'Ne garip değil mi
Aklı yavaş olana değil ayağı yavaş olana
Yüreği kör olana değil de gözü kör olana acırız' demiş Halil Cibran
Oysa akılın(aklın) yavaşlığı giderilebilir de ayağın yavaşlığı giderilemez
Yüreğin körlüğü giderilebilir de gözün körlüğü giderilemez
Günlük işleri yapmayı bile önleyen, insanı başkalarına muhtaç ya da esir edenç şeyler
Günlük işleri yapmayı önlemeyen, insanı başkalarına muhtaç ya da
Esir etmeyen şeylerden daha acıdır,
'Eğer siz beni severseniz ben de sizi severim diyorsanız
Bunun adı alışveriştir' demiş Krishnamurti
Oysa bu durum duruma göre değişir
Bu sözün nicel hali yanlıştır ancak nitel hali doğru olabilir
Yani örneğin Hitler 'Siz beni severseniz ben de sizi severim' diyorsa bu alışveriş gibidir
Çünkü Hitler'i sevmek ancak akıla, vicdana, ahlaka, mantığa, insanlığa aykırılıkla olur
Yani yanlış, kötü birşeydir
Ancak felsefe, bilim, Din hadisileri 'Siz beni severseniz ben de sizi severim' diyorsa
Bu alışveriş değildir, olması gerekendir, doğru olandır
Yani doğrunun olması alışveriş değildir, bireysel çıkar işi değildir,
Devler gibi eserler bırakmak için karıncalar gibi çalışmak gerekir, demişler, doğru
Devler gibi eserler bırakırsın, karıncalar gibi yerler
Tıpkı Akp'nin, büyük düşünür ve önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu
Laik, bilimci, ulusal, aydın Türkiye'yi yediği gibi,
'Dünyadan çok kendinizi yenin' demiş Sartre
Kendini felsefe, bilim ve Din hadisileri ile değil de yine kendisi ile yenene ne acı,
'İnsan yorulunca duruyor, durunca düşünüyor, düşününce koşuyor
Koşunca yoruluyor, yorulunca insanlaşıyor, insanlaşınca işler karışıyor
Yalnız kalıyor' demiş Özdemir Asaf
Oysa hayvanlar da koşar, yorulur
Yorulmakla insanlaşılsa herkes insan olurdu, dünya 21. yüzyılda dahi insanlıkdışılık dolmazdı
Kölelik de çok yorucudur ancak insan yapmaz
İnsanlaşmak ancak felsefe, bilim ve Din hadisileri ile olur
Felsefe, bilim ve Din hadisileri ile gelen yalnızlık ise hata değil doğru birşeydir
Çünkü gerçekte kendini yalnız sanmamak hatadır
İçi kor dolu dünyanın üzerinde, içi bağırsak bok dolu insan
İstese de istemese de yalnızdır zaten
Yalnızlık cahil için zehir, alim için ilaç gibidir,
'Seni iki şey anlatır:
1- Hiçbirşeyin yokken gösterdiğin sabır, 2- Herşeyin varken gösterdiğin sabır' demiş Mevlana
Oysa insanı ancak felsefeye, bilime ve Din hadisileri anlatır
Bunların da ilk ölçütü bilimsellik ve nefssizliktir
Sabır ise cehaletin, nefsin ve korkunun öteki adı olabilir bazan,
'Herşeyi ciddiye alıyordum
Sanki ölümsüzmüşüm gibi' demiş Sartre
Oysa ciddiye almak ölümsüzlükle değil bilimsellik ve düşünen insan olmak gereği,
Cehalet ya da nefs içindeki insan sevme ve sevilme gereksinimileri içindedir
Sevme ve sevilme gereksinimileri içinde değil
Felsefe, bilim, Din hadisileri, kitap okumak, düşünmek, araştırmak, öğrenmek
Yani insanların dışındaki dünya gereksinimi içinde olun
Sevmeye, sevilmeye, insanlara gereksinim zayıflıktır, zaaftır
İnsanlara doğru, iyi, güzel örnek olmak amaçı içinde olmayın
Çünkü bu durum insanlara yani başkasılarına bağımlılık yaratır
Ve sonuçta megalomanlığa ve narsistliğe kadar gidebilir
Siz felsefe, bilim ve Din hadisileri yolunda olun
Böylece herkese zaten doğru, iyi, güzel örnek de olmuş olursunuz
Üstelik de başkasılarına gereksinim ve bağımlılık içinde olmadan
Gerçek ki insana ve insanlığa en doğru, en iyi, en güzel örnek yalnızca felsefe, bilim
Ve Din hadisileri'dir
Bunları başkasılarına doğru, iyi, güzel örnek olmak için değil
İnsan ve insanlık için en doğru, en iyi, en güzel dünya oldukları için seçin, öğrenin
Ancak kötü, yanlış, çirkin, zararlı alışkanlıklarınızı hem felsefe, bilim ve Din hadisileri için
Hem de insanlara yanlış, kötü, çirkin, zararlı örnek olmamak için bırakmalısınız
Güneş gibi olun, güneş sizi aydınlattığının farkında değildir çünkü o olması gereken gibidir
Siz de insanlara farkında olmadan doğru, iyi, güzel, yararlı örnekler olun
Yoksa başkasılarının düşünsel, duygusal, ruhsal, soyut esirliğine girersiniz
Başkaları için değil felsefe, bilim ve Din hadisileri için yaşayın, var olun
Böylece herkese de, insanlığa da yararınız ve doğru örnekliğiniz oluşur,
Gerçekçi ve onurlu değil isen yanında kimin olduğunun değeri yoktur
Kötü birine kalbinde yer veriyor isen kötüsün demekdir
Kötüler kötüleri sever çünkü,
Eşcinsel bir kişinin; mantıklı, bilimsel, doğru, insanca, bilgece sözler söylediğini sanmak
Düşünmenin düşünme yöntemine aykırıdır
Bu sanı ancak onu filozof sananların
Ve felsefe, bilim, Din hadisileri'ni bilmeyenelerinin cehaletlerinin
Ve nefslerinin verimliliğidir,
'Ben seni özlemek değil yaşamak istiyorum' demiş Behçet Necatigil
İçi bağırsak bok dolu birşey işte, yaşayıp da ne yapacaksın, bu kadar abartma aşkı
Emin ol alime bile değildir,
İslam dünyasının temel derdi şudur:
'Gavur' dedikleri Batı dünyası, Hıristiyan(Hristiyan) dünyası hiçbiryeri tutmayan
Hawking gibi birinden bile bir alim yaratabilirken
İslam dünyası sapasağlam gençlerinden alim, alime yaratamıyor
Ve görülen ki İslam gençliği felsefeden, edebiyattan ve bilimden çok savaşa
Teröre, silaha, gövde gösterisine koşmak eğiliminde, hevesinde
Bunun birinci nedeni İslam dünyasında Din hadisileri'nin bilinmemesi
İkinci nedeni de hükümdar olsun, siyasetçi olsun, ülke yöneticisileridir,
Üremekle yok olmayan, üreme sonrası da hayatlarına aynı devam eden canlılar gerçekte
Yumurtlayan yumurtalardır
İnsan da konuşan, yemek pişiren, yemek yiyen, gezen, konuşan, ip atlayan
Şiir yazan, resim yapan, icat yapan, aşık olan
Cinsel ilişki yapan, şarkı söyleyen, kitap okuyan, kitap yazan, siyaset yapan, savaşan, söven
İş yapan, saçını tarayan, çay içen, yumurta üreten ve daha sayısız şey yapan bir yumurtadır
Bu tür yumurtalar ancak öldüklerinde yumurtalıklarını yani
Kendileri olarak var oluşlarını yitirirler
