Felsefe doğal bilimlerin düşünme yöntemidir, bu nedenle tarafsız, elegeçirilemez
Yok edilemez, egemen olunamaz, sınırlandırılamaz, sonlandırılamaz
Köle edilemez, sahiplenilemez, güvenilir birşeydir
Din de dini tanımlayan Din hadisileri'ne göre bilimdir
Yani hem din de tarafsız, elegeçirilemez, yok edilemez, egemen olunamaz
Sınırlandırılamaz, sonlandırılamaz, köle edilemez, sahiplenilemez, güvenilir birşeydir
Yani felsefenin de, dinin de ortak noktası bilimdir ve doğal bilimlerin düşünme yöntemidir
Bilim verilerle konuşur yani ne kadar veri varsa o kadar konuşur, bilimciler de öyle
Ancak bilim veri olsa da olmasa da yorum yapmak zorundadır yani bilimciler de
Örneğin bir hastalık konusunda veriler az olduğu için tıp bilimi o konuda
Az bir veriye sahiptir ve tıbçılar, doktorlar da o hastalık konusunda az bir gerçeğe
Az bir doğruya sahiptirler ancak hastalık ve o hastalığa yakalanmış kişiler hakkında
Bir yorum yapmak zorundadırlar
Veriler az, yetersiz olduğu için yorumları eksik ya da yanlış olabilir
Ancak yorum yapmaları zorunludur yani yanlış değildir, yorumları yanlış bile olsa
Çünkü bilim yorumlamak zorundadır da
Örneğin biryerden dumanlar yükseliyorsa orada bir yangın olduğu düşünülmelidir öncelikle
Yani dumanlar varca ancak alevler de göğe yükselsin, alevleri de görelim denilirse
İş işten geçmiş olabilir
Bubakımdan(Bu bakımdan) gerekli verilerin yeterli olmadığı çağlarda dünyanın
Düz olduğuna inananlar yeterli veriler geldiğinde dünyanın yuvarlak olduğunu söylerlerse
Çelişkiye ya da yalancı durumuna düşmüş olmazlar ve bu durum döneklikle, tutarsızlıkla
Bilmemezlikle de suçlanılamaz, tanımlanamaz
Burada önemli olan iki şey vardır: 1-Veriler o kadardır, öyledir
2- Yeni verilere açıklık yani bilim ve bilimci yeni verilere açıktır yani
'Dediğimdediköttürdüğümdüdük(Dediğim dedik öttürdüğüm düdük)'
Demez dini inançlar, dini inançlılar gibi
Gerçek ki bir bilim olan din de bilimle düşünmenin bir ürünüdür, ilahların
Doğaüstü varlıkların değil
Buyüzden bilim 'Dediğimdediköttürdüğümdüdük' dedirtmeyecek bir dünyaya
Sahip olduğu için din de 'Dediğimdediköttürdüğümdüdük'ün kötü, yanlış
Durumlarına düşürtmeyecek verilere sahiptir, sarılır
Yani bilim bir denizden on damla üretrse, din o on damladan bir damla üretir
Yani din bilimden daha sağlam, daha güvenilir, daha doğru öze ve araçlara sahiptir
Buyüzden bilim 'Ben şu konuda yanılmışım' diyebilirken dinin böyle birşey deme
Hakkı asla yoktur çünkü din bilimden daha zeki, daha akıllı, daha ayrıntıcı
Daha üstün, daha güvenilir, daha kuşkucu olmak zorundadır
Yani bilim bir gemideki pusula gibidir ancak din o gemidir
Pusula bozuk olabilir ancak gemi delik olmamak zorundadır
Pusulasız da gidilebilir ancak batan bir gemiyle gidilemez,
Aleviler önce şunu anlamalıdır
Dinde soyculuksopçuluk, ırkçılık, hanedancılık yoktur
Yani Ali'yi peygamberin soyundan diye seçmek dine aykırıdır
Dinde önemli olan tek şey dini tanımlayan Din hadisileri'dir
Dinde tek önder dini tanımlayan Din hadisileri'dir
