Şiir Defteri

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 178

Yazan: Birturkbilgesi
14.06.2018 / 09:26
129 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
'Ne garip değil mi Aklı yavaş olana değil ayağı yavaş olana Yüreği kör olana değil de gözü kör olana acırız' demiş Halil Cibran Oysa akılın(aklın) yavaşlığı giderilebilir de ayağın yavaşlığı giderilemez Yüreğin körlüğü giderilebilir de gözün körlüğü giderilemez Günlük işleri yapmayı bile önleyen, insanı başkalarına muhtaç ya da esir edenç şeyler Günlük işleri yapmayı önlemeyen, insanı başkalarına muhtaç ya da Esir etmeyen şeylerden daha acıdır, 'Eğer siz beni severseniz ben de sizi severim diyorsanız Bunun adı alışveriştir' demiş Krishnamurti Oysa bu durum duruma göre değişir Bu sözün nicel hali yanlıştır ancak nitel hali doğru olabilir Yani örneğin Hitler 'Siz beni severseniz ben de sizi severim' diyorsa bu alışveriş gibidir Çünkü Hitler'i sevmek ancak akıla, vicdana, ahlaka, mantığa, insanlığa aykırılıkla olur Yani yanlış, kötü birşeydir Ancak felsefe, bilim, Din hadisileri 'Siz beni severseniz ben de sizi severim' diyorsa Bu alışveriş değildir, olması gerekendir, doğru olandır Yani doğrunun olması alışveriş değildir, bireysel çıkar işi değildir, Devler gibi eserler bırakmak için karıncalar gibi çalışmak gerekir, demişler, doğru Devler gibi eserler bırakırsın, karıncalar gibi yerler Tıpkı Akp'nin, büyük düşünür ve önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Laik, bilimci, ulusal, aydın Türkiye'yi yediği gibi, 'Dünyadan çok kendinizi yenin' demiş Sartre Kendini felsefe, bilim ve Din hadisileri ile değil de yine kendisi ile yenene ne acı, 'İnsan yorulunca duruyor, durunca düşünüyor, düşününce koşuyor Koşunca yoruluyor, yorulunca insanlaşıyor, insanlaşınca işler karışıyor Yalnız kalıyor' demiş Özdemir Asaf Oysa hayvanlar da koşar, yorulur Yorulmakla insanlaşılsa herkes insan olurdu, dünya 21. yüzyılda dahi insanlıkdışılık dolmazdı Kölelik de çok yorucudur ancak insan yapmaz İnsanlaşmak ancak felsefe, bilim ve Din hadisileri ile olur Felsefe, bilim ve Din hadisileri ile gelen yalnızlık ise hata değil doğru birşeydir Çünkü gerçekte kendini yalnız sanmamak hatadır İçi kor dolu dünyanın üzerinde, içi bağırsak bok dolu insan İstese de istemese de yalnızdır zaten Yalnızlık cahil için zehir, alim için ilaç gibidir, 'Seni iki şey anlatır: 1- Hiçbirşeyin yokken gösterdiğin sabır, 2- Herşeyin varken gösterdiğin sabır' demiş Mevlana Oysa insanı ancak felsefeye, bilime ve Din hadisileri anlatır Bunların da ilk ölçütü bilimsellik ve nefssizliktir Sabır ise cehaletin, nefsin ve korkunun öteki adı olabilir bazan, 'Herşeyi ciddiye alıyordum Sanki ölümsüzmüşüm gibi' demiş Sartre Oysa ciddiye almak ölümsüzlükle değil bilimsellik ve düşünen insan olmak gereği, Cehalet ya da nefs içindeki insan sevme ve sevilme gereksinimileri içindedir Sevme ve sevilme gereksinimileri içinde değil Felsefe, bilim, Din hadisileri, kitap okumak, düşünmek, araştırmak, öğrenmek Yani insanların dışındaki dünya gereksinimi içinde olun Sevmeye, sevilmeye, insanlara gereksinim zayıflıktır, zaaftır İnsanlara doğru, iyi, güzel örnek olmak amaçı içinde olmayın Çünkü bu durum insanlara yani başkasılarına bağımlılık yaratır Ve sonuçta megalomanlığa ve narsistliğe kadar gidebilir Siz felsefe, bilim ve Din hadisileri yolunda olun Böylece herkese zaten doğru, iyi, güzel örnek de olmuş olursunuz Üstelik de başkasılarına gereksinim ve bağımlılık içinde olmadan Gerçek ki insana ve insanlığa en doğru, en iyi, en güzel örnek yalnızca felsefe, bilim Ve Din hadisileri'dir Bunları başkasılarına doğru, iyi, güzel örnek olmak için değil İnsan ve insanlık için en doğru, en iyi, en güzel dünya oldukları için seçin, öğrenin Ancak kötü, yanlış, çirkin, zararlı alışkanlıklarınızı hem felsefe, bilim ve Din hadisileri için Hem de insanlara yanlış, kötü, çirkin, zararlı örnek olmamak için bırakmalısınız Güneş gibi olun, güneş sizi aydınlattığının farkında değildir çünkü o olması gereken gibidir Siz de insanlara farkında olmadan doğru, iyi, güzel, yararlı örnekler olun Yoksa başkasılarının düşünsel, duygusal, ruhsal, soyut esirliğine girersiniz Başkaları için değil felsefe, bilim ve Din hadisileri için yaşayın, var olun Böylece herkese de, insanlığa da yararınız ve doğru örnekliğiniz oluşur, Gerçekçi ve onurlu değil isen yanında kimin olduğunun değeri yoktur Kötü birine kalbinde yer veriyor isen kötüsün demekdir Kötüler kötüleri sever çünkü, Eşcinsel bir kişinin; mantıklı, bilimsel, doğru, insanca, bilgece sözler söylediğini sanmak Düşünmenin düşünme yöntemine aykırıdır Bu sanı ancak onu filozof sananların Ve felsefe, bilim, Din hadisileri'ni bilmeyenelerinin cehaletlerinin Ve nefslerinin verimliliğidir, 'Ben seni özlemek değil yaşamak istiyorum' demiş Behçet Necatigil İçi bağırsak bok dolu birşey işte, yaşayıp da ne yapacaksın, bu kadar abartma aşkı Emin ol alime bile değildir, İslam dünyasının temel derdi şudur: 'Gavur' dedikleri Batı dünyası, Hıristiyan(Hristiyan) dünyası hiçbiryeri tutmayan Hawking gibi birinden bile bir alim yaratabilirken İslam dünyası sapasağlam gençlerinden alim, alime yaratamıyor Ve görülen ki İslam gençliği felsefeden, edebiyattan ve bilimden çok savaşa Teröre, silaha, gövde gösterisine koşmak eğiliminde, hevesinde Bunun birinci nedeni İslam dünyasında Din hadisileri'nin bilinmemesi İkinci nedeni de hükümdar olsun, siyasetçi olsun, ülke yöneticisileridir, Üremekle yok olmayan, üreme sonrası da hayatlarına aynı devam eden canlılar gerçekte Yumurtlayan yumurtalardır İnsan da konuşan, yemek pişiren, yemek yiyen, gezen, konuşan, ip atlayan Şiir yazan, resim yapan, icat yapan, aşık olan Cinsel ilişki yapan, şarkı söyleyen, kitap okuyan, kitap yazan, siyaset yapan, savaşan, söven İş yapan, saçını tarayan, çay içen, yumurta üreten ve daha sayısız şey yapan bir yumurtadır Bu tür yumurtalar ancak öldüklerinde yumurtalıklarını yani Kendileri