayılmayan sözcük de olmaz Çünkü dil demek yalnızca mantık değil ahlak da olmalıdır Bu nedenle ki 'Yaşam, eksik, amele, okuyarak, götürmek' gibi sözcükler Türkçeye aykırıdır 9- Örnek ki sözcük 'Avuç' ise 'Avucuna, avucunda' değil 'Avuçuna, avuçunda' olmalıdır Çünkü sözcükte harfin durumu nasılsa hep öyle olmalıdır 10- Örnek ki 'Geleceğiz' değil 'Gelcekiz'; 'Gelecek' değil 'Gelcek' olmalıdır Çünkü gelecek zaman eki '-cek, -cak'tır, ve hep öyle kalmalıdır 11- Örnek ki 'Götürmek' değil 'Ötemek' olmalıdır Çünkü hem 'göt' sözcüğü ile başlayan sözcük ayıp olur Hem de Türkçede 'uzak' durumu bir de 'Öte' sözcüğü ile anlatılır Yani Türkçede 'ötür' diye bir sözcük yok ki 'götür' diye bir sözcük olsun. 12- Örnek ki deyimler ve mecazlar bitişik yazılmalıdır ki Hem deyim ya da mecaz oldukları anlaşılsın yani gerçek olmadıkları anlaşılsın Hem de Türkçe öğrenmek isteyen yabancılar şaşırmasın Örnek ki 'Sakla samanı gelir zamanı' değil 'Saklasamanıgelirzamanı' 'Küçük düşmek' değil 'Küçükdüşmek' yazılmalıdır 13- Örnek ki 'Bilgisayar' sözcüğü hem 'computer' sözcüğünün karşılığı olarak yanlıştır Hem de gerçeklik olarak yanlıştır Çünkü 'bilgisayar' denilen şey bilgi saymaz yani bu durumda bu sözcük ancak deyim Ya da benzetme(mecaz) olabilir 14- Örnek ki 'Oturgaçlı götürgeç' sözcüğünde 'gaç' denilmesi yanlıştır, mantıksızlıktır Çünkü Türkçede '-gaç' eki hareketli şeyler için kullanılır Örnek ki solungaç, patlangaç, duyargaç gibi Örnek ki 'süzgeç' sözcüğü '-geç' ekinin sabitlikte kullanıldığını göstermekte Bu durumda 'Oturgaçlı götürgeç' değil 'Oturgeçli götürgaç' olmalı Ancak 'götürgeç' de, 'götürgaç' da 'göt' ile başladığı için ayıp olur 15- Örnek ki parantez içindeki sözcük küçük harfle de başlayabilir ki Bu durum o sözcüğe dikkat çekmek içindir, sözcüğü tanımlamak için değil Örnek ki 'Özgürlük' de olur, 'özgürlük' de 16- Örnek ki 'it' ile başlayan ancak olağan sayılan sözcük de, biten sözcük de olmaz Çünkü Türkçede 'İt/İd' sözcüğü 'köpek' yani aşağılamak demektir Bu nedenle örnek ki 'itiraz' sözcüğü de, 'git' sözcüğü de Türkçeye aykırıdır 17- Örnek ki 'TBMM' değil 'Tbmm' olmalıdır çünkü olağanda küçük harfle başlayan sözcükler Hep küçük harfle başlamalıdır Bu nedenle örnek ki 'Türkiye Büyük Millet Meclisi' değil 'Türkiye büyük millet meclisi' yazılmalıdır 18- Örnek ki 'Elma pastaları' değil 'Elma pastasıları' yazılmalıdır Çünkü 'Elma pastası' ise 'Elma pastasıları' olur Yani 'elma pastası'nın çok, çoğul olduğu belirtilir Yine örnek ki 'Atatürk düşmanları' değil 'Atatürk düşmanıları' olmalıdır 19- Örnek ki 'trafik' değil 'tırafik' yazılmalıdır çünkü dilde her ses gösterilmelidir 20- Örnek ki 'bir arada' değil 'birarada' yazılmalıdır çünkü deyimdir 21- Örnek ki 'Bir evdeki eşyalar' değil 'Birevdeki eşyalar' yazılmalıdır çünkü buradaki 'Bir' sayı değildir, deyimdir 22- Örnek ki 'Bir şey' değil 'Birşey' yazılmalıdır çünkü burada söz konusu olan şey '1' sayısın değildir; 'herhangi bir şey' değil 'herhangibirşey' yazılmalıdır çünkü deyimdir 23- Örnek ki 'Pek çok şey' değil 'Pekçokşey' yazılmalıdır çünkü deyimdir 24- Örnek ki 'Bir gün gelecek' değil 'Birgün gelecek' yazılmalıdır çünkü sayı değil deyimdir Ancak 'Bir gün daha katlanamam' yazılır çünkü vurgulanan şey sayıdır, '1'dir Dilde önce mantık gerekir, sonra da ahlak Ancak önce mantık Demek ki doğru Türkiye'yi yaratmak bilimden, ahlaktan Ve Türkçeyi mantık ile yaratmak'tan geçer, İyilik; yapan insanı da, yapılan insanı da doğru insan da, iyi insan da yapmaz Çünkü kötü insanlar da iyilik yapılabilirler, kötü insanlara da iyilik yapılabilir Yani iyi insan olmak için önce 'doğru insan' olmak gerekir Bu da ancak dini tanımlayan, 'Din bilim, mantık, ahlak, vicdan, merhamet Adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, gösterişsizlik İsrafsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı Dine uymak ile olur Açık ki Hitler'in beslediği köpek de Hitler için 'Hitler çok iyi biri' diye düşünmüştür, Düşman kazanmak istemenin yollarından biri de insanlara iyilik yapmaktır Çünkü iyilik almak küçükdüşmek(küçük düşmek), zayıflık, başarısızlık Utandırıcı bir durum demektir de, Akıldışı-ahlakdışı moda türü de, akıldışı-ahlakdışı ünlü türü de Akıldışı-ahlakdışı özel sektör türü de, akıldışı-ahlakdışı sanat türü de Akıldışı-ahlakdışı medya türü de, akıldışı-ahlakdışı turizım(turizm) türü de Akıldışı-ahlakdışı ekonomi türü de, akıldışı-ahlakdışı ticaret türü de Akıldışı-ahlakdışı hukuk türü de, akıldışı-ahlakdışı eğitim türü de Akıldışı-ahlakdışı siyaset türü de, akıldışı-ahlakdışı serbestlik türü de Akıldışı-ahlakdışı toplum türü de, akıldışı-ahlakdışı devlet türü de İnsanlara, toplumlara, insanlığa utanmazlık öğretiyor, utanmazlık aşılıyor Oysa utanmak insani, doğru, ve insanca olmak için zorunlu bir özelliktir Çünkü utanmak demek düşünmek, kıyaslamak, karşılaştırmak, sorumluluk, onur, gurur İlerigörüşlülük(İleri görüşlülük), duygu, demokrasi, laiklik, özgürlük, doğruculuk, saygınlık Duyarlılık, dikkat, zeka, akıl, mantık, beyin, ruh, soyutluk, nitelik, evrim demektir Bu nedenle ki hayvanlarda utanmak yok Yani yalnızca bilim değil ahlak olmazsa da insanca olunmaz Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' dedi, Atatürkçüler Atatürk düşmanılarından değil kendilerinden korkmalılar Çünkü 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'e düşmanlık hem zaten hem insanlığa Hem akıl-ruh sağlığına aykırılıktır Hem de Atatürk düşmanlığı bu nedenle önüne önder olarak Zaten hep delileri, dünya olarak da deliliği Yani akıl-ruh sağlıksızlığını önder bulmak zorundadır ki bu duruma akıl Sonsuza kadar katlanamaz Ki tarih böyle bir duruma asla sonsuzluk vermez çünkü doğru insan da Doğru insanlık da akıl-ruh sağlıklı yani 'Önce bilim ve ahlak' diyen insan ve insanlıktır Atatürkçüler kendilerinden korkmalıdır çünkü Atatürkçülük 'Önce bilim ve ahlak' demiş olan Atatürk'e aykırı Astrolojiye inanan; toplum içine bikini diye sütyen-külotla, mini şort diye külotla Tayt pantolon diye dar ve uzun külotla çıkan Sigara, içki gibi sağlığa aykırı şeyler bağımlısı Zina, eşcinsellik serbestliği gibi ahlaka aykırı şeyleri savunan Akıldışı-ahlakdışı Batı peşinde koşan Bilime ve ahlaka aykırı bir dünya ve amaç içine girmekte görünmekte 'Bilim ve ahlak'a aykırı Atatürk'çülük durumu hem Atatürk'e, hem Atatürk'çülüğe Hem Türkiye'ye, hem dünyaya, hem insanlığa, hem geleceğe Hem akıl-ruh sağlığına kötülük, zarar, yanlışlık içindedir En büyük kötülüğü yapmaktadır