Şiir Defteri

İNSANLIK BATAKLIĞI

Yazan: Birturkbilgesi
13.05.2018 / 09:59
107 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Küçük bir yaşam için koca canını verir herkes Ne denli uzun olursa olsun yaşam küçücüktür, koca can karşısında Herkes koca canını verir ve alır karşılığında Neresinden bakarsan bak, ister altından ister üstünden İster sağından ister solundan, ister içinden ister dışından; küçücük bir yaşam Belki de insanın ilk salaklığıdır bu, dünyada Bir çuval alltın verip bir avuç demir alışıdır, Para gibi, mal gibi, kötü zevkler gibi küçük şeyler için Küçük mutluluklar için koca canını verir kimi Sevda gibi, onur gibi, aile gibi, ülke gibi büyük mutluluklardan Koca canını esirger kimi, İnsanlara, toplumlara, halklara, uluslara, dinlere, devletlere güvenmem ben Ancak kendime güvenirim Çünkü ben bilimim, felsefeyim, mantığım, düşünmeyim Gözlerimden emeğim göz yaşlarım ağlamak için değil Dik tutmak içindir insanca insanlık tarihini Ve yaşadığım ülkenin, Yüzüm açıktır, sırtım saklı Çünkü dost bildiklerimin, acıdıklarımın, hoşgörü gösterdiklerimin, iyiliklerimin Fil dişi saplı, saplı bıçakları saklı, Ellerim iridir, yöntemim içten ince, dıştan kaba İçi altın, elmaz, dışı kaba sıva Çünkü ne incelikle ne tatlı sözle kurtulmaz ne ülke ne toplum ne insanlık Tatlı söz, incelik etki etmez taş ruhlu insanlığın içine düştüğü bataklığa Ve çeker ülkeyi, insanı, toplumu, insanlığı, devleti, tarihi içine bağırta bağırta Bakmaz göz yaşlarına Umursamaz sırça köşkleri Dinlemez gelmişini geçmişini, Bilimsellikten, felsefeden, mantıktan, onurluluktan, ulusallıktan kaçan İnsanın, ülkenin, toplumun, devletin, insanlığın, tarihin sonu Uzanır bataklığa Uzanır ama ayın ondördündeki bikinili kancık gibi değil Yakamoz gibi ak sakallı ozanca değil Okşandıkça uzayan saçlar gibi değil Onu ancak kaba gözyaşları ve kaba eller bilir Biliriz ya Yunus yakmak için bile Eğri değil düz odun getirtilendir Doğru insan, dimdik yürüyen, dimdik yaşayan değil Bilimin, felsefenin, mantığın, onurun önünde dolu başaklar gibi eğilip Yozluğun, kokuşmuşluğun, bencilliğin, sorumsuzluğun Onursuzluğun, fil dişi kulelerin, sırça köşklerin Kendini beğenmiş sanların, ünlerin Dünyayı ben yarattım der gibi bakan boyalı kirpiklerin Boyalı bedenlerin, ilkel zevklerin Boş inançların, boş ruhların karşısına Dünyayı yerinden oynatır gibi dikilendir, Bataklığı kurutmakla sivrisinek kurumaz Sivrisinekler çiçeklerde de doğar, beslenir, büyür, yaşar Sivrisinekler ancak sivrisinekler yok edilerek yok edilir Bataklık yoksa onlar, evleri bataklık edinir Çok masallar dinledi bu dünya Tümü de insanlardan geldi Çok bataklıklar gördü bu dünya En büyüğü, insan denileniydi. Necdet Gürçiftçi 2010-temmuz tarihinde internette yayınlandı.
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • kivancselvi
  • Baha35
  • akavruk
  • Vaha
  • velic17
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir