Şiir Defteri

NİHAT HATİPOĞLU ÖNCE KENDİNİ VE ATV'Yİ EĞİTMELİ (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
13.05.2018 / 14:54
152 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Tuhaf bir durum: Türkiye'ye muhalif lider, önder olarak çıkarılan ya da Türkiye'ye muhalif liderlere, önderlere yandaş olarak çıkan kişiler hep Ankara'nın doğusundan ya da Ankara'nın doğusundan kökenli. Mustafa Kemal Ankara'nın batısından idi. Acaba Türkiye'de izlenilemeyen gizli bir tarih, gizli bir oluşum mu var? Bu durum bence hem bilimsel, felsefel, toplumbilimsel(sosyolojik) hem de Türkiye'nin varlığı ve geleceği için incelenmeli çünkü bu durum olağan ya da rastlantısal olmayabilir ya da birşeyler anlatmak istiyor olabilir. Örneğin Saidi Kürdi, Adnan Menderes, Necip Fazıl Kısakürek, Fethullah Gülen, Abdullah Öcalan, Cübbeli Ahmet, Nihat Hatipoğlu, Devlet Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu, Ömer Çelakıl. İyi parti başkanı Meral Akşener ise Ankara'nın batısından. Deniz Baykal da. Dinli olmak dini inançların ya da dini inançlıların düşündükleri ya da sandıkları gibi ya da kadar kolay birşey değildir yani örneğin sünnet olmakla, ibadet yapmakla, oruç tutmakla, kurban esmekle, helva-pilav-aşure-lokma dağıtmakla, zekat-fitre-sadaka vermekle, hayr yapmakla, garipleri-fakirleri sevindirmekle dinli olunmaz; dine göre din ve dinlilik ancak dini tanımlayan Din hadisileri ile ve Din hadisileri'ne uymakla olur. Yani örneğin imamhatip, ilahiyat mezunu olmakla ya da Akp'ye oy vermekle dinli olunmaz. Dinin tek bir anayasası, tek bir temel kuralı vardır o da dini tanımlayan Din hadisleri'dir yani din yalnızca Din hadisileri'ne bakar; imamhatip diplomalarına, ilahiyat diplomalarına, akademisyenliklere, mevkilere, makamlara, ünvanlara değil. Ancak önce hükümdarlar, sonra tüccarlar ve siyasetçiler dini inançlarıın dine yani Din hadisileri'ne yaklaşmasını önlemeye ve dini inançları dini inançların asıl ulaşmak istedikleri Din hadisileri'nden uzaklaştırmaya başladılar. Geçen gördük işte Türkiye'de de; bir siyasi parti başkanı 'Partime oy vermeyen münafıktır' demiş. Daha önce de örneğin Suudi Arabistanı'nda bir imam 'Aç kalırsanız karınızı yiyebilirsiniz', bir müftü 'Dünya dönmüyor' dedi ve Türkiye'de de ilahiyat akademisyenlerinin yönettiği Diyanet de 'Babanın öz kızına şehvetle bakması haram değildir' ve 'Dokuz yaşındaki kız çocuğu evlenebilir ve çocuk doğurabilir' dedi; bir ilahiyatçı bay da 'Yedi yaşındaki kız çocuğu evlenebilir ve çolcuk doğurabilir' dedi. Tüm bu tuhaflıkların nedeni Din hadisileri'nden uzaklıktır; Din hadisileri'nden uzaklaşmak da önce bilimden yani akıldan uzaklaşmaktır. Merdivenaltı yandaş Atv'ye Müslümanların Kandil gecesi'lerinde ve İslami bayramılarında Nihat Hatipoğlu diye bir Pırof(Prof) akademisyen çıkıyor ve özelde Sultanahmed meydanı'nda toplanmış insanlara, genelde ise tüm Müslümanlara sözümona İslamiyet dini inançı ve din öğretmeye çalışıyor. O ortamın Din hadisleri'ne aykırı olduğu zaten o ortamdaki kişilerin, dinliye ya da Müslümana yakışmayan, akıldışı, ahlakdışı, tuhaf, utanç verici bazı sorulardan da bellidir öncelikle; sonra da dinli ya da gerçek Müslüman biri üstelikle adı hukuksuzlukla, adaletsizlikle, usülsüzlükle, yolsuzlukla, haksızlıkla, para ile, maddiyat ile, dünya işleri anılan bir siyasi partiye yandaşlık yapan bir Tv kanalına çıkmaz, bu iki. VE sonra da medyada görüyoruz ki bu kişiye o Tv kanalınca verilen para, maaş konuşuluyor yani Müslümanlıktan, dinden söz eden ve üstelik de bir ilahiyat akademisyeni olan bir kişi maddiyat ile anılıyor; kuşkusuz ki maddiyat ile anılanlarla birlikte olanlar da maddiyat ile anılırlar ve maddiyatçılık dine de İslamiyet dini inançına da aykırıdır. Konu bu kadarla da değil. O bay ilahiyatçı akademisyenin çıkıp çıkıp dinden imandan söz ettiği o Tv kanalı yani Atv yandaşlık yanında bir de hergün, sabah akşam, bikinili, mayolu yani hem dine hem de İslamiyet dini inançına aykırı reklamlar göstermektedir. Yani Atv bir yandan Nihat Hatipoğlu'nu ekranına çıkartırken, Kandil gecesi'leri kutlamaları yaparken, İslam dinderinin(peygamberinin) hayatını anlatan filımlar(filmler) gösterirken bir yandan da bikinili, mayolu yani dine ve İslam'a aykırı sahneler göstermektedir. Bu durumun adı İslamiyet inançında 'Münafıklıktır'. Ve bu bay akademisyen böyle bir Tv kanalına çıkıp İslami, dini vaazlar vermekte ve böyle bir Tv kanalından medyada tartışma bile yaratan paralar almaktadır ve bir de dinden imandan söz etmektedir. Acaba bu ilahiyat akademisyeni: 1- Bu Tv kanalındaki dine aykırı sahneleri görmemekte midir ya da görmezden gelmekte midir, 2- Kendisine verilen paranın öyle reklamlardan gelen paradan olup olmadığını sorgulamamakta mıdır? Kaldı ki bırakın o tür dine aykırı, açıksaçık, dine göre ahlakdışı sahneleri; yandaş olan yani yandaşlık da dürüst, adil, vicdanlı, güvenilir olmamak ta demektir, böyle bir Tv kanalında toplumun karşısına din iman diye çıkmak ve böyle bir Tv kanalından para almak zaten dine aykırıdır çünkü din genele ve ayrıntılara da bakmayı gerektirir. Siz o akademisyenin ve o Tv kanalından hiç dini tanımlayan, dini öğreten Din hadisileri'nin öğretildiğini, anlatıldığını duydunuz mu, gördünüz mü? Ben duymadım, görmedim. Zaten Din hadisileri'ni bilselerdi siyasete yandaşlık olmazlardı çünkü siyaset dnin en nefret ettiği iki şey olan cehalet ve nefstir. Nihat Hatipoğlu bilmiyor mu ki o siyasi parti de o siyasi partinin yandaşı o Tv kanalı da kundaklarındaki bebekleri, çocukları bile öldürtmekten çekinmemiş, öz annelerini ve öz babalarını bile öldürtmekten çekinmemiş yani böylesine vahşet nefsine batmış yani Din hadisleri'ne aykırılığa batmış; ve karılarından başka bir de cariye adı altında çocuk yaşta sayısız kapatması olacak derecede şehvet nefsine yani din hadisileri'ne aykırılığa batmış Osmanlı sultanlarını savunmaktadır, baştaçı etmektedir? Neymiş efendim? Bir sultan çocuk kardeşini öldürtmek istemiş de şeyhülislam karşı çıktı diye öldürtmemiş; yani bakın ne kadar vicdanlı, merhametli bir sultan imiş! Ve bu sultanın adı köprülere yollara veriliyor. Oysa şeyhülislamın önlemesi o sultanın Din hadisleri yani hem din hem de İslamiyet dini inançı açısında ne kadar büyük bir cehalet ve aykırılık içinde olduğunu kanıtlıyor. Peki ya şeyhülislam olmasaydı? Gittiydi çocuk. Oysa hükümdar denilen kişi alim biri ise övülebilir ancak. Kaldı ki hadis 'Sultanlarla düşüp kalkan alimler bile hırsızdır' der. Yani sormak gerekir: Eğer Nihat Hatipoğlu ilahiyatçı ise, dinli ise, Müslüman ise sultanları övenlerle, sultanları baştaçı edenlerle ve ekranlarında çıplak gösterenlerle ne işi var? Bence dinin Nihat Hatipoğlu'ndan da Atv'den de öğreneceği hiçbirşey yok ancak onların Din hadisileri'nden öreğenecekleri çok şey var açıkki. Bu bakımdan benim Nihat Hatipoğlu'na önerim; topluma din iman öğretmeye kalkmadan önce kendisine ve Atv'ye Din hadisleri'ni öğretsin. De ki 'Biz zalimlerden ve zalimlerin yandaşlarından, yoldaşlarından birşey öğrenecek durumda değiliz'. Sonra da işte böyle meydanlarda, din adına, İslamiyet adına akıldışı, ahlakdışı, abuksubuk sorular. Açık ki din hadisileri'nin dışlandığı yerde zaten akıldışı, ahlakdışı, abuksubuk sorular ve şeyler olur ancak. Daha önce de yazdım: Amaç din öğretmekse Atv beni ekranına çıkarsın ben dini bedava öğreteceğim. Bana vereceği parayı da gitsin Çocuk esirgeme kurumu'na versin. Çünkü ben ne din öğretiyorum diye para alırım ne de öyle bir yerden, din öğretiyorum diye para alırım. Bizde Din hadisileri'nde din böyledir. Bizde din böyledir. Necdet Gürçiftçi İnternette yayınlandığı zaman: 13.5.18/14.40
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • kivancselvi
  • Baha35
  • akavruk
  • Vaha
  • velic17
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir