Şiir Defteri

FAŞİST DİKTATÖR DEMEK HAKARET Mİ? (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
03.11.2017 / 10:53
138 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Avukat ya da hukukçu değilim ancak felsefe herşeyle ilgilenmek demek olduğundan hukuk konusunda da felsefel olarak bir takım çalışmalarım olmaktadır. Bu da bunlardan biridir. Ne yazık ki dünyada hukuk felsefe, bilim ile değil siyasi iktidarlarca ve felsefeden, bilimden uzak hukukçularca yapılmaktadır. Bu nedenle hukuk 'Giyom Tell'in şapkasına selam vermek suç değil, vermemek suçtur' , 'Ben ne dersem hukuk odur' durumuna düşmüş durumdadır. Bunu önlemenin birinci yolu ülkelerin felsefe, bilim, düşünürler, alimler, bilgelerce yönetilmesini sağlamak ve her fakülteye sürekli ve zorunlu felsefe dersi koymaktır. Felsefeden, bilimden uzak ya da yoksun hukuk sonunda başından daha da tuhaf durumlara gider örnek ki başında 'Zina kadına suçtur, erkeğe değildir' diyen bir hukuk sonunda 'Zina suç değildir'e bile gider ya da bir yanda ibadethaneler bir yanda genelevler olan bir ülke yaratımına doğru gidebilir ya da orospuya(fahişeye) orospu demeyi yasaklayan ya da ortalıkta sütyen külot gezen birine 'Midemi bulandırıyorsun' demeyi hakaret sayan ya da basit bir tırnak izini yaralama sayan ya da bir yandan aileyi toplumun temeli sayıp bir yandan da eşcinselliği ve eşcinsel evliliği serbest bırakan bir duruma doğru gidebilir. Bunlar hep felsefe bilmemekten yani felsefel olarak mantıklı olmamaktandır. Felsefel, bilimsel olmayan hukuk felsefeyle, bilimle değil siyasi iktidarların gözleriyle, arzularıyla, istekleriyle bakar. Bu yüzden bugün yasak olan birşey yarın serbest; bugün serbest olan birşey yarın yasak olabilir oysa yasağın yasağın, serbestin serbest olması gerekmektedir felsefeye, bilime göre. Bilimsel olmayan hukukun en bocaladığı iki alan vardır: Biri hakaret, biri de şiddet alanı yani bilimsel olmayan hukukta en çok tutarsızlık bu iki alanda ortaya çıkar; öyle ki bilimsel olmayan hukuk pet su şişesini, terliği bile silah sayabilir çünkü silah sözcüğünün anlamını bilmez, felsefe bilmediği için ve bu durumda patatesi bile silah sayması gerekir. Yani düşünün ki Abd'de karısını yatakta br başka erkekle yakalayan kadını döven kocaya mahkeme 'Sen kadını nasıl döversin' deyip hapise attı; kocasını aldatan kadına ve sevgilisine ise birşey yok, oh ne güzel; işte buna da hukuk diyorlar. Bilimsel olmayan hukuk hakaret ile iftirayı da birbirine karıştırır ve adalet yapıyorum derken adaletsizliğin yani mantıksızlığın içine iyice saplanır. Hakaret denilen şeyler genelde iftiradırlar ancak bilimsel olmayan hukuk bunun farkına bile varmaz. Örneğin birine 'Orospu' demeyi hakaret sayar ancak o kişi gerçekten orospu değilse bu hakaret değil iftiradır. Örnek hukukumuzda hakaret suçunun cezası iftira suçunun cezasından daha azdır. Belki de hukuk ya da siyasetçiler bu konuda insanların daha az ceza almasını ve hapishane ekonomisinin ekonomiye daha az yük olmasını istiyorlardır. Chp genel başkan yardımcısı Bülent Tezcan Akp başkanı kişiye 'Faşist diktatör' demiş. Ve Bülent Tezcan'a karşı hakaret davası açılmış. Oysa felsefel yani bilimsel hukuka göre bu söz hakaret değildir; ancak iftira olabilir. Neden hakaret değil iftira? Çünkü ortada bir suçlama vardır yani bir kişi ya faşist diktatördür ya da değildir ve bunu saptamak felsefe, bilim ile çok kolaydır çünkü demokrasinin temelleri, kuralları, ilkeleri bellidir ki bunların en başında 'Güçler ayrılığı' gelir. Yani bir insana faşist demek komünist demek ya da milliyetçi demek gibi birşeydir yani komünist, milliyetçi demek suç değilse faşist demek neden suç olsun? Ve bir insan ya faşisttir ya da değildir; faşist olmadığı kanıtlanırsa açacağı dava hakaret davası değil iftira davasıdır. Yani ifitra davası açmak yerine hakaret davası açmak ya hukuksal bilgisizliktir ya da savı kabul etmek gibidir. Öte yandan; hukukun ve hukuk eğitiminin bilmediği şey yalnızca felsefe değildir, Türkçedir de ülkemizde. Yan bakın; 'Faşist' demekle 'Faşist diktatör' demek farklı şeylerdir çünkü 'Faşist' demekle denilen kişi hedef alınmışken 'Faşist diktatör' demekle faşist denilen şey denilen kişi değil 'Diktatörlük'tür yani 'Faşist diktatör' sözcüğünde faşistlikle tanımlanan şey denilen kişi değil diktatörlüktür yani kişinin diktatörlüğüdür yani örnek ki birine 'Faşist adam' demekle 'Faşist diktatör adam' demek felsefe, bilim ve dilbilimi açısından farklı şeylerdir ve hukuk için de farklı olmalıdır. Felsefel, bilimsel olmayan hukuk bilimsellikten o kadar uzak ve keyfilikle o kadar iç içedir ki örnek ki birine 'Orospu çocuğu' denilse yalnızca bu sözün söylenildiği kişiye dava açma hakkı verir yani bu lafın söylenildiği kimsenin annesine de dava açma hakkı vermesi gerekirken çünkü burada o kişinin kendisine değil annesine 'Orospu' denilmiştir; yine bir örnek ki birisine 'Pezevenk' denildiğinde yalnızca bu sözün denildiği kişiye dava açma hakkı verilir oysa karısına da dava açma hakkı verilmelidir çünkü 'Pezevenk' demek 'Karısını satan adam' demektir yani bu durumda adamın karısı da fuhuşla suçlanılmaktadır. Sonuç ki her hakaret davası denilen şey hakarat davası değildir; birşeyin hakaret olabilmesi için önce iftira olmaması gerekiyor yani birşey iftira değilse ancak bu durumda hakaret olabilir yani örnek ki 'Orospu' denilen kişi orospu ise hakaret olmaz, orospu değilse hakaret değil iftira olur. Hakaret şöyle birşeydir ki tersini kanıtlamaya gerek yoktur örnek ki bir insana 'Eşek' demek hakaret amacı varsa hakarettir, iftira değil çünkü hiçbir insan fiziksel olarak eşek değildir, yani insanın fiziksel olarak eşek olma olanağı yoktur yani bu bir iftira değil hakarettir yani 'Eşek' denilen kişinin eşek olmadığını kanıtlamaya gereksinimi yoktur ancak birine 'Hırsız' demek sav doğru ise kanıtlanılabilecek birşeydir yani ilk bakışta anlaşılamayacak birşeydir yani hırsız denilen kişi gerçekten hırsız değilse kendisine hırsız diyene karşı açacağı dava hakaret davası değişl iftira davası olmalıdır. Yani bu durumda cumhurbaşkanı hakaret davası değil iftira davası açmalıdır. Yani bu durumda karşı taraf da 'Hakaret değil' davası açabilir ve sözlerin iftira olup olmadığının saptanmasını isteyebilir. Yani görülen ki hemen hakaret davası açmak biryerde işin kolayına kaçmak gibi birşey olmaktadır çünkü hakaret davasında sözün hakaret olduğunun kanıtlanması yeterlidir yani 'Sen bu sözü söyledin mi söylemedin mi?' olayıdır hakaret davası oysa iftira davası sözlerin yani savların gerçek, doğru olup olmadığının araştırılmasıdır. Yani birisi birisine 'Faşist diktatör' diyorsa denilen kişi 'Faşist diktatör' olmadığını kanıtlamak zorundadır ve kanıtlarsa da açacağı dava hakaret davası değil iftira davasıdır. Öte yandan yasal fuhuşun, zinanın, eşcinselliğin, eşcinsel evliliğin serbest olduğu bir ülkede faşist, diktatör sözcüklerini hakaret saymak da felsefe, bilim açısından oldukça tuhaftır. Bilimsel olmayan hukuk işte böyle tuhaflıklar yaratır. Sonra bir de hakaret edene 'O ben değilim sensin' deyip mahkemeleri meşgul etmemeyi seçmek yerine 'O ben değilim sensin' demeyip mahkemeleri meşgul etmek de felsefe, bilim adına oldukça tuhaf birşeydir yani kim kendisine vurmak isteyenin elini tutmaya çalışmazki? Öyleyse bir hakarete anında karşılık vermek hakkı varken bunu kullanmayıp mahkemeleri meşgul etmeyi seçmek neden? Para yani tazminat almak için mi? Yani herhangi bir insan bile kendisine 'Eşek' diyene 'Sensin eşek' der ve hukuk bu hakkı da verir. Yani yasal hakları anında kullanmamayı seçmek de suç ve tuhaflık sayılmalı bence. Yani 'Eşek' diyene 'Sensin eşek' deyip konuyu orada ve anında bitirmek yerine konuyu aylarca mahkemelere taşımak, mahkemeleri aylarca meşgul etmeyi seçmek niye? Tazminat yani para için mi? Yani kim düşürdüğü para cüzdanını bulup getirene 'Ben alamam, önce mahkemeye götür, mahkeme kararıyla oradan alırım' der? İftira suçu yerine hakaret suçu geçirildikçe, hakaret ile fitra arasındaki fark anlaşılmadıkça bir toplum hiçbir açıdan asla doğru ilerlemez. Necdet Gürçiftçi İnternette yayınlandığı zaman: 3.11.17/10.44
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Kral
  • şulearslan31
  • Hamzasuba
  • nvztemre
  • volkan-nadi-evvel

Bağlı Üyeler

  • cemresu04:06
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir