'Verdiğin değeri görmüyorsan
Gördüğün değeri ver ki herkes yerini bilsin' demiş Müjde Aklanoğlu
Peki senin verdiğin değer felsefeye, bilime ve
Dini tanımlayan Din hadisileri'ne göre doğru bir değer mi
Değer bir ticaret değil ki eşitini ya da çoğunu isteyesin
Felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne uygun değer vermeyenlerin
Ya yanlış, kötü bir değer alacakları
Ya da hiç değer almayacakları açıktır
En doğrusu ve en iyisi şudur:
Değer vermek ya da değer almak
Ya da değer verip değer almak üzerine değil
Yalnızca felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne uygun yaşa, konuş ve davran
Bunlardan değerini alan alır
Almayan zaten hem yanlış yoldadır hem de değersizdir,
Yetişkin insan erkeği için bedeni kendisi açısından birinci kişidir yani kendisidir
Ancak yetişkin insan dişisi ise bedeni kendisi açısından ancak ikinci kişidir
Sevişme sırasında ise bedeni seviştiği kişi ile paylaştığı
Ortaklaşa kullandığı üçüncü kişi olur
Buyüzden(Bu yüzden) cinsel ilişki yetişkin insan erkeği açısından sadistlik
Yetişkin insan dişisi açısından ise hem dolaylı sadistlik hem de doğrudan mazoşistliktir
Buyüzden yetişkin insan erkeğinde sadist narsistlik
Yetişkin insan dişisinde ise mazoşist narsistlik gelişir
Bunun terse dönmesi ise eşcinselliktir
Yani akılsal ve ruhsal sağlıklı bir insan soyu
Yetişkin insan dişisinin mazoşist yapısı
Yetişkin insan erkeğinin de sadist yapısı üzerine kuruludur
Yoksa hem yetişkin insan dişisi ile cinsel ilişkiye girip acı çektiren
Hem de 'Kadına saygı'dan söz eden yetişkin insan erkeği
Nasıl olur da insanlığın bir parçası olabilir
Dünya akıl işi değildir, hiçdeğilse insanlar akıl işi olmalı
Yani ya yetişkin insan dişisi ile sevişmeyeceksin
Ya da yetişkin insan dişisine saygıdan söz etmeyeceksin
Bence ikincisi daha gerçekçi ve daha mantıklı
Zaten görmüyor musunuz kimisi ortalıkta sütyen-külot diye dolaşıyor
Kimi de kendileri gibi düşünmeyenlerin işkence edildiği bir Öteki dünya peşinde
Bence tek saygı felsefeye, bilime ve Dini tanımlayan Din hadisileri'ne olmalı
Çünkü gerisi içi kor dolu bir dünya
Ve içleri bağırsak bok dolu
Ve birbirlerini beceren insanlar
Yani nesi saygın bunun
'Evlenelim ancak cinsel ilişkide bulunmayalım' diyen yetişkin insan dişisileri var dünyada
Acaba yetişkin insan dişisinin de insanın da en saygını onlar mı
Peki ya 'Lüp lüp' tıkınıyorlarsa ya da sigara, içki içiyorlarsa
Ya da bikini, mayo, açıksaçık ortalıkta dolanıyorlarsa
Neyse biz yine de, herşeye karşın yalnızca
Felsefe-Bilim-Din hadisileri en saygın, en mantıklı, en tutarlı, en gerçekçi, en doğrucu olan
Ürememek de insanlığa ihanet zaten
Demek ki en doğrusu ya da en iyisi yalnızca üremekten üremeye sevişmek
Gerisi ya cehalet ya nefs
Yani insanlığın en büyük iki düşmanı
Öyleyse ne acı; sevişmeyenleri
Ya da şeyi kalkmayanları boşayan hukuklara, devletlere
Bence insanı olduğu gibi hukuku, adaleti, devleti, mutluluğu da bacak arasında aramamalı,
Çocuk sayısını neden arttırmak istiyorsunuz
Özel sektöre daha çok ucuz eleman sağlamak
Ya da daha çok satış yapıp daha çok para kazanmak
Ya da daha çok oy almak
Ya da dünyayı işgal etmek
Ya da felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne uyup
Daha çok düşünür(Filolzof), alim, alime, bilge yetiştirmek için mi,
'Allah seni benden ayırmasın' diyor bir şarkı
Öyleyse ya Allah'a inanmıyor
Ya da Allah'a inanmanın ne demek olduğunu bilmiyor demek
Çünkü İslamiyet'e göre Allah'ın emiri(emri) olan ölüme karşı çıkmış oluyor
Ve ekliyor 'Dünyada senin gibisi yok anne'
Haydi canım sende
Şarkıları da şarkı olmaktan çıkardılar artık
Bence Felsefe-bilim-Din hadisileri içinde yeni bir müzik türü yaratmalı,
Sigaraya karşı savaş yapılıyor
Gerekçe: İnsan ve toplum sağlığı
Haydi canım sende
Öyleyse Gdo ve Nişasta bazlı şeker ne
'Kanserden dolayı oluşan Sgk'nin yükünü azaltmak
Ve dövizi kurtarmak istiyoruz' deyin bari
Yoksa insan, toplum, ülke ve sağlık savunması önce demokrasi, laiklik
Bilimsellik, Türkçe ve Atatürk savunması ile başlar bu ülkede
Üstelik bir de bebekler eve çocuklara zorunlu aşıları zorunlu olmaktan çıkarıldı
Hani nerede insan ve toplum sağlığı
Açık ki siyaset üç parçadır: Bir parçası cehalet, bir parçası nefs, bir parçası da yalan
Buyüzden belki Atatürk
'Ordular ilk hedefiniz siyaset' değil de
'Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir' demiştir
Bilim ak bir derya gibi zaten
Ne güzel demiş Mevlana
'Ahlak örtüsü olmayanı baş örtüsü dindar' yapmaz diye
Ancak din yalnızca ahlak değildir
Çünkü dini tanımlayan Din hadisileri der ki
'Din bilimdir, bilim olmayan yerde din de olmaz'
Yani yalnızca ahlak değil bilimsellik de zorunlu dinde
Ve bilimselliğin bir kapısı da nefssizliğe
Nefssizliğin bir kapısı da inzivayadır
Bir de siyasetin, siyasetçiliğin ve siyasetçilerin hallerine bakıyorum da
Ne bilim var ne nefssizlik
Sanki siyaset bir böcek ve çekirgenin yavrusu,
Büyük büyük sözler ediyor, küçük küçük insanlar
Sanki sanıyorlar ki büyüklüğe yalnızca dil dahildir, ruh ve kişilik dahil değildir
Öyle ki Hitler bile büyük büyük sözler etmiş
Oysa kurdun bile en büyük sözü yalnızca ulumaktır
Yani konuşmadan önce 'olmak' gerekir, 'büyüklüğe' uygun
Yoksa ses insanın ağızından da çıkar, altından da
İş güzel koku ise yalnızca ottan değil misk gibi bir hayvandan da çıkar,
'Coşku zekadan daha önemlidir' demiş Einstein
Kuşkusuz ki amuda kalkılıp bakılırsa dünyaya öyledir
Ya da önemli demek üstün demek değil, önden gelen demektir
Yoksa zekanın üstü coşku değil akıldır
Ve zekanın en üstünü de ahlak,
'Düşünmek kolaydır, yapmak zordur' demiş Goethe
Belli ki ya pek düşünmemiş ya da düşünmeyi pek sevmemiş
Çünkü dünyanın en zor işi genelde düşünmektir, özelde ise kitap okumak
Ki kitap okumak da düşünmek ile olur insanda
Düşünmek ne kadar zora gitmişse yapmak da o kadar kolaylaşır
Çünkü düşünmek kolaylaştırmak da demektir
Batı Batı dediler de, pek de kof çıktı bu Batı be
Dünyaya bakın; dünyanın Batısı da Doğusu da Batıdan en çok çekmiştir
Akılı kısa olanın eli uzun oluyor demek
Hani diyorlar ya 'Onlar konuşur, biz yaparız'
Goethe'nin peşinden gidiyorlar, Goethe'nin akılına uyuyorlar demek
Aman siz çok yapanlardan değil çok konuşanlardan olur
Çünkü konuştukça akıl akılı ve tarihi açar
Kafaları almıyor mu ki kutsal kitaplar söz yeridir
Amele değil alim olmak gerek
Çünkü alimlik çoğaldıkça amelelerin işleri de kolaylaşır
Siyasetin boş çenesinden başka neyi var ki zaten
Sanki işleri kendisi yapıyor,
'Dünyanın en yüce tahtına da çıksanız, oturacağınız yer, kendi kıçınızın üstüdür'
Demiş Nietzsche
Bir de şöyle bakmak gerekir kuşkusuz:
Her kıçın üzerinde bir baş vardır,
'YaIan hiç bir şeyi yerinden kımıIdatmaz' demiş Erich Fromm
Pısikoloji(Psikoloji) biliminin tarifini yapmış demek,
'Bir gün gelecek, öldürmediğim her Yahudi için bana küfredeceksiniz' demiş Hitler
Bence ona Yahudiler'in sayısından milyar kat daha çok küfür ediliyor,
'Hayat üç bölümdür:
Dünyayı değiştireceğini sandığın
Değişmeyeceğini anladığın
Ve dünyanın seni değiştirdiğine emin olduğun' demiş Sartre
Oysa doğru dünya, doğru insan
Ve doğru insanlık tek parçadır: Felsefe-Bilim-Din hadisileri'nden oluşan,
Din 'Ya tutarsa?' der ve dener
Dini inanç ise 'Ya tutarsa?' der ve sonsuza kadar bekler
Buyüzden dini inanç 'Ya varsa?' ve boyuneğmek(boyun eğmek) üzerine kurulu iken
Din 'Ya varsa ve ya yoksa?' ve araştırmak üzerine kuruludur
Buyüzden ki dini tanımlayan Din hadisileri 'Bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin'
Ve 'Dinsiz de olsalar alimlerin yeri Cennet'tir' demiştir
De ki 'Biz moralimizi, gücümüzü çalgıdan çengiden, sanattan sanatçılardan değil
Felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden alırız
Ülkeni felsefe, bilim ve Din hadisileri ile öyle kur ki
Felsefede, bilimde ve Din hadisileri'nde öyle başarılı ol ki
Tüm dünya 'Ne mutlu Türküm diyene' desin
'Ne büyük mutlulukmuş Türkiyeli olmak' desin
De ki bu işler çalgı ile çengi ile, sanat ile sanatçı ile, siyaset ile siyasetçi ile
Maç ile sıpor(spor) ile, moda ile takı ile, süs ile dövme ile
Ezbere üniversite diplomaları ile
Ekonomi ile ticaret ile, mal ile para ile, cehalet ile nefs ile olmaz,
Arkandan öyle bir bakacağım ki
Kendime nasıl kaldığıma şaşacaksın
Seni öyle bir unutacağım ki
Kendimi nasıl unutmadığıma şaşacaksın
Felsefeye, bilime, Din hadisleri'ne öyle bir sarılacağım ki
Bana niye öyle sarılmadın diye düşüneceksin
Azada, azada ey cehalet ve nefs
Cehalet ve nefs olmayacak bu beyin, bu ruh, bu nefes
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 10.4.18/12.42