Moda, reklam, medya, sıpor(spor), turizım(turizm), cinsel tercih, okul, üniversite
Siyaset, seçim, demokrasi, özgürlük, kadın hakları gibi adlar altında
Utanmazlık elegeçiriyor dünyayı
Utanmazlık akılı ve ahlakı yok eder
Ya savaşlardan, adaletsizlikten, ahlaksızlıktan, insanlıkdışılıktan, suçlardan hiç şikayet etme
Yerel ve küresel utanmazlığa karşı birleş ey insanlık,
Toplumun dibinden bir kesit aldığımızda ortaya şöyle bir genel görünüm, sonuç çıkar:
Cahilcuhul insanların herşeyileri var çünkü bedenleriyle ve kendileri için çalışmışlar
İnsanca bir dünya, insanlık için didinmiş olanların ise hiçbirşeyleri yok
Çünkü onlar beyinleriyle ve insanlık için çalışmışlardır
Yani bedenleriyle ve kendileri için çalışmamışlardır
İşte özel sektörcü ya da sömürücü yani yalancı
Yani cehalet ve nefs hükümdarlığı yani beden iktidarı düzenlerinin özü ve özeti budur
Bakmayın siyasetçilerle, patronlarla, sanatçılarla süslüpüslü gösterilmesilerine
Bakın öyle akıldışı, öyle tuhaf bir ülkeyiz ki özel sektörle ve siyasetle
Sanat, müzik adı altında erotik danslar yapan bir çocuk hemen baştaçı oluyor
Ancak ülkedeki düşünürlerden, alimlerden, alimelerden, bilgelerden kimsenin haberi yok
Çünkü cehalet ve nefs kendine uygun tüketeceği şeyler arar, ister
Sonra da gel bu düzenden hayr(hayır) bekle
Ve yine tuhaf ki ülkemizde 200'den çok üniversite var ancak hiçbiri de
Bireysel alanlardan ülkeye, bilime ve insanlığa katkıları önemsemiyor
Yayınevileri bile yabancı yazarların kitaplarını yayınlamak peşindeler
Ülkede yerel, özgün, yeni bir yazar, şair bulmak çalışması, arayışı içinde değiller
Örneğin Türkçe üzerine birçok yazım var internette ancak kimsenin umurunda değil
Türk dil kurumu'nun bile umurunda değil, edebiyat fakültesilerinin
Ve Türk dili fakültesilerinin de umurunda değil
Sanki ülkedeki tek Türk ya da Türkçe konuşan tek insan benim
İşte siyasetin, özel sektörün ve modanın egemenliğine verilmiş ülkenin hali bu
Yani olmaması gereken ve Atatürk'ün yolundan gidilseydi olunmayacak bir ülke olduk
Özel sektör çalıyor, siyaset oynuyor, sanat alkış tutuyor, moda içki dağıtıyor
İlimhane değil gazino gibi olduk yani
Siyasette ilk kez tuhaf birşey oldu ve ihale arayışı siyasetten bilge arayışı siyasete geçildi
İlk kez, Saadet partisi ile, Saadet partisi başkanı Temel Karamollaoğlu
Saadet partisi 2019 cumhurbaşkanı seçimi için 'Bilge başkan' sunumu içine girmiş
Chp başkanı Deniz Baykal zamanında Chp'de tuhaf birşey olmuştu
Chp seçim için 'Önce ahlak' sunumu yapmıştı ancak buna karşın başına geleni gördük
Umarım 'Bilge başkan' sunumunun başına da bilgeliğe ters birşeyler gelmez
Ancak tuhaf birşey şu ki bilgeliğin özüne ve
Tarihine göre şu an dünyada benden başka bilge yok, yani hala herşey ezbere, algısal
Öyleyse bir ilçede müftülük kız çocukularına(çocuğularına) Bilgelik kursu verip
Bilgelik vermiş ve kursu başarı ile bitirip 'bilge olanlara' umre ödülü vermiş, çok gülünç
Siz gidin önce bilgenin henüz bilinmeyen tanımını öğrenin
Bilgelik üzerine kurulu olmayan bir devlete ya da siyasi iktidara bağlı yerlerin
Bilgelik vermeleri, dağıtmaları gerçekten bilgeliğe aykırı olduğu için gerçekten gülünç
Çocuktan dinli ya da Müslüman yapan kafanın çocuktan ne dinli ne Müslüman
Ne bilge olmayacağını öğrenmeleri gerekir önce
'Ben yaptım oldu' demekle olmaz bu işler
Kundaklarındaki bebekleri, çocukları, öz annelerini, öz babalarını
Öz torunlarını öldürtmüş sultanları alim, evliya, derviş, halife
Hazret yapan kafanın gideceği yer
Ya Luna park olur ya sirk ya akıl hastahanesi olur çünkü felsefe, bilim ve Din hadisileri
Bunu şaklabanlık olmak dışında kabul etmez
Herkes bilmeli ki artık herşeyin tanımı değişti
Felsefenin de, bilimin de, sanatın da, pısikoloji(psikoloji) biliminin de, dinin de
Devletin de, ordunun da, milletin de, ülkenin de, eğitimin de, ekonominin de, tarihin de
İnsanca insan olmanın da, özgürlüğün de, demokrasinin de, laikliğin de, sıporun(sporun) da
Mutluluğun da, kutluluğun da, toplumsallığın da, evrenselliğin de
Evet ben değiştirdim; felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne ve
Herşeyin kendi öz tarihine dayanıp
Bilgenin işine başka, yanlış gitmekte olan tarihi
Ve yanlış gitmekte olan şeyleri değiştirmekten başka
Gerçekte ben değiştirmedim hiçbirşeyi, yalnızca zaten var olanı gösterdim
Tıpkı çukura düşmüş insanı kurtarmak gibi
Yani ben kurtarmadan önce de o insan orada vardı
Tanımlarını yeniden yaptığım şeylerin doğru tanımları zaten içlerinde, özlerinde
Tarihlerinde vardı, ben yalnızca söze çevirdim onları, o sessiz çığlıkları
Yalnızca ışık tuttum karanlıkta kalmış olanlara, karanlıkta bırakılmış olanlara
Dişleri 32 diş ortada güldürmek mi
Mutluluktan takla atan yüzler yaratmak mı sandınız bilgenin ve bilgeliğin işinin yoksa
Temel Karamollaoğlu ilk önce Ohal'i kaldıracağını söylemiş
Madem ki bilge önce siyaseti, özel sektörü, modayı, çıplaklığı ve pılajları(plajları)
Medyada yandaşlığı, eşcinselliği, zinayı, fuhuşu(ki örneğin genelevler)
Yabancı hayranlığını, eskort kızlığı denilen şeyi, masaj salonularını
Falı, büyüyü, astrolojiyi, medyumluğu yasaklayacağını
Ve eğitimin temelinin felsefe, bilim, Din hadisileri ve evrim olacağını
Düşünür, alim, alime, bilge yetiştirmek olacağını söylemeliydi
Yani ne belgeyle bilge olunur ne de birilerinin ya da toplumun bilge demesiyle
Bilgeliğin tanımını, ne olduğunu bilmeyenler bilge yaratamazlar
Yani bilge olmak o kadar kolay değil
Ancak en azından Saadet partisi'nin 'İhale, ihaleci aramak' yerine 'Bilge aramak'
Arayışını geçirmesi hem Türkiye hem insanlık
Hem dünya hem tarih adına önemli bir ilerleme
Devletler aydınlarını cehalet içindeki karısından kaçan Dostoyevski
Cehalet içindeki karısını öldüren Althusser durumuna düşürmemeli
Gereksinimi olan düşünce insanlarına ev ve maaş vermeliler
Ve 'En acıdığım insan cahiller içindeki alimler' hadisi gerçekleşmemelidir
Gerçekten de yaşamak için cahillere boyuneğmek zorunda olan
Bırakılan, kalan düşünce insanlarının
Aydınların, üniversite mezunu insanların durumları çok acıdır
Düşünceye özgürlük öncelikle düşünce üretmeye çalışan insanlara olanaklarla olur