olarak var oluşlarını yitirirler Gerçek ki sayısız şey yapabilen insan yumurtaların en üstünüdür, en gelişmişidir, 'Adalet de tıpkı yılanlar gibi Yalnızca çıplak ayaklıları ısırıyor' demiş Galeano Oysa adaletin kimi ısırıp ısırmadığı değil Felsefe, bilim ve ahlak üzerine kurulu olup olmadığı önemlidir Yoksa çıplak ayaklı kötüleri ısırmasında da bir sakınca yok, Siyaset felsefe, bilim ve Din hadisileri demek olmadığı Ülke, demokrasi, devlet, vatan, hayat, toplum, insan, millet, halk Felsefe, bilim, Din hadisileri üzerine kurulu olmadığı için Ülkete(Ülkede), demokrasite(demokraside), devlette, vatanda Hayatta, toplumda, insanda, millette, halkta dünya malı, yozluk, nicellik ve nefs yükselmekte Ancak düşünürlük(filozofluk), alimlik, alimelik, bilgelik yükselmemekte, 'Hayatın en güzel günleri, daha erken, demekle geçer Sonra, çok geç olur, demiş Flaubert Oysa hayatın en güzel günleri gerçekte cehaletin ve nefsin en güzel günleridir Hayatın 'Çok geç olmuş hali' ise cehaletin ve nefsin Hala yok olmamışlığından başka şey değildir, 'İnsanların dediğine takılma Çünkü onlar senin yaptıklarının iyi olup olmadığına değil Onlara bir yararı olup olmadığına bakarlar' demiş Eliot Anca bu sav ancak cehalet ve nefs içinde olan insanlar geçerlidir Kendisini bilimsel, insanca bir dünyaya adamış insanlar için değil Örneğin düşünürler, alimler, alimeler, bilgeler, bilimciler için değil, Bir saniye sonrasına güvence olmayan yaşam için Hazırolda, esas duruşta durmaya da gerek yok Aydınlık yanardağdan geliyor ise neden korkulmasın, Nieztsche'ye diyorum: Düşünürler(filozoflar), alimler, alimeler, bilgeler Amele, inşaatçı değildir Denizleri seviyor diye insan neden dalgaları da sevmek zorunda olsun Her denizde dalga olmayabilir Ne denizi severim ne dalgaları ne denizi sevenleri, dünya nefsidir bunlar, nicelik sevgisidir Ayrıca evi seviyorsan evi yakan yangını da seviyor musun' Genelde yabancıları, özelde Batıyı baştaçı etmeyi bırakın artık Ve felsefeyi bilim değil de felsefe tarihi, felsefe mazisi, felsefe magazini Felsefe geyiği sanmayı Vay ki genelde 'Batı demişse doğrudur', özelde 'Nietzsche demişse doğrudur' Daha özelde 'Yandaşımız demişse doğrudur' Daha özelde 'Müslüman demişse doğrudur' diyenlere Doğru bilim felsefenin, bilimin ve Din hadisileri'nin bileşkesidir Engelliler de milletvekili olup meclise girmişler 'Mecliste engelli yok, mecliste engelliler de olsun' diye meclise girmelerine gerek yoktu Zaten meclis engelli, Siyasetçi ne, halkın içinden çıkmış insan mı, adı üstünde, halkın içinden 'çıkmış' Milletvekili ne, halkın içinden çıkmış insan mı, adı üstünde, halkın içinden 'çıkmış' Oysa Türkiye'ye ve insanlığa halkın, milletin içinden 'çıkmış' insanlar değil Felsefe, bilim ve Din hadisileri içindeki insanlar gerekli Demokrasi diye, oy gücü olan insanlar değil Felsefe, bilim ve Din hadisileri gücü olan insanlar olun, 'Mutsuzken başkalarının mutsuzluğunu da daha çok hissederiz Bu seyrelmeyen, yoğunlaşan