'Senden birşeyler ummak
Umutların en olmazı da bu belki' demiş Ahmed Arif
Hayatı ve umudu yani var oluşu bir kişiye indirgemek, eşitlemek ne acı
Umutların en olmazı bu olsun sorun değil
Sonuç olarak nefs için cehalet ve nefs içindeki birinden birşeyler ummak,
'Ne iş yaparsın dedi
Hamalım ben dedim
Nasıl yani dedi
Elimden tutmasını bilenin yüreğini taşıyorum dedim', Sunay Akın
Ver gülünü al gülümü, öyle mi
Ben de hamalım ancak kimsenin elimden tutmasını istemediğim gibi
Bir de boş kalsın da insanlığın eli yük yerine felsefe, bilim ve Din hadisleri tutsun diye
İnsanlığın yükünü taşıyorum üstelik de bedava
Ve insanlık bundan habersiz bile,
Sessizce ve kimsesizce çekti gitti
Yoksulluktan sahip çıkamadık hiçkimseye
Şu an çürümekte
Sabit yerinde,
'Hayat üç bölümdür:
Dünyayı değiştireceğini sandığın, dünyanın değişmeyeceğine inandığın
Ve dünyanın seni değiştirdiğine emin olduğun' demiş Sartre
Oysa bir de dördüncü bölüm var: 'Felsefede, bilimde ve Din hadisileri'nde kalıp
Doğru olarak kalıp kendini dünyaya değiştirtmediğin
Ve bir de beşinci bölüm var: 'Bu lanet dünyanın felsefe, bilim
Ve Din hadisileri ile mutlaka değişmesi gerektiğine inanman',
İlkokul aynı yerde, sen yoksun
Ortaokul aynı yerde, o da yok
Lise aynı yerde, bu da yok
Üniversite aynı yerde, o da yok
Ülke aynı yerde, hiçbiriniz yoksunuz
Dünya aynı yerde, hiçbiriniz yoksunuz
Aşk aynı yerde, aşklananlar aşklanılanlar yok
Evren aynı yerde, kim nerede
Ve neyin kavgasında özel sektör ve siyaset
Neyin kavgasında, dostluk varken vefasızlık ya da nankörlük ya da ihanet,
Ölmeden önce çürümek nasıl yoksa
Bilge olmadan öncesi de çürümektir
Diriden ölüye geçişte başlar çürümek
Bilgelikten öncesinden yani çürümekten bilgelik dünyasına geçişle başlar dirilmek
Eşek ya da döşek gibi yaşamamalı dünyayı
Eğer ilah olsaydı evrende ölülere pamuk tıkamak gerekmezdi
Eğer ilah olsaydı evrende neden insanlara bir kez Kıyamet de
Her kış ayrı bir kıyamet, her bahar ayrı bir diriliş bitkilere,
Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar adil ve dürüst olmalılar ilahları konusunda
Onlar putlara inananların ilahlarını sınamadılar mı
Kimini parçalayıp, kimini yere devirip, kimini önüne yemek koyup
Öyleyse demek ki sınamak gerek ilahları
Sınayanları da sınamak gerek
Peki öyleyse nasıl, neyle sınanmalı ilahlar
Özelde ve genelde
Örneğin diyorlar ki 'İlahımız dünyayı tersine döndürür ancak bu durumda ona inanmanız
Anlam taşımaz, bu yüzden ilahımız bunu yapmaz'
Peki öyleyse söz, dünyayı tersine çevirsin, biz ona yine de inanmayacağız
Örneğin Hitler de var ancak ona inanmıyoruz
Abd de var ancak ona inanmıyoruz
Budha heykelleri de var ancak onlara da inanmıyoruz
Bozkurt destanı var ancak ona da inanmıyoruz
Cumhurbaşkanı da var ancak ona da inanmıyoruz
Yoksa ilahınıza inanmak ilahınızın kötülük yapmasına inanmak mı
Yani ilahınız kendisini gösterse bile neyine inanacağız
Ben de varım, beni de görüyorlar ancak kimse bana inanmıyor
Yani o firavun var diye Mose(Musa) ona inandı mı
