Ankara belki senle daha güzel, belki daha hüzünlü
Tirenle mi gelsem, otogardan mı Ankara'ya havaalanından mı bilmem
Sokaklarını aşağıdan yukarıya mı, yukarıdan aşağıya mı yürüsem bilmem
Deniz de yok Ankara'da, hiç ağlamam dilerim
Ne sigaram var ne içkim var, bunlardan ne katma değer vergim
Ne özel tüketim vergim var aşka
Sigaranın dumanında, içkinin kokusunda değil yüreğimdesin, birer anıt gibi
Yükselen gözbebeklerimdesin, ve bambaşka,
İnsanlar evlerin içlerinde otururlar, düşünceler sözcüklerin, aşıklar sevgilerin
Ankara belki senle çok yüksek bir gökdelen belki sonsuz bir roman
Ankara belki kapılar, pencereler gibi dışımda, belki sen gibi ruhumda
Ne zaman gelsem Ankara'ya bilemem
Mayısın birinde mi mayıstosun otuz ikisinde mi
Ne zaman gelsem Ankara'ya bilemem bir sabahta mı bir düşte mi
Varsıllığına mı Ankara desem yoksulluğuna mı
Anayasasına mı desem, uluslararası anlaşmalarına mı
Atatürk'üne mi, ticaretine mi, siyasetine mi bilemem
Bildiğim tek şey var, seversem çiçekler, böcekler gibi değil
Atatürk'ü, Türklüğü, Türkçeyi, felsefeyi, bilimi, kitabı, yazmayı, okumayı sevdiğim gibi severim
Ankara'yı değil
Seni?
Yazım tarihi: 2007
Necdet Gürçiftçi
İnternetde yayınlandığı zaman: 25.6.14/09.08