Ağızım maymuncuğa benzer patlak ve ıslak davula değil
Açar her kulağı dürte dürte, uyandıra uyandıra, bazan sinsice
Sözlerimde bülbüller de bulunur, güller de
Güvercinler de, önüne geleni yakıp yıkan fırtınalar, depremler
Irmaklar, yangınlar da,
Ah komşu, biraz gürültü yapacağım, üzgünüm
Çünkü yoz dünyanı, sindire sindire başına yıkacağım
Çok mu kabalık içinde buldun beni
Sevdiğinle sevişirken unuttuğun
Hor görme ne olur, ben de soyut tarih denilen
Fıstıkla sevişiyorum işte
Ama bilirim ki saygı ve incelik beklentisi gerçekte kabalık
Ve kölelik içindir,
Ah komşu ah
Atatürk'ün kurduğu Türkiye'ye
Yaşama sarılır gibi sarıldın ama
Ne Türk olmanın ne Türklüğün ne Türkiye'nin
Ne Türkçe'nin ne Atatürk'ün anlamını öğrenemedin
Öyle ki yaklaşık doksan yıldır
Oysa yurdu yoz, barbar, sömürgeci Avrupa'dan kurtarman daha kısa sürmüştü
Okullarında öğretmen açığı mı var yoksa,Ah anla artık, yol çok uzadı
Atatürk seni değil Türkiye'yi özgür bıraktı
Ayaklarına batı, Arap çizmeleri giyip çiğnediğin,
Özgür olmak mı istiyorsun
Öyleyse Türklüğe sarıl
Ama onu Orta Asya'da değil
Türkiye'de, bilimde, bilgelikte, Türkçe'de ara
Duvarlarına ne kurt resimleri koy ne Kürşad yani Gigi ne Ali
Ne Marx ne Lenin ne Che
Duvarların Türkçe kalsın, Türkiye'ye kalsın özgürlüğün, var oluşun gibi,
Herşeyi sorabilirsin bana ama
Yanıtını aldığında kırmızı görmüş bir boğa gibi kızma
Kızmak bilime yakışmaz, yıkılmayacaksa bir yoz engel
Örneğin, aşkı sor, aşk nedir de bana
Diyeyim ki aşk:
Korkaktan korkusuz, korkusuzdan korkak
Varsıldan yoksul, yoksuldan varsıl
Bedenden ruh, ruhtan beden
Canlıdan cansız, cansızdan canlı
Aptaldan dahi, dahiden aptal yaratma sanatıdır,
Yani sana
Korkaksın, varsılsın, nesnesin, ölüsün, aptalsın dediğimde kızma
İstersen korkusuz, yoksul, ruh, dahi de olabilirsin
Herkes aşık olmak zorunda değil,
Aşk kimsenin kapısında köpek değildir
Aşkın kapısında köpekliktir
Ama köpek deyip geçme, köpekten de iyi dost olur
Sırtta biti dost diye
Ya da kafada, bilgeliği işitemeyen kulaklar taşımaktansa,
Ah bilirim bilimselliği de Türklüğü de benimsemek zordur
Batı, Arab kolaylıkları varken
Ama çocuklarının insanca geleceği için zorlayıver artık azıcık
Korkma düşmez olgun bir meyven
Fildişi saraylarında salınan, kendini beğenmiş boynunun üstünde
Baksana çok mutlu, bir yük gibi bindiği ve kuma sokulmuş bir baş gibi
Mutlu, mışıl mışıl ya da horul horul uyuduğu omuzlarının üstünde,
En güzel günleri ve dünyayı yaratacağız Türkçe ile, Türk'lük ile
Türkiye ile, emeğimiz ile, bilim ile, bilgelik ile
Bahçelerinden ülkemize ve insanlığa özgürlük toplayacağız
Sömürünün ve sömürgeciliğin.
Necdet Gürçiftçi
2010 ekiminde internetde yayınlandı