Mevleviler de bilmelidirler ki İslamiyet dini inançında(inancında) da, dinde de
Sultanlık, hükümdarlık yoktur
Oysa Mevlana'nın oğuluna 'Sultan' diyorlar
Gönülde de olsa sultanlık dine aykırıdır çünkü sultanlık bilime ve insanlığa aykırıdır
Ve nefs sıfatıdır oysa dinde nefs de yoktur,
'İnsan yanlış yerden hayata başlamışsa
Neyi tutsa elinde kalıyordu' demiş İnci Aral
Oysa hayatta başarısızlığın nedeni yanlış yerden başlamaktan değil
Dini tanımlayan Din hadisileri'ne uymamaktadır
Eğer başarı ile anlatılmak istenilen doğru, iyi, insanca şeyler ise
Hitler'in hayattaki başarısızlığı hayata yanlış yerden başlaması değil
Din hadisileri'ne aykırı yanlış şeylere sarılmasıydı,
'Say ki öldün yalvardın sana bir gün daha verildi
Bugünü o gül bil öyle yaşa' demiş İmam Gazali
Oysa din insanları ölümle korkutmak ya da bir başka dünya ile korkutmak
Ya da bir ilah ile korkutmak ya da korkutmak değil
Dini tanımlayan Din hadisileri'dir,
'Bazan insanlar çok güzel oluyordu. Görünüşleriyle değil. Söyledikleriyle de değil.
Sadece varlıklarıyla' demiş Zusak
Yani beyini, ruhu, kişiliği önemli olmayan
Yalnızca kütlesi, niceliği önemsenen zavallı insan türü ile
Böyle bir insan türü ile mutlu olan zavallı bir insan türü tanımı
Örneğin hayvanları sevmek, hayvanlarla mutlu olmak
Ya da para sevgisi ve paryla mutlu olmak gibi
Sadece varlıkla mutlu olmaya ne acı
İnsanın, beyinini, ruhunu, kişiliğini
Felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ni uygun olup olmamasını dışlayıp
Doğru da güzel de bulmam felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne aykırı olanı ve aykırı olmayı,
Suç ne toplumun ne insanların ne muhalefetin ne iktidarın ne düzenin
Suç felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden uzaklığındır
Yani ne muhalefet çözüm ne iktidar, ne toplum ne insan
Tek çözüm felsefe, bilim ve Din hadisileri,
'İnsanların hatalarını kabul etmelesi asla onursuzluk değildir' demiş Flaubert
Oysa hataların kabul edilmesi değil de hataların kabul ediliş nedenleri
Ya da kabul ediliş amaçları onursuzluk içerebilir,
'Sevilmeden sevmekten daha korkunç birşey yoktur' demiş Turgenyev
Oysa sevmek insanca bir durumdur ancak sevilmek gerekmez
Çiçekleri seviyoruz ancak çiçekler bizi sevmiyor
Sevilmeden sevmekten daha korkunç olan şey nefse esirliktir, veziri bile rezil yapabilir
Korkunç olan şey sevilmeden sevmek değil ahlaka ya da akıla aykırı sevmektir,
Kullanılmayan organlar körelir
Ancak bir de şu var: Kullanılmayan organlar yok olmamışlarsa sorun da çıkarabilirler
Buyüzden bol bol kitap okuyup
Felsefe, bilim ve Din hadisleri öğrenip beyini kullanmak gerekir
Buyüzden acizlik türü yaşlılık biraçıdan(bir açıdan) da bedeni ve beyini
Yeterli ya da hiç kullanmamaktan da oluşabilir,
Dün bikiniyi demokrasinin ve Atatürkçülüğün güvencesi gören yozluk
Bugün nasıl da türbanın ve takkenin egemenliği altında eziliyorlar
Dün sigarayı, içkiyi demokrasi ve Atatürkçülük yapanlar ya da sayanlar
Bugün nasıl da türbanın ve takkenin oyları altında eziliyorlar
