Şiir Defteri

RAMAZAN BAŞLAMADAN İFTAR SAHUR DERDİNE BAŞLADILAR (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
12.05.2018 / 01:10
296 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
'Din ilimdir, ilim yoksa din de yoktur' der hadis ancak kimin umurunda? Çünkü bu hadis insanlardan dünyanın en zor şeyini ister: Kitap okumak ve ilimsel olmak. Yoz, dini sömüren siyasetçiler, siyasi partiler, siyasi iktidarlar, dini örgütler de toplumları bu dünyanın en zor şeyinden 'kurtarmak' isterler ve toplumlara din diye, din olarak ilimi yani bu hadisi değil bu hadisin olmadığı, uygulanmadığı bir dünyayı, hayatı verirler. Ramazan ayı'larında(aylarında) tanık olduğum üzere bence bu toplum dinin de, Ramazan'ın da, oruçun da anlamını bilmiyor çünkü sanki Ramazan ayı oruç ayı değilmiş, oruç da aç kalmak değilmiş ziyafetmiş gibi Ramazan ayı'nda heryer ziyafet, şölen, nefs sofraları, birbirlerini iftara davet etmeler; birbirlerine gösterişli, nefs ilahesi yemekli davetlere çağırmakla; nefs çadırları ile doluyor; öyle ki iftarda kuru ekmek gerekirken pide kuyrukları oluşuyor, kuru ekmek beğenilmiyor, nefs ilahesi pidelere hücum ediliyor. Neymiş sonra da? Batı içlerine fitne fesat nifak sokuyormuş! Yahu dünyanın en büyük fitnesini, fesatını, nifakını yani nefsi kendilerine ilah edinmişler de bir de suçu kabahati Batının üstüne atıyorlar! Evet oruç demek olan yani nefsi yenmek, yok etmek, nefsin esirliğine karşı savaşım demek olan Ramazan ayı'nda heryer sessizlik, suskunluk, nefssizlik ile dolacağına ziyafet, şölen, nefs mutluluğu çığlıkları, hazları ile doluyor ve sonra da buna Ramazan, oruç, din deniyor. Din önce şu üç şeyi öğretir: İlim, ahlak ve nefssizlik. Bunlar yoksa din de yoktur; bu üç şeyden ayrılanın, yoksun olanın zaten ruhunun canı, temeli, özü çıkmış, yok olmuş demektir, ve sonunda din, din diye ibadete(tapınmaya) ve kendini dinli gösteren falan siyasi partiye, filan siyasetçiye oy vermeye indirgenir. Sonra da neymiş? Batı içlerine fitne, fesat, nifak sokuyormuş. Müslümanlar görüyorum, kendilerince Müslümanlar ancak bence yani Din hadisileri'ne göre dinle ilgileri olmayan insanlar; daha Ramazan başlamadan 'İftarda ne yiyeceğiz, sahurda ne yiyeceğiz?' derdine başladılar. Yani Ramazan yani oruç yani nefssizlik ayında tek dertleri nefssizlik olması gerekirken hep olduğu gibi tek dertleri yine nefs olmuş. Ben de oruçlandım yani Müslümanların deyişiyle 'Oruç tuttum', dinsiz olmama karşın çünkü oruç ruh için gerekli, zorunlu, önemli birşeydir çünkü nefsi yenmeyi, yok etmeyi sağlar ancak ben sahur bile yapmadım, iftarda gösterişli yemekler de yemedim, karpuz-peynir-ekmek, salçasız, tuzsuz kepek çorbası, patates lapası gibi şeyler yedim ve her ay bir hafta üç gün sahursuz iftarsız oruçlandım. Ve asla Ramazan ayı'nda yani Müslümanlarla birlikte oruçlanmadım, Ramazan dışı aylarda oruçlandım çünkü gördüm ki Müslümanlar Ramazan ayı'nda, oruçta bile nefssizlik değil nefs içindeler. Sanki Ramazan ayı nefssizlik, oruç ayı değil de ziyafet, şölen, açlıktan çıkış ayı. Hele ki siyasetçilerin, yandaşlarının ve nefse köle olanların, nefsten arınmamış olanların verdikleri iftarın, sahurun dinde hiç yeri yoktur. Kuşkusuz ki Din hadisileri'ni, özellikle de 'Din ilimdir, ilimin olmadığı yerde din de olmaz' hadisini bilmeyenler de, önemsemeyenler de din diye ilime değil nefse yani dinin dışına giderler. ama merak etmeyin; dini siyasete araç eden yoz siyasetçiler onları güzel güzel nutuklarla avuturlar ve onları dünyanın en dindarları göstermeyi başarırlar, oy yani başka bir nefs için. Bir toplum düşünün ki Ramazan ayı'nda nefsi nasıl yeneceğini değil ne yiyeceğini düşünüyor ki gerçekten de din adına çok yazık ve çok üzücü, çok acı durum. Bence siz oruç tutmayın, Ramazan ayı gelmemiş gibi davranın, daha az nefsiniz olur, daha az yer daha az içersiniz, dine daha yakın olursunuz. Gerçek dinli için oruç hiç bitmez, hayatı boyunca sürer ancak gerçek dinli olmayanlar için Ramazan ayı bile oruç yani nefssizlik ayı değil ziyafet, şölen, yiyip içme, nefs ayı olur. Sonra da bir de 'Bizim dinimiz en son din' derler; dinin yani ilimin ve nefssizliğin zirvesine mi çıktınız da siz son dinli olasınız? Ancak mükemmel şeyler son olabilirler; ilimsizliğin ve nefsin nesi mükemmel? Ey insanım; kuşkusuz ki din onlar için cehalet ve nefs, oruç da nefssizlik değil sahur ve iftardır; başlarına ilimi değil de tüccarları ve siyasetçileri, cehaleti ve nefsi almış giderler; onlar dini ne sanıyorlar, cehalet ve nefs mi; and olsun ki onlar son dinli değillerdir çünkü onlar ilim ve nefssizlik içinde değiller, kuşkusuz ki onlar güneşe sırt çevirip mum yakanlar gibiler de bilmezler; üç gündür aç bile olsan git suyla karınını doyur ancak onların sahur ve iftar sofralarına oturma çünkü o sofralar oruç sofraları değil ziyafet, şölen sofralarıdır, nefssizlik sofraları değil nefs sofralarıdır; kuşkusuz ki ticaret ve siyaset onlara din diye ilimi ve nefssizliği değil cehaleti ve nefsi verecektir; din bir haneye geldi ancak içeri girmedi ve kendisine 'Neden içeri girmedin?' denildi ve o 'Çünkü içerisi ilim ve nefssizlik değil cehalet ve nefs kokuyordu' dedi; kuşkusuz ki din şöyle der: Nerede ilim yoksa ve nefs varsa orada ben yokum; Necdet Gürçiftçi İnternette yayınlandığı zaman: 29.5.16/06.18
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • saydobaksan
  • murat699
  • Durudnz
  • Nida
  • Seyyid
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir