Demokrasi ve insani özgürlük yani bilimsel özgürlük yanlış, kötü, akıldışı, ahlakdışı
Bilimdışı, insanlıkdışı şeyler içermez
Yanlış, kötü, akıldışı, ahlakdışı serbestlikler, haklar, özgürlükler olan
Demokrasi de, özgürlük de yanlıştır
Demokrasi ve özgürlük yanlış şeyler olmadıklarına göre
Atatürk'ün ölümünden sonra Türkiye'ye hep cehalet egemen oldu
Ve bu cehalet günümüzde Akp olarak zirveleşti, simgeleşti
Siyaset okul değil ticari işyeridir zaten
Siz hiç düşünür(filozof), alim, alime, bilge arayan bir ticari işyeri gördünüz mü,
Alimler de yemek yerler zalimler de
Zalimlerin alimlerden ana farkları
Zalimlerin akıllarının ve kişiliklerinin oldukça küçük olmasıdır,
Türkiye felsefe, bilim, icat ve Din hadisileri ülkesi yapılmalıdır
Çünkü Türkiye Atatürk sayesinde hem dünyada buna en uygun ülkedir
Hem de dünyanın her yönüne bir güneş gibi yerdedir
Ancak bunun için özel sektöre, siyasete ve siyasetçilere değil
Felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne, düşünürlere, alimlere, alimelere
Bilgelere gereksinim var
Ve paradan önce bu amaça uygun akıla ve bu amaça uygun kişiliğe,
İnsan halileri(halleri) vardır ve bilinmesi gereken, insana ait dört temel hal vardır:
1. hal: Örneğin yıllardır yaşamakta olduğunuz bir ilden(şehirden) başka bir ile gidip yerleştiğinizde ve geriye artık hiç dönmeyeceğinizde orası ve oradakiler için artık ölü biri gibi olursunuz mantık olarak yani size yani birilerine göre varsınız ancak oradakilere göre yani birilerine göre yoksunuz, işte ölüm, ölmek böyle birşeydir, biryerde yani hayatta artık yoksunuz ancak biryerde artık varsınız yani mezarda, bunu anlamak iki tür insan, toplum, insanlık, dünya yaratır, düşünürler-alimler-alimeler-bilgeler bunu bilip bu halde yaşayan insanlardır, cehalet-nefs içindeki insanlar da bu hali bilmeden
2. hal: Uykuda iken dünyadan, hayattan, kendinizden, başkalarından, hiçbirşeyden haberiniz olmaz ancak uyku ya da rüya denilen bir dünyada, hayatta hayattasınız, yaşamaktasınızdır, ölüm işte böyle birşeydir, kendinizi var sanırsınız ancak gerçekte yoksunuzdur ve sizin dışınızdakiler için de yoksunuzdur, bunu anlamak da iki tür insan, toplum, insanlık, dünya yaratır, düşünürler-alimler-alimeler-bilgeler bu hali bilip bu halde yaşayanlardır, cehalet-nefs içinde olanlar da bu hali dışlayıp yaşayanlar
3. hal: Ağaça(Ağaca) ya da ağaçın bir dalına tutunup aşağı sallanık durumda konuşmak: Bu durum bedene, hayata, dünyaya, işe, cehalete, nefse sarılıp konuşmak gibidir ve felsefe ile ilgisiz olanların konu açıldığında felsefe; ve insan, toplum, gerçek, doğru gibi felsefe konusularında(konularında) konuşmasıdır ve üstelik bir bilirkişi, uzman gibi de konuşabilir yani niceliğe sarılıp nitellik, somutluğa sarılıp soyutluk, tikelliğe sarılıp tümellik, bedene sarılıp ruh hakkında konuşmak gibidir, bu hal de iki tür insan, toplum, insanlık ve dünya yaratır, düşünürler-alimler-alimeler-bilgeler yerdeki konuşan insan gibidirler, bu hali bilip bu halde yaşayan insanlardır; ağaçta sallanıp konuşan insan da bu hali dışlayıp dünyaya, bedenine, hayata, cehalete, nefse sıkısıkıya sarılıp konuşan insan
4. hal: Diyelim ki bir A köyünde doğdunuz büyüdünüz yaşadınız ya da orada bir zaman tatil yapdınız(yaptınız) ve sonra oradan tam ters yönde ve çok uzaklardaki B ülkesine gittiniz. A köyündeki insanların sabahları kalktıklarını, sabahları ne yapmaya başladıklarını, neler yapmakta olduklarını ve akşam yatıncaya kadar neler yapacaklarını düşünebilirsiniz ancak onlarla aranızda koca bir uzaklık var yani düşünenle yani sizle yaşayanlar, var olanlar arasında. İnsan da böyle üç türlüdür yani hayatı, dünyayı, gününü, kendini, anlarını düşünmeden, hayal etmeden, birebir yaşayanlar; beyini ile hayat, dünya arasına bir uzaklık(mesafe) koyanlar ancak bu uzaklık birebir yani sıkı yani çok yakın olanlar ve dünyayı, bedenlerini, hayatlarını, kendilerini, anları amaç edinmiş olanlar; ve o uzaklık çok olanlar yani dünyayı, hayatı, kendini, anları bir hayale aleminde imiş gibi yaşayanlar ve dünyayı, hayatı, bedenini, kendilerini, anlarını, yaşamayı amaç edinmemiş, düşünmeyi, hayal etmeyi amaç edinmiş olanlar. Bu üç durum üç farklı insan, toplum, insanlık, hayat ve dünya türü de yaratır; düşünürler-alimler-alimeler-bilgeler bu halip bu halde bilip yaşayan insanlardır, cehalet-nefs içindekiler de bu hali dışlayıp yaşayan,
Yani düşünürler-alimler-alimeler-bilgeler kendileri, bedenleri, hayat, dünya ile aralarına çok büyük uzaklıklar, aralıklar, aralar koymuşlarken ve önce beyin, ruh, düşünce, hayal, soyutluk, tümellik ile ve önce hayal içinde yaşarlarken cehalet ve nefs içinde olanlar ise kendilerine, bedenlerine, hayata, dünyaya sımsıkı, birebir sarılmış yaşarlar ve konu açılırsa da üstelik bir de o konularda çok kafayormuşlar(kafa yormuşlar) gibi lakluk ederler, buyüzden ki örneğin bir şairin şiir yazması ile şair olmayan birinin şiir yazması farklıdır, bencil birinin şiir yazması ile evrensel birinin şiir yazması farklıdır, bencil birinin sanatı ile evrensel birinin sanatı farklıdır yani aynı şey içinde çok farklı ve birbirine zıt şeyler olabilir yani aynı şeyleri aynı şeyler sanmamak gerekir,
Kuş için önemli olan şey gökyüzü değil, sağlam tutunabileceği bir daldır
Demokrasi demokrasicileri
Diktatörlük ise diktatörlüğe boyuneğenleri(boyun eğenleri) korur
Tıpkı kafesteki kuş gibi
Balığın hayali yazmak değil yüzmektir
Kuşun hayali konuşmak değil uçmaktır
Yani olağan şeyler de amaç ve hayal olabilirler
İnsanın hayali de felsefe, bilim, Din hadisileri
Düşünür, alim, alime, bilge olmak
Felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne göre örnek insan olmak olmalıdır
İnsanın insanca olması oldukça olağan birşeydir,
'Bazı kapıları kapayın
Gururunuzdan dolayı değil
Artık hayatınıza uygun olmadıkları için' demiş Coelho
İnsan felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne zıt ise
Kuşkusuz ki yanlış kapı diye doğru kapıları kapatır
Yani bazı kapılar insanların kendilerine uygun olmayabilirler
Ancak doğruya ve insanlığa uygun kapılar olabilirler
Felsefe böyle muğlak
Yanlışa, kötüye de hizmet edebilecek sözleri sevmez,
Vatan, millet, devlet sevgisinin
'Yalnızca devletimiz için çalışalım, herşeyi devletimiz yapsın
Hep devletimiz en çok kazansın'ın adı sömürülmek, fakirlik
'Herşey benim olsun, en çok ben kazanayım, ben zengin olayım
Herkes bana çalışsın, ben yalnızca kendimi düşüneyim'in adı da özel sektör olmuş
Devletler, insanlık ve akıllı insanlar, akıllı toplumlar hangisinin yanında durmalı
Hangisinin yanında olmalı acaba,
Bir bayan oyuncu 'Ben hayatta en çok bir gerillayı oynamak isterim' demiş
Bir sanatçının hayaline bakın
Yahu hiç değilse de ki 'Madam Curiye'yi oynamak isterim, Hz Rabia'yı oynamak isterim'
Bunlar da kendilerini aydın, sanatçı sanıyorlar
Çıplaklığın ya da pornonun sanat sayıldığı yerde akılsızlık da medenilik
Aydın olmak sayılır
Bir üstelik de bir bayan sanatçının hayaline bakın
Ey cehalet ve nefs, senin yenemeyeceğin tek şey dini tanımlayan Din hadisileri'dir
Yumurtanın içinden neyi çıkmaz, kabuğu
Açar ancak açmaz, kitap olur ancak okunmaz, çiçek ve yaprakları
Umre'ye, hacca gitmek parayla olur
Önemli olan şey Din hadisileri'nin miracına gitmek, üstelik bedava da
Ve din ne para ile yapılır ne parası olanlarla ne para isteyen şeylerle ne özel bir dille
Çünkü din akılı başında herkes içindir
Mevsimler size gelmek için sizden para mı istiyor
Güneş sizden para mı istiyor
Modaya uyan insan mabedde(mabette) olsa dinli sayılmaz
Bikini giyen insan akademisyen olsa alim sayılmaz
Cehaletle ve nefsle dinin yolu zıttır
Bilimdışılık ve nefs içindeki insan alim olsa alim sayılmaz,
Ben 'Milletin efendisi köylüdür' demiyorum
'Milletin efendisi felsefe, bilim ve Din hadisileri'dir' diyorum
Ben ülkeyi gençliğe, gençliği de öğretmenlere emanet etmiyorum
Felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne emanet ediyorum,
İstenir ki ülkede ve dünyada herşey felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne uygun olsun
Ancak bir kadın gibi davranan İyi parti başkanı kadın Meral Akşener
Akp'yi ve Mhp'yi öyle bir büyük korkuya ve öyle büyük bir telaşa düşürdü ki
İktidarın Chp'yi hiç önemsememesi, hiç tehdit olarak görmemesi
Acaba Chp başkanının erkek gibi davranmaması mı diye düşünmek gerekiyor
Ve acaba Baykal'ın ayağı erkek gibi davrandığı için mi kaydırıldı
Ve beliki de Akşener erkek gibi davranıyordur
Demek ki siyasette de hala 'Erkek gibi davranmak' gibi feodal kültürler geçerli
Ancak erkek olup da erkek gibi davranamamak da var
Örneğin Hitler gibi ve erkek gibi olmakla diktatör olmayı birbirine karıştıran
Oysa diktatörlük erkeklik değildir, adamlık da
Bayandan insan olur, baydan insan olur
Ancak diktatörden bay ya da bayan olur da insan olmaz
Demek ki insanları insan yapmak yerine bay ve bayan yapmaya çalışan
Moda da bir diktatörlük gerçekte
Çünkü bakın moda da ahlak, edeb, şeref namus tanımıyor
Belki de modanın da arkasında gizli bir diktatörlük vardır
Bence insan çıplaklığını da erkekliğini de dişiliğini de yatak odasında bırakmalı
Ve kamusal alanda 'İnsan' olmalı
Ve düşünür, alim, alime, bilge insan olmak da en zirvesi
Ben 'Birinci görevin Türk istiklalini, Türk cumhuriyeti'ni baştaçı etmektir' demiyorum
'Birinci görevin felsefeyi, bilimi, Din hadisileri'ni
Düşünürlüğü, alimliği, alimeliği, bilgeliği baştaçı etmektir' diyorum,
'Dünü toprağa gömmezseniz, yarınlarınız açmaz' demiş La Edri
İhanete 'Yarın' demek yanlıştır
Yarınlar dünü gömmekle değil felsefe, bilim ve Din hadisileri ile açmalı zaten
Ki felsefe, bilim ve Din hadisileri'nin de 'Dün'leri vardır zaten
Doğru hiçbirşey geçmişsiz olmaz, verilmiş emek bile 'Geçmiş'tir.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 23.4.18/08.37