Yanlış yol kuşkusuz ki yalnızca doğrulara değil yeni yanlışlara da yol açabilir
Demokrasinin en yanlış hali ki demokrasi düşmanılığın da en yanlış halini getirir
Yolda düşen yere düşer ancak uçurumdan düşen uçurumun dibine düşer
Yere ağaçtan da gökten de düşülebilir,
Bir önerim var: İsteyen istediği zaman emekli olsun
Ve hakkı ne kadar ise o kadar tazminat ve emekli maaşı alsın
Eğer gün gelir de beğenmezse yeniden başlasın çalışmaya
Herkese fazla para gerekmez,
Kalkınmanın iki yolu vardır: 1- Milleti, halkı, toplumu, emekçileri köle yapıp kalkınmak
2- Özgürlükle kalkınmak
Kölelikle kalkınmakta yalnızca devlet kalkınır
Özgürlükle kalkınmakta ise tüm millet ve insanlık
Demokrasi ve dini inanç dediğiniz şeyler hangisileri acaba,
İnzivada ol hep
Ve inzivaya felsefe, bilim, Din hadisileri ile ve kendinden başla yani nefsi terk et
Felsefede, bilimde ve Din hadisileri'nde ol ancak kendinde olma
Örneğin dünyayı bir cehalet ve nefs denizi olarak düşün
Ve bu denizde olup bu denizi bilmeyen
Bu denizde olup bu denizde değil de felsefe, bilim ve Din hadisileri denizinde olan
Bir balık gibi düşün kendini
Felsefenin, bilimin, Din hadisileri'nin
Dünyanın, evrenin, gerçeklerin, doğruların farkında ol ancak hayatın
Ve kendinin farkında olma,
Dünya deli gibi dönüyor
Hayat deli gibi geçiyor
İnsanlar sevdiklerini sanıp insanlığa ihanet ediyorlar
Dünyayı uzaylılar istila edecek derken deliler
Cehalet ve nefs deliliği istila etmekte,
Vücuduna, nesnene, kütlene ait hiçbir güzellik seni aldatmasın
Mutlu etmesin, sevdindirmesin
Çünkü içleri iğrenç, tiksinç şeyler dolu
Dünyaya ait hiçbir güzellik seni aldatmasın çünkü tümü sanı, yanılsama, aldanış
Hayata ait hiçbir güzellik seni aldatmasın çünkü dünyanın içi lav, kor
'Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum?' diye düşünme
Sen önce doğanın yarattığı, sonra da üzerine önce ailenin, sonra başkalarının
Sonra devletin doldurduğu bir kaset gibisin
Yani gerçekte sen, sana sen denilmesisin yoksa doğa sana asla sen demiyor
Ve demeyecek
Yani bir kuş satın aldığını ve kafese koyduğunu ve ona bir isim verdiğini
Ve artık ona sahip olduğunu düşün
Sen de işte böyle doğanın sattığı birşeye başkalarınca 'Sen' adı altında sahip olunansın
Kendini mum ışıklı bir oda gibi düşün, sen o oda mısın yoksa o ışık mı
Bedenin oda, sana denilen 'Sen' ışık
Mum söndürüldüğünde ya da söndüğünde ışık nereye gidiyor, ışık hani nerede
İşte bedenin mum, sen ışık gibisin
Öyleyse 'Nereden geliyorum, nereye gidiyorum, ben kimim?' deme
Sana düşen tek iş felsefe, bilim ve Dini tanımlayan Din hadisileri'ni öğrenmek
Ve onlara uygun yaşamak
Para verdin, mal aldın diyelim, mal sende, pek para nerede, sende değil artık
Sende sana ait olanlar senin alabildiklerindir, alamayacakların sana ait değildir
Alabildiklerini sen, sana ait olarak düşün, alamayacaklarını değil,
Tuhaf birşey
Neden Mevlana'ya 'Hazreti/Hz/Sevgili' diyorlar da Yunus Emre'ye demiyorlar
Arkasında bir tarikat, mezhep, cemaat olmadığı için mi acaba
Peki Mesnevisi'nin 'Kurbağa ile farenin arkadaşlığı' hikayesinde
Kendisine 'Edebsiz, aşağılık' diyen Mevlana'ya Hz demek neden
Ve ne kadar doğru, mantıklı acaba
Kendini fare ile kurbağanın kendilerini iple birbirlerine bağlamaları gibi
Yanlışlara bağlama
Kendini yalnızca felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne bağla
Onlar nereye giderse sen de doğru, iyi yere gidersin
Sen nereye gidersen seninle oraya doğru, iyi şeyler de gider
Arkadaşlıktan önce gerçekler ve doğrular doğrudur
Yoksa fare ile kurbağanın arkadaşlığına dönersin
Felsefe, bilim ve Din hadisileri de senin için 'Biz onu uyarmıştık' derler,
İzmir'de t akside 'Beni sevmiyorsan beni vur' diyen sevgilisini
Takside tabancayla vurup öldüren kadını filım(film) yapanlar
Antalya'da Manavgat ırmağı'na intihar etmek için atlayan kadını kurtarmak isterken
Boğulup ölen, nişanlı, genç garsonu filım yapacaklar mı acaba
Ancak tuhaf ki Türk sineması ya da sinema diye Türkiye'de abuksubukluk
Gülmece güldürmece, eğlencelik, ciddiyetsiz şeyler yapılması eğilimi var
Örneğin 'Oğlum bak git' filımı ne kadar akıldışı, saçmasapan birşey öyle
Oysa o konu bir dıram(dram), ciddi bir toplumsal filım da yapılabilirdi
Sanatçıların ve sanatın mekanı felsefe, bilim ve Din hadisileri değil de
Barlar, pavyonlar, gece kulübüleri, nefs olduğu için mi acaba
Gerçek ki Türkiye'de sinemaya ve sanata yazık ediliyor
Sinema ve sanat diye topluma, halka, millete de
Eskiden 'Şöhrete giden yol rejisörün yatak odasından geçer' denilirdi
Sanki günümüz sanatı rejisör sözcüğü yerine izleyici sözcüğünü koymuş gibi
Yazıktır, etmeyin eylemeyin böyle
Ciddi, nitelikli, ahlaka uygun sanatçılar yaratıp ya da bulup onlarla sanat yapın
Muhtaç olduğunuz kudret felsefede, bilimde ve Din hadisileri'nde var
Abuksubuk gülmekler yüzünden toplumda bağırsaklar damarlara dolanacaklar
Boklar kanlara karışacaklar sanki
Sanat ancak sirkte eğlencedir
Toplumda ise ciddi birşeydir
Sanat ya da sanatçılık sanat diye her haltı yapmak demek değildir
Felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne yani evrenin en doğrularına göre yapmaktır,
Vatan felsefe, bilim ve Din hadisileri üzerine kurulu değilse
Sırtını dönmeye gör
Vatan bile ya sırtına bıçak gibi saplanır ya göğüsüne
Felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne sırtdönmüş ya insanlar
Ya devlet ya ikisi birden yüzünden
Gündüzün güneşi, baharın çiçekleri istediği gibi
Siz de felsefeyi, bilimi ve Din hadisileri'ni isteyin
Hem devletten hem insanlardan hem toplumdan hem kendinizden hem hayattan
Moraliniz bozuksa eğlenceye gitmeyin, sıpor yapmayın, yiyip içmeyin, nefse gitmeyin
Yalnızca ya felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne sarılın ya da uyuyun
Çözüm diye yanlış şeylere sarılmak da yanlıştır
Ve nefs tüm kötülüklerin nedenidir
Nefs olan yerde aldanış vardır
Yanlış yapmanın nedeni de aldanıştır
Aldanış olan yerde bilimsel kişilik de din de olmaz
Görmüyor musun Batı bilimle ve teknolojiyle geliyor da
Batı insanı çıplaklıkla, utanmazlıkla, ahlakdışılıkla, akıldışılıkla geliyor
