'Derler ki altının kıymetini sarraf bilir, insanın kıymetini insan'
Demiş Fakir Baykurt
İnsanın kıymetini insan değil ancak felsefe, bilim ve dini tanımlayan Din hadisileri ölçer
Felsefenin, bilimin, Din hadisleri'nin kıymetini bilmeyen insanların verecekleri değer
Ancak tenekeye altın pohpohlaması olur,
Akp tuhaf bir siyasi parti
Çünkü ne felsefeyle ilgisi var ne bilimle ne dini tanımlayan Din hadisileri'yle
Buyüzden(Bu yüzden) de hep mantıksızlık ve tutarsızlık içinde olacak
Örneğin Türk bayrağı'na yapılan saldırıları haklı olarak kınıyor
Ancak başkalarının vatanlarına saldıran Osmanlı'yı övüyor, sahipleniyor, baştacı ediyor
Bayrak önemli de vatan önemli değil mi
Öteyandan da 'özelleştirme' adı altında vatanın milletin servetlerini
Yerli, yabancı patronlara, şirketlere satıyor
Yani işin bir de hem başkalarının olanı alan Osmanlı'yı övmek
Hem de kendi olanı başkalarına satmak mantıksızlığı, tutarsızlığı, tuhaflığı
Gülünçlüğü var
İşte, siyaset cehalet ve nefstir
Öyleyken nasıl önder, lider,çözüm, umut olabilir
Ne demiş
Bir ülke, toplum, devlet ve insan siyasetle, ekonomiyle, ticaretle, servetle, parayla yükselmez
Felsefeyle, bilimle ve dini tanımlayan Din hadisileri ile yükselir
Türkiye felsefe, bilim ve Din hadisileri ile yükselmiyorsa
Mars'a bile gitse yükselmiyor demektir
Yükselse önce Abd yükselirdi
Siyasetçiler neden felsefeden, bilimden, Din hadisileri'nden
Gerçeklerden, doğrulardan ders almazlar
Para etmediği, servet getirmediği yoksa oy getirmediği için mi acaba,
Sokağa çıkmak bir sanattır
Ve bu sanatın öğreteceği ilk şey 'Sokağa çıkmama sanatı'dır
Çünkü sokak cehaletin ve nefsin bayramıdır
Kimi kaslarını, bedenini, kütlesini gösterir
Kimi modasını, giyimini, kuşamını, takılarını,süslerini, saçını kirpiklerini
Yani dış güzelliğini
Kimi parasını, malını, servetini
Yani paraya, mala, servete esirliğini
Yani hep cehalet ve nefs yani sanı, yanılsama, aldanıştır sokaklar
Alim, alime insanın yeri sokaklar değil felsefe, bilim, Din hadisleri
Ve kitaplarla örtülü evidir
Ve sokaklar felsefeden, bilimden ve din hadisileri'nden burunları olanlar için
Ne leş kokulu yerlerdir,
Mantıksızlıklarını, tutarsızlıklarını ve utanmazlıklarını dine taşımak isteyenler var
Onlar bunları ancak dini inançlarına taşıyabilirler
Çünkü dinin dini tanımlayan Din hadisileri bekçisi, koruması, güvenliği vardır
Din hadisileri'ni dışlamak dini yok etmektir
Dini yok etmek de insanlığı yok etmek
Felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden uzak olduğu için
Ülke sorunlarını çözemeyen Akp iktidarı
Kendisini büyük, önemli ve vaz geçilmez(vazgeçilmez) gösterebilmek için
Terörle savaşa sarıldı
Buyüzden bakın asker, polis terörle savaş peşinde iken o siyasi hesaplar
Seçim kazanma hesapları peşinde
Mahallede cenaze varsa komşular radyoyu bile açmazlar oysa
Öyleyse şehit günündeki seçim nefs düğünü niye
Bir de diyorlar ki 'Türkiye tarihinde görülmemiş yüksekte oyu alacağız'
Hala anlamıyorlar ki okulun başarısı öğrencilerle değil
Sunduğu felsefel, bilimsel, teknolojik, medeni, ahlaki, insanı olanaklarla ölçülür
Vay ki gerçekler, doğruları felsefeyle, bilimle, Din hadisileri ile değil de
Oylarla ölçenlere
Onlar bilmiyorlar ki dünyanın da, insanlığın da, akılın da tek efendisi
Felsefe, bilim ve Din hadisileri'dir
Sana oy verenlere sor bakalım, bunların kaçını biliyorlar
Bakın bana hiçkimse oy vermiyor ancak ben felsefeyle, bilimle
Din hadisileri ile doğru yoldayım
Ve Hitler'e de %90 oy vermişlerdi
Oy gözleri doyurur ancak, ruhları değil
Oy sandıkları doldurur ancak, insanlığı değil
3. Aleksandros(Büyük İskender) dedi ki 'Ben bu düğümü kılıcımla keseceğim'
'Ancak bu inancımıza aykırı' dediler
3. Aleksandros 'Öyleyse inancınızı da keseceğim' dedi
Bakın düğümleri eliyle çözmeye çalışan Kerem'in kül haline
Öyleyse akıl elle yani işle ölçülmez, beyinle ölçülür
Yani tembel ve başarısız mi sayılır 3. Aleksandros'un
Düğümü eliyle çözmek yerine kılıcıyla kesmesi
Öyleyse tarihi cehalet içindeki bir çoğunluk değil
Akıl, bilim içindeki bir azınlık yapmalı,
Dünyaya, hayata akrep, yılan, sümük, sümklüböcek, ahtapot, sülük
Gibi yapıştıran sağlıklılıktan ve biçimli ve bakımlı bir bedendense
Biraz hasta bir beden ve biraz şişmanlık ya da biraz bedensel biçimsizlik yeğdir
Çünkü nefsten, dünya uşaklığından ve özellikle cinsel kendini beğenmiş olmaktan
Koruyabilir ya da uzaklaştırabilir
Kuşkusuz ki nefssiz ve inzivada oluncaya kadar
Nefse, bedenine, dünyaya, kütlesine, niceliğe esir çocuk gibidir insan,
Bir ülkede biryanda genelevler, fuhuş, zina, çıplaklık, moda, kumarhaneler
Meyhaneler, barlar, pavyonlar, gazinolar, gece kulübüleri, sıtriptiz(striptiz) kulübüleri
Hertürlü akıl dışılıklar, hertürlü ahlakdışılıklar
Biryanda eğitim, din olmaz
Bilim ve din kimsenin uşağı değildir
Bilim ve din kendi özelliklerine sahiptirler
Özel sektör ve siyaset ne bilimin ne eğitimin ne dinin ne insanlığın efendisi değildir
Bilim de din de doğru ile yanlışın, iyi ile kötünün kardeşliği
Dostuğu, birlikteliği, uzlaşısı değildir
Kuşkusuz ki siyaset ve özel sektör insanları, toplumları, insanlığı uyandırmak için değil
Uyutmak içindir çünkü onlar cehaletin ve nefsin köleleridirler
Siz bilimi ve dini, gerçekleri ve doğruları ne sanıyorsunuz; siz çalın onlar göbek atsın mı
Kuşkusuz ki bilimin bilimselliğinden uzak olduğunuz kadar dinden de uzaksınız
Ancak cehaletiniz, kibiriniz, nefsiniz sizi hükümdar yapmakta
Ne o, o okulların, o üniversitelerin akıldışı ve ahlakdışı giyimde ve görünümde halleri
Oldu olacak o okullara, o üniversitelere bir de sevişme odasıları açın bari
Kuşkusuz ki öyle yerle ne felsefe öğretebilir ne bilimsellik
Ne dini tanımlayan Din hadisileri'ni
Ne düşünürlük(Filozofluk), alimlik, alimelik, bilgelik
Öyle yerlerin doğru insanlığa değil özel sektörün ve siyasetin
Diktatörlüklerine, cehaletlerine, nefslerine, yozluklarına yararları olur ancak
Öyle yerlerin öğretecekleri şey 'Okulu bitir, istediğini yap, istediğin gibi ol'dur ancak
Yani ne felsefe ile ilgi var ne bilimsel kişilikle ne Din hadisileri ile
Bakın 200'den çok üniversite olan ülkede demokrasi ve adalet bile
Mumla aranılır hale gelmiş
Felsefe, bilim ve Din hadisleri yani doğru insanlık, doğru dünya kazanmazsa
Sizin kazanacağınızı mı sanıyorsunuz
Deniz içinde balık olup denizi bilmemenin kazancı neki(ne ki)
Öyleyse kazanan kim, kazanan ne,
'Eş seçmek kitap seçmek gibidir dışı güzel içi güzel değilse sonunu getirmek zordur'
Demiş Konfüçyüs
İçi güzel olmayan bir kitap insanı delirtmez ya da öldürmez
Ancak yanlış, kötü bir eş insanı delirtebilir ya da öldürebilir
Keşke insanların kötüleri bile kitapların kötüleri kadar masum olabilseler,
Diyalektik(Eytişimsel) mateyalistlik(materyalizım/materyalizm, özdekçilik, maddecilik)
