Şiir Defteri

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 57

Yazan: Birturkbilgesi
04.11.2017 / 05:58
119 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Bir insana duyulan aşk ona aşıkların sayısı ile değil Onun sevdiğinin ona sevgisi ile ölçülür Cehalet ve nefs içindeki bir toplumda Cehalet ve nefs içinde olmayan bir insanın doğru yolda olduğu Dostlarının, arkadaşlarının çokluğu ile değil azlığı ile ölçülür Felsefeden, bilimden, ahlaktan, vicdandan, merhametten Medenilikten, nefssizlikten yana olan herşeye yanayım Bunlardan yana olmayan herşeye de karşıyım İnsan arayan insan önce kendisinin insan olup olmadığına Ve toplumunun nasıl bir toplum olduğuna bakmalı Ve cehalet ve nefs içindeki bir toplumda insan Dostlarının değil düşmanlarının sayısına bakmalı, Korkuyu korku sanmayın Korku cesaretin bir yay gibi gerilmesidir Bu nedenle, daha çok korkanlardan daha çok korkun Cesaret haksızlıkları köpekleştirir Ancak doğrulara karşı ise kendini köpekleştirir, Bir vatan bir tane değildir gerçekte Atynı vatanın içinde sayısız vatan vardır Devletin vatanı vatanın heryeridir Bir halkın vatanı vatanda kapladığı yer kadar İnsanın vatanı ise vatanın içindeki en sevdiği yerdir Yani vatanlar gerçekte insanlardan çok devletlerin işine yarar Ve devleti kimler ellerinde tutuyorlarsa Yani bir devlet vatanı zorla herkesin vatanı yapar, Yeni giysiler giyip Ya da yeni takılar takıp Ya da saçlarını yaptırıp Ya da soyunup 'Güzel miyim?' diye sorarlar Yahu içi kor, lav dünyanın üstünde İçin bağırsak bok neyin güzel olacakki(olacak ki) Kuşkusuz ki inziva, nefssizlik anlamaktan Mutluluk anlamamaktan geçer Anlaşılması zorunlu şeyleri, Siyaset ve siyasetçi şuna benzer ki Hasta olsan sana iyi birinin mi yemek getirmesini istersin Yoksa kötü birinin mi Kuşkusuz ki yemek iyidir, güzeldir, doğrudur da Getiren de iyi, güzel, doğru olmalı Oysa siyaset cehalet, yalan, anlamazlık ve nefs dünyası Vay ki siyasetin, siyasetçinin ülkelerine yaptıkları ve yapacakları iyiliklere, Bayan(Kadın) ancak giyinikken güzeldir Bu yüzden evlilikleri bekleyen şey boşanmadır Yani aşkı bitiren gerçekte evlilik değil Bayanın soyunmasıdır Çünkü bayanın soyunması bayanın ruhunu yok eder Ve onu cinsel, organsal bir kütle, nicelik yapar Aşk denilen şey de bedende değil Yani bir bay(erkek) olarak düşünsenize aşk diye bir bayanı seviyorsunuz Aşk yani ruh Sonra soyunuyor ve karşınıza bir ruh olarak değil beden olarak seriyor kendisini Aşk, ruh ve insanlık adına ne acı Yani bakıyorsunuz ki gül gülü değil kökü, gövdesi, dalı, yaprağı, dikeniymiş Yani aşkın yani ruhun arkasından 'Bööö!' ya da 'Ceee!' yapan bir beden, Gerçekte bu dünyanın başına ne geldiyse namuslular yüzünden geldi Çünkü bir zamanlar herkes namusluydu Bu dünyanın başına ne geldiyse ahlaklılar yüzünden geldi Çünkü bir zamanlar herkes ahlaklıydı Belki dünya 'Bu dünyanın başına ne geldiyse namussuzlar, ahlaksızlar Yüzünden geldi' dedirtmek için tersine dönüyordur Oysa dünya şöyle de diyebilir 'Bu dünyanın başına ne geldiyse cahiller yüzünden geldi Çünkü bir zamanlar herkes cahildi Bu dünyanın başına ne geldiyse kitap okumayanlar yüzünden geldi Çünkü bir zamanlar hiçkimse kitap okumuyordu Bu dünyanın başına ne geldiyse çıplaklar yüzünden geldi Çünkü bir zamanlar herkes çıplaktı Bu dünyanın başına ne geldiyse barbarlar yüzünden geldi Çünkü bir zamanlar herkes barbardı Bu dünyanın başına ne geldiyse felsefe bilmeyenler yüzünden geldi Çünkü bir zamanlar hiçkimse felsefe bilmiyordu Bu dünyanın başına ne geldiyse ilahlara tapanlar yüzünden geldi Çünkü bir zamanlar herkes ilahlara tapıyordu' Neden böyle demiyor acaba Yoksa diyor da insanlık mı duymuyor Dünyanın duyulmayan sesine kulak vermek gerek, İlahınız size bu dünyayı parayla mı sattı da siz parayla satıyorsunuz Hem 'Dünyayı ilahımız yarattı' diyorsunuz Hem zengin olmayana bir karış toprak, bir göz ev Parası olmayana bir tabak yemek İşi olmayana eş bile yok İlahınız sizi yaratmak için sizden para mı aldı da Bir aşkı yaratmak için para istiyorsunuz, Başbakan dedi ki Newyork'taki yalnızca sekiz kişinin öldüğü son terör saldırısı üzerine 'Terör açısından Newyork Ankara'dan daha güvenli değil' Oysa 11 eylül 2011 saldırısı'ndan bu yana Newyork'ta kaç terör eylemi olmuş, Ankara'da kaç Bir bak Ve bir televizyon kanalı bu saldırı için şöyle demiş 'Newyork'ta 11 eylülden bu yana en büyük terör saldırısı' Yani yalnızca sekiz kişinin öldüğü bu terör saldırısı 11 eylül terör saldırısından bu yana Newyork'taki en büyük terör saldırısı imiş Oysa Ankara'da yalnızca 2016 martındaki terör saldırısında en az 34 kişi ölmüş Belli ki siyasetçilere felsefe, mantık, Türkçe yanında bir de matematik öğretmek gerek Yani bu durumda Ankara nasıl oluyor da Newyork kadar güvenli oluyor Yani bir de Abd geneli ile Türkiye genelini karşılaştır Kuşkusuz ki güvende olanlar için her ülke güvenlidir Bak bıraksan Suriyeli mülteciler bile Avrupa'ya, Amerika'ya gidecekler 15 temmuz terör darbesi girişiminde de gördük Hem Türkiye'nin hem Tbmm'nin ne kadar güvende olduğunu Abd'de ve Avrupa birliği'nde böyle şeyler olmuyor bak Kan nedense Batının doğusunu daha çok seviyor Siyasetçileri bırakın felsefeyi, bilimi Kitap okumayı bile sevmedikleri için mi acaba Bir ilah olsaydı isteyeceğim ilk şey dünyayı siyasetten ve siyasetçilerden Kurtarması olurdu Bak Türkiye işçi ölümlerinde Avrupa'da birinci Dünyada üçüncü sırada yer alıyor Gerçekten çok güvenli bir ülkeyiz çok Kanserojensiz yiyecek, içecek, giyecek bile bulmak zorlaşmış Ve Amerika ne kadar güvenli ise Türkiye de o kadar güvenli öyle mi Geçen akşam televizyonda bir haber vardı 'Lohusa şerbeti tozu ile tavuk etinden et döner yapıyorlar' Dün akşam televizyonda bir haber vardı 'Yeni satın aldığınız giysileri sakın yıkamadan giymeyin çünkü kanser riski var' Şu ülkedeki güveni yaşamak, tatmak için milletvekili mi olmak gerek acaba Oysa 'Hayattaki tek en doğru bilimdir' Ve 'Yurtta barış, dünyada barış' demişti Atatürk Bilim ve barış olmayan yerde güven, huzur mu olur Hem kitap okumayıp hem Atatürk'ten daha mı iyi bileceksiniz Türkiye elinde bir ayna tutup 'Söyle bana dünyadaki en güzel kim?' diye soran cadı bir kıraliçe(kraliçe) değilki Ey siyaset Kuşkusuz ki savaşta kazanç, barışta güven ve huzur vardır Ben sizlerle dost, arkadaş değil Ben sizlerin gerçekleri, doğruları, felsefeyi, bilimselliği, Din hadisileri'ni Öğrenmenizi istiyorum Sanmayın peşinizde koşuyorum Sanmayın elimde kandil, dost, arkadaş arıyorum Ben felsefel, bilimsel, ahlakçı, vicdanlı, medeni, nefssiz Bir insanlık ve dünya arıyorum Yoksa kendim bile kendime fazlayım Yalınızlık(Yalnızlık) yani yalınlık ne güzel birşey Üstelik de felsefe, bilim, ahlak, vicdan, medenilik, nefssizlik Düşünmek, yazmak ve kitaplar içinde olursa Acıyorum yalnızlıktan şikayetçi olanlara Demek ki yanlış yalnız yolun yalnızlığındalar Bence 'Seviyor mu sevmiyor mu?' diye papatyaları koparmayın Yazı-tura atın Çünkü sevse de ilk seveceği şey paranızdır Ve ilk sevmeyeceği şey işsizliğiniz, fakirliğiniz, parasızlığınız Biliyorsunuz heykellerin ruhları yoktur ancak heykeller de sevilirler Ve bazıları çok para bile eder Bence ruhlu bir heykel gibi durmalı hayatta Hiçkimseyi umursamayan Ya yaz kış, gece gündüz tepesine kuşlar sıçar Ya da yeri paha biçilemez, medeni, el bile sürülemez biryerdir Geçenlerde küçücük bir oğlan çocuğu sokakta şöyle dedi annesine 'Bana annem de, ben senin annenim çünkü sen bana hep annem diyorsun' Çocuklar mı zekileşiyor büyükler mi aptallaşıyor acaba Hayat bu işte Nereden ısıracağı, nereden tepeceği belli olmaz. Necdet Gürçiftçi İnternette yayınlandığı zaman: 4.11.17/05.48
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Kral
  • şulearslan31
  • Hamzasuba
  • nvztemre
  • volkan-nadi-evvel

Bağlı Üyeler

  • cemresu04:06
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir