'Ne kadar az bilirsen o kadar iyi uyursun' demiş Gorki
Oysa az uyku cehaletle ilgilidir ve beyin için de çok uyumak gerekir,
İnsanlar 'Ekmek kapısı', 'Ekmek parası, 'Geçim', 'Sıpor/Spor', 'Gezmek görmek'
Adları altında bedenlerine
Ve dünyaya esir edilip beyinlerinden, beyinden, düşünmekten
Felsefeden, bilimden, Din hadisileri'nden, kitap okumaktan, kültürden
Uzaklaştıklarını ya da uzaklaştırıldıklarını
Bedenlerini var etmek isterlerken beyinlerini yok ettiklerini
Ya da beden var edilirken beyinin yok olduğunu anlamıyorlar mı
Anlamıyorlar mı sokaklar ve işyerileri insanın, insanlığın düşmanlarıdır
Çünkü beyinin, ruhun düşmanlarıdır
Çünkü insanları, beyinleri, ruhları öğrenmekten, okumaktan
Dünyayı anlamaktan uzaklaştırırlar
Ki Sovyetler birliği'ni yıkan değil de yıkılmasına neden olan şeylerden biri de budur,
'Yaşam sana ne getirirse kabul et
Ancak kimsenin hakkını ve özgürlüğünü almasına izin verme' demiş Osho
Oysa hayat sana felsefeye, bilime ve dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı birşey getirirse
Asla alma; başkalarının hakları ve özgürlükleri yok olacak olsa bile
Çünkü felsefe, bilim ve Din hadisileri ile yok olacak haklar ve özgürlükler
Zaten gerçek, doğru haklar ve özgürlükler değillerdir(değildir),
İnsanlık şu dört 'Hayır'ı kafasınakazımalı(kafasına kazımalı):
Bu koşullar altındaki modaya, sanata, sıpora hayır,
Trt radyosunda türkü çalıyor: Bir kilo kestane aldım elliye
Kabuğunu soydurdum esmer tenliye,
Akıllandığını sandıkça aptallaşmakta olan
Akıllandırıldığı sandırıldıkça aptallaştırılmakta olan bir insanlık var
Binlerce üniversitesi olan, 21. yüzyılda dünyada
Moda, sanat, sıpor, sanat ve Ekmek parası diye,
'Birini sevdiğin zaman şehrin nüfusu bire iner' demiş Kemal Hamamcıoğlu
Cehalet ve nefs için ya da bencil, bireysel insan
Ya da bencil hayatlar için böyle olabilir de
Felsefe, bilim ve Din hadisileri içindeki insan
Ya da evrensel insan için şehirin nüfusu daha da artar
Çünkü aşık olunca başkalarının da olduğunun daha çok farkına varır,
'Vücudunun %70'i su olan bir canlının nasıl olur da içi yanar' demiş Ece Ayhan
Mecaz bir amaç varsa vücut başka 'iç' başkadır 'Acıdan içim yanıyor'daki gibi
Nicel anlam varsa insanın içi su istiyorsa zaten vücudundaki su oranı
%70'in altına inmiştir yani suyu isteyen %70 su olmak isteyen sudur
Ayrıca bedenin içinin de dışı vardır ve o da su ister
Örneğin bağırsaklar bedenin içindedirler ancak bağırsakların içlerinde ve
Dışlarında dışları vardır ki onlar da su ister yani yalnızca iç değil yüzey de su ister
Sözcük oyunuları ile iş yapmak doğru değildir çünkü gerçeklerden uzak bir insanlık oluşabilir,
Anlaşılıyor ki yetişkin insan dişisine değer verenler
Yetişkin insan dişisileri değil yetişkin insan erkekileridir(erkekleridir)
Yoksa yetişkin insan dişisileri kendilerini böyle sereserpe
Ve cinsel sunumlu biçimde yani çıplak, yarıçıplak yerlere atmazlardı
Yetişkin insan erkekileri(erkeğileri) için,
Dostluğun ve birliğin iki dostu vardır:
1- Düşük ücretler, yoksulluk, adaletsizilik, eğlence, nefs gibi şeyler yani beden dünyası
Yani dünya dünyası yani cehalet ve nefs dünyası
Örneğin işçileri gırevde(grevde)biraraya getiren şey düşük ücret, geçim, para
Yoksulluk gibi şeylerdir
Ve işçiler arasındaki dostluğun da yoksullar arasındaki dostluğun da sürmesi,
Geçim sorununun, iş sorununun, para sorununun
Hayat karşısındaki güvencesizliğin, yoksulluğun sürmesine bağlıdır
Eğlence, düğün, şölen, ziyafet gibi şeylerde biraraya getiren ise nefstir
İşyeri arkadaşlığı, okul arkadaşlığı, mahalle arkadaşlığı, asker arkdaşlığı
Afetlerde yardımlaşmak gibi şeyler ise
Yine nesnel zorlamaların, dünya işlerinin, dünya zorlamasılarının oluşturduğu arkadaşlıklardır
Yani zor da insanları birleştirir
Ancak zorun yarattığı birliklerde insanlarda düşünsel içerik pek ya da hiç önemli değildir
Çünkü önemli olan şey bedensel, nicel, dünyasal, maddi çıkarlardır
Onların durumuları ışık görüp toplanmış
Ateşböceği'lerinin(Ateş böceklerinin) durumları gibidir
Ve av bulmuş aslanların durumuları gibidir
Ve su bulmuş ormanın durumuları gibidir
Ki buyüzden 'Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine' denilmiştir
2- Felsefe, bilim, Din hadisileri yani ruh dünyası ise dostlukları ruhun
Ve ruhsal doğru düşünmenin yaratmasıdır
Bu dostlukta insanların kişilikleri de çok önemlidir
Buyüzden ki 'Bilim Çin'de olsa gidip öğrenin' denilmiştir
Ve 'Hayatta en doğru yol bilimdir' denilmiştir
Cehaletin ve nefsin oluşturduğu ya da cehaleti ve nefsi önemsemeyen dostluklar
Ve birlikler zorunlu da olsalar yanlıştırlar
Ve onlara dayalı bir toplum, ülke, devlet kurmak da yanlıştır ki
Sovyetler birliği'ni yıkan nedenlerden biri de
Batıyı yıkacak nedenlerden biri de
Dünyadan özel sektörü kaldıracak nedenlerden biri de
Dünyadan siyaseti kaldıracak nedenlerden biri de budur,
'Menfaat karşısında küçülenlerden büyük yetişmez' demiş Falih Rıfkı Atay
Öyleyse cehennemden kurtulmak çıkarı, cennete gitmek çıkarı sunan ilahlara da
Dini inançlara da boyuneğmemek gerekir değil mi
Zaten din Din hadisileri'dir yalnızca, dini tanımlayan,
'Kaderinse dünya küçüktür
Ama kaderin değilse çıkmaz sokakta bile karşılamazsın' demiş Elif Şafak
Rastlantının adını kader koymuş Elif Şafak
Kadere inanan insandan gerçek, doğru yani bilimsel bir yazar yani aydın olmaz bence
Ve dünya zaten bir çıkmaz sokak
Kader var olsaydı kendikendini yazardı zaten
Düşünürün, alimin, alimenin, bilgenin, yazarın, şairin, bilimcinin görevi
Kader olmamayı yazmak
Nobel ödülü almayı kaderi yapmak istiyorsa
Ya Orhan Pamuk'un yöntemini izlemeli ya da Hıristiyanlığı(Hristiyanlığı) öven
Sözler eklemeli yazacaklarına
Çıkmaz dünyada Nobel ödülü almak kader değildir bak
Çünkü verirlerse almazsın olurbiter(olur biter)
Amerikan okulularında(okullarında) mürekkepyalamışlığı(mürekkep yalamışlığı)
Orhan Pamuk'la kesişmekte bak
Oysa biz hep 'Kahrolsun Amerika!' diye bağırdık
'Kahrolsun Amerika' sokağına girmeyen kimse 'Kahrolsun Amerika' ile de karşılaşmaz
Kaderi ayaklar ya da insanın kendisi mi yazıyor yoksa
O zaman kader demeye ne gerek varki(var ki),
'Kaç yaşında olursan ol uyuyunca geçecekmiş gibi gelecek
Kaç yaşında olursan ol geçmeyecek' demiş Pavese
Gelecek geçmeyecekse gelecek olmaz zaten
Çünkü zaten geleceğin geçmesi demek geleceğin bitmesi, sona ermesi demek değildir
Her yıl bahar biter ancak gelecek yıl yeniden gelir
Bir su deposundaki su biter ancak dünyada hep su vardır,
Bence beyinin(beynin) sağ beyini benzerlikler yani benzerlikleri bulmak ve sahiplenmek
Sol beyini de farklılıkları bulmak ve sahiplenmek üzerine kurulu
İkisinin ortası da gerçekçi, adil, vicdanlı, medeni olmayı sağlıyor olabilir
Gandh'inin
'Önce önemsemezler, sonra gülerler, sonra kıskanırlar, en sonunda ise yenilirler' sözü
Beyinin bu özelliğini ve durumunu yansıtıyor bence
Ve bence tarih de insanlardan yani bedenlerden
Yani bedenlerin özelliklerinden değil beyinin özelliklerinden oluşuyor
Yani bence tarih irade değil doğa, ve doğanın iradeye yansıması
Budurumda(Bu durumda) televizyonda sürekli gösterilen cinayet, savaş
Şiddet ve tecavüz dizisileri ve filımları(filmleri) yani sürekli gösterimde olan suç ve savaş
Önce tepkiye yani dışlamaya, sonra da benimsemeye yol açabilir
Örneğin bu tür Tv gösterimlerinin yoğun olduğu Abd'de
Her yıl en az bin cinayet işlenmekte imiş
Yani ortada sanki 'Tavşan kaç, tilki tut' oluşumu oluşmakta
Eğer böyle ise aptallıkların ya da tercihlerin adlarını kader koymamak gerekir
Bence bir ülkede televizyon tüm gün düşünür, alim, alime, bilge dizisileri
Filımları, belgeselleri gösterirse toplumda düşünür, alim, alime, bilge olmak isteği
Tüm gün suç dizisileri, filımları gösterilirse de suçlu olmak eğilimi oluşur
Moda da çıplaklığı yani utanmazlığı yaymaya çalışıyor
Oysa dinde bunlar da suçtur
Yoksa dünya ve medya suç üzerine mi kurulmaya çalışılıyor, bilip ya da bilmeden
Yani sol beyin zamanla ya da sürekli yinelemeyle(tekrarla)
Önce red ettiği sağ beyini sonra benimsemeye mi başlıyor
Ve ünlü 'Algı oerasyonu' denilen şey de gerçekte bu mu
Bilenler bilirler bundan 15-20 yıl kadar önce Kıbrıslı bir ruhbilim uzmanını
Bir gece apartopar Abd'ye götürmüştü ve o kişi hala Cia ile birlikte çalışıyor sanırım
Aman sağ beyine ve sol beyine dikkat
Biliyorsunuz hayvanlar da sağ beyin üzerine kuruludur ki hemcinslerini ve yavrularını
Hemen tanırlar, benimserler ve sahiplenirler
Dünyada 'Algı operasyonu' diye hayvansal bir insanlık ve hayvansal bir dünya mı
Yaratılmaya, kurulmaya çalışılıyor acaba
Aman sağ beyine çok dikkat
Bence benzerlikleri değil farklılıkları bulma zamanı
Farklılaşma zamanı
'Biz farklıyız, farklı olacağız ve farklı kalacağız!' diye bağırma zamanı
Kuşkusuz ki felsefe, bilim ve dini tanımlayan Din hadisileri ile,
'Bizim şarap içmemiz ne keyfimizden, ne dine, edebe aykırı gitmemizden
Bir an geçmek istiyoruz kendimizden, içip içip sarhoş olmamız bu yüzden' demiş Hayyam
Ya uykusuzluk çekiyordu ya uykuyu sevmiyordu
Ya da beyinine, ruhuna söz geçiremiyordu
Çünkü kendinden de dünyadan da geçmenin içki, sarhoşluk dışında
Uyku ve yararlı işlerle uğraşmak gibi iki doğru, iyi, güüzel seçenek de var,
Akp iktidarından ya da Osmanlıcılık iktidarından korkmayın
Karl Marx'ın 'Tarihin diyalektiği/konuşması' dediği şey gerçekleşiyor yalnızca
Şimdiye kadar hep Atatürkçüler, demokrasiciler, laikler, Tc'ciler, Osmanlı karşıtıları konuştu
Şimdi ise bunların karşıtlığı ve karşıtları konuşuyor
Bırakın konuşsunlar
Her sözleri felsefenin, bilimin ve Din hadisileri'nin altında kalmaktan
Felsefe, bilim ve Din hadisileri önünde büyük bir hezimetten başka şey olmayacaktır
Çünkü felsefedışı, bilimdışı, Din hadisileri'ne aykırı
Akıldışı, ahlakdışı, insanlıkdışı bir yol gittikleri
Bir dünya, savundukları, övündükleri, baştaçı ettikleri
Kuşkusuz ki yanlış doğruya da gidebilir de
Kötünün götüreceği yer daha kötülükten başka yer olmaz,
Cehenneme inanan insanların yaptıkları hukuklardan, yasalardan
Mahkemelerden, yargılardan adalet
Eğitimlerden eğitim beklemek ne kadar doğru olabilir acaba
Çünkü adaletten ve eğitimden anlamak cehennem denilen işkenceye, zulüme, vahşete
Akıldışılığa, insanlıkdışılığa karşı çıkmayı da gerektirir
Yoksa neyin adaleti, neyin eğitimi,
Acı çekmek zordur ancak kiralık yani başkasılarının evilerinde acı çekmek daha zordur
Düşünün duvarlar bile size yabancı ve evden çıkarıldığınızda duvarlardaki anılar bile
Size kalmayacak
Yalan ifadelerle, yalancı şahitlerle, saptırılmış delillerle mahkum olmak ise
Daha da acı, daha da zor
Düşünün hapishaneler de başkasılarının
Hep 'Başkası' içinde ne kadar kendisi olabilir insanlar ve toplumlar
Ve herşey felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne de aykırı ise,
İnsan bedeni yani insan her organı aynı canlının içinde olan bir canlı gibi sanki
Baştan ve ayaklardan geçen bir çember çizin
Ağız da dışkılanılan yer de, beyin de bağırsaklar da, yürek de böbrekler de
Aynı çemberin içindeler
Yani sanki bir oda hem yemek odası hem hela hem yatak odası hem mutfak gibi,
'Dışarı'sı yüz göstermek, saç göstermek, makyaj göstermek, giysi göstermek, takı göstermek
Dövme göstermek, beden kütlesi göstermek
Başkasılarının mekanılarında olmak gibi şeylerdir
'Başkaları' ve 'Göstermek' ve bunlardan mutlu olmak gibi şeyler bunlara
Ve bunların oldukları yerlere ve zamanlara bağımlılık yaratır
Dışarıya alışmış bir insan evinde mutlu olamaz hale gelir
Başkasılarına alışmış bir insan kendisiyle ya da eviyle ya da felsefeyle, bilimle
Ve Din hadisileri ile mutlu olamaz bir hale gelir
Bir çocuğa dışarıyı ya da dışarıda yemek yemeyi
Ya da dışarıda mutlu olmayı sevdirmek, alıştırmak ona
En büyük kötülüklerden birini yapmak demektir
Ve özel sektör ve moda denilen canavarlar da bu beklerle
Çünkü insanlar ne kadar çok sokağa çıkarlarsa
Evilerinin dışlarında ne kadar çok zaman harcarlarsa o kadar çok para harcarlar
Ve modayı da o kadar çok vazgeçilmez bulurlar
'Dışarı' düşmandır çünkü cehalet, nefs, beden, sanı, aldanış, sömürmek, sömürülmek
Üzerine kuruludur
Sokaklar beyini, ruhu eksiltir ve zamanla yok edebilir bile
'Sokak çocuğu, sokak kadını, sokaklarda yatıpkalkmak, sokağa düşmek, evsizlik
Berduşluk, serserilik, dilencilik, sokaklarda sürtmek' gibi şeyler bunu anlatır
Sokaklar felsefenin, bilimin, Din hadisileri'nin, beyinin, ruhun, insancalığın değil
Bedenin, cehaletin, nefsin, aldanışın egemenliği ve 'Başka'ya bağımlılıktır
Sokaklar görünmeyen, soyut bir uyuşturucu gibidir
Sokaklar beyini, ruhu öldürmektir, sanının esiri olmaktır
Bir insanı da milleti de yok etmek istiyorsanız sokaklara alıştırın
'Dışarı'yı yani sokakları yani evinin dışında geçirdiğin mekanları ve zamanı ruhundan temizle
Çünkü o sanı, yanılsama ve nefs aldanışları canavarına aittir
İnsanın büyük bir dünyevi dışı var zaten yani bedeni
Ona bir de ondan da büyük dışı, dışarıyı yani sokakları ve uzantısılarını eklememek gerekir
İnsanın ikinci dünyevi dışı olarak olması gereken yer yalnızca evidir
İnsana en büyük dış ise yalnızca Felsefe-Bilim-Din hadisileri üçlüsü olmalıdır
İnsan dünyanın, düzenin, sokakların, ticaretin, ekonominin, başkasılarının değil
Felsefe-Bilim-Din hadisileri'nin uydusu olmalı yalnızca,
Güzel demek güzel demek değildir
Örneğin şeker güzeldir
Ancak yemeye(yemeğe) tuz ya da yağ yerine şeker katılırsa hem bu katmak
Hem de yemek güzel olmaz
Yabancı çalgılar da güzel sesler çıkarabilirler
Ancak ülkede yabancı kültürlerin ve yabancı hayranlığının yayılmasına da neden olabilirler
Ki örneğin gitar güzel ses çıkarsa da Türkiye'de yayılması
Türkiye'de genelde Batı, özelde Amerikan kültürünün ve
Hayranlığının da yayılması demek olabilir ki bu da bu koşullar ve bu içerik altında
İnsani ya da doğru, iyi olmayan birşeyin yayılması demek olacağından güzel değildir
Yani nefse yani güzelliğe çüş, oha gibi şeyler demeyi de bilmeli
Güzellik öldürücü, yok edici de olabilir
Yoksa fareler fare zehirilerine koşmazlardı
Moda utanmaz deliliğin ısrarlı özgüvenidir bence, kulakasmamak(kulak asmamak) gerekir,
Memur, memure devletin, memurun, memurenin onuruna söz söyletmemeli
'Birşey olmaz, zaten küçücük, önemsiz birşey ya da yemek' diye sivillerden kabuller var da
Ya birgün örneğin bir patron önce ikram diye sunup
Sonra da biryerlerde, birilerine 'Ben işyerime gelen memurlara şu kadar bin liralık
Yemek yedirdim'
Ya da 'Şu kadar ihale aldım ancak şu kadar da bağış yaptım' derse ne olacak
Devlet de çalışanıları da kuşkusuz olmalı
Bence devlet çalışanı dağda, çölde değilse işverenlerin bir lokma yiyeceklerini bile
Kabul etmemeli
Ve memurlar, memureler asla başkasılarının evilerinde kirada oturmamalı
Ya kendi evilerinde ya da devletin yerilerinde(lojmanılarında) oturmalı,
'Seni dünyalardan çok seviyorum' diyorlar
Ancak unutulan çok önemli birşey var; dünya bir tane
Önyargıya karşı olmak da bir önyargıdır bence
Pusula gidilmesi gereken yönü değil kendine uyan yönü gösterir
Ancak bu yanlış birşey değildir çünkü o yön olmasa doğru yönü bulamayız
Tanışırtanışmaz(Tanışır tanışmaz) 'Tanıştığımıza mutlu oldum' demek
Nebüyük(Ne büyük) bir saçmalık
Mutlu olup olmayacağın sonra belli olur,
Dünya öyle bir dert ki
Sevsen içi kor, dışı sanıi yanılsama, aldanış birşeyi, içi bağırsak bokla seveceksin
Sevmesen zaten dert olur
En doğrusu dünyayı ve yaşamayı değil felsefeyi, bilimi ve Din hadisileri'ni sevmek
Böylece iğrençlik de hata da oluşmamış olur
Ömer Hayyam ile Mevlana aynı kafa mı
Mevlana da kurnaz bir dinsiz mi acaba
Çünkü Mesnevi'de dine ve insan onuruna zıt öyle şeyler varki(var ki)
Örneğin Mesnevi'nin 'Kurbağa ile farenin arkadaşlığı bölümünde
Kendisine 'Edepsiz, aşağılık' demiş ve kendisini pislik örneği yerine koymuş
Peki Müslüman diye tanıtılan Mevlana namaz kılıyor muydu
Mevlana yanlış mı tanıtıldı ve tanıtılıyor ya da tanınmış acaba
Ya da Mevlana Ömer Hayyam gibi biri değil de Nasrettin hoca gibi biri mi acaba
Bakın Mevlana da Nasrettin hoca da aynı dönemde yaşamışlar zaten
Ömer Hayyam ise onlardan önce
Mevlana'yı yeniden incelemek gerekir bence
Bugüne kadar Mevlana'yı genel yöntemlerimden biri olduğu olduğu üzere
Hep övdüm, hep olumluladım
Ancak genel yöntemlerinden de biri olduğu üzere
Biraz daha derin incelemeliyim belliki(belli ki),
Çocuk eğitimi palyaço, komedyen, eğlence uzmanı ya da çocuk gibi ya da çocukça
Ya da dans kursu ya da gazino ya da lunapark gibi
Ya da hayvan kostümüleriyle hayvanat bahçesi gibi değil
Yetişkin insan gibi, yetişkin davranmakla
Düşünür, alim, alime, bilge olarak
Felsefe, bilim ve Din hadisileri ile verilmeli
Ve beden olarak değil beyin, ruh, kişilik olarak
Ve kahkahalarla değil ciddiyetle verilmeli bence,
Kendi kendine gülene de, kendi anlattığına önce kendi gülene de deli diyorlar
Kendi anlatacağına ya da anlattığına önce kendi gülmeyen komedyen
İnsanları aldatıyor demektir
Yani kendinin gülmediği birşeyi bir de paralarını alıp
İnsanlara neden anlatıyorsun
Kendi sesini güzel bulmayan, kendi sesini sevmeyen ses sanatçısı mı olur,
Dini inançlılık öyle akıldışı, yoz bir hale getirilmekte ki
Örneğin başı örtüp kendini dinli sanmak
Ya da başı örtmeyi dinlilik göstermek gibi
Yani neredeyse türbanlı bayanları evliliğe razı etmek için
'Sana ev, araba alırım' demek yerine
'Sana cami alırım, minare alırım, musalla taşı alırım' demek modası başlayacak
Oysa din dini tanımlayan Din hadisileri'dir yalnızca,
Birşeyin yerine daha doğru birşey koyulmuşsa sorun yoktur
Sorun yanlış birşeyin yerine daha yanlış
Doğru birşeyin yerine yanlış birşeyin koyulmasıdır
Doğrunun ölçüsü ise yalnızca felsefe, bilim ve Din hadisileri'dir
Bayların yarısı üstün zekalı, yarısı normal zekalı
Bayanların ise yarısı normal zekalı, yarısı normal zekalı değil mi acaba diye
Düşünmekten kendini alamıyor insan
İnternetteki müstehcen, porno resimleri
Ve ortalıkta sütyen-külot
Ya da takı içinde ya da boya içinde ya da dövme içinde
Ya da cinsel sunumlu giyimli
Moda esiri akıldışı, ahlakdışı dolaşanları görünce
İnsanlığa bakınca ise sanki hiç yüksek zekalı insan yokmuş gibi dünyada
Çünkü ahlak zekanın, akılın mantığın en üst basamağıdır da
Ne de güzel görünüyor içi kor dünya üzerinde, içi bağırsak bok, tiksinçlik dolu bedenler
Ben kitap yazmıyorum ben düşünce yazıyorum
Oysa herkes kitap yazıyor
'Şu kadar kitap yazdım, yeni kitabım çıkıyor, yeni kitabım çıktı' falan,
Yeter artık yeter
Akp denilen cehalet, ilkellik, barbarlık, vahşet, hilebazlık, takiyye
Akp denilen demokrasi düşmanılığı, laiklik düşmanılığı, akıl düşmanılığı
Bilimsellik düşmanılığı, medenilik düşmanılığı, Atatürk düşmanlığı
Vicdan düşmanılığı, medenilik düşmanılığı, felsefe düşmanılığı, yalan fabrikası, yalan rüzgarı
Dini tanımlayan Din hadisileri düşmanılığı
Akp denilen sokak, Akp denilen 'dışarı'sı
Gitmeli artık Türkiye'nin başından
Yerli ve milli değil o, yerli ve hileli
Ve yasaklansın siyaset, siyasi partiler
Felsefe, bilim ve Din hadisileri yönetsin artık Türkiye'yi ve tüm dünyayı
Bugün 1 mayıs diye bir de işçiden emekçiden söz etmiş utanmadan
Sen kaç gıreve(greve) gittin kardeşim kaç gıreve
Sen kaç laiklik gösterisine gittin kardeşim, kaç laiklik gösterisine
Atatürk'ün ölüm gününde Atatürkçü
Nazım'ın ölüm gününde Nazımcı
İşçilerin ölümlerinde 1 mayısçı olurlar
Yetti ya, yeter artık
Bilinmeli artık Osmanlı da Osmanlıcılık da insan ve insanlık düşmanı demektir
Türkiye 10 watlık ampülle değil güneşle, felsefeyle, bilimle ve Din hadisileri ile
Aydınlanır ancak
Işık diye yalnızca dibini aydınlatan 10 watlık ampül değil güneş görmeli artık Türkiye
Etek sarı, güneşten değil sen etekten sarısın
Cehennemi bilmek mi istersin, cehennem ülkeyi siyasetin ve özel sektörün yönetmesidir
Cenneti bilmek mi istersin, cennet ülkeyi felsefenin, bilimin, Din hadisileri'nin
Ve kamucu düzenin yönetmesidir
Sovyetler birliği'ni yıkan şey sizi de, tüm dünyayı da yıkacaktır.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 1.5.18/09.57