Şiir Defteri

SINIFTA KALAN ÇOCUKLARINIZA KIZMAYIN

Yazan: Birturkbilgesi
05.01.2018 / 04:56
156 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Her öğrenci okulunu belirli süresinde bitiremeyebilir. Örneğin; dört yıllık bir okulu bazı öğrenciler 6, bazıları 8 yılda bitirebilir. Sanıldığının ve sandırıldığının karşıtı olarak, okulu belirli süresinde bitirmek de ders notlarının yüksekliği de gerçekte bir yüksek zeka(anlak) belirtisi değildir; yüksek aptallık belirtisi de olabilir! Gerçek ki dünya insanlık tarihi, uygarlığını, ilerlemesini zeki denilen çocuklardan çok, aptal denilen çocuklara borçludur! İlkokulda, aptal denilip okuldan atılan Edison'un yaptığı buluşları kaç yüksek zekalı denilen çocuk yapabilmiştir, yetişkin olduğunda! O yüzden ben yüksek zekalı, zeki denilen çocuklardan çok aptal denilen çocuklarda insanlık için umut beslerim! Bence çağın ve toplumun aptallığıdır onlara aptallık olarak yansıyan; oysa gerçekte onlar en zekiler olabilirler! Yine bence, gerçekte hiçbir çocuk yüksek zekalı değildir, onları yüksek zekalı sananlar yüksek aptaldır! Anne karnında, zeka üretim merkezi ya da üniversite yok değil mi! Bence, 'Aptal çocuk; arkadaşların evlerine hergün 50 T.L. para getiriyor, sokakta mendil satıp ama sen simit satmana karşın günde ancak 5 T.L. getirebiliyorsun!', denilen çocuk ile 'Aferim, her sınavdan en yüksek notu getiriyorsun.', denilen çocuk arasında ve aileleri arasında bir fark yoktur! Abd'li bir fahişe var, şimdi sanırım 25-28 yaşlarında. Bunun babası matematik pırofesörü(profesörü) idi, sonra kızının arkadaşlarına cinsel tacizden hapise girmişti; kız o zamanlar doğal ki ilkokula gidiyordu. Bu kız ilkokulda iken matematik dehası sayılıyordu. Sonra gerçekten de matematik pırofesörü oldu; 16 yaşında falan. Şimdi ise fahişelik yapıyor. Çocuktan zeka hele ki yüksek zeka bekleyen zavallı düşük zekanın, zavallı yüksek aptallığın bir sonucu bu. Geçen gün televizyonda bir maymun vardı; ormanda odun topluyor, odunları dizi ile kırıyor, çakmak taşlı bir çakmak ile, kırdığı odunları yakıyor ve bir tavada hamburger pişiriyordu! Şimdi bu maymun gerçek ki çok zeki, öteki maymunlara göre! İnsanın, maymundan gelmediğini sananlara da duyurulur. Ben hiç hamburger pişiren bir meni ya da toprak görmedim! Bu açıdan; dinlere inananlara pek zekiler diyemeyiz. Zeki insan herşeye inanmaz çünkü! Ama ne yazık ki her yanımız bu dinliler ile dolu. Bir zamanlar birgün böyle bir aile ile idim. İlginç ama beni dinsiz olmama karşın dinsizlerden çok dinliler sever! Demek ki yüksek zekalı insanlardan, dinsizlerden çok dinliler anlıyorlar yine de! Bu ailenin çocukları var, liseye giden. Tembel mi tembeller! Yani ders notlarına göre tembel mi tembeller! Belki de annelerinin, babalarının dinleri onlara mantıksız geldiği, gökyüzünde bir yaratıcının olduğuna inanmak mantıksız geldiği için; cinlere, perilere, meleklere, fala, büyüye, cennete, cehenneme; kendisine inanmıyorlar, kendisine tapmıyorlar diye insanları cehennem denilen ateşe atacak kadar merhametsiz bir varlığın olduğuna inanamadıkları için öyle görünüyorlar! Bu anne, baba; çocuklarını sürekli azarlar; iyi not alamadıklarında. Ve benim orada olduğum o gün de böyle günlerden biri idi ne yazık ki! Yahu bence bu okullarda Edison bile kırık not alırdı! Çocuklara çıkışıyordu aile: 'Tembeller, aptallar, geri zekalılar, beceriksizler, başarısızlar; üç yıllık okulu, biriniz dört yıldır, biriniz beş yıldır bitiremediniz, Allah belanızı versin sizin!', falan gibi günün anlam ve önemine uygun kutsal sözcükler kullanarak! Anladım ki biraz da bu anne, baba azarlanmak, eleştirilmek istiyor. Babaya sordum, 'Yaşın kaç?'. Yanıt: '50'. Anneye sordum,'Yaşın kaç?'. Yanıt: '44'. İkisine birden sordum: 'Peki dünya kaç günlük?'. Yanıt: 'Dünya üç günlüktür.'. O zaman dedim ki; 'Yahu sizler üç günlük dünyayı 45-50 yılda bitirememişsiniz, okulda birer yıl kalmışlar diye çocuklarınıza neden kızıyorsunuz!'... İki tür çocuk vardır dünyada; beyinsel sorunu yok ise: Biri saman alevi gibi parlar,söner; öteki, küllerden ateş yaratır. Bu ülkenin, samanlara değil küllere gereksinimi var. Atatürk öldüğünden bu yana geri geri, sömürgeliğe sömürgeliğe, başarısızlığa başarısızlığa, yozluğa yozluğa, mantıksızlığa mantıksızlığa gitmemiz bundandır. Çalışan bin işadamım olacağına, tembel bir Edison'um olsun yeğdir! Necdet Gürçiftçi Ocak-5-2012 tarihinde internette yayınlandı.
Düzenleme: 05.01.2018 / 05:01
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • leonçağlar
  • Lağvî
  • KAYAYASERKAYA
  • gamzemre02
  • galaoğlu
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir