Şiir Defteri

kampus.web'İN SAVLARINI ELEŞTİRİM (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
11.03.2018 / 06:33
260 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Öncelikle belirtmeliyim ki ben hiçbir dini inançtan olmayan; yalnızca felsefeye, bilime ve dini tanımlayan Din hadisileri üzerine kurulu dinden olan bir dinliyim. Bana göre henüz dünyada din yok; ve kendilerine din denilenler de gerçekte din değil dinin inanç çünkü Din hadisileri'nin birinci koşulu olan 'Bilim' koşulunu hiçbiri taşımıyor ve bir de tümü de bilimdışılık üzerine kurulu. Yani ben ne bir dini inançtan yanayım ne de bir dini inanç benden yana. Ben yalnızca felsefeden, bilimden ve dini tanımlayan Din hadisileri'nden yanayım. Bazı internet sayfalarında 'kampus.web' adlı Jesus'çu(İsa'cı) bir internet sitesinin tanıtımlarını(reklamlarını) görmekteyim ancak hükümet 'Tehlikeli misyonerlik çalışmaları'na dikkat çekince bu durumun özel bir durum değil genel bir durum olduğunu anladım. Misyon zaten 'görev' demek, misyoner de görevli demek. Ve misyonerlik peşinde olan Jesus'çuları(İsa'cıları) kendi yazılarına bakıp özetle eleştirmeye karar verdim. Önce şunu düşünmek gerekli felsefe, bilim dünyasına göre: 'Misyonerlik kötü, yanlış, zararlı birşey mi?'. Türk dil kurumu sözlüğü diyor ki 'Misyonerlik: Kendini herhangi bir düşünceyi, bir ülküyü yaymaya adayan kimse/Bir dini, özellikle Hıristiyanlığı(Hristiyanlığı) yaymakla görevli kimse'. Bir düşünce yanlış değilse yaymak neden tehlikeli olsun? Galile'nin 'Dünya dönüyor' düşünesi de toplumunca tehlikeli sayılmasına karşın doğru bir düşünce idi değil mi? Öyleyse önce tehlikeliliğe değil doğruluğa yanlışlığa bakmak gerekir ki bu da ancak felsefe ile olur. Peki hükümet felsefe biliyor mu? Dünyanın hiçbir ülkesinde doğru, gerçek felsefe öğretilmiyor ki bilsin çünkü felsefe diye öğretilen şey felsefe bilimi değil felsefe tarihi yani felsefe mazisi, dünyanın her ülkesinde. Demek ki hükümetin yaklaşımı felsefel yani bilimsel değil siyasi; siyaset de cehalet ve nefs demektir. Peki misyonerlik 'Bir dini yaymakla görevli kimse' demekse bunu Müslümanlar da kendi ülkeleri dışında da yapmıyorlar mı? Öyleyse öteki ülkelerde Müslümanlığı yaymaya çalışan Müslümanlar da ülkelere göre Müslümanlar da misyonerdir değil mi? Peki bu internet sitesi ne diyor? Diyor ki: 1- 'Kör bir iman değil'. Yani diyor ki 'Din kör bir iman değildir'. (Ne var bunda? Din hadisileri de bunu diyor zaten). 2- 'Tanrı, kendisini gösterip açıklama insiyatifini almadıkça bizler O'nun var olup olmadığını ve neye benzediğini bilemeyiz. Bizler O'nun karakterini ve bizim hakkımızdaki görüşlerini bilmeliyiz' diyor. Bu sözleri ile İslamiyet dini inancından yana çıkarken Yahudilik dini inancının ilahı gökyüzünde bir tahtda bir insan gibi tanımlayan ve Mose(Musa) ile güreş bile tutan tanımına karşı çıkmış oluyor, ne var bunda? Ancak 'Kendini göstermedikçe' deyip hem İslamiyet dini inancı ile hem de Yahudilik dini inancı ile aynı şeyi düşünmüş oluyor, ne var bunda? 3- 'Neden karakteri? Diyelim ki Tanrı gerçekten vardır ancak Adolf Hitler gibi bir karakteri vardır: Kaprisli, gaddar, önyargılı ve zalim. Düşünmek bile tüyleri diken diken yapmaya yetmektedir.' diyor. Ne var bunda? Din hadisileri de böyle diyor zaten. 4- 'Tanrı'nın esinlemesinin gerçekleşip gerçekleşmediğini görmemiz için tarihe bakmamız yeterli olacaktır. İsrail'in sıradan bir köyünde, neredeyse 2000 yıl önce bir ahırda, bir bebek dünyaya gelmiştir. Bugün tüm dünya, Hıristiyan olsun olmasın O'nun doğumunu kutlamaktadır' diyor. Yalan mı? Miladi yani başlangıç tarihini Jesus'un(İsa'nın) doğumunu başlangıç, temel olan Miladi takvim'i kullanmakla Jesus'un doğumu kutlulanmış olmuyor mu? Öyleyse kendinize bilimsel bir başlangıç noktası seçin. Takviminizdeki 'Ağustos' bile puta tapıcı Roma imparatoru Sezar(Caesar) Avgustus'u kutlulamak; ve bayıldığınız İskender kebabı bile puta tapıcı Makedenoya kıralı(kralı) 3. Aleksandros'u(İskender'i) kutlulamak değil mi? 5- 'Bu kişi yani Jesus tarihi değiştirmek üzere dünyaya gelmişti' diyor. Akıllı hangi kişi tarihi doğru değiştirmeye çalışmaz? İslamiyet dini inancının dinderi(peygamberi) de aynı şeyi yapmak için çalışmadı mı? Dini tanımlayan Din hadisileri de 'Dünyanın değiştirin' demiyor mu? 6- 'Jesus kendisini Tanrı'nın oğlu ve dolayısıyla Tanrı olarak tanıtmaya çalıştı' diyor. (Demek ki Jesus'un ilahı başka bir ilah. Peki bu durum; ülkemizde; taht için, daha doğrusu kendi canlarını kurtarmak için kundaklarındaki bebek, çocuk kardeşlerini; öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmüş sultanları, padişahları baştacı övmekten, önder edinmekten, övmekten ya da hem dinden imandan söz edip hem genelevleri kapatmamaktan, adına bikini denilen sütyen-külotla herkesin içinde dolaşmayı yasaklamamaktan ya da zinayı ve eşcinselliği ve dahi eşcinsel evliliği bile yasaklamamaktan; Diyanet'in 'Babanın öz kızına şehvetle bakması haram değildir' ve 'Dokuz yaşındaki kız çocuğu yanında annesi, babası bile olmadan evlenebilir ve çocuk doğurabilir' demesinden ya da cumhurbaşkanının 'Türkçe ile felsefe ve bilim olmaz, Türkçeyi bırakalım' demesinden daha mı kötü, daha mı yanlış, daha mı akıldışı, daha mı dini inançdışı? Bilimde de kurşunu altına çevirmeye, devri daim makinası yapmaya çalışanlar var; bilim onlara düşmanlık yapıyor mu? Ve dini tanımlayan Din hadisileri de 'Din bilimdir' diyor.). 7- 'Jesus Sebt günü'nü bozdu' diyor. (Ne var bunda? Bunu yapması zaten tam da Yahudiliği can damarından üstelik de akıl, mantık, zeka örnekleri ile yani bilimsel örnekler ile, bilimsellik ile vurması. Yani bakın Yahudiler de Jesus'a inanmıyor.). 8- 'İsa Mesih açıkça, sadece Tanrı'nın sahip olduğu niteliklere sahip olduğunu iddia etmiştir'. (Etsin, bana ne. Dünyada bilimsel olmadıkları halde üniversite mezunu olduğunu ve üstelik akademisyen olduğunu iddia eden sayısız üniversite mezunu ve akademisyen var, onların gerçek üniversite mezunu, gerçek akademisyen olduklarına inanıyor muyum? Öte yandan Tanrı doğru, iyi, güzel birşeyse onun gibi olmak kötü mü, yanlış mı? Yani doğru, iyi, güzel şeyler ilaha da yanlış, kötü, çirkin şeyler mi insanlara?). 9- 'Jesus kendisine 'Baban nerede?' diye soranlara 'Siz ne beni tanırsınız, ne de Babamı. Beni tanısaydınız, Babamı da tanırdınız' demiş. (Ne var bunda? gerçekte burada çok zeki bir mantık, sözcük(kelime) oyunu da doğru, iyi, güzel bir öğreti, uyarı da var yani demek istiyor ki 'Tanrı'ya inanıyorsanız ve Tanrı doğru, iyi, güzel ise siz de onun gibi olun yoksa kör bir iman, kör bir inanç içinde olursunuz. Belki farkında değilsiniz dir de Jesu yani Bible(İncil) kör bir inanç üzerine, bağnazlık, dogma üzerine değil mantık örnekleri üzerine kuruludur ki bu açıdan zaten 'Din bilimdir, bilim yoksa din de yoktur' diyen Din hadisileri'ne uygundur. Yani mantık bilmeyen kişiler Jesus'u yani Bible'ı da anlayamazlar.). 10- 'O'nun ahlaki karakteri, iddialarını desteklemektedir. Bir çok akıl hastası kendisini ünlü birisi, bir peygamber ya da Tanrı zanneder ancak bu kişilerin iddiaları karakterleri ile desteklenemez. İsa Mesih'te ise durum böyle değildir. O benzersizdir --- benzersizliği Tanrı'nınki ile aynıdır' diyor. 'O benzersizdir' dışında ne var bunda? 'O benzersizdir'ın dışında söyledikleri doğru değil mi? Çünkü yalnızca Jesus'un benzersiz olması dinin herkes için olduğu ile çelişir; ne yani din yalnızca Jesus için mi?). 11- 'İsa Mesih günahsızdı. O'nun yaşamı o kadar temizdi ki düşmanlarına şu ifade ile meydan okuyabildi: 'Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?' diyor. (Bakın bu laf din açısından saçma çünkü dinde içki içmek yani nefs olmaz oysa Jesus şarap içiyormuş; içki içen yani nefse esir birine neden din adına iman edilsinki? Ya da Jesus şarap içmiyor muydu acaba? Yahu dinde en büyük yasak nefstir, haberin yok mu?). 12- 'En erken çocukluk yaşlarından beri günahın evrenselliği öğretilen Yuhanna, Pavlus ve Petrus'un, İsa Mesih'in günahsızlığını vurgulaması ilginçtir: 'O, günah işlemedi, ağzından hileli bir söz çıkmadı' diyor. (Bakın buna da hiç katılamam çünkü öncelikle özelde içki içmek, genelde ise nefs dine en aykırı şeydir yani Jesus şarap içmekle yani bu açıdan nefse hem de sürekli uymakla zaten hep dine aykırılık içinde imiş. Eğer hile bilime aykırılık ise bilimsel açıdan yani, bilime göre Jesus'un mucizeleri birer hiledir.). 13- 'Pilatus, İsa için 'Bu adamın ne suçu var ki' demiş, O'nun suçsuzluğunu kabul etmiştir. 'İsa'yı bekleyen yüzbaşı ve beraberindeki askerler, depremi ve öbür olayları görünce dehşete kapıldılar ve «Bu gerçekten Tanrı'nın Oğluydu' dediler' diyor. Hem Jesus'u yani bible'ı gerçek, doğru olarak gösterip hem de böyle bilime aykırı söz söylemek çelişkidir; her deprem olan yerdeki doğru, iyi insanlar Tanrı'nın oğlu olsaydı işimiz vardı. Peki ya 'Tanrı'nın kızları' yok mu? Neden yalnızca 'Oğlu' var? Yoksa erkek adam erkek çocuk mu ister? 14- ' İsa Mesih'in Tanrı olduğunun en büyük delili, öleceğini ve 3 gün sonra dirileceğini bildirip, bunu gerçekleştirmesidir' diyor. (Bunu yapan çok kişi var. Türkiye'de bile kaç gün sonra öleceğini bilip cenaze hazırlığını yapmış sayısız insan var. Bilim böyle şeylerle çalışmaz. Dirilme konusuna gelince; bu durum bilime aykırı olduğu için, müritlerince yapılmış hiledir ya da müritlerince yapılmış birşeyin sonradan ilahi bir durum olarak yorumlanmış olmasıdır ya da denildiği gibi Jesus gerçekte hiç yaşamamıştır ya da Jesus diye yaşamış olan biri üzerinden dini inanç biçiminde bir efsane yazılmıştır çünkü bilimsellik böyle düşünür. Malum; o zamanlar din demek hile de yani büyücülüğe inanmak yani mucize göstermek zorunluluğu da demekti yani örneğin Einstein o zamanlar yaşamış olsaydı ve peygamber olduğunu söyleseydi hiç mucizesi olmadığı için kimse ona lider olarak bile inanmazdı. Dini inançlarda şöyle olur: Bir önceki dini inanç 'Size eşek üzerine biri gelip peygamber olduğunu söyleyecek' der ise birzaman sonra eşek üzerinde biri gelip peygamber olduğunu iddia eder yani geleneksel dini inanç tarihi böyle yürür yani bir öncekini doğrulayıp sürer; işte bu yüzden Jesus da eşeğe binmiştir ya da bindirilmiştir. İnsanlık aya, Mars'a gidebiliyor sa akıla gidemiyor henüz belli. Bilim ölüler üzerinden değil bilim üzerinden yürür. Ne yani Einstein ölüleri yani kendini diriltemedi diye yalan mı söylüyor?). 15- 'Havarilerin hepsi inançlarını reddetmedikleri için işkence görmüşler ve şehit edilmişlerdir' diyor. Aynı şey Müslümanlar için de geçerli; ve şehitlik İslamiyet dini inancında vardır ve Arabça bir sözcüktür; yani Jesus İbrani değil de Arab mıydı? Böyle bilimsellik olmaz. 16- 'üzerinde otuz kilo baharat olan mezar bezlerini açtığını, üç kadının kıpırdatmaya bile zorlanacağı kayayı yuvarladığını ve delinmiş ayaklarına basa basa kilometrelerce yürüdüğüne inanabiliyor musunuz?' diyor. Jesus Tanrı'nın oğulu(oğlu) ise neden baharatlıyorsunuz ki ilahı onu koruyamıyor mu? Hem bu israf değil mi; ve dinde israf olmaz. O baharatları ölüye vereceğinize dirilere verseydiniz din için en doğrusu olurdu. 17- 'İsa Mesih'in boş mezarının tek bir mantıklı açıklaması vardır: O ölümden diriltilmiştir!' diyor. (Bilime yani dine göre bu sav dışındaki her sav geçerlidir. Ne yani; ölümdem dirilmek halt mı? Dirilmiş sayısız ölü var dünyada, mezarında bile). 18- 'Eğer İsa Mesih ölümden dirilmiş ve Tanrı olduğunu ispatlamış ise, O hala göklerde yaşamaktadır ve O'na iman edilip tapınılmalıdır' diyor. (Bilim diyor ki gökte gökten başka birşey yoktur. Jesus'u gökte saymak, ilahını gökte sayan Yahudiliği de doğrulamaktır oysa Jesus öncelikle Yahudiliğe karşı çıkıyordu. Ayrıca dinde ilah da tapmak da olmaz çünkü din bilimdir. Yani bu durumda anlaşılıyor ki Jesus'çuların bilimle, bilimsellikle alakaları yoktur; ve her ne kadar 'Kör iman'a karşı çıkıyor görünseler de gerçekte kendileri de körinanç(kör inanç) içindedirler çünkü körinanç bilime aykırılıktır. 19- 'İsa bize bol yaşam ve anlamlı bir yaşam teklif etmektedir: 'Bense insanlar yaşama, bol yaşama sahip olsunlar diye geldim' diyor. (Oysa dinin amacı ne yaşamdır ne bol yaşam çünkü bol yaşam boş yaşam da olabilir. Bol yaşam nefsi çağrıştırmaktadır yani dinin en nefret etiği şeyi. Dinin amacı dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği gibi 'Bilimsel, ahlaklı, vicdanlı, dürüst, nefssiz, medeni' bir insan türü, insanlık yaratmaktır.) 20- 'İsa, çarmıhta tüm insanlığın günahını üstlenmiş ve size bu bol yaşamı teklif etmektedir. Yapmanız gereken tek şey O'nu yaşamınıza çağırmaktır' diyor. (Jesus'un temel amacı Cennet'teki(Heaven'daki) yasak ağacın meyvesini yedikleri için Cennet'ten kovulan Adam(Adem) ile Eva'nın(Havva'nın) kendilerini ve çocuklarını, torunlarını, soyunu yani insan soyunu ilahına bağışlattırıp insanları tekrar Cennet'e ve ölümsüzlüğe götürmektir. Yani eğer Jesus Tanrı'nın oğlu ya da Tanrı ise neden hemen insanları bağışlayıp Cennet'e götürmüyorki(götürmüyor ki)? Nasılsa 'Baba'sı onu yani biricik evladını kırmaz değil mi?) Bilim diyor ki: Jesus ya hiç yaşamamıştır, İskenderiye kütüphanesi'ndeki alimlerce, Yahudiliğe karşı ve insanlığı kurtarmak için yazılmış bir efsanedir ya Jesus diye yaşamış ancak peygamber olmayan bir kişi üzerinden, Yahudiliğe karşı ve insanlığa daha doğru yol göstermek için bir efsane yazmışlıktır. Zaten dinde ilah, Öteki dünya, tapmak yoktur. Yani ne kadar örnek verilirse verilsin bilime aykırı hiçbirşey din değildir; yalnızca dini inanç olur ki inançta herşeye inanılabilir. Dinde önemli olan, amaç şey ilahlar değil bilimdir yani dinin amacı ilah değil bilimdir yani din kendisine ilahlar, peygamberler, evliyalar, dervişler, azizler, azizeler, müritler, mürideler, yandaşlar, yoldaşlar değil alimler, alimeler, düşünürler(filozoflar), bilgeler arar. Bence insanlık dinden önce felsefe ve dilbilimi öğrenmeli yoksa işin içinden hiç çıkamaz. Yani bilim, bilimsellik yoksa din de yoktur, bu kadar basit. Mucizeler ise bilime aykırıdır. Gerçek ki dünyada dini inançlar vardır ancak dinin tanımı din hadisileri ile yapılmış olunsa da henüz din yoktur; dini inançlar din sanılmaktadır, din de dini inanç sanılmaktadır ki bu da hükümdarlar, ticaretçiler, medyacılar ve siyasetçiler yüzünden din olarak din hadisileri'ne aykırı şeylerin öğretilmemiş olmasındandır. Yani peygamberler var olmuşlar bile olsa din peygamberlerin peşlerine takılmak değil dini tanımlayan Din hadisileri'nin peşine takılmaktır tıpkı fizik biliminin Einstein'ın peşine takılmak değil bilimin peşine takılmak olması gibi. Dinin tek bir pusulası, tek bir haritası vardır o da dini tanımlayan Din hadisileri'dir. Yani Jesus gelse değil denizde; gökte bile yürüse peşine takılmam çünkü benim önderim, liderim yalnızca felsefe, bilim ve Din hadisileri'dir. Dinin amacı mucizeler göstermek, mucizeler yaratmak değil Din hadisileri'ne uygun bir insanlık ve dünya yaratmaktır. Dinde inanç, iman olmaz çünkü din bilimdir. Din mi istiyorsunuz? Önce Din hadisileri'ne gidin; sonra da felsefeye, bilime. Yoksa din diye başka yerlere gidersiniz. Dinli olduklarını söyleyenlere ilk sorum şudur: Din hadisileri'ni biliyor musun? Necdet Gürçiftçi İnternette yayınlandığı zaman: 10.3.18/11.08
Düzenleme: 11.03.2018 / 06:36
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Bunalım
  • Edebiyatçı
  • Fikri
  • RidvanEREZ
  • sorgunlu
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir