Sabahtan işe gidersin akşama kadar
Yalnızca mideden, bedenden, üç kuruş paradan oluşan bir varlık, bir nesne
Bir görevli, bir kurban, bir adak yapılırsın
Gençliğinden yaşlılığına belki de ölümüne, hayatının dibinden kapağına kadar
İş sevdiğinle, sevdanla, ailenle eş koşar kendini
Bir de başkasının işidir, devletin, halkın, insanlığın da değil
Hep ekmek parası, geçim için çalışırsın boyunu(boyunu) bükük, boyunu eğik
Biraz da felsefe, bilim, edebiyat, sanat, demokrasi özgürlük, adalet
İnsanlık, insanca bir dünya için çalış ey insan, ey insanlık, dimdik,
Ne üretimin ne tüketimin efendisisin ne hayatının
Gözlerine bir başarısızın, kölenin, yenilmişin görüntüsü düşer sana bakanın
Ellerine ayaklarına görünmez zincirler vurulmuş sen, ekonomiyi, ülkeyi, hayatı yaratanın
Kendin için hep köle oldun, insanlık için özgür ol
Felsefeden, bilimden bir onur insanlık savaşımında en güçlü, en sonsuz kalkanın
Hep kapitalistlerin avuçlarına, ceplerine değil
Biraz da felsefenin, bilimin insanlık için, insanca bir dünya için yoluna dol,
İşyeri diye sana verilir bir hücre ya da mapusluk gibi yer
Hayatını bir sülük gibi çeker, emer alır, başkasının tapusundaki, mülkündeki dört duvar
Demokrasi diye önüne konulur dört yılda, beş yılda sandıklar
İçlerinden hep sana zulüm, kölelik, haksızlık, adaletsizlik, ezilme, aldatılma çıkar,
Özgürlük değil bu durumun
İşyeri diye, iş diye, geçim diye, ekmek parası diye ev izinli cezaevilerinden geçer hayatın
İşten gelince sana yalnızca yemek yemek ve uyumak kalır
Kimbilir en son ne zaman açdın(açtın) sana doğru, iyi, güzel şeyler öğretecek
Yepyeni bir dünya açacak, sayfasını bir kitabın
Yarasaların sokağa çıkmasıyla ve yuvalarına geri dönmeleri arasında payı
Sana hayatından bırakılan zamanın,
Yazgı değil kölelik, boş hayal değil günde dört saat çalışıp haftada üç gün tatil yapmamak
Neye yarıyor sanıyorsun bunca bilim, bunca teknoloji
Seni daha çok çalıştırmak için mi daha az paraya
Bilimin, teknolojinin özgürlüğü senin köleliğin, sana zulüm üzerine kurulu değilki(değil ki)
Yazgı değil vatanın şirket şirket paylaşılması, sana avuçunun(avucunun) içi bile çok görülürken
Sen kim olduğunu bilmiyor musun
Küçücük kar tanesi, yağmur damlası bile kim olduğunu bilirken,
Bırak sigara, içki gibi şeyleri, bırak nefsi mefsi
İnsanı basitleştirmekten başka şey yapmayan basit şeylerle mutlu olma
Duvarlarına anılar yerine bir de yağlıboya tablolar
Başuçuna(Başucuna) çalar saatinin yanına bir de kitap koy
Bir kapitalist ya da fil kadar yiyip içemezsin nasılsa
Hayatı yapma Si''ye(helaya) oy
Özgürlüğü, demokrasiyi, felsefeyi, bilimi, insanca bir dünyayı ara
Düşürmüş bozuk paranı aradığın gibi hiç değilse
Felsefeye, bilime, edebiyata, sanata, kültüre, kitapa(kitaba) hiç doyma
Dünyanın en güzel yemeklerine bile iki dakikada doy
Ayaklarından yalnızca izler kalmasın geride
Bu ülke için, insanlık için, demokrasi için, insanca bir dünya için de
Çok güzel, çok iyi, çok onurlu şeyler yapdım(yaptım) de
Ve kalsın arkanda en azından
Üzerinde parmak izilerin(izlerin), terin, sevginin, okuma emeğinin olduğu
Tutduğun(Tuttuğun), dokunduğun, sarıldığın
İnsanca bir dünyanın birer tuğlası gibi
Birer kitap, imzaladığın, çocuklarına
Hayat şirket değil, patron değil
Felsefe, bilim, demokrasi, özgürlük, adalet, kitap üzerine kurulu çok daha büyük birşey
Anlat çocuklarına, torunlarına.
Necdet Gürçiftçi
İnternetde yayınlandığı zaman: 28.1.15/14.02