Sokaklarında işsiz üniversite mezunularının gezdiği
Üniversiite mezunularının cahilcuhul insanlara boyun eğmek zorunda oldukları
Bir ülkede ne gerçek üniversite vardır ne gerçek devlet ne gerçek toplum ne gerçek ülke
Öyle ki yedikleri lokma bile gözebatar, gerçekten çok acı, hadisin dediği gibi
Üniversite mezunularını ezdiren bir devlet, ekonomi, toplum, ülke, eğitim doğru değildir
Bilgiye ya da bilgiliye değer vermeyen bir toplumdan, ülkeden daha değersiz toplum
Daha değersiz, daha cahil, daha kötü ülke, devlet, toplum olmaz,
Toplumun dibinden bir kesit alın
Cahilcuhul insanların herşeylerinin olduğunu göreceksiniz
Çünkü bedenle ve kendileri için çalıştılar
Kendilerini okumaya, öğrenmeye, beyin dünyasına, insanlığa adamış insanların ise
Birşeylerinin olmadığını göreceksiniz çünkü beyinle ve insanlık için çalıştılar
Görüyorsunuz işte üniversite okummaış insanlar parayaparademiyorlar iken
Üniversite okumuş işsiz gezen insanları, işsizlikten intihar eden üniversite mezunularını
Çünkü düzen özel sektör ve siyaset yani cehhalet ve nefs yani beden
Yani beden egemenliği yani beden hükümdarlığı üzerine kurulmuş
Gökleri kartal dolu yer bülbül ölüleriyle dolar,
Siyasete, siyasi partilere ve siyasetçilere değil
Felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne, düşünürlere, alimlere, alimelere, bilgelere
Sahip çıkar akıllı ülkeler, akıllı toplumlar, akıllı devletler, akıllı tarih, akıllı insanlık
Siyasetçi-Patron-Moda üçlüsü ya da çetesi halay çekmekte
Ayaklarının altlarında gerçekler, doğrular
Oysa onlardı 'Sizin taptığınız benim ayaklarımın altında' diyen
Muhiddini Arabi'nin ayaklarının altında olan
Ne zaman çıktılar ki Muhiddini Arabi'nin ayakları üstüne
Kuşkusuz ki en doğru devlet, en doğru ülke, en doğru millet, en doğru insan
En doğru vatan, en doğru tarih, en doğru hayat felsefe, bilim ve
Din hadisileri üzerine kurulu olandır
Ah Somali'ye gösterdiğiniz ilgi kadar
Chp'nin maden ocakıları hakkındaki uyarılarını dinleyip Soma'ya da gösterseydiniz de
Soma'da en az 300 işçi ölmeseydi
'li'siz olmaları mı idi tüm suçları,
Toplum ve ülke moda, para, iş, mevki, makam, vücut ile kendilerini bir halt sanan
Cehaletin ve nefsin eline verilmiş
Yoz televizyon kanalılarına bakın, ne kadar ahlakdışı sözde ünlü varsa tümü
Bireliyağdabirelibalda baştaçı
Ülkedeki bu bilgeden ise kimsenin haberi bile yok
Sözümona ünlü, kıçına kadar kısa bir etek giymiş
Birzamanlar kendisine yapılan cinsel tacizden
Söz ediyor televizyonda
İnsanın ünü en övünçle gösterdiği yerden gelir
Demek o da ününü vücuduna borçlu
İçi bağırsak, bok, tiksinç şeyler dolu olan
Ülkede ün anlayışı bu kadar işte
Erkeğin kalbine göden yok mideden değil vaginadan geçiyor demek artık
Yani kim yapacak tepsi tepsi böreği, kolayca bacakları ve
Ve memeleri açmak, göstermek varken,
İnsanlar iki türdür bir de bu açıdan
1- Sokak hayatına uyum sağlamış insanlar ki evlerinin dışında, bedenle mutlu olurlar
2- Düşünme hayatına uyum sağlamış insanlar ki evlerinde, kitapla, okumakla, yazmakla
Düşünmekle, araştırmakla, öğrenmekle, öğretmekle mutlu olurlar
Özel sektör, siyaset ve moda sokak, beden, nicelik, tikellik, kütle insanı yaratmak peşinde
Felsefe, bilim ve Din hadisileri ise düşünme, beyin, ruh, insanlık, tarih, nitelik insanı
Oysa sokaklar yani evlerin dışıları aptallıktır, buyüzden insana ve insanlığa düşmandırlar
Sokaklarda hep cehalet ve nefs dağıtılır
Ve hep paranın, cehaletin, gücün ve nefsin sözü geçer
İnsanların birbirlerine gülümsemeleri yüzlerinde bir avuç güzel deri var diyedir
Gerisi ise derinin örttüğü bağırsak, bok, kan, kanlı organlar, iğrenç şeylerdir
Tıpkı içi kor, lav dolu dünyanın üzerine örten çimenler, çiçekler, bahar gibi,
Yaşlandıkça daha akıllı, daha mantıklı olabilir insan
Çünkü bedensel yanılsaması, bedensel sanısı oldukça azalır,
Evleriniz, paralarınız, eşyalarınız, özel eşyalarınız hiç de güvence altında değil
Öldüğünüzde çocuklarınıza kalacaklar
Onlar öldüklerinde torunlarınıza
Peki onlar öldüklerinde
Ve kimbilir nasil kişiler olacak, soyunuza eklenen her kişi yani her halka
Ve sizin için çok değerli olan şeyleri
Ve belki ülke ve insanlık için çok değerli olan şeylerinizi bile çöpe atacaklar
Ya da harvurupharmansavuracaklar
Belki barlarda, pavyonlarda, gecekulübülerinde, meyhanelerde, birahanelerde, otellerde
Ve o değerli anılarınız birgün hiçkimsenin umurunda olmayacak
Yani pamukipliğinde herşeyiniz
Felsefe, bilim ve Din hadisileri üzerine kurulu devlet, ülke, toplum, aile kurumu yoksa
Geleceği değil yalnızca günü düşünen insanların ve toplumların halileri ne acı
Düşünün ki alim bir insanın cahil bir eşi var
Büyük olasılıkla alimin tüm çalışmalarını, emeklerini çöpe atar
Bu mu yani devlet, toplum, ülke olmak, insanlık, medenilik, eğitim, bunca okul üniversite
Evet çok doğru diyor hadis: 'Cahiller içindeki alimlere, alimelere ne acı',
Dünyada 'Normal görünümlü bunaklık' yayılıyor bence
Günlük işlerini yapan, her işte çalışan, her dalda okuyan, her dalda öğreten
Para kazanan, zengin bile olan
Dışından bakılınca normal, olağan olan
Ancak beyininin yalnızca sağ beyini var
Ve beyininin sanki sol yanı hiç yok gibi
Çünkü 21. yüzyılda olması gereken zekadan, olması gereken akıldan
Olması gereken mantıktan oldukça uzaklık
Yani sanki sanacaksın ki dünyanın düz olduğuna ve dönmediğine bile inanıyorluk
Ve beyinin geneline, tümüne bakıldığında bilimselliğin b'si bile yok
İki laf etmeye kalksan, mantığın m'si bile yok
Ve kendini para, nesne, moda, zevk yani nefs ile mutlu, onurlu ve üstün sanan
Öyle ki üniversite mezunu da olabiliyor
Doktor da olabiliyor, mühendis de, öğretmen de, akademisyen de, siyasetçi de,
Felsefe de bilim de Din hadiisleri de hukuktan ve adaletten üstündür
Çünkü hukuk ve adalet yalnızca suçlular ile ilgilenirler
Oysa felsefe, bilim, Din hadisileri suçlar yani suçları yaratan nedenler
Ve suçların bilimsel çözümlerle önlenilmesi ile de ilgilenirler
Ve hukuku, adaleti düzenler yapar
Oysa felsefe, bilim ve Din hadisileri felsefe, bilim ve Din hadisileri üzerine
Kurulu olmayan düzenlere karşıdırlar,
Felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne, kitaplara, düşüncelere, kuramlara