bir duygudur' demiş Dostoyevski Oysa başkasılarının mutsuzluğunu anlamak mutsuz olmaya değil Felsefeye, bilime ve Din hadisileri içinde olmaya bağlı olmalıdır Çünkü insan olmak beklemez, Hayatı, yaşamayı, dünyayı, var olmayı sevmek değil hüner Hüner felsefe, bilim ve Din hadisileri ile Hayatı, yaşamayı, dünyayı, var olmayı sevmemek Yiyip içip, gezmek dolaşmak, eğlenmek, keyif, mutluluk, sevinç değil hüner Hüner felsefe, bilim ve Din hadisileri ile nefsten bile inziva Bedenle, malla, parayla, servetle, sıporla(sporla), modayla, makyajla somut Nicel, tikel, maddi özgüven değil hüner Doğaüstü güçlerle, doğaüstü varlıklarla özgüven değil hüner Hüner felsefeli, bilimli ve Din hadisileri'li beyinle, ruhla soyut, nitel, evrensel Manevi özgüven, İnsan herşeyde ölçüyü ve ölçüsünü bilmeli ki bunu ancak felsefe, bilim Ve Din hadisileri öğretir Bikininin, mayonunun yani çıplaklığın ve Eşcinselliğin sonu kendini yemek, başkasılarını yemek Ve ölüleri yemek biçimlerinde yamyamlık Ve çocuklarla ve ölülerle cinsel ilişki ile açık alanda toplu sekstir Çünkü çıplaklığa ve eşcinselliğe kılıf bulan mantık bunlara da kolayca bulur, İlginç birşey insanların kendileriyle konuşmaya kendilerinden çok Başkalarına izin vermeleri Siyaset deliliktir Çünkü seçim meydanlarında bakın siyasetçiler nasıl da karşılarında Sanki rakipleri varmış gibi, rakipleriyle konuşuyorlarmış gibi kendikendilerine konuşuyorlar Bir de kendikendine konuşana deli derler Delilik kendikendine konuşmak değil belli ki kendikendisiyle konuşmak, 'İdeoloji' diye korkutuyorlar insanları, en başta düzen siyasetçisileri İdeoloji dünya görüşü demektir İdelojilerden uzaklık bir erdem, hüner, başarı değil eksikliktir, yozluktur Yanlış olan şey idelojili olmak değil doğru ideolojiye sahip olmamaktır Astrolojiye ilgi duyanların, ideolojiye ilgi duymamaları acı ve üzüntü vericidir, Oy ile adam olunsa idi İnsanlık hala dünyanın öküzün boynuzlarında durduğuna inanıyor olacak idi 'Okula, üniversiteye, işyerine siyaset sokulamaz' diyen siyasetçiler Siyaset bu kadar çok kötü, yanlış birşey ise neden hala siyasetçilik yapıyorlar, 'İnsan birşey elde etmek için çabalar, onu elde edince bir kenara atar Gerçek değerini ise onu kaybedince anlar' demiş Dostoyevski Cehalet ve nefs içindeki insanlar için geçerlidir bu, genelleme yapılamaz Rüyanda ne gördüğüne değil gerçek hayatta neleri görüp neleri göremediğine bak Bak milli(ulusal) gelirin %70'ini nüfusun %30'u alıyor, Herkes aptallık içindedirİçi kor dünya üzerinde, içi bağırsak bok Bile bile mutlulukla, sevinçle, tutkuyla yaşayacak kadar Oysa hayvanlar bile bunu bile bile yapmazlar Bazı insanlar felsefeyle, bilimle, dinle, beyinle, ruhla dünyayı, bedeni aşıp yener bu cehaleti Bazı insanlar ise hep sarılı kalır bu cehalete, tek fark bu, İnsanların zalimliklerine, zulümlerine, vicdansızlıklarına, ihanetlerine, dönekliklerine Vefasızlıklarına, nankörlüklerine neden şaşıyorsunuz savaşta olsun, aşkta olsun İnsanlar