Gerçek ki sayısız şey yapabilen insan yumurtaların en üstünüdür, en gelişmişidir,
'Adalet de tıpkı yılanlar gibi
Yalnızca çıplak ayaklıları ısırıyor' demiş Galeano
Oysa adaletin kimi ısırıp ısırmadığı değil
Felsefe, bilim ve ahlak üzerine kurulu olup olmadığı önemlidir
Yoksa çıplak ayaklı kötüleri ısırmasında da bir sakınca yok,
Siyaset felsefe, bilim ve Din hadisileri demek olmadığı
Ülke, demokrasi, devlet, vatan, hayat, toplum, insan, millet, halk
Felsefe, bilim, Din hadisileri üzerine kurulu olmadığı için
Ülkete(Ülkede), demokrasite(demokraside), devlette, vatanda
Hayatta, toplumda, insanda, millette, halkta dünya malı, yozluk, nicellik ve nefs yükselmekte
Ancak düşünürlük(filozofluk), alimlik, alimelik, bilgelik yükselmemekte,
'Hayatın en güzel günleri, daha erken, demekle geçer
Sonra, çok geç olur, demiş Flaubert
Oysa hayatın en güzel günleri gerçekte cehaletin ve nefsin en güzel günleridir
Hayatın 'Çok geç olmuş hali' ise cehaletin ve nefsin
Hala yok olmamışlığından başka şey değildir,
'İnsanların dediğine takılma
Çünkü onlar senin yaptıklarının iyi olup olmadığına değil
Onlara bir yararı olup olmadığına bakarlar' demiş Eliot
Anca bu sav ancak cehalet ve nefs içinde olan insanlar geçerlidir
Kendisini bilimsel, insanca bir dünyaya adamış insanlar için değil
Örneğin düşünürler, alimler, alimeler, bilgeler, bilimciler için değil,
Bir saniye sonrasına güvence olmayan yaşam için
Hazırolda, esas duruşta durmaya da gerek yok
Aydınlık yanardağdan geliyor ise neden korkulmasın,
Nieztsche'ye diyorum: Düşünürler(filozoflar), alimler, alimeler, bilgeler
Amele, inşaatçı değildir
Denizleri seviyor diye insan neden dalgaları da sevmek zorunda olsun
Her denizde dalga olmayabilir
Ne denizi severim ne dalgaları ne denizi sevenleri, dünya nefsidir bunlar, nicelik sevgisidir
Ayrıca evi seviyorsan evi yakan yangını da seviyor musun'
Genelde yabancıları, özelde Batıyı baştaçı etmeyi bırakın artık
Ve felsefeyi bilim değil de felsefe tarihi, felsefe mazisi, felsefe magazini
Felsefe geyiği sanmayı
Vay ki genelde 'Batı demişse doğrudur', özelde 'Nietzsche demişse doğrudur'
Daha özelde 'Yandaşımız demişse doğrudur'
Daha özelde 'Müslüman demişse doğrudur' diyenlere
Doğru bilim felsefenin, bilimin ve Din hadisileri'nin bileşkesidir
Engelliler de milletvekili olup meclise girmişler
'Mecliste engelli yok, mecliste engelliler de olsun' diye meclise girmelerine gerek yoktu
Zaten meclis engelli,
Siyasetçi ne, halkın içinden çıkmış insan mı, adı üstünde, halkın içinden 'çıkmış'
Milletvekili ne, halkın içinden çıkmış insan mı, adı üstünde, halkın içinden 'çıkmış'
Oysa Türkiye'ye ve insanlığa halkın, milletin içinden 'çıkmış' insanlar değil
Felsefe, bilim ve Din hadisileri içindeki insanlar gerekli
Demokrasi diye, oy gücü olan insanlar değil
Felsefe, bilim ve Din hadisileri gücü olan insanlar olun,
'Mutsuzken başkalarının mutsuzluğunu da daha çok hissederiz
Bu seyrelmeyen, yoğunlaşan bir duygudur' demiş Dostoyevski
Oysa başkasılarının mutsuzluğunu anlamak mutsuz olmaya değil
Felsefeye, bilime ve Din hadisileri içinde olmaya bağlı olmalıdır
Çünkü insan olmak beklemez,
Hayatı, yaşamayı, dünyayı, var olmayı sevmek değil hüner
Hüner felsefe, bilim ve Din hadisileri ile
Hayatı, yaşamayı, dünyayı, var olmayı sevmemek
Yiyip içip, gezmek dolaşmak, eğlenmek, keyif, mutluluk, sevinç değil hüner
Hüner felsefe, bilim ve Din hadisileri ile nefsten bile inziva
Bedenle, malla, parayla, servetle, sıporla(sporla), modayla, makyajla somut
Nicel, tikel, maddi özgüven değil hüner
Doğaüstü güçlerle, doğaüstü varlıklarla özgüven değil hüner
Hüner felsefeli, bilimli ve Din hadisileri'li beyinle, ruhla soyut, nitel, evrensel
Manevi özgüven,
İnsan herşeyde ölçüyü ve ölçüsünü bilmeli ki bunu ancak felsefe, bilim
Ve Din hadisileri öğretir
Bikininin, mayonunun yani çıplaklığın ve
Eşcinselliğin sonu kendini yemek, başkasılarını yemek
Ve ölüleri yemek biçimlerinde yamyamlık
Ve çocuklarla ve ölülerle cinsel ilişki ile açık alanda toplu sekstir
Çünkü çıplaklığa ve eşcinselliğe kılıf bulan mantık bunlara da kolayca bulur,
İlginç birşey insanların kendileriyle konuşmaya kendilerinden çok
Başkalarına izin vermeleri
Siyaset deliliktir
Çünkü seçim meydanlarında bakın siyasetçiler nasıl da karşılarında
Sanki rakipleri varmış gibi, rakipleriyle konuşuyorlarmış gibi kendikendilerine konuşuyorlar
Bir de kendikendine konuşana deli derler
Delilik kendikendine konuşmak değil belli ki kendikendisiyle konuşmak,
'İdeoloji' diye korkutuyorlar insanları, en başta düzen siyasetçisileri
İdeoloji dünya görüşü demektir
İdelojilerden uzaklık bir erdem, hüner, başarı değil eksikliktir, yozluktur
Yanlış olan şey idelojili olmak değil doğru ideolojiye sahip olmamaktır
Astrolojiye ilgi duyanların, ideolojiye ilgi duymamaları acı ve üzüntü vericidir,
Oy ile adam olunsa idi
İnsanlık hala dünyanın öküzün boynuzlarında durduğuna inanıyor olacak idi
'Okula, üniversiteye, işyerine siyaset sokulamaz' diyen siyasetçiler
Siyaset bu kadar çok kötü, yanlış birşey ise neden hala siyasetçilik yapıyorlar,
'İnsan birşey elde etmek için çabalar, onu elde edince bir kenara atar
Gerçek değerini ise onu kaybedince anlar' demiş Dostoyevski
Cehalet ve nefs içindeki insanlar için geçerlidir bu, genelleme yapılamaz
Rüyanda ne gördüğüne değil gerçek hayatta neleri görüp neleri göremediğine bak
Bak milli(ulusal) gelirin %70'ini nüfusun %30'u alıyor,
Herkes aptallık içindedirİçi kor dünya üzerinde, içi bağırsak bok
Bile bile mutlulukla, sevinçle, tutkuyla yaşayacak kadar
Oysa hayvanlar bile bunu bile bile yapmazlar
Bazı insanlar felsefeyle, bilimle, dinle, beyinle, ruhla dünyayı, bedeni aşıp yener bu cehaleti
Bazı insanlar ise hep sarılı kalır bu cehalete, tek fark bu,
İnsanların zalimliklerine, zulümlerine, vicdansızlıklarına, ihanetlerine, dönekliklerine
Vefasızlıklarına, nankörlüklerine neden şaşıyorsunuz savaşta olsun, aşkta olsun
İnsanlar öleceklerini bile bile dünyaya çocuk getirecek kadar zalimdirler
Oysa hayvanlar bunu bile bile yapmazlar
Zalimlerden herşey beklenir
Bazı insanlar bu zalimlikten hiç utanmazlar ve zalimliklerine
Doğuımlarından ölümlerine kadar devam ederler
Bazı insanlar da daha çocukken bu zalimliği terk ederler
Tek fark bu,
Batılıyı anlamak için 100 yıl ileriye
Doğuluyu anlamak için ise 100 yıl geriye gitmek gerekir
Her ülkenin kendi içinde de durum budur genel olarak
Sanki dünya ve ülkeler de mıknatısın zıt iki kutubu gibi iki zıt noktada toplanmakta
Ve sanki bir insanın bebekliği ile yaşlılığı gibi bir durum sergilemekte
İşte Batıya düşmanlığın, Doğuya dostluğun
Ve insanlığın, dünyanın felsefel, bilimsel, kültürel hali budur
Yani Batıyı yenmek artık Ortaçağ'daki aynı düzlem, aynı boyut, aynı dünya içinde
Yenmek kadar kolay ve basit değil
Batıyı yenecek ve Batıyı insanca yapacak tek şey artık felsefe, bilim ve Din hadisileri'dir
Yani Doğu hemen felsefe, bilim ve Din hadisileri çevresinde toplanmalıdır
Batı şu an yeni bir cihaza sahip ancak onu kullanmayı bilmeyen biri gibi
Yani niceliği var ancak niteliği yok
Bedeni var ancak ruhu yok
Nicel zekası var ancak nitel zekası yok
Bilgisi var ancak bilimselliği yok,
İnsan su gibidir, çevresindeki insanlar da kalıbı, kabı gibidir
Baştaki insanlarda doğruluk, iyilik, insancalık, bilimsellik, ahlak, vicdan
Akılmantık adına umut yoksa
Umut sondakilerde olabilir
Özelde insan, genelde ise yumurta ile üreyen canlı
Ancak öldüğünde yok olan bir tohumdur
Yani tohum üreten insanın kendisi de gerçekte bir tohumdur
Yani tohum üreten tohum
Ağlayan, gülen, yemek pişiren, şarkı söyleyen, oy kullanan, kitap okuyan
Çalışan, para biriktiren, araba kullanan, evlerde kalan, kendine zevkler edinmiş bir tohum
Çıplak sözler, belaltı küfürler çıplaklığa benzer
Çıplaklık ise nitel dine, akılamantığa, nitel medeniliğe, nitel zekaya, nitel akıla
Nitel mantığa, nitel beyine, nitel ruha, nitel insanlığa, nitel demokrasiye
Nitel laikliğe, nitel eğitime, nitel mutluluğa aykırıdır
Çünkü çıplaklık utanmazlıktır
Felsefe, bilim ve din ise utanmakla da başlar,
Yalnızca güzelliğinin ya da cinselliğinin ya da modasının görülmesini
Beğenilmesini, baştaçı edilmesini isteyen yetişkin insan dişisinin
Bu isteği yetişkin insan erkekinin(erkeğinin) beyininin(beyninin) çıkarılması
Ya da yok edilmesi ile olanaklıdır ancak,
Müslümanları anlamak zor
Hem 'İslamiyet'te zorlama yoktur, Türkler kılıçla yani zorla Müslüman olmadı' diyorlar
Hem de kendilerini kılıçla övüyorlar
Örneğin Suudi Arabistan bayrağı, Hz Ali'nin kılıçı
Halid Bin Velid Allah'ın kılıçıdır(kılıcıdır) ve Türkler İslam'ın kılıcıdır gibi sözler
Kuşkusuz ki kendilerini kılıçla ananlar kılıçtırlar
Oysa dini tanımlayan Din hadisileri asla kılıçtan, silahtan, savaştan söz etmez
Demek ki dinin inançları bile insanlar ve toplumlar kendi hallerine göre yorumluyorlar