Gerçeklere, doğrulara, önerilere, öğütlere
Düşünürlerine, alimlerine, alimelerine, bilgelerine ilgi göstermeyen toplum
Sevgililer günü, Zombiler günü, Cadılar bayramı, Anneler günü, Babalar günü
Gibi Amerika'dan gelen saçmalıklara
Nasıl da hemen sarılıyor, hemen sahipleniyor
23 nisan Çocuklar günü'ne bile Amerikadan gelmediği için sahip çıkılmıyor
23 nisan'larda kaç çocuk Sevgililer günü'ne, Anneler günü'ne, Babalar günü'ne
Zombiler günü'ne, Cadılar bayramı'na gösterilen ilgiyi görüyor
Türkiye Yabancı hayranlığı hastalığından da
Ve bu hastalığın kardeşi olan
Yerli olandan utanmak hastalığından da kurtulmalı
Bunun için de önce Yerli malı'na yani meyvaya, sebzeye, mala, niceliğe
Somutluğa değil
Yerli düşünürlere, yerli alimlere, yerli alimelere, yerli bilgelere
Niteliğe, soyutluğa sahip çıkılmalı
Bu bakımdan öncelikle Atatürk düşmanlığı tedavisi zorunlu akıl-ruh hastalığı
Anayasa suçu ve insanlık suçu sayılmalı,
Samimi(İçten) olmayan şeyler çözülürler
Samimi olmayan arkadaşlıklar, dostluklar, aşklar, evlilikler
Devletler, ülkeler, toplumlar da
Açık ki samimi olmayanlar ya unuturlar ya unutulurlar
Ya terk ederler ya terk edilirler
Ya sahip çıkmazlar ya sahip çıkılmazlar,
Tuhaf şeylerden biri de şu:
Sinema, filım(film) oyuncuları çekimlerden sonra 'Çok eğlendik' diyorlar
Acaba yaptıkları iş değil mi
Çünkü kaç işçi akşam işinden evine gidince
'Çok eğlendik' diyor,
Evden işe, işten ya eve ya sokaklara yani evinin dışına gidip mutlu olan
Kitap okumayı, düşünmeyi, felsefe öğrenmeyi, bilim öğrenmeyi, kültür edinmeyi
Araştırmayı, incelemeyi dışlamış
Ve evinde, evi ile mutlu olmayan bir insan ve toplum türü yaratmaya çalışıyor
Siyaset, özel sektör ve moda
Çünkü siyasette, özel sektörde ve modada kazança(kazanca) götüren yol
Sokaklardan yani bedenlerden yani bedenlerin para merkezilerine
Hareketilerinden geçer,
Eğitim felsefe, bilim, Din hadisileri, beyin, ruh, kişilik ve yaratıcılık üzerine kurulmalı
Eğitim değil yaratıcı eğitim, öğrenci değil yaratıcı öğrenci, okul değil yaratıcı okul
Üniversite değil yaratıcı üniversite, öğretmen değil yaratıcı öğretmen
Sınav değil yaratıcı sınav, ders değil yaratıcı ders, öğrenmek değil yaratıcı öğrenmek
Akademisyen değil yaratıcı akademisyen, hayat değil yaratıcı hayat
Felsefe değil yaratıcı felsefe, mutluluk değil yaratıcı mutluluk
Ekonomi değil yaratıcı ekonomi, devlet değil yaratıcı devlet
Ülke değil yaratıcı ülke, hukuk değil yaratıcı hukuk, adalet değil yaratıcı adalet
Doktor değil yaratıcı doktor, mühendis değil yaratıcı mühendis
Eczacı değil yaratıcı eczacı, hukukçu değil yaratıcı hukukçu olmalı
Doğa bile yaratıcı olmazsa var olamaz
Yoksa yok olmak ya da köle olmak mı istiyorsunuz
Düşünürü düşünür, alimi alime, alimeyi alime, bilgeyi bilge yapan şeylerden biri de
Yaratıcılıktır, yaratıcı olmalarıdır,
Uyku üçe ayrılır bence:
1- Beden uykusu, 2- Beyin uykusu, 3- Ruh uykusu
Ruh uykusu yalnızca düşünür, alim, alime, bilge işidir, olanağıdır
Siyaset ve özel sektör insanların yalnızca beden uykusu uyumalarını istiyor
Yani günde en çok sekiz saat
Anlaşılan ki beyinin ve ruhun gelişmesini
İnsanların, toplumun düşünür, alim, alime, bilge olmasını değil
Yalnızca üretim gücü, üretim nesnesi, tüketim nesnesi, makina, robot
Yani nesne olmalarını istiyorlar,
Akademisyenlere neden akademisyen deniliyor
Türkiyedeki akademiler tarihine baktığımızda yüksek okul düzeyinde
Yani fakülte altı düzeyde oldukları ve daha sonraları fakülte yapıldıkları görülür
Yani daha ilk bakışta düşünürlür ki akademi fakültenin altıdır, altındadır
Peki öyleyse fakültelerde neden akademisyenlik var
Yani bu durumda fakültelerde akademisyenlikten üst bir sınıf, tanım olmalı değil mi
Fakülte nedir, meşale mi tesis mi
Acaba akademisyenlik günlük hayattan, toplumun ve insanlığın günlük sorunlarından uzak
Yalnızca laklak eden insan mı
Akademi de günlük hayattan, toplumun ve insanlığın günlük sorunlarından uzak
Yalnızca laklak etmek mi de bir de 'fakülte' denilen şey var edilmiş
Üniversite ne demek, üniversal yani evrensel mi
Herşeyimiz ezbere
Çünkü ülkeyi felsefe, bilim ve Din hadisileri değil
Bunlardan haberi olmayan siyaset ve özel sektör yönetiyor,
Açık ki paranoya ve narsistlik yayılıyor dünyada
Hem 'Ya varsa?' dedirten hem dini tanımlayan Din hadisileri'ni bile öğretmeden
Kendinden yana olanları dinin sevgili kulu saydıran dini inançlar
Hem de abuksubuk şeylerin içine sokup 'En büyük sensin' dedirten moda
Ve bunları sömüren siyaset ile özel sektör yüzünden
Açık ki yaşamaktan utanmayan doğru yaşayamaz
İnsanların cehalet, nefs ve sanı içindeki hallerinden utanmayan doğru yaşayamaz
Felsefe, bilim ve Din hadisileri kadar değil
Para kadar akıl oluşmakta
Türkiye insanı boyuneğmek değil yaratmak, yaratıcı olmak zorunda
Felsefe, bilim ve Din hadisileri ile yaratmak ve yaratıcı olmak zorunda
Siyasetin, özel sektörün, cehaletin ve nefsin yaratıcılığı incir çekirdeği içindedir
Sonsuzluk ve sonsuz doğruluk yalnızca felsefede, bilimde ve Din hadisileri'nde
hiçbir dini inançtan değilim, yalnızca dinliyim, dindenim
Ancak ihalecilik siyasetinden bilgelik siyasetine geçmeye ve geçirmeye çalışan
Dini inanççı Saadet partisi'ni de kutlamak gerekir, samimi ise
'Belki uzak bir günde, büsbütün başka insanlar olarak tekrar karşılaşırız
Ve belki gülüşerek birbirimize ellerimizi uzatırız' demiş Sabahattin Ali
Felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne sırtdönmüş
Felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne aykırı
Cehalete ve nefse esir insanlarla karşılaşsan ne olur karşılaşmasan ne
21. yüzyılda sigaraya, içkiye, bikiniye, eşcinselliğe, fuhuşa, zinaya
Çıplaklığa, takıya, makyaja, dövmeye
Fala, büyüye
Silah sevgisine, araba sevgisine, deniz sevgisine
Yemek içmek nefsine
Bilimdışı şeylere, ahlakdışı şeylere
Yani cehalete ve nefse karşı olmayan insanlarla dost olmam
İster yazar ol ister şair, ister hükümdar ol ister ilah, umurumda olmaz
Sırtım taş, açlık, yokluk, çaresizlik, ölümlülük taşır ancak cehalet kibiri ve nefs esirliği taşımaz.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 3.5.18/11.46