Yani ilahınız varsa var deriz ancak ona inanmayız
Putlar da vardılar, onlara da var dedik ancak onlara da asla inanmadık
Ancak bakın felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne inanıyoruz
Yani Akp var diye ona mı oy veriyor herkes
Cumhurbaşkanı Akp'li diye ona mı oy veriyor herkes
Akp iktidar diye ona mı oy veriyor herkes
Korkmayın biz makul ve mantıklı insanlarız
Ne inanmamız zarar verir size ne inanmamamız
Çıksın artık ortaya görelim ilahlarınız
Bakın puta tapıcıların putları cesurca ortalıktaydılar,
Sanki Amerika, Avrupa düşünce merkezi
Türkiye de eğlence merkezi gibi bir algı, izlenim, sunum oluşturuluyor Türkiye'de
Türkiye'yi düşünce merkezi yapmalıyız
Felsefe, bilim, Din hadisileri
Düşünürlük, alimlik, alimelik, bilgelik ile,
Değişen birşey yok aşk cephesinde
Herkes hala içi bağırsak bok
Sevilen birşey yok aşk cehpesinde
Herkes içi hala bağırsak bok,
Bir ilah deseydi ki 'Ölümsüzlük mü istersin yoksa felsefe, bilim ve Din hadisileri mi?'
'Felsefe, bilim ve Din hadisileri' derdim
Çünkü felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden uzak olmak zaten ölümdür
Deseydi ki 'Bin dost mu istersin yoksa felsefe, bilim ve Din hadisileri mi?'
'Felsefe, bilim ve Din hadisileri' derdim
Çünkü felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden başka dost zaten yalandır,
Ne tuhaf hale getirmişler pısikoloji(psikoloji) denilen bilimi
Ya da henüz tuhaflıktan kurtulamamış
Koca koca insanların ruhsal sorunlarına neden olarak çocukluklarında yaşamış
Birtakım şeyleri göstermek zaten akıl ve ruh sorunudur
Ve çocukluğunu aşamamış yetişkin çocuktur daha gerçekte
Ki felsefe, bilim ve Din hadisileri'ni bilmemekten doğan sorundur gerçekte,
Sevgide, aşkta bazı insanlar sevgi, aşk değil gereksinimdir
Çünkü sevgi, aşk herzaman sevgiden, aşktan kaynaklanmaz
Ne her seven sevdiğini sansın ne her sevilen sevildiğini,
'Kirlenmek güzel' deyipduruyor bir çamaşır deterjanı Tv tanıtımı(reklamı)
Kirlenmek güzel değildir, temizlik güzeldir
O sözü büyük olasılıkla bir bayan uydurmuş
Çünkü kirlenmek yatakta ve bayana güzeldir yalnızca
Çünkü ev işileri konusunda bir bayana 'Kirlenmek güzeldir' demek
Asla söylenilmemesi gereken tek sözdür bence
Mantıksızlık heryanı sarmış; iş, para, ticaret, nefs diye
Moda ve cinsellik egemen olursa felsefe, bilim ve Din hadisileri yerine
İnsan ve insanlık her alanda ve her yönde şaşar
İş konusunda ise kirlenmek değil iş yapmak güzeldir
Düşünsenize bir çamaşır deterjanı var, çamaşırlarınızı yıkamışsınız tertemiz yapacak diye
Bakmışsınız beyaz çamaşırlarınız simsiyah olmuş
Deterjanın kutusuna bakıyorsunuz
Üzerinde 'Kirlenmek güzeldir' yazıyor
Eğitim şart da önce felsefe, bilim ve Din hadisileri eğitimi şart
Yoksa atı nallamak, bulaşık yıkamak, turistlere dalkavukluk
Moda diye insanları utanmazlığa yöneltmek
Din diye bilimdışı ya da akıldışı şeyleri öğretmek bile eğitimden sayılır,
'Bir gece başımızı alıp gitsek diyorum
Bir deniz kenarı mı olur, bir dağ başımı olur, kaçsak bu kalabalıktan' demiş Nazım Hikmet
Kalabalığın bir kötülüğünü mü gördün yoksa kibir mi
Peki ya kitapların içine kaçsanız,
Kimi serçe kadar ve serçe gibi bir aşk ister kartal kadar ve kartal gibi bir aşk konar hayatına
Kimi dağ kadar bir aşk ister incir çekirdeği kadar aşk girer hayatına
Felsefe, bilim, Din hadisileri değilse aşk
İncir çekirdeği kadar da olsa dağ kadar, aşk değildir
Ota da boka da konuyorsa aşk kelebek de olsa zaten aşk değildir,
Benmerkezi değil felsefe, bilim ve Din hadisileri merkezli ol
Beden merkezli değil beyin merkezli ol
Cehalet ve nefs çok sever bencilliği de benmerkezciliği de
Felsefe, bilim ve Din hadisileri ile bak hayata, dünyaya, insanlığa, insanlara ve konulara
Sen felsefe, bilim ve Din hadisileri dol
Sen felsefe, bilim ve din hadisileri ol,
Bazan(Bazen) başınıalıpgitmek(başını alıp gitmek) ister insan
Ne yazık ki arkasından kıçı da gelir
Hayat(Yaşam), dünya rüyalarımız gibi avuçumuzda(avucumuzda)
Rüyalarımız kadar elimizde değil
Sen felsefe, bilim ve Din hadisileri içinde ol da
En azından durduğun yer doğrunun yeridir,
Olumsuz sözcükler eleştiri için de hakaret için de kullanılır
Yani aynı sözcükler farklı anlamlar ve birbirlerine zıt anlamlar
Birbirlerine zıt işlevler için de kullanılır
Buyüzden(Bu yüzden) her olumsuz sözcüğü hakaret saymak yanlıştır
Olumsuz sözcüklerin eleştiri hallerini hakaret saymak yanlıştır
Olumsuz sözcüklerin eleştiri halleri mantıklı, samimi(içten), dürüst açıklamalar
Savlar içerir ancak küfür ise yalnızca nefsi tatmin içindir, gerçek içermezler
Örneğin şerefsizlik yapmamış birine şerefsiz demek hakarettir
Çünkü mantıksızdır çünkü gerçekdışıdır ancak gerçekten şerefsiz birine şerefsiz demek
Hakaret değil eleştiridir, bu açıdan örneğin Hitler'e şerefsiz demek hakaret değil eleştiridir
Vicdansız birine vicdansız demek de hakaret değil eleştiridir
Örneğin annesi orospu olmayan birine orospu çocuğu demek de hakarettir
Çünkü gerçekdışıdır, mantıksızlıktır ancak mecazi anlamda yani kişilik anlamında ise
Yani 'Yaptığın şey adiliktir' anlamında ise hakaret değil eleştiridir ancak gereksiz eleştiridir
Çünkü aynı şeyi anlatmak için hakaret sayılmayan başka sözcükler vardır
Yani yanlış sözcükler kullanmak da
Daha doğru, daha uygun sözcükleri kullanmamak da mantıksızlıktır
Ve mantıksızlık, tutarsızlık eleştiride yer almaz,
Öğrenmeyi yalnızca okulla, okul hayatı ile sınırlı sanan üniversite mezunuları var
Öğrenmeyi dışlamışlar, kendilerini bilimin, üniversite gerçeğinin değil
Hayatın akışının içine bırakmışlar
Tıpkı hiç okula gitmemiş insanlar gibiler onlar
Onlar için üniversite diploması üniversite diploması değil işe giriş belgesi gibi birşey
Onlar kendilerine asla üniversite mezunu dememeliler
Çünkü onlar ibadetten ibadete mabede giden ancak mabed dışında
Her kötülüğü yapan insanlar gibiler
Üniversite mezunu olmanın birinci kuralı üniversite mezunu olmaktır
Yani felsefe, bilimsellik, kültür, evrensellik, ahlak, dürüstlük ve vicdan,