Oysa Din hadisileri 'Din bilimdir' diyor ve bilim de ancak bilime göre yorumlanır
İnsanların ve toplumların hallerine, isteklerine, zevklerine, keyiflerine göre değil,
İlkokulda ilkokul öğretmenim söylemişti
Dünyanın en derin çukuru Endonezya-Japonya taraflarındaki
Okyanustaki Mariana çukuru imiş
Yanılıyorlar, dünyanın en derin çukuru insan beyinidir, özellikle sol taraftaki çukur
İçine düşmeye görün; aşktan savaşa, felsefeden dine
Edebiyattan bilime, sanattan özgürlüğe, insanca olmaktan insanca bir dünyaya
Bir daha içinden çıkamazsınız
Kimi intihar etmiştir bu uğurda, kimi ömür boyu hapis yemiş, kimi idam edilmiş
Kimi delirmiş
Ancak Nietzsche'nin delisini Hitler'in akıllısına yeğlerim
Zaten içi kor dolu bu dünyada, içi bağırsak bok dolu hali mutlulukla, sevinçle
Hazla, zevkle, keyifle, övünçle, onurla, gururla yaşamak delilikten başka şey değil,
Eskiden insanlar okula gitmeyi, ders çalışmayı, okumayı sevmeyen çocuklarını
Esnafa çıraklığa verirlerdi 'Eti senin, kemiği benim' ve mesleğe 'Altın bilezik' deyip
Şimdi ise belli ki siyasete de veriyorlar
Yalnız artık iş et, kemik meselesi değil, milyoncuklar meselesi olmuş
Dikkat edin, artık aileler çocuklarını ne esnafa ne okula göndermek isteyecekler
Çocukları için hayal ettikleri şeyler artık: Ünlü bir futbolcu, ünlü bir popçu
Ünlü bir dizi oyuncusu, ünlü bir modacı
Ünlü bir manken olmak gibi şeyler olacak büyük olasılıkla
Topluma bakın, buyüzden ki bakıldıklarında, görüldüklerinde
Modaya uygunlukları yüzünden 'Acaba manken mi?' dedirten
Öğretmenler, öğrenciler, doktorlar, mühendisler
Avukatlar, yargıçlar, savcılar, siyasetçiler çoğalmakta
Oysa ülkeye ve insanlığa düşünüre, alime, alimeye, bilgeye, dervişe, evliyaya benzeyen
Üniversite mezunuları gerek
Ancak görülen ki 'Moda geldi, aldı kaçırdı' yaşanmakta
Yani bu moda varken hiçbir ülke, hiçbir toplum
Felsefe, bilim ve Din hadisileri önünde yükselmez
Yani moda varsa nitel, doğru, felsefel, bilimsel, dinsel eğitim olmaz
Yani ya moda ya eğitim
Ya moda ya insanca bir ülke, insanca bir dünya
Bakın moda bikini, mayo diye kıçlarına kadar soydu insanları
Ahlak, edeb yoksa felsefenin, bilimin doğru sonuçları da oluşmaz
Ahlak, edeb yoksa Din hadisileri de olmaz
Ahlak, edeb yoksa ülke, vatan, millet, devlet, eğitim, bu mabedler
Bu din dersileri niye
Moda köşeolsun(köşe olsun), moda baştaçı olsun, moda mutlu olsun
Moda ülkeyi ve dünyayı elegeçirsin, yönetsin diye mi
Oysa moda barbar, ilkel, vahşi cehalet ve nefsin süslü halidir
Buyüzden bakın televizyon bile Romalılar'a döndü
Gerçekte ne Abd ne Ab
Gerçekte Romalılar yönetmekte dünyayı, insanlığı, 21. yüzyılda bile
Yani moda Romalılar kültürüdür gerçekte
Ve amaçı da dünyayı, insanlığı Romalılar'a döndürmektir
Felsefede, bilimde, dinde, zekada, akılda, mantıkta, insan olmakta, eğitimde moda olmaz.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 14.6.18/09.20