öleceklerini bile bile dünyaya çocuk getirecek kadar zalimdirler Oysa hayvanlar bunu bile bile yapmazlar Zalimlerden herşey beklenir Bazı insanlar bu zalimlikten hiç utanmazlar ve zalimliklerine Doğuımlarından ölümlerine kadar devam ederler Bazı insanlar da daha çocukken bu zalimliği terk ederler Tek fark bu, Batılıyı anlamak için 100 yıl ileriye Doğuluyu anlamak için ise 100 yıl geriye gitmek gerekir Her ülkenin kendi içinde de durum budur genel olarak Sanki dünya ve ülkeler de mıknatısın zıt iki kutubu gibi iki zıt noktada toplanmakta Ve sanki bir insanın bebekliği ile yaşlılığı gibi bir durum sergilemekte İşte Batıya düşmanlığın, Doğuya dostluğun Ve insanlığın, dünyanın felsefel, bilimsel, kültürel hali budur Yani Batıyı yenmek artık Ortaçağ'daki aynı düzlem, aynı boyut, aynı dünya içinde Yenmek kadar kolay ve basit değil Batıyı yenecek ve Batıyı insanca yapacak tek şey artık felsefe, bilim ve Din hadisileri'dir Yani Doğu hemen felsefe, bilim ve Din hadisileri çevresinde toplanmalıdır Batı şu an yeni bir cihaza sahip ancak onu kullanmayı bilmeyen biri gibi Yani niceliği var ancak niteliği yok Bedeni var ancak ruhu yok Nicel zekası var ancak nitel zekası yok Bilgisi var ancak bilimselliği yok, İnsan su gibidir, çevresindeki insanlar da kalıbı, kabı gibidir Baştaki insanlarda doğruluk, iyilik, insancalık, bilimsellik, ahlak, vicdan Akılmantık adına umut yoksa Umut sondakilerde olabilir Özelde insan, genelde ise yumurta ile üreyen canlı Ancak öldüğünde yok olan bir tohumdur Yani tohum üreten insanın kendisi de gerçekte bir tohumdur Yani tohum üreten tohum Ağlayan, gülen, yemek pişiren, şarkı söyleyen, oy kullanan, kitap okuyan Çalışan, para biriktiren, araba kullanan, evlerde kalan, kendine zevkler edinmiş bir tohum Çıplak sözler, belaltı küfürler çıplaklığa benzer Çıplaklık ise nitel dine, akılamantığa, nitel medeniliğe, nitel zekaya, nitel akıla Nitel mantığa, nitel beyine, nitel ruha, nitel insanlığa, nitel demokrasiye Nitel laikliğe, nitel eğitime, nitel mutluluğa aykırıdır Çünkü çıplaklık utanmazlıktır Felsefe, bilim ve din ise utanmakla da başlar, Yalnızca güzelliğinin ya da cinselliğinin ya da modasının görülmesini Beğenilmesini, baştaçı edilmesini isteyen yetişkin insan dişisinin Bu isteği yetişkin insan erkekinin(erkeğinin) beyininin(beyninin) çıkarılması Ya da yok edilmesi ile olanaklıdır ancak, Müslümanları anlamak zor Hem 'İslamiyet'te zorlama yoktur, Türkler kılıçla yani zorla Müslüman olmadı' diyorlar Hem de kendilerini kılıçla övüyorlar Örneğin Suudi Arabistan bayrağı, Hz Ali'nin kılıçı Halid Bin Velid Allah'ın kılıçıdır(kılıcıdır) ve Türkler İslam'ın kılıcıdır gibi sözler Kuşkusuz ki kendilerini kılıçla ananlar kılıçtırlar Oysa dini tanımlayan Din hadisileri asla kılıçtan, silahtan, savaştan söz etmez Demek ki dinin inançları bile insanlar ve toplumlar kendi hallerine göre yorumluyorlar Oysa Din hadisileri 'Din bilimdir' diyor ve bilim de ancak bilime göre yorumlanır