Koşuşturtun bakalım iş diye
İçi kor dünyanın üzerinde içi bağırsak bok dolu bedenlerinizi
Tokuşturun bakalım aşk diye
İçi kor dolu dünyanın üzerinde içi bağırsak bok dolu bedenlerinizi,
'Gördüklerinizin yalnızca yarısına, duyduklarınızın ise hiçbirine inanın'
Demiş Edgar Alan Poe
Oysa öğrenmenin bir aracı da kulaklardır,
Cehalet ve nefs içindeki bir insanla asla mutlu olma
Çünkü cehalete ve nefse ödün(taviz) vermiş, boyuneğmiş(boyun eğmiş)
Cehaleti ve nefsi dost edinmiş, cehalete ve nefse güvenmiş, inanmış olursun,
'Dün gece sen uyurken yüreğim bir yıldız gibi bağlandı sana
İşte bu yüzden sırf bu yüzden yeni bir isim verdim sana: Destina'
Demiş Lale Müldür
Yabancı ad vermiş ya, yabancı hayranları hemen sarılmışlar bu şiire
Tıpkı Mona Roza'ya sarıldıkları gibi
Kimi Batının peşinde kimi Doğunun
Kimi Arabın peşinde kimi Osmanlı'nın
Bak tümü de cehalet ve nefs içinde
Peki neden Portekizce, Yunanca, İtalyanca olduğu ileri sürülen
Ve Türkçesi 'Kader, kısmet, yazgı' demek olan 'destina' demiş
Bu açık ki Türklerin başına en büyük belası olan 'Yabancı hayranlığı'nın eseridir
Kadın zaten Türkiye devleti okullarından çok yabancı okullarda okumuş
Türkiye, Türkler Orta Asya'dan gelen ve Hasan Ali Yücel ile Batı kılıfı edinen
Bu yabancı hayranlığına karşı savaşmak ve bu hayranlığı yok etmek zorunda
Yoksa Türkiye Türkiye değil Batının ve Doğunun bir ili, eyaleti olur
Türkiye yabancı hayranlığını yok etmek yerine
Yoksa yazgı yerine yabancı karşılıklarını kullanmak mutluluk ve sanat olur
Atatürk'ü sevmek kolay da Atatürk'ü anlamak zor
İşte Türkiyelilerin yabancı hayranlığı yüzünden anlamakta başaramadığı konu bu
Biri der Mona Roza, biri der Destina
Vay halimize
Sanki Türkçenin köküne kıran girmiş
Yabancı hayranlığına felsefe, bilim, sanat, edebiyat, ekonomi, hukuk, din
Atatürk'ü anlamak, demokrasi, laiklik, ilerilik, güçlü ülke diyemeyiz,
Düşünür(Filozof), alim, alime, bilge, bilimci insanlardan oluşmayan
Ya da cehaletten ve nefsten oluşan bir toplumda
İnsan cahiller ve nefse esirler için dost, alimler için
Cehalet ve nefs içinde olmayanlar için engeldir,
Siyaset eğitimi kolaylaştırıyor
Kendi basit dünyasına eşit, uygun hale getirmeye çalışıyor
Çünkü siyaset cehalet ve nefs demektir, bilim ve bilimclik değil
Oysa eğitim zorlaşmalı çünkü felsefe ve bilim zordur
Görülen ki lise mezunularının en az yarısı lise diplomasını
Üniversite mezunularının da en az yarısı üniversite diplomasını hak etmiyor
Eğitim, okullar, üniversiteler, öğrenciler, toplum siyasetin cehaleti ve nefsi ile
Modanın, özel sektörün cehaleti ve nefsi arasına sıkışmışlar
Böyle bir sıkışmadan düşünürlük, alimlik, alimelik, bilgelik, insanlık değil
Cehalet, nefs, insanlıkdışılık patlar
Bakın binlerce üniversitesi olan dünyanın 21. yüzyıldaki barbar, ilkel, vahşi
İnsanlıkdışı haline
Cehalet ve nefs ilkelliği, ilkellik barbarlığı, barbarlık da vahşiliği yaratır
Bakın siyasetin, modanın, sıporun(sporun), medyanın, turizımın(turizmin), özel sektörün
Sanatın, sokakların haline
Gerçekleri ve doğruları üretemeyenler kuşkusuz ki çözüm üretemezler
Buyüzden(Bu yüzden) siyaset çözüm değil çözümsüzlüktür
Ve çözüm diye yeni çözümsüzlükler üretmektir
Bakın dünyanın, insanlığın, ülkelerin, sokakların 21. yüzyıldaki hallerine
Felsefe, bilim ve dini tanımlayan Din hadisileri'ni değil
Süslenippüslenip, açılıpsaçılıp, modaya uyup sokağa çıkan
Cinselliğin, bedenin, dünyanın ve teşhirciliğin esiri olan kendini medeni sanıyor
Açık ki siyaset, moda, turizım, medya, sanat ve özel sektör
Çift kişilik dünyasının ortakları çünkü medeni görünümlerinin arkasında
Büyük bir ilkellik, barbarlık, vahşilik, insanlıkdışılık, vicdansızlık ve akıldışılık yatıyor,
Bayanlara(Yetişkin insan dişisilerine, kadınlara)
Dalkavukluk, yalakalık yapanlar onları anlamıyorlar demektir
Çünkü onları anlamak ancak onlara tepki oluşturur
Yani bayanlarla uyum içinde olan bay onları anlamıyor demektir
Çünkü onların en büyük dostu en büyük önderleri olan modanın da
Gösterdiği gibi nefstir
Görmüyor musunuz bayanlar okudukça ortalık bayan düşünür, bayan bilge, alime değil
Felsefeye, bilime, dini tanımlayan Din hadisileri'ne uygunluk değil aykırılık
Narsistlik, teşhircilik, çıplaklık, moda, cehalet, nefs doluyor
Umulur ki birgün dünya düşünür, alime, bilge
Felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne uygun
Cehaletdışı ve nefsdışı, ruh insanı bayanlarla kaplanır
Kamuda giyim serbestliği başladı ya, kamu bile ahlakdışı bayan giyimleri
Ve akıldışı bayan görünümleri doldu
Eskiden 'Kızını serbest bırakırsan ya davulcuya kaçar ya zurnacıya' derlerdi ya
Yok, şimdi artık ahlakdışı ve akıldışı modaya kaçıyor
Yani beklenirdi ki kızlar okudukça dünyada bayan düşünür, bayan bilge, alime
Sayısı artacak
Modanın olduğu yerde asıl devlet modadır, asıl eğitim modadır
Açık ki moda insanlığın en büyük düşmanıdır
Yani moda ile el ele olarak insanca bir dünya olmaz
Moda cehalete ve nefse esir ilkel, barbar, vahşi, insanlıkdışı, akıldışı
Medenilikdışı, akıl ve ruh sağlığı dışı zekanın zirvesidir
Öyleyken sigaraya, içkiye, uyuşturucuya karşı savaş varken
Modaya karşı savaş neden yok
Açık ki modaya ve bayanlara tepkisizlik varsa bayanlar anlaşılmıyor demektir
Öyleyse bayanlara aşk şiirleri, aşk şarkıları, aşk türküleri neden
Bırakın aşk insansız kalsın
İnsanlık cinsiyete ve modaya değil felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne, insanlığa
Düşünürlüğe, alimliğe, alimeliğe, bilgeliğe yönelmeli
Bir bayan sözde şair bir şiir kitabı yazmıştı ve kitabı yasaklanmıştı
Çünkü sebzeleri, meyveleri cinsel organlara benzeten, ahlakdışı, akıldışı şiirler yazmış
'Şehirler artık çok bozuldu, heryer açıksaçık dolu' diyorsun
'Köyler daha bozuk' diyorlar
İşte, kızlar okudukça ve Kadın hakları, Kadınlara özgürlük, Kadıncılık
Cinsel özgürlük, sözde demokrasi, sözde laiklik, özel sektör, siyaset yükseldikçe
Yükselen durum ne acıki(acı ki), ne yazıkki(yazık ki) bu
Bir ilçede müftülük kız çocukları için müftlükte 'Bilgelik kursları' düzenliyormuş
Ödül de umre imiş
Yahu bilgelikle çocuğun ve bilimdışılığın ne ilgisi var
Sen git önce dini tanımlayan Din hadisileri'ni öğren ve öğret
Ülkenin 21. yüzyılda bile hali bu işte
Demek ki siyasi partileri yüksek oy aldıkça yükselmiyor bir ülke
Çünkü cehaletle ve nefsle yükselme olmaz
Tek mutlak yükselme felsefe, bilim ve Din hadisileri ile olur
Çocuğu dinli yapan bir ülkeden sonra bir de bilge yapan tuhaf bir ülke olduk
Oysa din de bilgelik de önce bilimdir
Çocuk, bilimdışılık ile
Birer bilim olan din ve bilgelik arasında ilişki ne alaka
Bu kadar çalışıyor işte kafa
Yani 'Ben yaptım oldu', 'Ben nasıl istiyorsam öyle olacak' kafası
Sen rüyanda bile din ve bilge gördün mü acaba
Siyaset çökertir; ve siyasete sarılan herşey de çöker
Çünkü siyaset cehalet ve nefstir
Mevlana 'Yanmayan yakamaz' demiş
Bu sözle felsefe, bilim ve Din hadisileri arasında ilişki kurmak yerine
Belli ki fırın ile ilişki kurmuşlar
Ve kıymalı, kaşarlı Mevlana pidesi yapmışlar
Yani Mevlana'dan bile anladıkları bu
Ve Yunus Emre'nin 'Bilim bilim bilmektir, bilim kendini bilmektir
Sen kendini bilmezsen bu nasıl bilmektir' sözünden de anladıkları
'Bilime yönelmeyi, bilimi, kitap okumayı, öğrenmeyi' seçmek yerine
'Kitap karın doyurmaz, okuyup da ne olacak
Okumak cehaleti alır, eşeklik kalır' sözlerine sarılmak
Yoksa Mevlana'sı, Yunus'u olan bir ülke felsefede, bilimde, teknolojide
Din hadisileri'nde, medeniyette, medenilikte, huzurda, güvende, dostlukta
Dünya önderi olmalıydı
Kuşkusuz ki Atatürk'ün değerini bilmeyenler Mevlana'nın ve Yunus'un da değerini
Mevlana'nın ve Yunus'un değerini bilmeyenler de Atatürk'ün değerini bilemezler
Gericisi ne okur ne de okuduğunu anlar
Aydını da döner döner Batı kılasikleri(klasikleri) okur
Ve siyaset canavarı haykırır fildişi kulesinden
'Bizden olmayanlar namertir',
Akılıma(Aklıma) gelmeni istemem
Akılında yoksam neye yarar
Aşkların bir yüzleri hep güler de
Bir yüzleri el kalır,
'Ceza görmemiş ilk suçtan daha cesaret verici birşey yoktur' demiş Sade
Oysa insanları ve toplumları cezalarla değil
Felsefeyle, bilimle eğitmek gerekir
Cezayı çözüm gören kafa yapısından daha vahşisi yoktur
Suçlar cezaları oldukları için değil felsefeye, bilime
Dini tanımlayan Din hadisileri'ne, insanlığa aykırı oldukları için işlenmemeliler
Bunu sağlayan hukuk gerçek hukuk, bunu sağlayan devlet gerçek devlettir
Akıllı, doğru, iyi insan başkaları suç işliyor diye suç işlemez
Başkaları suç işlemiyor diye de örneğin vatanseverlik, demokrasi
Düşünce özgürlüğü, insan hakları, insanca yaşamak
Haksızlıklara, adaletsizliklere, yanlışlara, kötülere karşı çıkmak gibi
Suçları işlemekten de kaçınmaz
Bakın Mustafa Kemal'in vatan savunması Osmanlı hanedanlığı'na
Ve işgalci devletlere göre idamlık derecesinde büyük suçtu
Ve 'Dünya dönüyor' diyen Galile
Ya peki Sokrat,
'İnsan ya korktuklarını yaşar ya inandıklarını ancak asla tesadüfleri yaşamaz'
Demiş Arda Erel
Oysa tesadüfsüz var oluş olmaz
Ve korkular da inanılanlar da tesadüf sonucu oluşmuş olabilirler
Tesadüfü dışlamak cehalettir
İnsan korkmadıklarını da yaşayabilir, inanmadıklarını da
Utandıklarını da, bilmediklerini de,
Batı felsefecilerinin uşakları, çömezleri, dalkavukları yalakaları, acenteleri
Bayileri olmak için değil, onları aşmak için var olun ve çalışın
'Ya varsa?' diye birşeye inanılmaz
O zaman 'Ya tutarsa?' diyen Nasrettin hoca'ya da gülmeyin, inanın
Baktım hala Nietzsche, Dostoyevski, Tolstoy okuyorlar
Yahu gidin biraz Kemalettin Tuğcu okuyun örneğin
Okumak, yazmak önemli de ondan da önemlisi dünyayı
Felsefe, bilim, din hadisileri ile, insanca değiştirmeye çalışmak
Deveye 'Boyunun/Boynun neden eğri?' diye sormuşlar
Deve 'Nerem doğru ki?' demiş
Demek ki deve deveye o soruyu soranlardan daha akıllıymış
Kafa işte, tümü görmüyor da parçasını görüyor
Denizi görmüyor da kumsalını görüyor,
'Köylü milletin efendisidir' diyorlar
Onüç(On üç), ondört(ondört) yaşındaki kız çocuklarına sevda türkülerini
Kaynana düşmanı türküleri
Ve Ham çökelek gibi çok karılıklı türküleri dinledikçe bundan kuşku duymaya başladım
Bence bir milletin gerçek, doğru efendisi felsefe, bilim ve Din hadisileri olmalıdır
Trt de Kızıl elma'cı olmuş
Trt radyolarında ikide bir 'Kızıl elma' denilipduruluyor(denilip duruluyor)
Belli ki Türkiye olmanın, Türkiye vatandaşı olmanın ne demek olduğunu bilmeyen
Osmanlıcı siyasi kafa dünyası
Hani 'Tbb'nin ve Ttb'nin T'si kalksın' diyenler var ya
Onlar bence Trt'nin T'sini kaldırmalılar ve Tbmm'nin
Baş T yolunda mı da kuyruk T yolunda olmamakla suçlansın
Tarih gösteriyor ki yoldançıkmış(yoldan çıkmış) ya dinder(peygamber) gelir
Ya yeni bir önder
Tırafik(Trafik) canar yerine Altı ayaklı hayvan tanımı kullanılmalı bence
Çünkü artık Tırafik canavarı sözü övgü, övünç, gurur haline geldi
Canavar sözcüğünün örneğin 'Benim oğulum canavar gibi'
'Canavar gibi derslerine çalışıyor' sözlerinde olduğu gibi
Toplumda bir onur, gurur, övünç içeriğinin de olmasından dolayı
Yani gerçek ki kötülemek yerine övmek durumu oluştu
Bence Altı ayaklı hayvan denilmeli onlara
İki kendilerinin, dört arabalarının,
'Herşeyi düşünmeden konuşabilirim
Ancak seni hep düşünerek susuyorum' demiş İlhan Berk
Oysa herşeyi düşünmeden konuşabilmenin düşünmesine de
Konuşmasına da aşkına da en uygun yer dünya değil bir incir çekirdeğinin içine ait
Bir lafsalatasıdır(laf salatasıdır) yalnızca
Bence aşk da insanlık da artık Kadın dalkavukluğu'nu bırakmalı
Çünkü gerçekler ve doğrular yalnızca yetişkin insan erkeğinin değil
Yetişkin insan dişisinin de dışında ki ona felsefe, bilim ve Din hadisileri deniliyor
Unutmamalı ki herşeye sevilen de, seven de dahildir
Kızlar okusunlar okusunlar da modanın, cehaletin, nefsin peşine değil
Felsefenin, bilimin, Din hadisleri'nin, insanlığın peşine takılsınlar,
Yine gelmedin, demeyeceğim sana
Çünkü hiç gelmedinki(gelmedin ki)
Ne aşklar gördüm
İçlerinde hep akılları başlarında olmayan insanlar vardı
Ferhat gibi dağları delmemeli aşk
Felsefenin, bilimin, Din hadisileri'nin dağlarını aşmalı
Kerem gbi düğme açmakla uğraşmamalı
Felsefenin, bilimin, Din hadisileri'nin sırlarını çözmeli
Tahir gibi nefs saraylarında sürtmemeli
Felsefenin, bilimin, Din hadisileri'nin inzivalarında yaşamalı
Kamber gibi vazgeçmemeli aşk
Felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne sarılmalı
Mecnun gibi çöllere düşmemeli aşk
Felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne düşmeli
Dünya ve nefs zindanına değil
Josef(Yusuf) gibi nefssizliğin zaferine ve nefssizliğin zindanlarına girer aşk
Aşk olsun da 'Aşık et' değil 'Aşık olmaktan koru' diyen Josef'in aşkı gibi olsun
Yoksa Aşık Veysel'i de aldatırlar, Aşık Veysel'i de,
Gökten dört elma düştü
Biri özel sektörün başına, biri siyasetin
Biri modanın, biri de onlara esirliğin
Ve dördü de koca koca kurtluymuş
Aşk ne kadar güzel olursa olsun
Sonuçta içi kor bir dünyanın üzerinde içi bağırsak bok dolu iki insandır
Ne yapacak zenginler o kadar çok parayı
Düşünür, alim, alime, bilge olmaya mı harcayacaklar
Yoksa cehalete ve nefse daha çok, daha çok esir olmak
Dalkavukluk, yalakalık, uşaklık etmek için mi
İnsanlıktan en çok çıkabilmek için mi
Buna da vatan ya da ekonomi ya da devlet
Ya da ülke ya da hukuk ya da adalet ya da eğitim ya da din
Ya da demokrasi ya da özgürlük
Ya da Güçlü ülke ya da İleri ülke ya da İleri toplum diyeceğiz öyle mi
Yemeyin o dört elmayı
Çünkü elmalar organik de içlerindeki kurtlar zehirli.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 31.3.18/13.26