Açık ki gerçekte geniş aile türünden dar aile türüne değil
Toplumsal aileden birey aileye geçiliyor
Bu durum gerçekte ailenin yok oluşudur
Ve bu boşluğu ancak felsefe, bilim ve Din hadisileri ailesi doldurur
Ve en doğru biçimde doldurur,
Türkiye ve Türkiye kültürü birer cehalet olan özel sektöre ve siyasete
Yani cehalete ve nefse
Yani felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne zıt herşeye terk edilmiş durumda
Türkiye'de her yapı(sistem) felsefe, bilim ve Din hadisileri ile baştanaşağı değiştirilmelidir
Sanat, devlet, ülke yönetimi, vatan, millet, Türkçe, edebiyat, eğitim, okullar, üniversiteler
Medya, turizım(turizm), hayat, ekonomi, herşey,
Ev diye övünüyorsunuz, beton parçasılarıyla(parçalarıyla)
Araba diye övünüyorsunuz, demir parçasılarıyla
Para diye övünüyorsunuz, kağıt parçasılarıyla
Aşk diye, evlilik, hayat diye sarılıyorsunuz içi bağırsak, bok, tiksinç şeyler dolu bedenlere
Dünya diye sarılıyorsunuz içi lav, kor kütleye
Beyininizde(Beyninizde), ruhunuzda kişilik, insanlık var mı
Felsefe, bilim, Din hadisileri var mı,
Hükümdar asi alimi ölüme mahkum etti
Hükümdar seslendi arkasından asi alime öfkeyle: 'Öldüğünde senin için hiç üzülmeyeceğim!'
Asi alim hükümdara: 'Öldüğümde ben de senin için hiç üzülmeyeceğim' dedi gülümseyip,
Para, mal, özel sektör, siyaset ve moda insanları, toplumları
Ve insanlığı kabuğu kibir, içi nefs olan bir virüs haline getiriyor
Bu virüse karşı tek ilaç felsefe, bilim ve Din hadisileri'dir,
Dünya, hayat bataklık gibidir
Kurtulmak için çırpındıkça daha çok batarsınız
Sizi kurtaracak olan tek şey felsefe, bilim ve Din hadisileri'dir,
Ne acı felsefe, bilim ve Din hadisileri peşinde değil de
Moda, iş, para, ev, araba, eş, yazlık peşinde koşan
İncir çekirdeği dünyasılı üniversite öğrencisilerine ve üniversite mezunularına
Onlar dünya diye, başarı diye, mutluluk diye kümese kapatılmış tavuklar gibidirler
Onları sonunda kesecek olan onları felsefeden, bilimden, Din hadisileri'nden
Toplumsallıktan, insanlıktan ayıran eldir,
Aşk diye kimi sevmeyi, aşık olmayı, sevmeyi ya da sevilmeyi sever
Kimi karşı cinsi, cinselliği, cinsiyeti, kütleyi, niceliği, tikelliği, duyuları, algıları
Yani kimi için aşk çiçek ya da böcek toplanılacak bahar gibidir
Oysa gerçek aşk felsefe, bilim ve Din hadisileri ile sarılı aşksızlıktadır
Hiçkimsenin ulaşamayacağı tıpkı güneş gibi
Gerçek ki bazan(bazen) aşk, sevmek, aşık olmak başkalarının yaşayacakları mutlulukların
Acısını çekmektir,
Şımarıklıkla aptallık arasında çok ince bir çizgi vardır
Şımarıklaştıkça aptallaşırsınız da
Ve moda sizi şımartmakta,
Eskiden yalnızca okumayanlar yalnızca cehalet alanı içinde olurdu
Şimdi ise okuyanlar da cehalet alanı içinde
Çünkü okumak felsefe, bilim, Din hadisileri
Düşünür, alim, alime, bilge olmak üzerine değil işe girmek, para kazanmak
Düzene uygun, bencil ve sorumsuz bir insan olmak üzerine kurulu,
Bal kabakı(kabağı) dahil kabaka(kabağa) meyva(meyve) diyorlar
Oysa meyva koparılıp yenilen birşeydir
Peki kim kabağı pişirmeden yiyebilir
Ve üstelik meyva yer gibi zevkle
Yani herşeyi yalnızca nicelikle ölçmemek, herşeyi yalnızca nicelikle tanımlamamak gerekir,
Farkında değil misiniz
Çizgi filımlarda(filmlerde), Tv reklamlarında, müzik sanatında bile
Ses tonuyla, ses çıkarma biçimiyle, sözcükleri söylem biçimi ile bile
Amerikan kültürü yayılıyor Türkiye'de,
Akp yandaşıları şu sıralar İmam Şafi'nin bir sözüne sarılmışlar akıllarınca
İmam Şafi 'Düşman okunu takip ediniz, o sizi hak ehline götürür' demiş
İyi de Hitler de aynı sözü söyleyebilirdi
Ve Atatürk'e, demokrasiye, laikliğe atılan oklar bakın nereden gelmekte
Felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne değil de
Kendilerine karşı olanlara düşman diyenlere ne acı
Siz okları değil felsefeyi, bilimi ve Din hadisileri'ni takip edin bence
Onlara kim saldırıyorsa işte düşman odur,
Hukuk suçu meslek, iş, alışkanlık olarak yapmayı ve barbar, vahşi suçları
'Cezalandırılacak, hapise gönderilecek' suçlar olarak değil
Akıl ve ruh hastahanesine gönderilecek suçlar olarak görmeli, tanımlamalı
Yoksa suçlar bitmeyeceği gibi hukuk da gittikçe daha çok barbarlaşır, daha çok vahşileşir,
Özel sektör de, siyaset de, doğal bilimler de, eğitim de
'Sayı kafalı, nicel kafalı, kütle kafalı' insan türü yaratmak istiyor
Oysa insanlar sayı kafalı değil sözcük kafalı olmalı
Ve sözcüklerle anlaşmak sayılarla anlaşmaktan daha üstündür,
Üniversite öğrencileri ve mezunuları bilgilerini yalnızca başkalarıyla paylaşmak için değil
Cehalet ve nefs içindeki topluma karşı ortaklık, birlik kurmak
Felsefel, bilimsel, Din hadisileri'ne uygun, insanca bir ülke
Ve dünya kurmak için de öğrenmeliler,
Açık ki Akp bir cehalet ve nefs kibiri ve barbarlığı alemi
Çünkü örneğin hem Rabia işareti diye bir işaret yapıyor
Hem de o işaretle dört tane şey sayıyor
Oysa rabia dördüncü demek yani sayması gereken şey yalnızca bir tane
Neden imamhatip ve ilahiyat açtıkları, istedikleri ortada
Dinlemek ancak düşünmemek, duymak ancak anlamamak
Görmek ancak eleştirmemek, istemek ancak mantıklı olmamak
Savunmak ancak hesap sormamak ne de çok yakışıyor Akp dünyasına
Gerçek ki bir ülke ve millet siyaset ya da demokrasi kadar değil
Felsefe, bilim ve Din hadisileri'ni bildiği kadar
Siyasetçi, patron, okul, üniversite, fabrika, üretim, kitap sayısı kadar değil
Düşünür, alim, alime, bilge sayısı kadar özgürdür
Farkında mısınız ülkemizde de dünyada da modacı, siyasetçi ve patron yayılıyor da
Felsefe, bilim, Din hadisileri, düşünürlük, alimlik, alimelik, bilgelik hiç yayılmıyor
Kartalın kanatları olsa da yaşamak için yere muhtaçtır
Vahşetini, barbarlığını, ilkelliğini güç, üstünlük, baları olarak görenlere neacı(ne acı)
'İnsanları aldatmak güldürmekten daha kolaydır' demiş Moliere
Oysa güldürmek de aldatmaktır
Yani gerçekte insanlara, toplumlara, insanlığa felsefe, bilim ve Din hadisileri'ni öğretmemek
Zaten onları aldatmaktır.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 29.5.18/10.27