Anla ki Batı insanı bile Batıdan uzak
İşte buyüzden onları bekleyen şey yalnızca barbarlıktır, insanlıktan uzaklıktır,
Cehaletten ve nefsten uzak dur
Felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne zıtlıktan uzak dur
Toplum cehalet ve nefse toplumdan uzak dur
Komşuların cehalet ve nefs ise komşularından uzak dur
Arkadaşların cehalet ve nefs ise arkadaşlarından uzak dur
Ailen cehalet ve nefs ise ailenden uzak dur
Sen cehalet ve nefs isen kendinden uzak dur
Yanlışa sarılıp var olmak doğru var olmak değildir
Dünyanın biliminden, dünyayı anlamaktan, dünyayı öğrenmekten değil ancak cehaletten
Ve nefsten uzak dur
Felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne aykırılıktan ya da uzaklıktan uzak dur,
Türkiye özelde Abd'nin, genelde Batının valiliği mi de Tv'deki filımlar ve yarışmalar
Hemen hemen yalnızca özelde Amerikan, genelde Batı malı filımlar ve yarışmalar
Sanki Türkiye'deki genel seçimler özelde Abd'nin, genelde Batının Türkiye valisini
Seçmek gibi birşey bir durum oluşuyor,
Üniversite kurumu, kültürü felsefe, bilim ve Din hadisileri öğretmek üzerine kurulmadığı için
Üniversite öğrencisileri ve üniversite mezunuları felsefeden, bilimden
Ve Din hadisleri'nden uzak, yoksun olmakta
Buyüzden de hem ülkeye nitel, soyut bir katkıları olmamakta
Hem de ya ahlaka aykırılıkları ya da medeniliğe aykırılıkları
Ya da insanlığa aykırılıklarından dolayı hem topluma önder olamıyorlar
Hem de toplum onlara cephe alıyor, onları dışlıyor
Üniversitelilik sanki felsefeyi, bilimi, insanlığı, toplumu ilgilendiren birşey değil de
Yalnızca kişinin kendisini ilgilendiren tikel ve nicel birşey halinde imiş gibi,
Şehir hastahanesi diyorlar, övünüyorlar
Anlamak zor
Çünkü devlet mi büyük şehir mi
Yani övünmek için neden şehir hastahanesi yerine devlet hastahanesi yapmıyorlar
Ve neden devlet hastahanesi yerine şehir hastahanesi ile övünüyorlar
Bir de 'Şehir hastahanelerinin mimarı cumhurbaşkanı Erdoğan' diyen Akp'ciler var
Geçenlerde eski bir Amerikan filımı izledim yani Türkiye'nin şehir hastahanesili
Döneminden önceki zamana ait
Orada 'Şehir hastahanesi diye yerlere renkli çizgiler çizmişler'
Diye şikayet vardı
Siyaset cehalet mi yoksa toplumu cehalet içinde tutmak mı acaba
Özel sektör devletten güçlü, şehir hastahanesi devlet hastahanesinden üstün
Siyaset ters bir durum mu acaba
Ya da dünyaya amuttan bakmak mı
15-16 yıldır yaptıklarını gösteriyorlar topluma
Başarılı olduklarına ve ülkeyi yükselttiklerine kanıt olarak
Başarılı olsalardı şeker fabrikasılarını satarlar mıydı
Ve bilmiyorlar olmalılar ki bir ülke için en büyük yükselik felsefe, bilim
Ve Din hadisileri'dir
Dünya malı ile anılmak değil
Tuhaf ki şehir hastahanesi denilen hastahanelerden şikayet edene rastlıyorum
Övmek yerine daha çok
O Amerikan filımındaki gibi,
İnsanlar ağaçlara
Arkadaşları, dostları da yapraklara benziyor
Gerçeklerin, doğruların ve çıkarların fırtınasıları estikçe kopan, dökülen, giden
İnsan sonunda çıplak bir ağaç gibi kalmaya hazır olmalı, alışmalı