İnsanların ve toplumların hallerine, isteklerine, zevklerine, keyiflerine göre değil, İlkokulda ilkokul öğretmenim söylemişti Dünyanın en derin çukuru Endonezya-Japonya taraflarındaki Okyanustaki Mariana çukuru imiş Yanılıyorlar, dünyanın en derin çukuru insan beyinidir, özellikle sol taraftaki çukur İçine düşmeye görün; aşktan savaşa, felsefeden dine Edebiyattan bilime, sanattan özgürlüğe, insanca olmaktan insanca bir dünyaya Bir daha içinden çıkamazsınız Kimi intihar etmiştir bu uğurda, kimi ömür boyu hapis yemiş, kimi idam edilmiş Kimi delirmiş Ancak Nietzsche'nin delisini Hitler'in akıllısına yeğlerim Zaten içi kor dolu bu dünyada, içi bağırsak bok dolu hali mutlulukla, sevinçle Hazla, zevkle, keyifle, övünçle, onurla, gururla yaşamak delilikten başka şey değil, Eskiden insanlar okula gitmeyi, ders çalışmayı, okumayı sevmeyen çocuklarını Esnafa çıraklığa verirlerdi 'Eti senin, kemiği benim' ve mesleğe 'Altın bilezik' deyip Şimdi ise belli ki siyasete de veriyorlar Yalnız artık iş et, kemik meselesi değil, milyoncuklar meselesi olmuş Dikkat edin, artık aileler çocuklarını ne esnafa ne okula göndermek isteyecekler Çocukları için hayal ettikleri şeyler artık: Ünlü bir futbolcu, ünlü bir popçu Ünlü bir dizi oyuncusu, ünlü bir modacı Ünlü bir manken olmak gibi şeyler olacak büyük olasılıkla Topluma bakın, buyüzden ki bakıldıklarında, görüldüklerinde Modaya uygunlukları yüzünden 'Acaba manken mi?' dedirten Öğretmenler, öğrenciler, doktorlar, mühendisler Avukatlar, yargıçlar, savcılar, siyasetçiler çoğalmakta Oysa ülkeye ve insanlığa düşünüre, alime, alimeye, bilgeye, dervişe, evliyaya benzeyen Üniversite mezunuları gerek Ancak görülen ki 'Moda geldi, aldı kaçırdı' yaşanmakta Yani bu moda varken hiçbir ülke, hiçbir toplum Felsefe, bilim ve Din hadisileri önünde yükselmez Yani moda varsa nitel, doğru, felsefel, bilimsel, dinsel eğitim olmaz Yani ya moda ya eğitim Ya moda ya insanca bir ülke, insanca bir dünya Bakın moda bikini, mayo diye kıçlarına kadar soydu insanları Ahlak, edeb yoksa felsefenin, bilimin doğru sonuçları da oluşmaz Ahlak, edeb yoksa Din hadisileri de olmaz Ahlak, edeb yoksa ülke, vatan, millet, devlet, eğitim, bu mabedler Bu din dersileri niye Moda köşeolsun(köşe olsun), moda baştaçı olsun, moda mutlu olsun Moda ülkeyi ve dünyayı elegeçirsin, yönetsin diye mi Oysa moda barbar, ilkel, vahşi cehalet ve nefsin süslü halidir Buyüzden bakın televizyon bile Romalılar'a döndü Gerçekte ne Abd ne Ab Gerçekte Romalılar yönetmekte dünyayı, insanlığı, 21. yüzyılda bile Yani moda Romalılar kültürüdür gerçekte Ve amaçı da dünyayı, insanlığı Romalılar'a döndürmektir Felsefede, bilimde, dinde, zekada, akılda, mantıkta, insan olmakta, eğitimde moda olmaz. Necdet Gürçiftçi İnternette yayınlandığı zaman: 14.6.18/09.20
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • sorgunlu
  • geceninsondemi
  • yasinşiir
  • Mavi_gri
  • semihten5
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir