Dinin görevi, amaçı(amacı) geçmişi ya da geleceği anlatmak
Geçmişi ya da geleceği kanıtlamak değil, dini tanımlayan Din hadisileri'ni
Gerçekleri ve doğruları öğretmektir
Dinin dili bilim dili olduğu için dili, sözcükleri, sözleri kesin, apaçık ve mutlaktır
Ancak dini inançlıların dilleri lastik gibi esnektir
Ve onlar zamana, yere, koşullara ve çağlara göre keyifi olarak
Mantıksızlıkla ve tutarsızlıkla sürekli olarak değiştirirler,
İyilik yapmak da, dürüst olmak da, kapalı giyinmek de dinli olmak demek değildir
Yani kediye, köpeğe yemek, su vermekle
Açları doyurmakla; yaşlılara, hastalara, kimsesizlere, çaresizlere yardım etmekle
Dinli olunamaz; bunları zalimler de yapabilir
Dinli olmak ancak dini tanımlayan Din hadisileri'ne uymaktır
Ki bunu zalimler yapamazlar, yapsalar zaten zalim olmazlar
Bir ülke ve dünya ancak felsefe, bilim ve Din hadisileri içindeki insanlara
Ve kurumlara, kuruluşlara bırakılırsa doğru bırakılmış olur,
Dini inançlar din değillerdir, dini inançlar dini inançtır yani inançtır
Oysa din dini tanımlayan Din hadisileri'dir
Ve Din hadisileri inanç değil gerçekçi, doğru, insani, bilimsel tanımlamalardır
İslamcı bir radyoda bir dua 'Allah'ım işsizlikten sana sığınırım'
İnançlarda böyle dualar olsa da dinde böyle dualar olmaz
Çünkü işsizliğin nedeni bir ilah değil ülkedeki düzen
Ve ülkeyi yönetenlerdir
Açık ki böyle dualar siyasi iktidarları, ülkeleri yönetenleri, ülkelerdeki düzenleri
Sorumluluktan kurtarıp, gözdenuzaktutup(gözden uzak tutup)
Dikkati ve yönelimi bir ilaha çevirip
Siyasi iktidarı, ülkeyi yönetenleri, ülkedeki düzeni koruma amaçı ya da işlevi taşır
Oysa din dua etmeyi değil felsefe, bilim ve Din hadisileri ile düşünmeyi, yorumlamayı
İstemeyi ve hesap sormayı ister
Ve aynı duada şöyle de deniliyor 'Bizi faydasız ilimden/bilimden uzak tut'
Oysa bilimin faydasızı olmaz çünkü bilim bilmektir
Bu nedenle ki hadisler 'Bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin'
Ve 'Dinsiz de olsalar alimlerin yeri Cennet'tir' demiştir
Yani din bilim getirirken, bilimi isterken bunlar bilime, bilmeye
Yani çözüm üretmeye sınırlama getiriyorlar
Yani tıpkı hem demokrasiyi savunup hem de Güçler ayrılığı'nı yok etmek
Ya da gösterileri valiliğin onayına bağlamak gibi bir hal
Sonra da neymiş: Batı bunları önlüyormuş, Batı bunlara nifak sokuyormuş
Oysa kendilerine nifak sokan gerçekte kendileri de anlamıyorlar, fark etmiyorlar
Bilime sınır getirmekten büyük nifak olmaz
Çünkü dini tanımlayan Din hadisileri 'Din bilimdir/ilimdir
Bilim yoksa din de olmaz' diyor
Oysa onlar toplumlarına Din hadisileri'ni öğretmek yerine
Kutsal kitaplarını okuyorlar, hikaye anlatıyorlar, dua öğretiyorlar
Müzik çalıyorlar, ve reklamlar
Sonra da 'İslam dünyası neden geri kalıyor?', kalır kuşkusuz ki
Sen bilimin önüne engel, sınır, son koyarsan kalır kuşkusuz ki
Sen dini tanımlayan Din hadisileri'ni bilmezsen
Geri kalırsın kuşkusuz ki,
'Kendine hayırı(hayrı) olmayanın başkasına hayırı olmaz' demiş İmam-ı Malik
Acaba gerçekten öyle mi
Çünkü insanlığa iyilik, yardım etmek için kendisine hiç iyilik yapamayan insanlar da olabilir
Öyleyse hayırlılık insanın kendisi ve başkaları ile değil
Felsefe, bilim ve Din hadisileri ile ölçülmeli, değerlendirilmeli
Yani düşünün ki bir insan şatosuna kapanmış, dışarı bile çıkmıyor
Hali, giyimi de kötü biçimde, ve hiçkimseye birşey verdiği de yok
Ve insanlar ona diyorlar ki 'Senin ne başkasına ne kendine hayırın var, sen kötü bir insansın'
Oysa o kişi insanlığa; bir hastalık için ilaç üretmekle uğraşmaktadır
Ya da insanlığa bir icat yapmakla
Gerçek ki siz kimin hayırlı, kimin hayırsız olduğunu herzaman bilemezsiniz
Bunu ancak felsefe, bilim ve Din hadisileri bilir
Size göre hayırsızlık olan insanlığa ya da felsefeye ya da bilime
Ya da Din hadisileri'ne göre hayırlı olabilir,