İnsanın insana güveni ağaçın yaprağa güveni kadar
Sonunda ya çıkarlar alır gider ya ölüm
Felsefe, bilim ve Din hadisileri'ne sarıl, onlar asla bırakmazlar, terk etmezler,
Ev almak, araba almak, yazlık almak, evlenmek; çocuk sahibi, sahibesi olmak
Araba kullanmak, denize girmek, silah sevmek, mangal yapmak, sıpor yapmak
Sigara, içki içmek; moda giyinmek, zengin olmak, oy kullanmak, yaşamak hüner değil
Felsefe, bilim ve Din hadisileri'ni bilmek, öğrenmek hüner
Felsefe, bilim, Din hadisileri öğrenmek değil Din hadisileri'ni öğrenmek hüner
Din hadisileri'ni öğrenmek değil Din hadisileri'ni uygulamak hüner,
Aleviler diyorlarmış ki günde beş kez namazı ve
Ramazan ayı olarak oruçu ve ziyafet gibi iftarı İslamiyet'e Emeviler kattı
Ramazan ayı geliyor diye başta et fiyatıları olmak üzere yiyecek içecek fiyatılarının
Azalmak yerine artması
Ve iftarların olağan, sıradan, sade akşam yemeği yerine
Oruçun anlamına ve amaçına zıt olarak bir ziyafete dönüşmekte olması
Kuşku ve tuhaflık oluşturmakta
Düşünmek, araştırmak, incelemek gerekir
Çünkü dini tanımlayan Din hadisileri 'Din bilimdir' diyor
Dinde de biat, kölelik değil araştırmak, incelemek, düşünmek vardır,
Hükümdarlar ve siyasetçiler bir ülkeyi sopayla ayaktatutarlar(ayakta tutarlar)
Felsefe, bilim ve Din hadisileri ise gerçekler ve doğrular ile
Kölelik düzeniler ülkeleri hükümdarlarla ya da siyasetçilerle ayaktatutarlar
Felsefe, bilim ve Din hadisileri ise düşünürler, alimler, alimeler, bilgeler ile
İstediğiniz yönetimi seçin: Sopa mı bilgelik mi,
Bir dükkan sahbinin derdi bir dükkandır
İki dükkan sahibinin derdi iki dükkandır
Beş dükkan sahibinin derdi beş, on dükkan sahibinin derdi on
Siyasetçinin derdi ise oy sandıkıları(sandıkıları) kadar
Felsefenin, bilimin, Din hadisileri'nin
Ve düşünürlerin, alimlerin, bilgelerin dertleri ise tüm insanlık, tüm dünyadır
Hangisi doğru yönetim seçin
Dizlerinizi geçmeyen su dostunuz
Dizlerinizi geçen su düşmanınız olabilir oysa ikisi de sudur öyle ki aynı su,
Niye sünnet yaptırıyorsunuz çocuklarınıza
Hem hukuk bunu kasıtlı ve ciddi yaralama suçu saymalı
Hem sünnet Yahudilik töresidir
Hem de din dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği gibi bedenle ve parayla değil
Din hadisileri ile olur
Din hadisileri diyor ki bilim öğrenin, bilimsel olun, nefssiz olun, dürüst olun
Yoksa siz dini fakirliğe, parasızlığa yakışmayan birşey mi sanıyorsunuz
Oysa İslamiyet size demedi mi 'Yahudilere benzemeyin
Saçınızı sakalınızı bile onlar gibi yapmayın' diye
Peki bu durumda Yahudiler de sünnetli siz de, ne olacak şimdi
İlahınıza Yahudilere benzemenizi nasıl açıklayacaksınız bu durumda
İlahınız size demedi mi 'Yahudilere benzemeyin' diye
Demediyse 'Demedi' deyin
Bir yanda Yahudi icadı kaşar, bir yanda Yahudi icadı sünnet
Yahudilere neyiniz benzemiyor denilebilir artık
Yalnızca saçınız sakalınız mı
Abraham'ı İbrahim, Mose'yi Musa, Josef'i Yusuf, Daniel'i Danyal, Noah'ı Nuh
Solomon'u Süleyman yaptığınız görmezden gelinse bile
Tırnak izini bile yaralama suçu sayan hukuk acaba çocukları sünnet ettirmeyi