Yalanın uydurduğu gibi nefsçilik ve ahlaksızlık değil felsefel yani bilimsel bir yöntemdir
'Diyalektik' konuşmak, 'materyalizım' ise materyallerle yani verilerle konuşmak demektir
Yani 'Gerçeklere ve doğrulara ancak karşılıklı konuşula konuşula gidilir' demektir
Yani diyalektik materyalizıma göre insanlar karşılıklı konuşa konuşa
Gerçekleri ve doğruları bulurlar ve ancak yanlarında veriler de olmalıdır
Ancak diyalektik materyalizım gerçekleri ve doğruları yalnızca verilere bağladığı
Dayandırdğı için felsefel, bilimsel düşünce karşısında oldukça gerici ve kaba kalır
Çünkü hem her gerçek ve her doğru ya verilere yansımayabilir
Ya henüz yansımayabilir
Hem de zeka, akıl, mantık, bilgi, hayal gücü gibi şeyler de
Gerçeklere ve doğrulara giden yoldadır
Bu yüzden diyalektik materyalizımın gideceği en son nokta niceliktir
Bu durum Sovyetler birliği'nin yıkılmasına da yolaçtı
Çünkü madde ruhun üzerine çıkarılırsa sınırlılık sonsuzluğu yok eder
Oysa felsefe ve bilim sonsuzluktur
'İşçi, emekçi, üretim, ekonomi, savaş, devrim ihracı, gösteriş
Hormon, keyif, nefs,nicelik' deyipduracaklarına(duracaklarına)
Düşünürlük, alimlik, alimelik, bilgelik deselerdi Sovyetler birliği hala ayakta olurdu
Ve Sovyetler birliği'nin yıkılması en başta Müslüman ülkelerine zararlı oldu
Çünkü bakın savaş, terör, kan dünyası haline geldiler
Çünkü Sovyetler birliği en azından işçi, emekçi idi
Abd ise patron, patroniçe, kapitalist, sömürgendir
Gerçeklere ve doğrulara karşı olmanın kimseye yararı olmaz, zararı olur
Bakın işçi, emekçi devleti Sovyetler birliği'ne 'Dinsiz imansız, ahlaksız' diye
Saçmasapan, yalanlarla, iftiralarla saldıranlar şimdi
'Kafir' dedikleri ve ahlakın sıfır olduğu
Patron, patroniçe, kapitalist asalaklık devleti Abd ile nasıl da kardeşler, dostlar
Çünkü açık ki kendileri de patron, patroniçe, kapitalist, asalaklık
Ne diyorlardı; 'Tıren(tren) komünist işi, pılanlama(planlama) komünist işi' diyorlardı
Bakın şimdi kendileri tıren, pılan yapmak için didiniyorlar
Ve ülkelerinde genelevler serbest, fuhuş serbest, zina serbest, eşcinsellik serbest
Hani nerede kaldı din iman, ahlak edeb taslamaları
Tarih diyor ki özel sektörün dini imanı, ahlakı edebi, vatanı milleti, ülkesi devleti olmaz
Çünkü onun tek vatanı, tek milleti, tek ülkesi, tek devleti yalnızca cebidir
Kuşkusuz ki sömürgenlerin gidecekleri yer yalandan ve iftiradan başka şey değildir
Ve onların taçları mantıksızlıktan, tutarsızlıktan ve gülünçlükten oluşur
Vay ki çamuratanların(çamur atanların) çamurlarını gerçek, doğru sananlara
Açık ki onlar değil felsefeyi, bilimi
Dini tanımlayan Din hadisileri'ni bile bilmeyip dinli geçinenlerdir
Onlar sanıyorlar ki felsefe, bilim ve Din hadisileri gerçekleri bilmez ve yazmaz
Onlar yerdeki ilahları göğe çıkarınca akıllılık ettiklerini sanıyorlar
Ancak bilimin gidemeyeceği hiçbiryer olmaz
İyilere sahip çıkmayanların gideceği yer ancak kötülerdir
Bunca şey gördüm ancak ne komünistliği bilen komünist
Ne materyalistliği bilen materyalist
Ne felsefe bilen felsefeci
Ne Din hadisleri'ni bilen dinli
Ne Atatürk'ü bilen Atatürkçü
Ne bilimsel üniversite mezunu
Ne ülke yönetmeyi bilen siyasetçi
Ne dürüst özel sektör
Herşey cehalet ve nefs
Herşey löplöplöp olmuş
Hep zırvalık baştacı
Ve ne öğretmenler ve ne din görevlileri bile görmekteyiz
Abuksubuk.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 29.3.18/15.01