'İstemeden verilen şeyi alın çünkü o Allah'ın gönderdiği bir rızıktır' demiş bir hadis
Oysa verilen şeyleri almak herşeyden önce nefsten olabilir ya da
Zamanla nefse yol açabilir
Ve verilen şeyler hile, tuzak, kötülük için olabilir
Ve birşeyler vermek kültürü zamanla toplumu nefse boğabilir
Ve dini maddiyat üzerine götürebilir
En doğrusu aç bile olsan 'Tokum' demektir, ve insanlara, topluma nefssizlik öğretmektir
Çünkü nefs hem en büyük cehalet hem de tüm kötülüklerin nedenidir
Özellikle; verilen nefs şeylerini almamak hem nefsi yok etmek açısından
Hem de toplumu nefssizliğe götürmek açısından doğrudur, iyidir, gereklidir ve yararlıdır
Nefste az alan çok alandan, hiç almayan az alandan üstündür,
'Sizin en iyiniz fakirleri doyuran ve selamı alıp cevap verenlerdir' demiş bir hadis
Oysa insanların en doğrusu yani en iyisi önce dini tanımlayan Din hadisileri
Sonra da bilim ve felsefe yolunda olan insanlardır
Çünkü din de, doğru hayat da yemek içmek, yedirmek içirmek
Selam alıp selam vermek değil felsefe, bilim ve Din hadisileri'dir,
'Tenha da yalnız kalınca da günahtan kaçınılmalıdır' demiş Mevlana, doğru demiş
Çünkü dine ıssızlık, yalnızlık da dahildir tıpkı hava gibi,
'İki kişi gizli konuştuğu zaman bir kişi onların izini olmadan yanlarına oturmasın'
Demiş hadis, doğru demiş ancak gizli şeyler gizli yerlerde konuşulsa daha doğru olur,
'Tüm afetlerin başı doyuncaya kadar yemektir' demiş Abdullah-ı Tüsteri
Oysa tüm yanlışların nedeni önce dini tanımlayan Din hadisileri'nden
Sonra da bilimden ve felsefeden uzak olmaktır
Eğer 'afet' sözcüğü hastalık anlamında ise bedensel sağlıksızlığın beslenme ile ilgili yönü
Doyuncaya kadar yemek değil bilimsel beslenmemektir,
'İlimi/Bilimi olmayan bir beden susuz kalmış bir şehire benzer' demiş Şemsi Tebrizi
Doğru demiş ancak beden yerine beyin ya da ruh olması daha doğru olur,
'Amellerin en iyisi yemek yedirmektir' bir hadis
Uydurma hadislerden olsa gerek çünkü yemek içmek, yedirmek içirmek
Kişilerde ve toplumda nefse neden olur
Oysa nefs hem en büyük kötülük hem de tüm kötülüklerin nedenidir
Ve en doğru ve en iyi şey dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediklerini yapmaktır
Ve tokun bile güzel yemekler görünce 'Açım' dediği bir dünya
Gerçek ki din nefsten olabildiğince uzaklaşmaktır, bilime olabildiğince yaklaşmaktır
Zaten bunun için bir hadis 'Ölmeden ölün' dedi
Bir hadis de 'Müminin yemeği bir parça ekmektir' dedi,
Bir hadis 'Ailesine ve akrabasına ihsan etmekten başka büyük ne olabilir' demiş
Uydura hadislerden olsa gerek çünkü dinde en büyük ihsan
Dini tanımlayan Din hadisileri yolunda, ve felsefe, bilim yolunda olmaktır,
'Cuma günü gusledip temizlenenin günahları temizlenir' demiş bir hadis
Uydurma hadislerden olsa gerek
Çünkü dine aykırılık su ile değil; ancak ve ancak dini tanımlayan Din hadisileri'ne
Uymakla temizlenir; su ile ancak beden, beden kiri temizlenir
Beyin, beyinin kiri, ruh, ruhun kiri, kişilik, kişilikin türü ancak
Dini tanımlayan Din hadisileri ile temizlenir,
'Kim gülerek günah işlerse ağlayarak Cehennem'e gider' demiş bir hadis
Hal olarak doğru söylemiş
Bikini, mayo diye sütyen-külot yani çıplak gülenler ortalıkta, herkesin içinde
Bunu iyi öğrenmeliler; kuşkusuz ki onlara dini inançta da dinde de yer yoktur,
'En kıymetliniz Allah'tan en çok korkanınızdır' demiş Hücurat suresi
Ancak dinde en kıymetli insan dini tanımlayan Din hadisileri'ne uyan insandır
Dini inanç ile din arasında böyle bir fark var işte
Din size korkmayı değil, Din hadisileri'ni öğrenmeyi ve uygulamayı buyurur,
'İlaçların en iyisi Kuran'dır' demiş bir hadis
Oysa ilaçların en doğrusu dini tanımlayan Din hadisileri'nin gösterdikleridir,
'Kabul edilmiş bir hac, geçmiş günahları yok eder' demiş bir hadis
Uydurma hadislerden olsa gerek
Çünkü dine aykırılığı yok eden tek şey dini tanımlayan Din hadisileri'dir,
'Helal on kısımdır, dokuzu helal kazanmaktır' demiş bir hadis
Uydurma hadislerden olsa gerek
Çünkü dinde tek doğru yol dini tanımlayan Din hadisileri'dir,
'Düşmanlarınızın en kuvvetlisi içinizdeki nefsinizdir' demiş br hadis
Doğru söylemiş çünkü nefs hem en büyük cehalet hem de tüm kötülüklerin kaynağıdır,
'Misafire en iyi ikram güler yüz ve tatlı dildir' demiş Evzai
Oysa herkese en iyi ikram dini tanımlayan Din hadisileri'dir,
'Anneye babaya itaat etmek büyük günahlara kefarettir' demiş bir hadis
Uydurma hadislerden olsa gerek çünkü dine aykırılık ancak Din hadisileri'ne uymakla yok olur
Ve peki ya anne, baba Din hadisileri'ne aykırı bir yoldalar ise
Yani düşünün: Anne bikini, mayo ile dolaşıyor herkesin içinde
Ve baba sigara, içki içiyor
Kuşkusuz ki eskiden anneler, babalar kötülükten ve yanlıştan
Günümüze göre daha çok uzaktılar
Peki ya pılajları, yüzme havuzularını, ahlaka aykırı modayı yasaklamayan devlet, hükümet
Siyaset; bikini, mayo diken özel sektör, ve ahlakdışı şeyler üreten moda
Ve ahlakdışı şeylere sarılan sanatçılar, ünlüler,
'En güzel nasihatçı seni Allah'a sevk edendir' demiş Abdüsselam bin Meşiş Haseni
Oysa en güzel nasihatçı insanı dini tanımlayan Din hadisileri'ne sevk edendir,
'Gıybet etmek zinadan daha ağır br günahtır' demiş bir hadis
Gıybet etmek yani birinin ardından, olumsuz yanlarını başkalarına söylemeye
Ya da dedikodu yapmak ancak açık ki dedikoduya göre daha mantıklı, daha gerçekçi bir hal
Çünkü dedikoduda yalan yanlış herşey de olur ancak gıybet belli ki eleştirmek
Arkadan da olsa
Gerçekte dine göre zina gıybetten daha kötüdür çünkü gıybet arkadan da olsa gerçekleri
Doğruları söylemek, eleştirmek iken zina eşini aldatmaktır yani seni gönülden seven birini
Gıybet bir özürle kapatılır ancak ya zina
Belli ki burada zinadan kasıt bayın(erkeğin) yaptığı zinadır, baylar için hava hoş nasılsa
Peki ya bir kadın eş zina yapsa, aile mutlaka yıkılır
Oysa genelde kadın eş kocayı bağışlamak zorundadır,
'Dağları yerinde duruyor görüyorsun
Oysa onlar bulut gibi hareket etmektedir' diyor Neml suresi
Buradan da anlaşılıyor ki İslamiyet dini inançına yani Kuran'a göre dünya dönmüyor
Öyleyse ise dünya düz demek
Peki hani nerede 'Din bilimdir, bilim yoksa din de olmaz' diyen Din hadisileri,
'En helal şey sanat sahibinin çalışarak kazandığıdır' demiş bir hadis
Uydurma hadislerden olsa gerek çünkü sanat değil zanat/zanaat olması gerekirdi
Çünkü yoksa sanatçıları baştaçı etmek gerekirdi, günümüzdeki ahlakdışı halleri ile
Zaten çalışmadan kazanan ne zanatçı vardır ne sanatçı
Kuşkusuz ki gerçek hadisler ile uydurma hadisleri ayıracak tek şey
Dini tanımlayan Din hadisileri'dir,
Şu dinsizler gerçekten çok akılsız, çok mantıksız, çok gülünçler
Dini tanımlayan Din hadisileri'ni onların da bilmedikleri açık
Çünkü 'Din halkın afyonudur' demişler oysa din Din hadisileri'nin de dediği gibi bilimdir
Yani bilime 'Afyon' demiş oluyorlar
Onların İslamiyet dini inançından da anlamadıkları açık
Şöyle bir güldürce/fıkra uydurmuşlar
'İçki nasıl helal yapılır?' diye
Şöyle olacakmış: Bir içki masasındaki herkes birbirinin içkisini içecekmiş
Sonra da içkisi içilen herkes 'Helal olsun' diyecekmiş
Anlamadıkları ya da bilmedikleri konu şu:
İslamiyet dini inançına göre haram etmek de helal etmek de yalnızca Allah'a ait
Gör dünya ne haldesin, gör insanlık ne haldesin, gör insan ne haldesin
Heryeri cehalet ve nefs sarmış
İyi ki var dini tanımlayan Din hadisileri
Karanlık dünyaya, karanlık insanlığa ve karanlık akıla bir güneş gibi doğan
Geldi artık din dini tanımlayan Din hadisileri ile
Din hadisileri'ne zıt dini inançlar ile yol ayırımına(ayrımına).
Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 5.10.18/13.32