Neden yaralama suçu ve çocuklara şiddet suçu saymıyor
Hukuku felsefe, bilim ve Din hadisileri değil de
Siyasetçiler yaptığı için mi acaba
Ekonomi toplumu ya da para toplumu ya da bilimdışılık toplumu
Ya da siyasetçi toplumu değil, insan toplumu kurun
İnsan toplumu da ancak felsefe, bilim ve Din hadisileri ile kurulur,
Önce otuz iki diş, sonra ikigözikiçeşme(iki göz iki çeşme) aşk
Nafaka ve tazminat kaldırılmalı bence boşanmalarda
Çünkü insanlar hem evlenmeden önce iyi düşünmeli
Hem de evlenmenin ne demek olduğunun sonuçlarına katlanmaya hazır olmalılar
Yoksa evlilik çocuk oyuncağı olur, boşanmaklar da çıkar kaynağı
Ailede sorun varsa koskoca devlet var, çözmeli
İhanet ve ahlaksızlıklar gibi şeyler dışında boşamak yerine
Koca bir tokat attı ya da hakaret etti, koş hemen boşan
Ve al paraları, oh ne güzel
Görülüyor ki devletin boşanmaları önlemek için çıkardığı yasa
Boşanmaları hem körüklüyor hem de ticarete çeviriyor
Tazminatı ve nafakayı kaldır bakalım, boşanmalar azalmayacak mı
Bir de akıl alacak gibi değil, üç gün evli kalmışlar, ömür boyu nafaka
İşi var, maaşı var, bir de nafaka
Karısı ihanet etmiş, karısının sevgilisi bir de adamın çocuğunu öldürmüş
Kadına yine de nafaka, oh ne güzel dünya
Felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne aykırılıkla çözüm aramak boşa
'Bir kilo toz bir otobos' sözü vardı
Sanırım ona bir de 'Bir boşanma bir ev ya da bir araba' eklenmiş
Yetişkin insan hem akılıbaşında evlenmeli
Hem de boşanmanın sonuçlarına kendi başına katlanmalı,
Bu ülkede suçlar neden mi artıyor
Öğretmenler öğretmenliklerini
Siyasetçiler doğru insan olmayı
Sanatçılar sanatçılıklarını
Medyacılar medyacılıklarını yeterince doğru, yeterince iyi yapmadıkları için var
İdam cezası gölgelerini idam etmektir, suça iten nedenlerin
Ve suçları önleyecek gerçeklerin, doğruların kendilerini
Buyüzden ne de çok sever cehalet ve barbarlık idam cezasını
Gerici medya diyor ki 'Osmanlı etnik fedarasyon kuracaktı ancak
Mustafa Kemal ırkçı bir ülke kurdu'
Delilikten fazla birşey bunu söylemek
Çünkü etnik de ırktır
Ve Mustafa Kemal'in Türkçülüğü ırkçılık değildir
Gerçekleri ve doğruları aramaktır
Yani önce federasyon kuracaklar, sonra da patır patır federasyondan ayrılacaklar
Türkiye'ye yalnızca Ankara kalır artık
Bilimsel ülke kursak sanki koşacaklar
21. yüzyıl açık ki zırdeliliğin para, moda ve teknoloji önderliğinde
Zincirlerinden boşanması çağı,
Ben derim ki Abd'de Obama ne ise Türkiye'de de Akp odur
Obama zencilerin, etniklerin ve göçmenlerin sayesinde iktidar oldu
Akp de görülen ki çingenelerin, etniklerin ve göçmenlerin
Çünkü Akp'nin 'Zenci' edebiyatı, 'Mazlumluk' edebiyatı
Ve 'Ötekileştirilme' edebiyatı bunu gösteriyor
Belli ki Obama da Akp gibi 'Zenci' edebiyatını, 'Mazlumluk' edebiyatını
Ve 'Ötekileştirilme' edebiyatını kullanmıştır
Belki de aynı kaynaktan beslenmişlerdir ya da yüksek akıl denilen aynı yerden
Baksanıza başa geçer geçmez hemen birilerini ötekileştirmeye başladılar
Yani söz başka, ruh başka imiş meğer
