Şiir Defteri

KUT'ÜL AMMARE TUHAFLIĞI (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
09.03.2018 / 05:24
229 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Bilimle değil de siyasetle yönetilen ülkelerde tarihsel ve dini inançsal konularda gerçek gerçeklere ve gerçek doğrulara ulaşmak dürüst muhalifler olmadıkça olanaklı olmaz. Yani 'Resmi tarih' diye devletlerin verdikleri, öğrettikleri tarihlere dudak bükenler acaba Siyasi parti yandaşlığı tarihi'ne neden sarılırlar? Yani resmi tarih yanlış da siyasi parti yandaşlığı tarihi doğru mu? Yani örneğin taht için bebek, çocuk kardeşlerini bile öldürtmüş; öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmüş Osmanlı hanedanlığı'nı, Osmanlı sultanlarını, Osmanlı padişahlarını övenlerin, savunanların, baştacı edenlerin öğretttikleri, anlattıkları tarihe nasıl güvenilir? Yani resmi tarih yanlış da resmi tarihe dudak bükenlerin kendileri doğru mu? Konuları önce felsefe ile anlamak, sorunları da önce felsefe ile çözmek gerekir. Kut'ül Ammare konusunda bir tuhaflık var, felsefe açısından ve bence. Konuya yalnızca felsefel yani mantıksal yani düşünsel açıdan yaklaşacağım. Kut'ül ammare savaşı'nda ya da kuşatması'nda Osmanlı İngilizlere karşı savaşır. Ancak Osmanlı tuhaf ki aynı İngilizler İstanbul'u işgal ettiğinde savaşmaz. Bence burada üç tuhaf durum var: 1- Türklerdeki genel yabancı hayranlığı: Yani Türklere yabancılara ait, başkalarına ait şeyler hep çekici, ilginç gelmiştir, Orta Asya'da bile; çünkü biliyorsunuz Orta Asya'daki hakanları Çinli bir bayan ile evlenebilmek için, ülkeye yağmur sağlayan bir dağı Çinlilere vermiş ve Çinliler de Türklere zarar vermek için o dağı parça parça götürmüşler, anlatılanlara göre. Osmanlı'daki özel yabancı hayranlığı: Anlaşılan ki bu yabancı hayranlığı Osmanlı hanedanlığı'nda da varmış ki Irak'taki biryer için savaşıyor ancak İstanbul bir yabancı devletçe işgal edildiği için savaşmıyor yani bence bu bir yabancı hayranlığıdır ve Mustafa Kemal'e 'Ne mutlu Türküm' ve 'bir Türk dünyaya bedeldir' dedirten bir durumdur. 2- Osmanlı hanedanlığı'nın can derdi: Hani Osmanlıcllar hep derler ya 'Padişahlar kundaklarındaki bebek kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını ölüdrttüler ancak bunu taht için değil devletin bekası için yaptılar' falan diye. Bu durum bu savın yanlışlığını da kanıtlıyor çünkü sözümona bu cinayetleri 'Devlet bekası' için yapmış olan Osmanlı hanedanlığı Mondros anlaşması ile Osmanlı vatanı düşmanşlarca işgal edilmeye başlandığında ve Osmanlı hanedanlığı'nın kendi merkeziİstanbul bile işgal edildiğinde nedense kılını bile kıpırdatmıyor; hani 'Devletin bekası' idi? Anlaşılıyor ki bebekleri, çocukları, annelerini, babalarını bile öldürten Osmanlı sultanları, padişahları bu cinayetleri gerçekte 'Devlet bekası' için değil kendi canlarını kurtarmak için yapmışlardır yoksa Osmanlı vatanı işgal edilmeye başlanıldığında 'Devlet bekası' için buna karşı da savaşırlardı. 3- Osmanlı hanedanlığı'nın Türk düşmanlığı: Osmanlı hanedanlığı'nı Türk düşmanı olmakla tanımlayanlar var; Osmanlı hanedanlığı Türkleri sarayına bile sokmazmış, Türkleri saraydan uzak kalsınlar diye hep sınırlarda asker olarak kullanırlarmış, Türkler saraya ancak cariye olarak girebilirlermiş ve hamile kalırlarsa karınlarındaki bebekleri ile birlikte öldürülürlermiş diyenler var. Kut'ül Amare konusu bu savım doğruluğunu gösteriyor bence çünkü Kut'ül Ammare'de savaşanlar bu sava göre Türkler yani Osmanlı hanedanlığı kimseleri değil çünkü Kut'ül Amare'de kendilerine karşı savaşılan aynı İngilizler bu kez saltatın merkezi İstanbul'a saldırdıklarında Osmanlı hanedanlığı savaşmak yerine boyun eğiyor ve üstelik de İngilizlerle işbirliği içine giriyor; neden? Çünkü bu kez tehlikede olan kendi canı yani Kut'ül Amare'de olduğu gibi Türklerin yani kendisinden olmayanların canı değil. Yani mantıkla bile; Osmanlıcı tarihçilerin ve öteki kimselerin doğruları söylemedikleri açık. Yani resmi tarih yanlış söylüyor da kendileri doğru mu söylüyor? Tüm bu bilgiler ışığında anlaşılır ki 'Osmanlı Türk ve Müslüman idi' diyen Osmanlıcılar da yalan söylüyorlar çünkü hem Müslümanlar ne için olursa olsun bebekleri, çocukları, annelerini, babalarını öldürmezler ve öldürtmezler hem de konu Osmanlı hanedanlığı'nın kendi canı olunca, esarete bile boyun eğmesi Osmanlı hanedanlığı'nın Türk olmadığını gösterir çünkü Türkler asla esarete boyun eğmezler, bu yüzden de esarete boyun eğmeyen kurdu kendilerine simge yapmışlardır ve Mustafa Kemal da gerçek Türk olduğundan, Osmanlı hanedanlığı'nın boyun eğdiği esarete asla boyun eğmemiştir ve özgürlük için savaşmıştır. Kuyucu Murad paşa denilen kişiye neden 'Kuyucu' denilmiştir? Bahçelere, tarlalara artezyen, su kuyuları açtırdığı için mi? Hayır. Osmanlı hanedanlığı'nın haksızlıklarına, adaletsizliklerine, Türklere kötü davranmasına başkaldıran Türkleri çolukçocuk; genç yaşlı; hamile, hasta kılıçtan geçirtip, öldürtüp kuyulara doldurttuğu için. Bunu ne Türk yapar ne Müslüman ne de kendisine 'İnsanım' diyen insan. Yani resmi tarih yalan söylüyor da Osmanlıcı tarih doğru mu söylüyor? Güvenilir olmak ancak bilimsel olmakla başlar; ve bebekleri, çocukları öldürtmekle bilimsellik bağdaşmaz çünkü insan ancak vicdanı kadar bilimseldir ve ancak vicdanı kadar sever. Siyasi iktidarlar ülkelerindeki herşeye egemen olabilirler ancak evrende her harfin, her zerrenin bile bir anlamı vardır ki işte buna asla egemen olamazlar; gün gelir her zerre, her harf konuşur. Evet; Kut'ül Ammare ve İstanbul'un işgali hala konuşuyor çünkü akıl, mantık, felsefe, bilim, tarih asla susmaz ve mızrak çuvala sığmaz; yalanın mumu akıl, mantık, felsefe, bilim, tarih gelinceye kadar yanar ancak. Anlaşılıyor ki resmi tarih yalansa Osmanlıcı tarih bin kata daha yalan. Zaten Osmanlıcı tarihçilerin suratlarına bakın; hiç meymenet var mı? Gerçek Türk Mustafa Kemal olmasaydı bugün ne İstanbul kalacaktı ne Ankara. Evet; başkalarının topraklarını 'Fetih' adı altında işgal etmeye ve haraca bağlamaya pek meraklı Osmanlı hanedanlığı İzmir, İstanbul, Anadolu, kendi vatanı işgal edildiğinde neredeydi acaba? Kuşkusuz ki bebekleri, çocukları bile öldürtenlerin sonsuzlukları olmaz. Necdet Gürçiftçi İnternette yayınlandığı zaman: 8.3.18/04.45
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Bunalım
  • Edebiyatçı
  • Fikri
  • RidvanEREZ
  • sorgunlu
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir