Dini inançlar tercihle ilgilidir
Ancak tercihler de zeka(anlak) düzeyileri ile de ilgilidir
Ve zeka düzeyi üzerine de en derin, en uzak, en ulaşılamaz olarak da genler etkilidir
Zeka düzeyi düştükçe daha akıldışı dini inançlara inanmak da artar
Din ise dini tanımlayan Din hadisileri'nin de dediği gibi bilimdir
Ve bilim olağan hale göre daha yüksek zeka ister
Ancak bilimin de nicel zeka isteyen yanından başka bir de
Nitel zeka isteyen yani vardır ve o da her bilimcide bulunmaz
Bu yüzden bilimdışı şeylere inanan bilimciler de ortaya çıkar
Ancak onlara yalnızca bilimin nicel yönünde kaldıkları için tam bilimci denilemez
Onlar henüz bilimin çırakları gibidirler, akademisyen bile olsalar,
Dini inançlar tercihle ilgilidir
Ancak tercihler de zeka düzeyileri ile de ilgilidir
Ancak zeka düzeyileri vicdan, merhamet ile de ilgilidir
Vicdan, merhamet ile ilgili olan zeka nitel zekadır
Yani vicdansız, merhametsiz kişilerin, halkların, toplumların, milletlerin
Seçecekleri yani beğenecekleri dini inançlar da olabildiğince vicdansız
Merhametsiz olmak zorundadırlar
Yani dinden önce medenilik zorunludur
Yani önce dinli, sonra medeni olunmaz
Dinli olmak için ön zorunlu şeylerden biri de 'Önce medeni olmak'tır
Yani barbar, vahşi insanlardan medeni davranmalarını
Medenice seçimler yapmalarını bekleyemezsiniz
Ancak dini inançlar için böyle şeyler önemli ve zorunlu olmazlar
Mevlana 'Ne olursan ol gel' dedi
Çünkü Mevlana gibi bir insana gitmek de medeniliktir
Ancak Mevlana'nın yanından Mevlana'nın yanına hiç gitmemiş gibi çıkmak
Medenilik değildir
Siz dini ne sandınız
Medeni olmamak mı
Medeni olmanın temelinde de tıpkı felsefenin, bilimin ve dinin temelinde olduğu gibi
Mantık, mantıklılık yatar,
Vicdan ve merhamet herkese açıktır
Ancak üzülmek herkese açık değildir
Yani Hitler öldü ya da intihar etti diye neden üzülesin
Ancak Hitler gibiler için bile din üzülmeye açıktır
Çünkü Hitler gibilere bile üzülünebilir:
'Doğru yolu göremedikleri, iyi insan olamadıkları' için
Yani insan herkese vicdanlı, merhametli olmak zorundadır
Ancak herkese üzülmek zorunda değildir
Din insana bu hakkı tanır, verir
Dinde doğru, uygun olan şey doğru, iyi
Yani dine aykırı insanların ölümlerine üzülmektir
Dine aykırı insanların ölümlerine üzülmek
Din düşmanlarına sevinmektir
İnsanlığa, dine, ahlaka zararlı insanların ölümlerinin nesine üzüleceksin
Çünkü Din hadisileri dünyanın en doğru şeyidir
İnsan ve insanlık için Din hadisileri'nin üstünde doğru, iyi, güzel birşey yoktur
Din hadisileri insan ve insanlık için zorunlu olan herşeyi içinde toplamıştır
Din hadisileri'nin dışında; insan ve insanlık için ancak aldanış, yalan
Ve yenilgi vardır
Din hadisileri'nin dışındakilere sevinip dinin yani en üstün gerçeklerin
Ve en üstün doğruların yenilgisine mi sevineceksiniz,
Din dinli olmak değildir
Din dini tanımlayan Din hadisileri'ne uymaktır
Yani din önderi ya da görevlisi de olsa bir insan
Hitler'in yanında yer alamaz
Dini Hitler'in yanına koyamaz
Dini Hitler'in yanında gösteremez,
Üzülmek iki türlüdür:
1- Tanık olunan olay anında üzülmek ki tepki vermeyi gerektirir
2- Tanık olunmayan olaydan sonra üzülmek ki
Ne kadar acı olsa da her olay bunu zorunlu yapmaz
İnsanlığa zararlı ya da ahlaka aykırı insanların ölümlerine neden üzülesin
Ancak onlar için bile vicdan ve merhamet gerekir
Ki dinin dini inançlardan bir farkı ve bir üstünlüğü de budur
Yılana, akrebe bile vicdan ve merhamet et
Ancak ölümlerine üzülme
Çünkü din yalnızca vicdan, merhamet değil; bilimsellik, akıl, mantıktır da
Onlar dini ne sanıyorlar; cehaleti, nefsi ve insanları
Yanıltmak, avutmak ve mutlu etmek mi
İnsanlığa zararlı ya da ahlaka aykırı insanların ölümlerine neden üzülesin
Tıpkı Hitler'in ölümüne üzülmemek gibi
Yani böyle ölümlere sevinilebilir de
Çünkü ölümden daha önemli şeyler de vardır
Onlara gerçekler ve doğrular denilir,
İki arkadaş tenha bir yolda gidiyorlardı
Mevsim yaz ve hava çok sıcaktı
Yolda zehirli bir yılan gördüler, susuzluktan ölmek üzereydi
Biri yılana suyundan su verdi ve yılanı susuzluktan ölmekten kurtardı
Dönüşlerinde o yılanın yolda başı ezilmiş olarak öldürülmüş olduğunu gördüler
Yılana su vermiş olan kişi hiç üzülmedi ve bir de 'Oh, öldüğü iyi olmuş' dedi
Arkadaşı sordu: 'Sen demin bu yılana su verip onu ölmekten kurtardın
Şimdi ise ölümüne üzülmüyorsun ve bir de seviniyorsun'
Arkadaşı dedi ki: 'Dinde öldürmek ve üzülmek zorunlu değildir
Ancak vicdan ve merhamet zorunludur',
Kuşkusuz ki din ahlakı doğru, iyi, güzel olanı bile utandırabilir
Çünkü din yalnızca ahlak değildir
Cehalet ve nefs de dine aykırıdır
Yani ahlaklı olmak cehalet ya da nefs içinde olmanın görmezden gelinmesi değildir
Çünkü din herşeyden önce bilimdir ve bilim de
Herşeyi en ince ayrıntısına kadar dikkat etmekle, incelemekle yükümlüdür, görevlidir
Yani din yalnızca ahlaka bakmaz; cehalete ve nefse de bakar
Onlar dini ne sanıyorlar; kısacıktan gidileek bir yol mu
Gerçek ki din bilim, ahlak, edeb, vicdan, merhamet, dürüstlük, adillik, tarafsızlık
Medenilik, nefssizlik ailesidir
Ailenizden bir teki bile kayıb olsa(kaybolsa) bile önemsemez misiniz
Siz dini ne sanıyorsunuz; meyve toplamak gibi birşey mi
Kuşkusuz ki dini inançlar değil ancak din dini tanımlayan
Din hadisileri ile başlar
Ve Din hadisileri bir ailedir
Kuşkusuz ki Din hadisileri'ni bilmeyenler birgün cehalet ve nefs içinde
Şaşırıp ve çöküp kalırlar
Ve onlar dinin ne olduğunu bile unuttuklarını görürler
Ve din üzerinde bile anlaşmazlığa düşerler
Kuşkusuz ki dinin tek kalıbı dini tanımlayan Din hadisileri'dir
Vay ki dine Din hadisileri'nden başka kalıb arayanlara
Onların kalıplarından saçmalamaktan, dine aykırılıktan başka şey çıkmayacaktır
Kuşkusuz ki ahlaka aykırı giyinenler dinsizdir
Ancak ahlaka uygun giyinenlerin dinlilikleri de kuşkuludur
Çünkü dini tanımlayan Din hadisileri bir ailedir
Ailenizden biri kayıb olsa üzülmez misiniz, aramaz mısınız
Kuşkusuz ki dini tanımlayan Din hadisileri de sizden kendisindeki
Herşeyi ister.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 15.3.2018/05.35