Ancak hep derim ki ötekileştirilmekten şikayet edenler ellerine olanak(fırsat) geçince
Ötekileri ötekileştiriyorlarsa ötekileştirilmeyi hak etmişler demektir,
Vatanına ihanet etmeyen insan olmaz
Vatanına ihanet etmeyen insan yok
Kürtaj ve ölü doğum yani ölü bebekler dışında
Çünkü herkes ilk vatanı olan rahime geri dönmek istemez
Öyleyse vatana ihanet suçu neden bu kadar abartılıyor
Vatanına kim ihanet etmemiş ki doğmakla
Sonra da 'Anne ben seni çok seviyorum' ayakları
Annenizi mi daha çok seviyorsunuz hayatı mı acaba,
Çocukluğa alışıyor insan, büyüklük geliyor
Aşka alışıyor insan, ayrılık geliyor
Evliliğe alışıyor insan, boşanma geliyor
Evine alışıyor insan, tahliye geliyor
Adalete alışıyor insan, başına adaletsizlik geliyor
Hayata alışıyor insan, ölüm geliyor
Ah bir de insanlığa alışabilse insanlık,
Özgür kurt'tan Akp'ye zincirli kurta döndü Mhp
Zincire öyle alışmış ki İyi parti'yi bile 'İpsiz' olmakla suçladı
Demek ki özgürlük kafese alışıncaya kadar
Belki buyüzden evler sokaklardan daha çok para ediyor
Açık ki dünyada insanlık kalmayınca dünya yok olacak
Örneğin dünyaya yeniden Buz çağı gelirse
Dünyanın üzerinde hayat kalmayacağı için
Yerin altında yaşamaya başlayacaklar insanlar
Ve ölülerini gömmek ya da yakmak yerine yemek
Kanlarını da su diye içmek zorunda kalacaklar hayatta kalmak için
İşte o anlarda bir de şu olacak belki:
Dışı metrelerce buzla kaplı, içi de lav, kor dolu dünya
Genişlemeyemediği için patlamak zorunda kalacak
Ve dünya yok olacak
İşte 'Dünyada insanlık kalmadığında dünya olacak' sözümün anlamı budur
Belki de Kuran'da peygambere denilen
'Sen olmasaydın kainatı yaratmazdım' ayeti de böyle bir duruma aittir
Öyleyse insanlığa ve dünyaya felsefeyle, bilimle ve
Din hadisileri ile sahip çıkılmalı
Yoksa belki dünya üzerinde hayat kalmadıkça insanlık da yok olacak
Ve sonra da dünya
Öyleyse felsefe, bilim ve Din hadisileri yerine bu
Siyasi seçim sandıkıları(sandığıları) niye
Felsefe, bilim, Din hadisileri yerine
Siyaset mi, siyasetçiler mi sizi insanca yapacak
Kuşkusuz ki merhamet sevgiden de aşktan da üstündür
Çünkü sevgi de, aşk da ihanet edebilir
Ve ihanet etseler de sevgidirler, aşktırlar
Ancak merhamet ihanet etmez
Çünkü merhamet merhamete ihanet ederse merhamet olmaz
Akp'ye Mevlana'dan bir öğüt: 'Kul ol da at gibi yeryüzünde yürü
Cenaze gibi halkın omuzuna binip de yükselmeye çalışma'
Ben de derim ki oy için paraya ya da cehalete
Ya da incirçekirdeğine(incir çekirdeğine) sarılmaktansa
Felsefenin, bilimin ve Din hadisileri'nin ayaklarına sarıl
Felsefenin, bilimin ve Din hadisileri'nin fırtınası dünyamdaki iki ayalı yaprakları döktükçe
Ruhumda çiçekler açıyor.
'Eş seçmek kitap seçmeye benzer' demiş Konfüçyüs
Kütüphaneden seçmiyorsan fiyatı vardır
Fiyatlı evliliğe de evlilik denilmez
Bence eş seçmek felsefeyi, bilimi ve Din hadiisleri'ni seçmek gibi olmalı
Hem bedava hem doğru
Oy kullanmayana ceza var da eş seçmeyene neden ceza yok acaba.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 7.5.18/11.59