Birzamanlar(Bir zamanlar) bu ülkede sokaktaki insanlarda pek bulamayacağınız
İki nesne vardı; biri kol saati idi
Öteki de kol saatinden bile zor bulunan olan kalem idi
Kol saatileri genelde altın kaplama oldukları için hep pahalı idiler
Öyle ki sünnetlerde ve düğünlerde takı olarak takılırlardı
Kalem ise toplumun kalemle kağıtla kitapla pek işi olmadığı için
Genelde yalnızca
Resmi yerlerde, bakkallarda, toto oynayanlarda ve bulmaca çözenlerde olurdu
Günümüzde bile hemen hemen herkeste saat var, en azından ceptelefonularında
(cep telefonlarında) olarak
Ancak yine de kalem eskiden olduğu gibi yine zor bulunabilen birşey insanlarda,
Farkında mısınız, sürekli yazıyorum, insanlar, toplumlar, insanlık, dünya sürekli
Olarak moda, medya, sıpor(spor), eğlence, bayram, festival, şenlik, yarışma, rekor
Demokrasi, laiklik, eğitim, devlet, özgürlük, sanat, turizım(turizm)
Ekonomi, ticaret diye barbarlığa, bedenselliğe, vahşiliğe, ilkelliğe yönlendiriliyor
Çocukluğumda düşündüm ki 'Araba seven insanlar okumayı, okula gitmeyi, kitabı
Kültürü, bilim dünyasını sevmeyen tür insanlar'
Buyüzden(Bu yüzden) arabayı hiç sevmedim, sevmiyorum da
Barbarlığı mutlu eden şeyler beni etmez çünkü felsefeyi, bilimi, Din hadisileri'ni
Mutlu etmez
Felsefeyi, bilimi, Din hadisileri'ni mutlu etmeyen şeyler beni de mutlu etmez
Yani felsefede, bilimde, Din hadisleri'nde 'mutluluk, mutlu olmak' gibi şeyler
Göbek atmak gibi birşey değil 'kutlu' olmak gibi birşeydir
Ben örneğin şunları barbarlığın simgeleri olarak görüyorum:
'Moda, çıplaklık, beden sunumlu giyim, araba, silah, deniz, mangal, dövme, makyaj, takı
Kol saati, sigara, içki, sıpor, gürültü
Doğa sevgisi, hayvan sevgisi, kitap sevmeme, felsefeye ilgisizlik, bilime ilgisizlik
Din hadisileri'ne ilgisizlik, marka bağımlılığı, kalite bağımlılığı, son teknoloji bağımlılığı'
Kol saati taşımanın ileri sürülen mantığı da bence hiç mantıklı değil
Neymiş, ceptelefonunun(cep telefonunun) pili bitermiş
Öyleyse bunun çözümü kol saati taşımak değil yedek pil taşımaktır
Çünkü ceptelefonunun pili biterse konuşamazsın ve konuşman çok zorunlu olabilir
Örneğin acil birşey için örneğin polis, cankurtaran gibi
Üstelik yedek batarya kol saatinden daha ucuz
Kol saati takmanın gerçek nedeni ise gerçekte zaman falan değil, moda
Yani teşhircilik saplantısı yani başkasılarına(başkalarına) bağımlılığı
Başkalarına göstermeyi, başkalarına görünmeyi yani megaloman ve saldırgan narsistliği
Haz yapmak saplantısı çünkü hem zamana ilgi gösteren insan felsefeye, bilime, tarihe
İnsanlığa, kitaplara da ilgi göstermelidir ancak bu durum hem aşırı yiyip içip
Ya da sigara, içki içip hem de denize girmenin nedeni olarak 'sağlığı' göstermek gibidir
Hem de gösterilmek yani teşhir edilmek istenilen şey kol saatinin kendisinden çok
Kol saatinin markası ve kayışıdır
Öteyandan(Öte yandan) ceptelefonuna yedek pil taşımak yerine
Powerbank denilen şeyi taşımak da biraz mantıksızlık çünkü yedek pil hem Powerbank
Denilen şeyden daha ucuz hem de daha az yer kaplar
Gerçekte tüm bunların temelinde Türkiye kitlesinin ve
Ülkesinin başının temel belalarından biri olan
Genelde 'Yabancı hayranlığı', özelde ise 'Batı hayranlığı yatıyor bence
Yani 'Batı ne yaparsa arkasından koş'
Yani ben birinde kol saati ya da dövme ya da takı ya da makyaj ya da cinsel sunumluluk
Ya da kas sunumululuğu ya da silah sevgisi ya da deniz sevgisi ya da mangal sevgisi
Ya da doğa sevgisi ya da köpek sevgisi gibi sevgi gördüğümde
Diyorum ki kendime 'Bu barbarlığın bir gönüllü esiridir'
Hiç unutmam; lisede yılbaşı diye mi yoksa başka birşey diye mi ne
Sınıftaki her öğrencinin bir öğrenciye hediye vermesi diye birşey vardı
Birkezinde(Bir kezinde) bir kız öğrenci bana çıkmıştı çekilişte
Kız da gitmiş bana bir şişe parfüm almış
Hediyeler derste sahiplerine verildi
Ben 'Benim gibi birine kitap yerine nasıl parfüm alırsın!' diye içimden sinirlendim
Ve teneffüste okulun arka bahçesine çıkıp, tenha bir yerde
Parfüm şişesinin üzerine koca koca taşlar atdım(attım) kırmak için öfkeyle
Ancak lanet şey birtürlü(bir türlü) kırılmadı idi, ben de çöp kutusuna atmışdım(atmıştım)
Yani düşünün ki eğitimde yozlaşma ya da bozulma eskiden tohum tohum ekilmiş ki
Bir öğrenci bile bir öğrenciye kitap, büyüteç, kalem gibi şeyler hediye etmek yerine
Parfüm hediye etmeye kalkmış
'Sen benim gibi birine kitap yerine nasıl parfüm hediye edersin he!'
Lanetin şişesi o kadar sağlam ise içi ne kadar pahalı idi kimbilir
Sanırım o zamanlar yerli parfüm de yoktu
Yani ben böyle şeyleri sevenleri ciddiye almıyorum
Üniversite mezunu bile olslaar aydın saymıyorum
21. yüzyıldayız, adam mangal yapıyor
Sanki evinde mutfak, ocak, kap yok
Yakında ata binip kılıç, ok, yay, mızrak da kuşanırsak hiç şaşırmam
Böyle siyasete, böyle siyasi partilere, böyle eğitime
Böyle nicel demokrasiye bu yakışır ancak,
Farkında mısınız, kız çocukları 'Aşk' sözcüğünü kullanmaya başlamışlarsa
Aşk hayatına da adım atmış oluyorlar
Yani bir kız çocuğu bu sözcüğü kulanmaya başlamışsa
Büyük olasılıkla okumayı, okula gitmeyi sevmiyor
Ya da hayata beyinden değil bacak arasından bakacak demektir artık
Çünkü bazı şeyler bazı şeylerin var olmasını ya da gelişmesini engelleyebilir
Okullara bunun için moda, giyim-görünüm serbestliği sokuldu zaten bence
Ülkeyi demokrasiden koparmak isteyen gücün dışındaki bir gücçe(güççe)
Yan aynı kaşıkta iki farklı yemek,
Aydın olmak dört aşamadan geçer bence:
1- Kitap okumak aşaması
2- Kitap kurdu olmak aşaması
3- Ayaklı kütüphane olmak aşaması
4- Yazmak aşaması
Buyüzden ki 200'den çok üniversite olan ülkemizde 200 aydın bile bulmak çok zor
Çünkü üniversite bitti mi kitap okumayı bırakan tuhaf bir üniversite mezunu kitlesi yaratılıyor
Adamın binlerce kitabı var ancak internette bir tek yazısı bile yok
Laiklikçi kitapçılara baktığınızda Batı yazarlarının kitaplarının
İslamcı kitapçılara baktığınızda ise yerli yazarların kitaplarının çoğunlukta olduğunu
İşte buyüzden görürsünüz
Yani Akp başageldi(başa geldi) de laikçiler biraz kitap yazmaya başladılar
Yoksa 'Benim sözde aydınım' ne güzel 'Batı kitapları okuyor, dönüp dönüp bir daha okuyordu
Huzur, kibir ve keyif içinde
Yani demek ki şerden hayr(hayır) doğması doğru imiş
Yoksa yabancı yazarların kitaplarından başka kitap bulamazdık
Laiklikçi kitapçılarda
Düşünmeyenler kitap da yazamazlar zaten
Demek ki Akp gelinceye kadar, İslamcılar laikçilerden daha çok düşünmekte imişler
Yani 'Düşünen derviş, muradına ermiş'
Ötekiler ise sigara, içki, deniz, bikini, laylaylom
10 kasım'larda birkaç damla gözyaşı, biraz hüzün
Anlaşılıyor ki Üsküdar'ı atı alan değil kitap yazan geçiyor,
Farkında mısınız
Üniversite eğitimi sırf sınavları geçtiler diye
Ahlakı, akılı mantığı, bilimselliği dışlamış kişilere
Öyle ki akıl-ruh hastasılarına(hastalarına) bile üniversite diploması verir hale gelmekte
Bir lise öğretmeni de şöyle diyordu: 'Okulumuzu başarılı göstermek
Ve dolayısıyla okulumuzda okumaya daha çok talep yaratıp
Ve dolayısıyla okulumuza daha çok bağış yani para gelmesini sağlamak için
Sınavlarda kolay sorular sormamız isteniyor
Öyle ki bazı öğretmenler bile zor soru soran öğretmenlere kızıyorlar buyüzden'
Oysa doğru okul, doğru eğitim elek gibidir
Çuvala herşeyi değil, yalnızca eleği geçenleri doldurmak gibidir,
Sevgi altına benzer, birine duyulan sevgi ise çiçeğe
Altın çamura düşse temizlenir
Ancak üzerine örneğin inek pislemiş bir çiçek artık güzel değildir
Eğitim, hayat, demokrasi, özgürlük, sanat, medya gibi şeyler de sevgiye değil de
Birine duyulan sevgiye dönüşmeye başladılar, aman dikkat
Tuhaf ki güzel var da güzel birşey kalmıyor artık dünyada
Moda kazan, herşey kepçe, dönüyor, dönüyor içinde
Ben üniversitelerden üniversite diploması değil
Düşünürlük, alimlik, alimelik, bilgelik vermenizi istiyorum
Yoksa üniversite demek altın değil çiçek demek olur
Ve parayı veren çiçeği koparır
Düşünebiliyor musunuz; üniversiteler düşünür, alim, alime, bilge insanlar yetiştirmeli iken
Fahişe, falcı, büyücü, medyum, üfürükçü üniversite mezunuları bile var
Bence Atatürk'ü anmak değil, Atatürk'ün önünde boyun büküp 'Utanmak zamanı' artık
Ancak gel gör ki en başta moda, medya, turizım denilen şeyler utanmaya
Yani insan olmanın, Türk olmanın
Düşünür, alim, alime, bilge olmanın
Dinli olmanın temeline karşı savaş açmışlar
İnsan artık iki şeyden utanmalı:
1- İnsan olamamaktan
2- İnsan olmaktan
Dünyada en değer verdiğim şey üniversitelilikti
En büyük hatam üniversitelilere güvenmek oldu
Dünyada en övündüğüm şey üniversite mezunu olmaktı
Şimdi en utandığım şeylerden biri oldu
Ne Atatürk'ü ne Yunus'u
Ne felsefeyi, bilimi ne Din hadisileri'ni takan bir insan türü ve toplum türü
Yetiştirmeye çalışıyor en başta moda
Modaya lanet olsun
Savaşlar bile moda silahlarla yapılır
Kartaca'daki filler bile en son moda silahlardı
Moda olan yerden size asla hayr gelmeyecek
Evrende rastlantı vardır ancak siz zorunluluklarda
Ve felsefede, bilimde, Din hadisileri'nde birleşin
Moda en gelişmiş, en büyük, en genel, en görünmez, en sinsi, en zararlı atom bombasıdır
Ruha, beyine, kişiliğe, düşünmeye saldıran
Ben üniversiteyi üniversitede öğrenmedim çünkü üniversiteyi üniversitede öğretmiyorlar
Düzene yani özel sektöre uygun kafa öğretiyorlar
Bak ne yaptı üstelik de bir özel üniversitenin hukuk fakültesi bölümüne giden genç bayan
Akademisyen annesinin boğazını ekmek bıçağı ile kesip öldürdü uyurken
Aynı şeyler Abd dahil öteki ülkelerde de oluyor
Çünkü moda denilen nefs canavarı herşeyi bozuyor
Modanın başına bakın kimler var; düşünürler, alimler, alimeler, bilgeler mi var
Yoksa hayata, dünyaya, insana, insan olmaya, mutluluğa, özgürlüğe
Demokrasiye, laikliğe bacak arasından bakanlar mı, özet bu işte
'Haydi çocuklar okula', moda denilen canavar sizleri bekliyor ham yapmak için
Bırakın öğrencilerin hallerini, öğretmenlerin hallerine bakın yeter
Sanki eğitimde felsefe, bilim ve Din hadisileri ile değil de
Modada öğrencileri ile ve mankenler, modacılar ile yarışıyorlar
Bakın 'Askere moral' diye bile bikini giyen sözde sanatçıları götürdüler
Tepeden tırnağa moda olmuş ülke
Bunun felsefedeki, bilimdeki ve Din hadisileri'ndeki adı bozulmaktır
Nerede bu ülkedeki pısikoloji(psikoloji) bilimi
Siyasetin ve modanın şubesi mi olmuş acaba o da
Amerikan kamuflajını giydirdiler askere
Şimdi de 'Mehmetçik Mehmetçik' diyorlar
Kurtuluş savaşı'nda bu askerlerin üzerilerinde Amerikan kamuflajı yoktu kardeş
Neymiş sonra bir de 'Çanakkale geçilmez'miş
Çanakkale yalnızca Atatürk zamanında geçilemedi kardeş
Yalnızca Atatürk zamanında
Sırtında Amerikan kopyası kamuflajı ile 'Çanakkale geçilemez' diyemezsin
Biraz da sen örnek, önder, baş ol dünyaya
Ya bunlar bir de biraralar(bir aralar) rütbe simgesilerinin yerlerini değiştiriyorlardı galiba
Omuzlardan göğüs hizasına indirip
Ben de tepki göstermiştim,
Toplumun yarısı başına türban takıp ülkeyi Araba çekiyor
Yarısı kıçına bikini takıp Batıya çekiyor
Birgün soracak insanlar korkarım
'Dünyada Türkiye diye biryer vardı, nerede acaba?'
Baksanıza çocukların adları Arabça, Latince, Farsça yabancı adlar ile dolmaya başladı
Etik, hijyen, aktivite, formasyon, anektod gibi Batı sözcüğüler dilimize doldurulmakta
Çünkü doğru birleştirici olan tek şey felsefe, bilim ve Din hadisileri'dir
Bunlara aykırılık, bunlara zıtlık değil
Trt'nin yayın yasağı koyduğu müzik ürünülerine bakın
İçlerinde akıla, mantığa, ahlaka, insan olmaya aykırı olanlarını da göreceksiniz
Akılına(Aklına) geleni değil
Akılına gelenlerden felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne uygun olanı yap
Yoksa osuruktan teyyare de yapmak isteyen çok olur
Biliyorsunuz ya bir sözde sanatçı, sözde ressam da menisinden tablo yapmış
Akıl akıla hergelen(her gelen) değil felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne uygun olandır
Akılın, özgürlüğün, doğrunun, insan olmanın ve
Demokrasinin üzerinde 70'lik, 35'lik, uzun, kısa yazmaz
Bu ülkeye gerekli olan tek şey: Felsefe, biilim, Din hadisileri ve Türkçe
Yoksa gençliğe de öğretmenlere de, kadına da erkeğe de
Cahile de okumuşa da
Atatürkçüye de, Osmanlıcıya da
Dinliye de dinsize de
Sağcıya da solcuya da
Milliyetçiye de komüniste de
Gençe(Gence) de yaşlıya da
Sivile de askere de
Akademisyene de, siyasetçiye de
Sanatçıya da zanatçıya da birşey emanet edilmez
Durum böyle işte
Kara değil kapkara
Nereye gidiyon gız, üzerindeki cinsel sunumlu, açıksaçık, daracık, moda sözde giysilerle
Bikiniyle, mayoyla
Etinle, derinle, cinselliğinle, cinsiyetinle, niceliğinle
Üniversiteye mi mabede mi özgürlüğe mi insanlığa mı insan olmaya mı
Medeniliğe mi barbarlığa mı
Ve neredeyse külotlarına kadar kısa etekli liseliler
Peki eğitim, devlet, ülke, toplum, halk, millet, demokrasi, laiklik, nereye gidiyor
Felsefenin, bilimin ve Din hadisileri'nin götürdüğü yere mi
'Yüreğinin götürdüğü yere git' söözü altında modanın, yozluğun
Çürümenin, insanlıktan çıkmanın, barbarlığın, ilkelliğin, vahşiliğin
Cehaletin, nefsin götürdüğü yere mi.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 29.4.18/13.44