Dini tanımlayan Din hadisileri'ni bilmeyenler diyorlar ki
'Din insanla ilah arasındadır'
Hayır din insanla ilah arasında değildir
Din dini tanımlayan Din hadisileri'dir
Din hadisileri'ni bilmenin birinci aşaması Din hadisileri'nin
Kişinin kendi ruhu, kendi kişiliği, kendi alanı, kendi hayatı ile sınırlı olur
Ve 'Önce kendini kurtar' aşaması olur
Kişi Din hadisileri'ni daha sonra kendi dışına, topluma, insanlığa, hayata uygular, yayar
Böylece insan ile toplum, ülke, insanlık ve dünya birleşir
Gerçek ki din insanla ilah arasında değil insanla kendisi ve insanlık arasındadır
Ve dini tanımlayan Din hadisileri iledir
Hayata Din hadisileri ile bakmak başka, Din hadisileri'siz bakmak başkadır
Ancak yalnızca Din hadisileri yetmez, Din hadisileri tümün(bütünün)
Genelin özetidir, ilk kapıyı açan anahtardır
Din hadisileri felsefe ve bilim ile birlikte olmalıdır
Din hadisileri'ni topluma ve insanlığa açan, götüren şeyler de felsefe ve bilimdir
Din hadisileri felsefenin ve bilimin sorularını yanıtlar
Felsefe ve bilim de Din hadisileri'nin sorularını
Felsefe bilimin sorularını yanıtlar, bilim felsefenin sorularını
Böylece Din hadisileri, felsefe ve bilim hem birbirlerini korurlar hem de doğru yolda tutarlar
Bu üçlüden biri olmazsa herşey yanlış yöne, yanlışa gidebilir
Örneğin felsefe Din hadisileri'ne 'Doğru nedir?' diye soracak
Din hadisileri bilime, bilim de felsefeye
Yani bu üçlü herşeyi birbirlerine soracaklar ve böylece insan ve insanlık için
En doğru doğru gerçekleşecek
Yani Din hadisileri'ni, felsefeyi, bilimi matematiğin dört işlemi gibi düşünün
Hayatınızda, dünyada dört işlemden yalnızca biri ile iş yapamazsınız, var olamazsınız
Ve bir de şunu düşünün: Din hadisileri dinin dört işlemidir
Felsefe ve bilim ise dört işlem temeli üzerine kurulu matematiğin daha üst işlemleri
Daha üst aşamaları
Örneğin 'Doğru nedir?' diye Din hadisileri, felsefe ve bilim birbirlerine soracaklar
Oysa 'Doğru' bunların tümünde de vardır
Örneğin Din hadisileri 'Doğru nedir?' sorusuna 'Benim ve bendekiler' der
Felsefe de, bilim de öyle ve bunlar doğruyu hep kendilerine göre tanımlarla
Ve her tanım da doğrudur
Ancak bu üç dünya üç boş kavanoz gibidirler, yalnızca dışlarının doğru olması yetmez
İçlerine de doğru şeyler koyulmalıdır ki işte bunu ötekiler sağlar
Doğru insan olmak demek yolları bilmek demek, doğru yolları değildir
Doğru insan olmanız bilmediğiniz, yabancı bir ildeki ya da ülkedeki yolları, yerleri
Bilmenizi sağlamaz, bunun için ayrıca başka doğrulara, başka doğruluklara gereksinim vardır,
Doğru insanı, doğru toplumu, doğru insanlığı, doğru dünyayı, doğru tarihi ve doğru hayat
Üç şeyle özetlemek gerekirse: Felsefe, bilim ve Din hadisileri'dir
Felsefeyi, bilimi, Din hadisileri'ni üç şeyle özetlemek gerekirse:
Felsefe mutluluğu red, bilim sabr(sabır), Din hadisileri nefssizliktir
Bu üçünü tek birşeyle özetlemek gerekirse: İnziva
Yani felsefe, bilim ve Din hadisileri içinde inziva,
Din size mutsuz olun demiyor, 'Mutlu olmayın' diyor
Çünkü mutluluk birçok önemli şeyleri önemsiz görmeye ya da gözden kaçırmaya
Ve şımarmaya yani nefse ve cehalete, mantıksızlığa, düşüncesizliğe neden olur
Ancak kor ve yalan bir dünya üzerinde içi bağırsak bok yaşamak
Kuşkusuz ki mutsuzluk olmalıdır ancak dinde mutsuzluk amaç değil dolaylı bir sonuçtur
Mutluluk ise asla amaç değildir çünkü mutluluk aldanıştır ve önemli şeyleri gözden kaçırtır
Din hadisileri'ni bilseniz ve Din hadisileri'ne uysanız da sizde mutluk varsa
Ya da oruçu hiç bilmiyorsanız, oruçu hiç yaşamamışsanız mükemmele gitmekte
Eksik kalırsınız ancak dinde oruç ilah için değil, fakirleri anlamak için değil
Din hadisileri ile ruhu daha da mükemmelleştirmek içindir
Yani tıpkı demiri çelik yapmak gibi
Din hadisileri ile demir gibi olursunuz, oruç ile çelik gibi
Ve mutluluğu dışlamak ile de paslanmaz çelik gibi
Yani yalnızca bilmek yetmez, olmak yani kendine uygulamayı başarmak da gerekir
Yoksa bir hayvanı tüm gün bir ağacın altında bağlamak evde
Bir saat oturmaktan daha kolaydır,
Dini inançlardaki ilah size şunu anlatır: Hem dünyadan, herşeyden çok uzaklarda olup
Hem de herşeyi bilmek
Yani ülkeyi, dünyayı bilmeniz, izlemeniz, anlamanız için sokaklarda dolaşmanız
Sokakları mesken, mekan etmeniz gerekmiyor
Bunu evinizden de yapabilirsiniz
Felsefe, bilim ve Din hadisileri ve medya size bu olanağı sağlar
Yoksa deniz içinde olup denizi bilmeyen balık olursunuz
Uzaklık uzaklığı arttırır ancak anlamayı kolaylaştırabilir
Bakın insanlar dünyada yaşamalarına karşın dünyanın düz olduğunu sanıyorlardı
Çünkü dünyaya çok yakından bakıyorlardı
Toplumsallaşmak(Sosyalleşmek) sokaklara çıkmak, toplumun içine karışmak değildir
Gerçek toplumsallaşmak felsefe, bilim ve Din hadisileri'dir
Yoksa deniz içinde olup denizi bilmeyen balık olursunuz
Sokakları, evinizin dıışını değil evinizi, felsefeyi, bilimi, Din hadisileri'ni
Kitapları, okumayı, öğrenmeyi, anlamayı sevin,
'Zekat verilecek kimselerden biri de kalpleri kazanılacak kişiler' diyorlar
Dinde böyle şey olmaz, dinde kazanmak para ile, maddiyat ile, nicelik ile, dünyalık ile değil
Dini tanımlayan Din hadisileri ile olur ancak
Kalpleri, insanları maddi şeylerle değil Din hadisileri ile kazanırsanın kazanın
Çünkü ötesini din sevmez
Ve maddi şeylerle insan kazanmak rüşveti, yolsuzluğu, hırsızlığı, ahlaksızlığı destekler
Kimbilir Fetö de 'Hakimleri, savcıları kiralayın ya da satın alın' derken o sözü uyguluyordu
Kuşkusuz ki dinde maddiyat ile kazanmak yoktur
Din ancak Din hadisileri ile kazanır
Din hadisileri yerine ne de kolay bir yolu seçmişler: Para ver, kalbi kazan
Bu kadar kolay ve basit kazanılan bir kalp kalp değildir zaten
Ancak midedir yoksa kalbi mide ile mi kandırmaya çalışıyorlar
Kuşkusuz ki Din hadisileri'nde asla hile, kandırma, aldatma, yanıltma yoktur
Size maddiyatla yaklaşanlardan uzak durun
Doğrunun en doğrusu ve en iyisi yalnızca Din hadisileri'ndedir
Öyle ki Din hadisileri sizi felsefeye de, bilime de gönderir
Çünkü Din hadisileri 'Bilim/İlim Çin'de de olsa gidip öğrenin' der
Bakın bir cehalet ve nefs sanatı olan siyasetin esirleri siyasetçiler bile
Nasıl da maddi başarılar, köprüler, yollar, duvarlar ile övünüyorlar
Din hadisileri'nin D'si ile bile alakaları, ilgileri yokken
Çünkü Din hadisileri'nin olmadığı yerde beyin, ruh, akıl, zeka maddiyattan yukarı çıkamaz
Onlar görmüyorlar mı ve Din hadisleri'nin görmediğini mi sanıyorlar ülkede
Duvarlar, betonlar yükselirken çıplaklık, ahlakdışılık, akıldışılık, bilimdışılık, hukuksuzluk
Adaletsizlik, vicdansızlık, barbarlık, vahşet, insanlıkdışılık, cehalet ve nefs de yükseliyor
Kuşkusuz ki onlar terazideki bir kefedeki altının karşısına altın diye koydukları
Tenekenin, demirin görülmemesini sağlamaya çalışanlar gibidirler
Onlar altının karşısına tenekeyi, demiri altın diye koyanlar gibidirler,
Hergün Din hadisileri içinde olan insanın cmuaya da, cumartaesiye de, pazara da
Mabede de geceye de, aya da, güne de gereksinimi kalmaz
Çünkü beden ve ruh olarak o hergün doğru ve iyi içindedir
'Cumanız mübarek olsun' diyenlere de ki 'Benim her günüm zaten mübarektir
Çünkü ben dini tanımlayan Din hadisileri ileyim
'Bayramın kutlu olsun' diyenlere de ki 'Benim zaten her günüm kutludur çünkü ben
Dini tanımlayan Din hadisileri ileyim'
Ve onlar seni mabedlerine götürmeye çalışırlarsa onlara de ki
'Gelin ben sizi dini tanımlayan Din hadisileri'ne götüreyim',
Mose(Musa) dini inancını yalnızca İbraniler için yaptı
Jesus(İsa) ise dini inancı tüm insanlık için yaptı
Muhammed ise Din hadisileri ile hem dini tanımladı hem tüm insanlık için tanımladı
Öyle iken Yahudiler, Hıristiyanlar(Hristiyanlar) ve Müslümanlar
Ve öteki dini inançlılar hala neyin derdinde
Din diye gitmeleri gereken yer artık yalnızca Din hadisileri'dir
Ancak kendi cehaletleri ve kendi nefsleri dışında en başta hükümdarları
Ve siyasetçileri bunu önlemeye çalışıyor
Çünkü güneş nasıl ki dünyayı aydınlarıyor
Din hadisileri de ruhları, insanlığı aydınlatır
Ve karanlığın ticaretini yapanlar bundan hoşlanmazlar
Ve onlar hep Din hadisileri'ne zıt konuşurlar ve Din hadisileri'ne zıt şeyler yaparlar ve isterler
Onlardan hiçkimse şikayetçi olmasa bile Din hadisileri yani din şikayetçidir
Öyleyken onlar neden hala dinden söz ediyorlar
İnsanları kandırabilirler ancak dini kandıramazlar
Çünkü din Din hadisileri'nin koruması altındadır
Din hadisileri de bilimin
İşte bu yüzden ki size 'Alimler peygamberlerin varisleridir
Dinsiz de olsalar alimlerin yeri Cennettir' denilmiştir
Oysa siz Cennet'i Din hadisileri'nde aramak yerine annelerin
Yani doğurmuş insan dişisinin ayaklarının altında
Yani cinsiyette ve cinsellikte aramaya yönlendiriliyorsunuz
Bakın bakalım bazı annelerin sokaklara attıkları çocuklara
Çocuklarına yaptıkları kötülüklere
'Cennet annelerin ayakları altındadır' değil 'Doğru bir insan ve doğru bir toplum için
Doğru kadınlara gerek vardır
Kadınlar yozlaşırsa toplum da yozlaşır, kadınlar çürürse toplum da çürür' demektir o
Yoksa din kimsenin ayakları altında değildir, ilahların bile
Çünkü din yalnızca Din hadisileri'dir dini tanımlayan
Ve hep baş üstünde tutulacak, asla ayak altına alınmayacak şeylerdir Din hadisileri
Ve kuşkusuz ki halifeler, hükümdarlar, sultanlar dinin varisileri değildir
Din de dinin varisi de yalnızca Din hadisileri'dir
Din yani Din hadisileri ölmez ki varisi olsun
Alimler yalnızca peygamberlerin varisleridir, dinin değil
Çünkü din yalnızca Din hadisileri'dir,
Sizleri hoparlörlerle, çanlarla dine çağıranlara deyin ki 'Din yalnızca Din hadisileri'dir
Ve dine yalnızca onlar çağırabilir'
Ve o Jesus'çular(İsa'cılar) dini Göklerin kırallığı yapmışlar
Onlara de ki 'Dinde hükümdar ve hükümdarlık olmaz
Çünkü din yalnızca Din hadisileri'dir ve yalnızca insanlar içindir'
Ve ellerine din diye haç aldılar ve din diye ekmek yediler, şarap içtiler
Onlara de ki 'Din nesne, madde, maddiyat, nicelik değil dini tanımlayan Din hadisileri'dir
Ve onlar kutsal kitaplarını şarkı, gazel, ilahı söyler gibi güzel okumak için okuyorlar
Ve üstelik de kutsal kitaplarını şarkı, gazel, ilahı gbi 'Güzel okuma' yarışmaları yapıyorlar
Ne acı onlara çünkü Din hadisleri dedi ki
'İnsanları etkilemek, insanların kalplerini kazanmak için
Güzel konuşma öğrenmenin, güzel konuşmanın yeri Cehennem'dir'
Ve onlar din diye imamhatiplerde hatip adı altında ne öğretiyorlar, hatiplik nedir
İnsanları etkilemek için güzel konuşmak değil mi
Ve onlar din diye size kundaklarındaki bebekleri, çocukları, öz annelerini, öz babalarını
Bile öldürtmüş sultanları övmeyi, baştaçı etmeyi öğretiyorlar
Oysa Din hadisileri bırakın bunları, 'Sultanlarla düşüp kalkmak bile
Alimleri dinden uzaklaştırır' dedi
Onlar din diye size Din hadisileri'ni öğretmek yerine ilahları, sultanları
Ve siyasi parti başkanlarını öğretiyorlar
Bilimdışılığı, ticareti ve siyaseti yani cehaleti ve nefsi
Yani dinin en büyük iki düşmanını öğretiyorlar
Ve Din hadisileri dedi ki 'Kıyamet öncesi ticaret öyle yaygınlaşacak ki kadın bile kocasına
Ticarette yardım edecek
Onlara bakın bir de; devletin, milletin, vatanın mallarını, emeklerini, servetlerini
Fabrikalarını bile ticaretin esiri olan özel sektöre, şirketlere, kişilere satıyorlar
Tıpkı ticarette kocasına yardım eden kadın gibi özelleştirme, demokrasi, siyaset
Halkın iradesi, halkın tercihi, kalkınma adları altında ticarete yardım ediyorlar
Ve özel sektörü yani ticareti baştaçı ediyorlar, Din hadisleri yerine ekonomi rakamlarını
Önder ediniyorlar
Din hadisileri dedi ki 'Din utanmaktır, edebtir; utanmak, edeb yoksa din de yoktur'
Ancak onlara bakın ki döviz gelecek diye bikinili, mayolu, çıplak kimseleri
Dörtgözle bekliyorlar, baştaçı ediyorlar, ağırlıyorlar, mutlu ediyorlar
Din hadisileri dedi ki 'Kötü insanlarda bulunan kötü şeyleri teşhir ediniz ki insanlar onlardan
Çekinme imkanı bulsunlar' ancak onlar ayıpları ortaya çıkmasın diye 'İnsanların ayıplarını
Ortaya sermeyiniz' diyorlar çünkü belli ki kendileri de ayıp içinde
Din hadisileri dedi ki 'Gerçek insan ikidir: Alim ve öğrenci
Bunların dışında olan insanda hayr yoktur' oysa onlar siyaseti, siyasetçiliği ve siyaseti
Size çözüm olarak gösteriyorlar
Din hadisileri dedi ki 'Kılıç çekmeden, mızrak vurmadan, ok atmadan Allah yolunda
Bir saat durmak zerre isyansız altmış yıllık ibadetten üstündür'
Oysa onlar size Din hadisleri'ni değil sultanları övüyorlar ve
Din hadisileri'nden değil Kızıl elma'dan söz ediyorlar
Din hadisileri diyor ki 'Müminin evi kamıştandır ve yemeği bir parça ekmektir
Oysa onlar size rezidanslar, villalar, yalılar, saraylar dikiyorlar
Ve televizyonlarında hergün birbirinden nefs yemek tarifileri, yemek yayınları yapıyorlar
Din hadisileri ticaret öyle aşağılar ki 'Camide ticaret yapanlara
Allah sana kazanç vermesin deyin' ve 'Çarşıya ilk girip son çıkan kişi olma' der
Oysa onlar hayatlarına Din hadisileri'ni değil ticareti, ekonomiyi, parayı pusula
Önder, lider yapmışlar ve televizyon tüm gün alışveriş
Para harcama bağımlılığı yaparlar abuksubuk ve üstelik Din hadisileri'ne aykırı
Beyin yıkayan reklamlarla yani milletin parasını aldıkları yetmiyormuş gibi
Bir de akılını, ruhunu, kişiliğini almaya çalışıyorlar
Onlar öylesine Din hadisileri dışındalar ve utanmazlık ve mantıksızlık içindeler ki
Size hergün bikinili, mayolu, dine aykırı giyimli kimlseler gösterdikleri
Televizyon ekranlarından bir de size dini yayın yaparlar
Onlar bilmiyor olmalılar ki hela kabından yemek de yenilmez
Din hadisileri der ki 'Ev namus yurdudur' ancak onlar sizi
Paranızı almak, nefse esir etmek için sizi hep evden çıkarmaya çalışırlar
Ve buna bir de 'Sosyalleşme' diye akıldışı bir kılıf uydururlar
Din hadisileri der ki 'Kim falcılara, büyücülere inanırsa kutsal kitaba küfür etmiş gibi olur'
Ancak onlar hem bir yandan din taslayıp bir yandan da televizyon ekranlarını
Çıplaklara ve falcılara, medyumlara, astrolojiye açarlar
Din hadisileri der ki 'İstanbul'un fethi kıyamet belirtisidir' ve
'Sultanlarla düşüpkalkan alimler bile hırsızdır'
Ancak onlar İstanbul'un fethini bayram ve İstanbul'u fetheden sultanı baştaçı ederler
Gerçek ki taht için de olsa, devlet bekası için de olsa kundaklarındaki bebekleri
Çocukları öldürmek, öldürtmek insanlığın kıyametidir, insanlık için kıyamettir
Ve ovündükleri o yerde genelev, meyhaneler, pavyonlar, gece kulüpleri
Striptiz kulüpleri, kumarhaneler, çıplaklar yani Din hadisileri'ne aykırı ne varsa var
Bu insanlığın kıyameti değil de nedir
Kuşkusuz ki onlar başı kopmuş ölüde atan kalp gibidirler de bilmezler
Ve ne acı ki hem '3Y'yi yani 3 yasağı kaldıracağız' derler hem de ülkeyi yasaklara boğarlar
Özelleştirme diye devletin, milletin, kamunun, vatanın mallarını mülklerini
Yani emanetlerini satarlar
Sabah söylediklerini akşam inkar ederler
Ve sonra da münafıklıktan söz ederler
Onlar bilmiyorlar mı ki münafık 'Yalan söyler, sözünü tutmaz ve emanete ihanet eder'
Yoksa 3Y üç yalan mı,
Din hadisileri der ki 'Fakirlik müminin süsüdür' ancak onlar zengin olmak
Zenginlikle mutlu olmak için didinmekteler, giyimleri bile modadan,
Din hadisileri der ki 'Mallarınız ve çocuklarınız sizin için fitnedir'
Ancak onlar Din hadisileri ile değil mallarla ve çocuklarıyla övünürler
Ve kendilerine çocuklarının yapacağından daha çok fitne yaparlar
Yani kendilerini okumaktan, öğrenmekten, bilmekten çocuklarıyla geçirecekleri zamandan
Daha çok uzaklaştırırlar
Ve ayıplarını da 'Para ile imanın kimde olduğu belli olmaz' lafı ile örtmeye çalışırlar
Onlar yanılıyorlar çünkü paranın kimde olduğu belli olmaz da
Dinin kimde olup olmadığı dini tanımlayan Din hadisileri ile mutlaka belli olur,
Din hadisileri der ki 'Allah zalimin bile beduasını kabul eder' ancak onlar
'Sakın kimseye beddua etmeyin çünkü beddua döner dolaşır size geri gelir'
Deyip insanları korkutmaya çalışırlar çünkü bilirler ki kendileri de beddualıktır,
Din hadisileri der ki 'Zulüme uğrayanları, aşağılananları savunun' ancak onlar kendilerine
Karşı olanlara bir de 'Terörist, şer' damgası vurup zulüme uğrayanlara
Daha da zalimlik ederler, aşağılananları daha da aşağılarlar,
Din hadisileri der ki 'Tacirler, tüccarlar günahkardırlar' ancak onlar ticareti teşvik ederler
Ticaretle övünürler oysa ticaret dünyadan, milletten
Vatandan 'Hakkından fazlası'nı almaktır yoksa nasıl zengin olacaklar,
Yalnızca felsefe yetmez; bilime ve Din hadisileri'ne de sor
Yalnızca bilim yetmez; felsefeye ve Din hadisileri'ne de sor
Yalnızca Din hadisileri yetmez; felsefeye ve bilime de sor
Çünkü bunların ancak üçü de doğru bir dünyanın, doğru bir insanlığın temelleridir
Biri pusula ise ötekiler haritadır,
Ve kendi öz ailesi doğruyu, doğruluğu arayan İyob'u(Eyüb'ü) bedeni yaralar, iltihaplar
İrinler, şişler içinde kaldı, çirkinleşti diye evlerinden attılar
İşte özel sektör, siyaset, moda, özel sektör üzerine kurulu devlet, ülke ve vatan
Siyaset üzerine kurulu devlet, ülke ve vatan
Yani Din hadisileri'nden uzaklık
Sizin için İyob'un ailesi gibidir
Kendilerine benzemeseniz sizi kendi vatanından bile atarlar
Kendi vatanınızı bile size gurbet, zindan, acı, aşağılanma, itilme kakılma
Yokluk, fakirlik, işsizlik, ailesizlik, evsizlik, kötülük yaparlar,
Ve Din hadisileri dedi ki:
Bana alim de, derviş de olsan nefsle gelme çünkü
Nefsle gidersen güneş de verilse gece olur
Nefsle istersen ilim de verilse cehalet olur
Nefsle yaşarsan alim de olsan zulüm olur
Nefs olursan insan da olsan yarım insan olursun.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 9.5.18/11.03