Atatürkçülük, Atatürkçüler bilime ve ahlaka aykırılığa, doğruya ve iyiye aykırılığa değil Bilimselliğe ve ahlaka önderlik, öncülük, simgelilik etmelidirler Yoksa koyunpostundakikurt(koyun postundaki kurt) durumu oluşur Bilime ve ahlaka aykırı insanlara Atatürkçü demeyiniz Gerçek ki bilimsellik ve ahlak olmazsa Atatürkçülük de, demokrasi de, laiklik de Din de, özgürlük de, insanca dünya da olmaz Atatürkçülük ahlakdışılık, akıldışılık, bilimdışılık, insanlıkdışılık, utanmazlık Genelev, zina, fuhuş, eşcinsellik, porno, çıplaklık Ortalıkta sütyen-külot dolaşmak Sağlığa aykırı şeyleri savunmak Bilimi ve ahlakı hiçesaymak(hiçe saymak) Bilim ve ahlak haklarıdır Atatürk akıl-ruh hastalığı, delilik serbestliği hakları değil alim, alime yetiştirmek haklarıdır Gerçek ki Atatürk'e, Atatürk'çülüğe karşı savaş ya deliliğin, delilerin savaşıdır Ya da Türkiye'ye ve insanlığa karşı ajanlığın ve ajanların savaşıdır Ve savım ki akıl-ruh sağlıksızlığının dünya çapındaki temel özelliği 'Bilim ve ahlak'a aykırılıktır, birinci özelliği ise ahlaka aykırılıktır Türkiye'deki temel özelliği ise 'Önce bilim ve ahlak' demiş olan Atatürk'e düşmanlıktır Bu durumda açık ki 'Din bilim, mantık, ahlak, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık Güvenilirlik, sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırılık da Düşmanlık da akıl-ruh sağlıksızlığıdır Önemli olan şey delilerin deli olması değildir, akıllıların da delirmesidir, Açık ki 21. yüzyıl insanlığa karşı savaş, düşmanlık yani ajanlık çağıdır Çünkü görünmekte ki akıldışı, ahlakdışı, barbar, insanlıkdışı bir güç Dünyaya egemen olmaya çalışmakta, bunun için de bilime ve ahlaka aykırı şeyleri kullanmakta Durum ki Türkiye'de Türkiye'ye karşı iki tür ajanlık durumu bulunmakta: 1- Bilime ve ahlaka aykırılık. Örnek olarak; akıldışı-ahlakdışı moda türü Akıldışı-ahlakdışı ünlü türü, akıldışı-ahlakdışı pılaj(plaj) türü gibi akıldışı-ahlakdışı yerler Ve astroloji, medyumluk, falcılık 2- Atatürk düşmanlığı, Osmanlıcılık, Arabçılık, Batıcılık gibi şeyler Yani 21. yüzyılda durum ki bilime ve ahlaka aykırı herşey farkında olunmasa da ajanlıktır, İçi lav, kor, ateş dolu dünya üzerinde İçi bağırsak, bok, pis, iğrenç, tiksinç, mide bulandırıcılık, insanlıkdışılık şeylerle dolu İnsana aşk da ya yalanla, aldatmayla, kandırmayla, kanmayla, aldanmayla sarılmaya Ya da acı ile son bulmaya tutsaktır, Hayat açısından eski ile yeni arasındaki farklardan biri de şu görünmekte: Eskiden, yetişkin insan dişisi fuhuşa 'itilir' idi Şimdi ise görünmekte ki kendisi koşmak durumu göstermek içinde görünmekte ki Ahlakdışı yetişkin insan dişisi modasının egemenliği Keyif içindeki fahişeler Ve ahlaka aykırı serbestlikler bu düşünce açısına mantık yaratmakta, İnsan, isterse unutur, istemezse unutmaz Bu nedenle ki ortalık 'Seni unuttum' diye basbas bağıran müziklerle dolmakta Nasıl bir unutmak ise Oysa önemsemeyi bırakmak da unutmaktır, İti olan bit nasipsiz kalmaz Yanlışlık içindeki sistem de itsiz de, bitsiz de kalmaz, Doğa kemikleri etle, ve deri ile süsleyip 'Bu falan', 'Bu filan' yani 'Bu annen, bu baban, bu kardeşlerin, bu ailen Bunlar akrabaların, bunlar arkadaşların, bu sensin' diye insanlara sunuyor 'Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum?' sorularının yanıtı da Hayatın organik yüzünün durumu da, bu, 'Ben kimim?' sorusunun yanıtını öğrenmek istiyorsan Hiç tanımadığın, 100 insandan oluşan bir fotoğrafa bak Orada sen yoksun ancak orada 'kendisi olan' herkes var, onlar da seni tanımıyorlar Sen onlara 'Sen kimsin?' diyorsun onlar da sana 'Sen kimsin?' diyor Oysa herkes kendini biliyor, tanıyor Senin tanıdığın insanlardan ve senin olduğun bir fotoğrafa baktığında ise kendini de Öteki kişileri de hemen tanıyorsun Sana seni tanıtan da, başkalarını tanıtan da üzerindeki, doğanın verdiği deri Bu nedenle ki mezarlardaki insan iskeletleri ne kendilerini tanırlar Ne de öteki insan iskeletlerini Yani 'Ben' dediğin kişi, tanıdığın bir fotoğraftaki sen O fotoğrafta, başkalarına göre ise sen 'Bu kim?'sin, Tarih ergeç, sonunda mutlaka dürüst, tarafsız, adil, mantıklı, vicdanlı, merhametli Onurlu, gururlu bir üçüncü taraf, ve sonuç ister Tarih, zaman, dünya, bilim, akıl, insanlık böyle ilerler, gelişir, yükselir, Durum ki dünya genelinde moda da, turizım da, ekonomi de, ünlülük de, siyaset de, sıpor da Sanat da, hukuk da, devlet kurumu da, sinema sanatı da, müzik sanatı da Bataklığa dönüşmekte çünkü dünyaya egemen olmak isteyen akıldışı-ahlakdışı bir güç Böyle istemekte Gerçek ki korsan gemisinde alimler, alimeler, alimlik, alimelik olmaz Yani açık ki insanlık bilimin ve ahlakın doğru ve iyi gemisine değil Bilime ve ahlaka aykırılığın korsan gemisine binmekte, Durum ki genelde sanat, özelde ise müzik Akıldışı, ahlakdışı, yoz insanların geçim kaynağı, geçim kapısı olmak yanında Bir de toplumlarına, ve insanlığa kötülük etmek, zarar vermek durumu dünyası olmaya İnsanlara, toplumlara, ve insanlığa yanlış, kötü Ve zararlı şeyler öğretmek olmaya doğru gitmekte Müzik ruhun gıdasıdır ancak ruhun doğru temeli de bilim ve ahlaktır Ve ancak bilime ve ahlaka uygun müzik ruhun gıdasıdır Çünkü sağlığa aykırı yiyecekler bile gıda sayılmazlar, Atatürk düşmanlığı da, Muhammed düşmanlığı da Demokrasi düşmanlığı da, laiklik düşmanlığı da, özgürlük düşmanlığı da Din düşmanlığı da deliliktir çünkü tümü de 'Önce bilim ve ahlak' diyor Bilime ve ahlaka düşmanlık gerçek ki deliliktir, akıl-ruh sağlıksızlığıdır Bu nedenle de seçmen de olamaz, yönetici de olamaz, egemen de olamaz İnsan hakları da olamaz İnsanların yanlışlarına karşı çıkmak farklı birşeydir, doğrulara karşı çıkmak farklı birşeydir Durum ki hastahanelerin de, doktorların da yanlışları olmakta Ancak onlara karşı olmak gerçek ki akıl-ruh sağlıksızlığıdır Atatürk bu ülkeye bilimsellik, vicdan, merhamet, adillik, ve ahlakçılık getirmiş insandır O sigara ve içki içti ise sen de içmeyiver Eskiden insanlar da kıçlarını taşla siliyorlardı diye öyle yapılmaz Atatürk tıpkı Muhammed gibi 'Önce bilim ve ahlak' dedi Öyle ki 'Benim sözümle bilimin ya da ahlakın sözü çelişirse benim sözümü değil Bilimin ve ahlakın sözünü dinleyin' dedi ki bunu tarihte hiçbir önder dememiştir Yani bilim yani beden sağlığı 'Sigara ve içki içme' diyorsa içme Ahlak 'Ortalıkta ahlaka aykırı giysilerle bulunma' diyorsa bulunma Atatürk buna karşı çıkmaz, destekler Vatan üzerinde genelevler, ahlaka aykırı pılajlar, ahlaka aykırı ünlüler Si'ler(Helalar), barlar, pavyonlar, sıtriptiz(striptiz) kulübüleri, sexshoplar Bay-bayan karışık masaj salonuları, zina serbesrtliği, eşcinsellik serbestliği var diye Vatana düşman mısın, vatanı terk ediyor musun Gerçek ki Atatürk'çülüğü 'Bilimsellik ve ahlakçılık' zıttı birşey olarak düşünen Ya da isteyen ya da yaşayan Atatürk'çülük de 'Önce bilim ve ahlak' demiş Atatürk'e düşmanlık da Farkında olunmasa da ya akıl-ruh sağlıksızlığı durumudur Ya da Türkiye'ye karşı ajanlık durumudur Ve bilime, ahlaka, dine, özgürlüğe, barışa, huzura, güvene, insanlığa Akıl-ruh sağlığına düşmanlık durumudur, Akıldışı moda ya da ahlakdışı moda ile toplum içine girmek akıl-ruh sağlıksızlığı durumudur Çünkü ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, akıl-ruh sağlığının İnsan olmanın zirvesidir Ahlakı dışlamak bunu dışlamaktır, Yalnızlık nesnel bir durumdur çünkü yalnızlık asla yok olmaz Ve yalnızlık insanca bir özelliktir İnsanlardan, toplumdan, hayattan uzaklık yanlış da, kötü değildir, olması gerekendir Çünkü dünyanın içi lav, kor, ateştir İnsanın içi de bağırsak, bok, pis, iğrenç, tiksinç şeylerdir Yani bedensel, nicel, kütlesel olarak birarada(bir arada) olmak ancak ruhsal bağımlılık Ya da ruhsal zayıflıktır Uzaklık genelde 'Bilim' ve 'Ahlak'a, özelde ise dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı Dine olmamalıdır Gerçek yalnızlık dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dinden yoksunluktur, Felsefeyi felsefe tarihi olarak düşünmek de, sanmak da, öğretmek de, öğrenmek de yanlış Çünkü felsefe bilimdir Öyle ki her konuda, geçmişe yönelik olarak da, şimdiye yönelik olarak da Geleceğe yönelik olarak da, sorun olarak da, çözüm olarak da, açıklama olarak da Tüm olasılıkları dürüstçe, tarafsızca, iyiniyetle ortaya koymak bilimidir Bu nedenle felsefenin bir yanı bilime, bir yanı da ahlaka dayanır Ancak felsefenin temeli mantıktır yani mantığı dışlamış felsefe yanlıştır, Felsefe de, edebiyat da insana, toplumlara, insanlığa, bilime, teknolojiye Sanata, demokrasiye, eğitime, hukuka, devletlere önderlik yapmalıdır Onların her sorunları ile de, doğru tanımları ile de ilgilenmelidir Bilimsel ve ahlaklı, insanca birülke(bir ülke) ve dünya kurulması Bilimsel ve ahlaklı yani insanca birinsanlık(bir insanlık) oluşması için çalışmalıdır Yoksa felsefe osuruktanteyyare, edebiyat da Ağustos böceği'nin zurnası olur, 'Ev' demek 'Evcilleşmek, evcilleştirmek, evcilleşme' demektir Bu nedenle ki medeni insanlık tarihi yerleşiklik ile başlar Evlenmek de evcilleşmek, evcilleştirmek, evcilleşme demektir Bu nedenle ki evlilik sözü 'Medenileşmeye söz vermek' olmalıdır Evcilleşmek soyut beyindeki yani ruhtaki evrimdir Ev hayatını, evde yaşamayı sevmemek evcilliği, evcilleşmeyi sevmemek Evcilleşmemişlik, barbarlığı, vahşiliği, ilkelliği, mantıksızlığı sevmek demektir Ev evcilleştirir, ev dışı dünya ise barbarlaştırır Bu nedenle ki gerçek tarih sokaklarda, meydanlarda, ev dışında değil evlerde yapılır Evlerde demokrasi yoksa sokaklarda da yoktur Doğru insanın evi gazinoya değil alim evine, alime evine, bilimhaneye Evrenhaneye benzer Demokrasi ve özgürlük sokaklarda yaşamayı sevenlerce değil evde yaşamayı sevenlerce Kurulur ve korunur Korona salgını evde kalmayı sevmeyenleri açığa çıkarmakla evcilleşmemişleri Evcilleşmemişliği, evcilleşmeyi sevmeyenleri 21. yüzyılın bunca okula ve üniversiteye, olanağa Ve teknolojiye karşın yine de barbarlık çağı olduğunu gösterdi ki Bunun birinci sorumlusu toplumlarını Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' ile eğitmeyen Bilime ve ahlaka aykırı herşeye serbestlik veren Toplumları siyasi parti siyasi parti bölen ve insanları birbirlerine düşman eden Akıldışı-ahlakdışı-barbar birdünya olan siyasettir, İnsanların üremek için hayvanlar gibi birbirlerini becermek zorunda olmaları Boka ve sidiğe dönüşecek şeyleri yemek, içmek zorunda olmaları Ağızlarının makata bağlı olması Bedenlerinin, ölünce, hayvan leşi gibi çürümesi ve kokması İçi lav, kor, ateş dolu bir dünya üzerinde yaşamak zorunda olmaları Yaşamak için içi bağırsak, bok, pis, iğrenç, tiksinç Mide bulandırıcı, insanlıkdışı bir bedene tutsaklıkları İnsani, insanca olmayan şeylerdir İnsani, insanca olmayan şeylerle mutlu olmamak da insanca birşeydir Ve akıl-ruh sağlığına uygun birşeydir Bu durumda durum ki mutlu olmak hem insanca olmayan birşeydir Hem de akıl-ruh sağlığına aykırı birşeydir, Görünmekte ki çiçek sevgisi hayvan sevgisine göre daha insani, daha medeni Daha ileri, daha üstün bir durum Bu nedenle olmalı ki barbarlığın, vahşiliğin, savaşçılığın, ilkelliğin simgesi hayvan Sevginin, aşkın simgesi ise gül olmakta Belli ki hayvan sevgisi barbarlığı sevmek, çiçek sevgisi de medeniliği sevmek durumunda Hayvan vicdansızlık, merhametsizlik demek de çünkü etçil hayvanlar Otçul hayvanları yakalayıp diri diri bile yemekteler oysa çiçek masumluk durumunda Bu nedenle ki at üzerindeki bir savaşçının, elinde atmaca, kartal, şahin yerine Bir saksı çiçekle gezmesi de, silah ya da vahşi hayvanları sevmek yerine Çiçekleri sevmesi gülünç olmuştur, Müziklerin en üstünü Türk sanat müziğidir çünkü hiçdeğilse medenice yapılır Ve medenilik öğretir, Kimi demokrasi diye, kimi inanç diye Heryeri bilim, ahlak, ve vatan yapmaya değil Heryeri akıldışılık, bilimdışılık, utanmazlık, barbarlık, vahşilik Akıldışı-ahlakdışı moda, ve ahlakdışı pılaj yapmaya geliyor Durum ki Batıcının da, Doğucunun da hayali Barbar Conan, ve Barbar Zeyna olmak Oysa Atatürk de, Muhammed de 'Bilim, ahlak, alim, alime ol' dedi Gerçek ki alimlik, alimelik siyasetten değil ancak bilimden ve üniversitelerden çıkar Ancak en önemlisi, dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dinden Ya bir de şu halinize bakın: Kimi 'Atatürkçüyüm' diye ortalıkta sütyen-külot geziyor Kimi de 'Müslümanım' diyor ancak öz bebek kardeşlerini, ve öz çocuk kardeşlerini bile Öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı sultanılarını baştaçı ediyor Oysa Atatürk 'Önce bilim ve ahlak' dedi Muhammed de hem 'Önce bilim ve ahlak' dedi Hem de 'Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır' dedi Hiçbirinizden değilim kusura bakmayın Çünkü Muhammed'ten, ve Atatürk'ten yani öncelikle 'Bilim ve ahlak'tan yanayım. Necdet Gürçiftçi Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 12.6.21/10.30
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • haldunonder
  • ŞairNigar
  • Tomriss
  • Beka
  • Uzakliman
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir