Benim gözlerim seni görmezki(görmez ki)
Benim gözlerim felsefe ile bakar
Benim kulaklarım seni duymazki
Benim kulaklarım bilimle duyar
Benim ruhum seni sevmezki
Benim ruhum Din hadisileri ile sever
Benim dünyam seni bilmez
Benim dünyam felsefeyi, bilimi, Din hadisileri'ni bilir,
Nicel zeka, nicel akıl, nicel mantık, nicel bilinç, nicel dünya ile
Nitel zeka, nitel akıl, nitel mantık, nitel bilinç, nitel dünya arasındaki fark şudur:
5 milyon insan 5 milyon insan daha ne yapar, sorusuna
Nicel zeka, nicel akıl, nicel mantık, nicel bilinç, nicel dünya şöyle yanıt(cevap) verir:
'11 milyon insan yapar'
Ancak nitel zeka, nitel akıl, nitel mantık, nitel bilinç, nitel dünya
'11 milyonluk bir kitle yapar' der,
'Haklı olanı güçlü kılamadığımız için
Güçlü olanı haklı kılıyoruz' demiş Zülfü Livaneli
Hayata, dünyaya, olaylara, değerlere, kavramlara ne basit, ne nicel, ne tikel
Ne bilimdışı bir yaklaşım
Çünkü güçlü olanlar da haklı olabilirler
Ve haklı olmak doğru olmak mıdır
Ve kötülükler de, yanlışlar da kendilerini haklı gösterebilirler
Örneğin bir ülkede fuhuş, zina yasak değilse fuhuş yapanlar da
Zina yapanlar da haklıdırlar
Yani hukuka göre haklılar diye fuhuşu, zinayı mı güçlü yapmalıyız
Değerlendirmeler, yargılamalar, kararlar 'Haklı, haksız' gibi kavramlar üzerinden değil
Felsefe-Bilim-Din hadisileri üçlüsü ile yapılmalıdır
Yoksa doğru denilen hayat karga kavgasından başka şey olmaz,
Çocuklar en başta anneleri tarafından bozuluyor
Çocuklarının yanında soyunup giyinen anneler
Çocuklarının yanında bikini, mayo diye sütyen-külot ortalıkta dolaşan anneler
Ve nefsin esiri olmuş anneler çocuklarına, özellikle erkek çocukularına(çocuğularına)
Yanlış, olumsuz, kötü etkide bulunmuş oluyorlar
En ilkel, en basit birşeyden başlayamayan ahlak, edeb, akıl, mantık
Daha üst şeylerden ya hiç başlayamaz ya da çok zor başlar,
Güçlerini felsefeden, bilimden ve dini tanımlayan Din hadisileri yerine
Paradan, maldan mülkten, servetten, mevkiden makamdan, bedenden, nicelikten
Alanlara hem çok yazık hem çok ayıp,
Özel sektör ve yandaşıları insanların beyinlerinin gelişmesini istemiyor olmalılar
Çünkü günde 8 saat uyku ancak 'Ancak yüzde onu kullanılıyor' denilen beyin için geçerli olur
Budurumda şu ileri sürülebilir: Bir hastalıktan ya da bedensel yorgunluktan dolayı değilse
Sekiz saatten çok uyuyan insan
Beyininin(Beyninin) %10'undan daha çokunu(çoğunu) kullanıyor demek olabilir
Çünkü bir organ ne kadar çok çalışırsa o kadar çok dinlenmek isteyebilir
Ki eğer böyle bir kişi bir beyin, düşünce, kültür insanı ise bu olasılık
Daha çok olasılık kazanır,
Kanserin genetik olması vardır
Bir de koşullardan, ortamdan olması vardır
Bir de cehaletten olması vardır
Bir de nefsten olması vardır
Son üçü çözülebilir de birincyi yok etmek
Binlerce, milyonlarca, milyarlarca yıl sürecek bir evrim bile gerektirebilir,
Bir konuda ne kadar çok olasılık, seçenek sürülebiliyorsa o kadar eğitimlilik vardır
Koyu, derin cehalet içinde olan insan bir olasılık sunmakta bile başarısız olabilir
Doğru eğitim düşünmek konusunda olasılıkları ve seçenekleri arttırmak demektir
Yanlış, kötü eğitim ise bunu oldukça azaltmaya çalışır
Ve bu durumun zirvesi de diktatörlüktür
Gerçek ki diktatörlük felsefenin, bilimin, Din hadisileri'nin dediğini değil
Özel sektörün ve siyasetin yani cehaletin ve nefsin dediğini, istediğini yapmaktır,
Bir insan nefsini yok etmek cesaretini gösteremiyorsa
Düşünsel, nitel bir cesarete sahip değil demektir
Kendi eleştirmek, kendini suçlamak cesaretini göstermiyorsa da öyledir
Onlar hem suçlu hem güçlü olmak isterler
Onlar hem yanlışı yaparlar hem de suçu başkalarına atarlar
Ve bunu gelenek, töre, huy, alışkanlık, kendiliğindenlik(otomatik) haline getirmişlerdir,
Burunu(Burnu) var ancak gözüleri(gözleri) yok
Kıçı var ancak ayakları yok, gemi
Görülür ancak görmez
Avuçumuzdadır(Avucumuzdadır) ancak tutulmaz, ışık
Ayağımızın altındadır ancak başımızın da üstündedir
İnsana benzer ancak insan değildir, gölgemiz,
Düşünürün(Filozofun), alimin, alimenin bilgenin biryanı(bir yanı) evliya gibi
Biryanı da savaşçı gibi olmalıdır
Çünkü haksızlıklar, yanlışlar, kötülükler, vicdansızlıklar, zulümler, zalimler
Adaletsizlikler karşısında susmak ya da cehalet çaresizliği
Ne onlara yakışır
Ne felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne,
En doğru, en iyi, en üstün devlet de, ülke de, millet de, adalet de, hukuk da, eğitim de
Sanat da, medya da, sevgi de, aşk da, evlilik de, arkadaşık da, dostluk da, insan olmak da
Yalnızca felsefe, bilim ve Din hadisileri içinde bulunur,
'Anlamlı', 'Doğru', 'Güzel' sözler gibi sözleri mutlaka eleştirin
Mutlaka bir yanlışlarını, tutarsızlıklarını bulmaya çalışın
Ancak bunu felsefe, bilim, Din hadisileri
Akılla, mantıkla, vicdanla, tarafsızlıkla, adaletle, içtenlikle(samimiyetle)
Dürüstlükle, iyiniyetle, adillikle yapın,
Akp 'Püskevit'çi Mhp'ye Bebek bisküvisi mi verdi acaba, kendini sevdirmek için
Bebek bisküvisi daha yararlı da
Çünkü içinde birçok vitamin ve mineral var,
Tarihin dönemeçileri(dönemeçleri), kırılma noktasıları
Kimseye yandaş olmamak
Yalnızca felsefeye, bilime, Din hadisleri'ne
Akıl, mantık, ahlak, vicdan, varoluş olarak insancalığa sarılmak
Yalnızca gerçekçi ve doğrucu olmak zamanılarıdır,
Bu ülkede asıl suçlu Akp'dir
Asıl suçluyu yargılamadan ya da suçsuz, masum görüp
Öteki suçluları yargılamak niye
Hukuksuzluk, adaletsizlik, bilime aykırılık, mantıksızlık değil mi bu
Akp'nin en çok oyu almış olması onu suçsuz, masum göstermez
Suçsuz, masum olsaydı zaten hem hukuku, kanunları, düzeni, ülkeyi, devleti
Felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden uzak, zıt, yoksun olan kendisine göre
Değiştirmeye kalkmazdı
Hem de yaptıklarından önce özelde
Felsefe, bilim ve dini tanımlayan Din hadisileri
Genelde ise akılıbaşında, ahlakı edebi yerinde herkes mutlu olurdu
Yalnızca kendisi ve yandaşıları değil
En çok oyu almak aklamaz, suçsuz, masum yapmaz
Düşünelim ki Hitler de %90 oy almıştı, Kenan Evren de
Oysa bakın Yunus'un, Mevlana'nın sözülerini sağcısı da paylaşıyor solcusu da
Dinlisi de dinsizi de
Açık ki doğru olan doğruda, iyi olan iyide, adil olan adillikte en çok yeri kaplar
Oylar bunlara üstün değil
'Kendinizi kendinizle zaman geçirmeyi yalnızlık saymayacağınız biçimde
Yetiştirin' demiş Tarkovski
'İnsanın kendisi felsefe, bilim ve Din hadisileri içinde değilse
Yani insanın kendisi yanlış yolda ise kendisiyle zaman geçirmesi de kayıptır,
Erdoğan'dan neden erken seçim tarihi konusunda dürüstlük bekliyorsunuzki
Dürüstlük amaçlarından biri olsaydı zaten Chp başkanı Kılıçdaroğlu'nun
Yıllardır yinelemekte olduğu, televizyonda açıkoturum çağırısına
Bir kez olsun uymaz mıydı zaten
Bir de 'Davete icabet gerekir' derler.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 26.4.18/11.14