Şiir Defteri
KAÇINCI KAÇIŞIM BU SENDEN TARİHİN DAR PATİKALARINDA... Kaçıncı kaçışım bu senden Tarihin dar patikalarında Oysa kent meydanında kaç Kırbaçlanmış tutkumla Başka bir tarih yazdım Gülüşün kadar sarih Gülüşün ki Bilir sırtı şerhem şerhem yarılmış tutkumu Gülüşün bilir Gece kuşlarıyla söyleşen Unutulmuş bir mezhebin Uslanmaz takipçisini Ki ay sorgulamaktı işim Ateş avuçlardım Üzerine oturarak alay ederdim akkorla O zaman adımı sapkına çıkardı Şimdi unutulmuş o ateşperestler kenti Gülüşün bilir Kutsal kitaplardan kovulmuş aşk sözlerimi Bu kaçıncı kaçışım senden Ki başka bir tarih çıkar söylense Anımsa Şafak buğulanıyordu Bahardı Şıkır şıkırdı gün ışığında yapraklar Ve alabilesiye orman Çiçek Deniz Kuş Rüzgâr Orada Bir kucak mavilik olarak Kendimi mahrum bıraktım senden Oysa bin yıl aramıştım Tüm günahları işleyerek Tüm kuralları çiğneyerek denedim İnsan olmayı O tüm sevapları işleyen budist rahip de Aynı nedenle terk etti bir gece manastırını Aynı nedenle buluştuk Tüm kovgunlarla Herkesin bir sen’i vardı Belki doğmadan da önce Ne alın yazısı-ne baht-ne kader Sadece kaçkınlar ulaşabilir Yaşamın tüm doruklarına Zamanın uçurum diplerinde Çürürken nice aşık kemikleri Ve yapayalnız bırakarak kutsarken insanlık En büyük serüvencileri Onlardı tüm sırları çırılçıplak soyanlar Bütün kaçışlarım senden Aslında aşkımın büyüklüğünden Ve çilehanesini terk eden müminin İnsan olma acısına vurgunluğu değil mi Aklını çelen şeytan Nice firavun çağların ezemediği Ey sevmenin bedeli O vazgeçilmez keşfetme tutkusu Can pahasına Yine ummanında Kasırgalarda En cellat yanlarımla katlederek kendimi Sana can sundum Bil ki ben En bencil yanlarını aşk ilan eden Sürüden biri değilim Kerem kerem yanmasını bilirim Bilim ki Kimseler anlamadan öleceğim Kaçıncı kaçışım bu senden Tüm ölmüş kuşakların (Çağların omuzlarına karabasan gibi yığılan) Köhne kurallarına inat Kıl çadırlara Ölümün bir kez bile varmadığı mağaralara Kaçıncı kaçışım... Parçalanmış ayaklarımla açıldı sana giden yol Yanışımla çoğaldı bu ateş kasırgası Ve sana dönüştü yittiğim çöller Aştığım dağlar-düştüğüm uçurumlar Doğan gün-açan gül Unutuşun sonsuzunda kuduran rüzgâr Yıldızlar Pırna pırna yıldızlar Ve bazan ay bildim seni Kimi zaman denizlere giz katan esrar Yine iklimindeyim Tüm kaçış yolların ezberimde Sonsuz labirentinde döndüm dövündüm Sana ulaşan yolu Bilemedin sen bile Hangi kara lanet bin yıllar önce Bize kavuşmayı haram kıldı Sevgilim söyle... adnan durmaz
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir