Şiir Defteri
Faceboook'ta Beğen Twitter'da Takip Et Abone Ol Tavsiye Et

Melek Öğretmen

Bülent Eraslan

Keşan Anadolu Lisesi'nde göreve başladığım yıl tanımıştım Kudret'i. Beşinci sınıftan sonra sınavı kazanmış hazırlık sınıfına başlamıştı. Dikkat çekecek kadar uzun ve sarı saçları ile deniz mavisi gözlerinin meydana getirdiği uyum onu özenilerek yapılmış oyuncuk bebeklere benzetmişti. Canlı ve sevimli hareketleri ile tüm öğretmenlerinin ilgi odağı olmuştu adeta. Tüm öğrencilerimi çok seviyordum; ama onun yeri daha farklıydı sanki. Çalışkanlığı ve zekasıyla da bunu hak ediyordu üstelik.

Keşan'a Elazığ'ın Palu ilçesinden gelmişlerdi. Ailesi pek anlatmak istemiyordu ama sanırım kan davası veya terör nedeni ile topraklarını terk etmişlerdi. Annesi hem okumayı yazmayı bilmiyor, hem de Türkçe'yi konuşmakta zorlanıyordu. Babası ise ilkokul mezunuydu. Ayçiçeği tarlalarında balyacılık yapıyor, orada işler bitince de Keşan'ınhemen her gün açık bulunan pazarının kuytu bir köşesinde bulabildiği sebze veya meyveleri satıyordu. Kendileriyle barışık insanlardı. Ama her zaman çekingenlik ve tedirginlik hissediliyordu babasının bakışlarından. Zor günler yaşadıkları belli oluyordu. Birer yaş arayla doğmuş üç kardeşin en büyüğüydü. Bir oğlan bir kız kardeşi vardı Kudret'in. İkisi de okuyordu.

İkisi de ablalarının aksine esmer ve zeytin gibi gözlere sahiptiler. "Seni hastanede karıştırmışlar." dediğimde bana kızar: "Ben anneme benzemişim kardeşlerim babama benzemişler."derdi.

Gerçekten de annesi İnci Hanım'a benziyordu Kudret, diğerleri de babalarına. Dört yıl boyunca beraberdik onunla. Ailesiyle aile dostu olmuştuk adeta. Benim Malatyalı olmam nedeni ile beni hemşehri olarak görüyor, ayrı bir yakınlık duyuyorlardı. Sevinçlerini ve kederlerini paylaşıyorduk zaman zaman. Sıkıntılarında yardımcı olmaya çalışıyordum. Babası Kudret'ten çok şeyler bekliyordu. Öğretmenleri onun başarılarını ve zekasını övdükçe daha da ümitleniyor geleceğine bir yatırım olarak görüyordu kızını. Diğer kardeşleri pek ümit vermiyordu ona göre.

"Diğerlerini bilmem ama bize baksa baksa Kudret bakar, bizi darda komaz ." derdi çoğu zaman. Diğer kardeşlere belli etmemeye çalışırdı ama bu kızına daha çok güvenirdi. İnci Hanım da sanırım aynı şeyi düşünürdü. Kudret çok istese de ev işlerinden uzak tutmaya çalışır, ona daha fazla ders çalışma imkanı tanımak için gayret gösterirdi. Kızına bakışında farklı bir gurur ve güven sezerdim. Çok konuşmazdı İnci Hanım, duygularını bakışlarıyla anlatırdı.

Sınav sonuçları açıklandığında ev bayram yerine dönmüştü adeta. Kudret, Edirne Anadolu Öğretmen Lisesi sınavını çok iyi bir dereceyle kazanmıştı. Her zaman sevdiği ve olmak istediği öğretmenlik mesleğine kocaman bir adım atmıştı. Çok seviniyordu. Zaman zaman dersler konusunda kendisine yardımcı olduğum için bana teşekkürler ediyordu. Ben de çok sevinçliydim. Onun gibi zeki ve çalışkan kişinin öğretmenlik mesleğini seçmesinden dolayı da mesleğim adına onur duyuyordum. Öğretmen olmak için bu mesleği seçenler çok fazla değildi çünkü.

Onun Anadolu Öğretmen Lisesi'ne yerleştiği sene benim de Zonguldak'a tayinim çıkmıştı. Ailesiyle de kendisiyle de sık sık haberleşiyorduk. Kudret bana okuldaki başarılarından , katıldığı tüm sosyal çalışmalara kadar yaptıklarını anlatıyordu. Yarışmalardaki başarılarının sevincini de paylaşıyordu
benimle. Ailesiyle de zaman zaman ona duyulan sevgiyi ve güveni paylaşıyorduk. Sınıf öğretmeni olmak istiyordu. Çünkü kendisini beş yıl eğiten öğretmeni onu çok etkilemişti. "Belki Türkçe öğretmeni olmayı da düşünürüm öğretmenim, sizi de çok seviyorum." diyordu zaman zaman beni üzmemek için. Biliyordum ki o, sınıf öğretmeni olmayı çok istiyordu.

Öğretmenlik hayatımın en güzel yıllarını yaşadığım Keşan'daki dostlarımızı hiç unutamamıştık. Her yaz bir hafta veya on günlük ziyaretler yapıyorduk ailece, hasret gideriyorduk. Kudreti' de o zamanlar görebiliyordum. Artık o bir genç kızdı. Gerçekten çok güzel bir genç kızdı. Yaşına göre daha olgun, düşünen, ifade edebilen bir hanımefendi olmuştu artık. Son gördüğümde üniversite telaşı başlamıştı. Son sınıftaydı ve Eğitim Fakültesini kazanmayı, öğretmen olmayı çok istiyordu.Bana günlüğünü gösterdiğinde çok mutlu olmuştum. Hazırlık sınıfında kendisine yıllık ödev olarak verdiğim, günlük tutma ödevini hiç aksatmamış, yıllarca sürdürmüştü. Yaşadıklarının, duyduklarının, düşündüklerinin saklandığı güzel bir hazinesi vardı artık. Yıllar sonra sığınabileceği güzel bir liman hazırlamıştı kendine.

Derslerimin ve işlerimin yoğunluğu nedeni ile yeterince ilgilenemez olmuştum Kudret'le, haberleşmelerimiz daha seyrekleşmişti sanki. Üniversite sınavlarına hazırlanmanın yoğunluğuna veriyordum bu seyrekleşmeyi. Sene başındaki yoğun haberleşme sene sonuna doğru iyice azalmıştı. Nasıl olsa gideceğimgörürüm düşüncesiyle iyice ihmal etmiştim Kudret'i. O da bana yazmıyordu.Nedeni ne olursa olsun, kısa süreli bir kopukluk olmuştu aramızda işte.

Okulların kapanmasına çok az bir süre kalmıştı. Bir yandan yazılılar, bir yandan not teslimi için yoğun çalışmalar devam ediyordu. Eşimin okulu aramasıyla işlerden kaldırdım başımı. Evi aradım. Eşim eve gelmemi istedi. Nedenini sordum söylemedi. Kötü bir haber alacak insanların ürkekliği ve heyecanı içerisinde eve ulaştığımda korkunç haber beynime mermi çekirdeği gibi saplandı. Kudret ölmüştü.

Şaşırdım, sendeledim, kötü bir şaka olduğunu düşündüm. Hiç biri değildi. O umut bağlanan güzeller güzeli kız ölmüştü. On gün önce burun kanamasıyla varlığı anlaşılan kan kanseri canım kızımı idealleriyle birlikte bu dünyadan almıştı.

Cenazesine yetişemedim. Geç kalmıştım. Yıkılan anneye babaya söyleyecek hiçbir sözüm kalmamıştı. Ben teselliye muhtaçtım. Bu acı ölüm beni çok sarstı. Asıl acıyı hatıra defterini bana uzattıklarında yaşamıştım. "İşte ödevim, öğretmenime teslim edin." demiş son sözünde... O defteri asla okuyamadım. Ama hep sakladım, öğretmenliğimin en acı ve en güzel anısı olarak.

Düşünüyorum da her yıl binlerce on binlerce çocuk ölüyor çeşitli nedenlerle, cennette onlara da anne şefkati gösterecek öğretmenler gerek... Onlara da bir Kudret öğretmen, bir melek öğretmen gerek...
Tavsiye Et
Türk Şairler|Yabancı Şairler|Halk Ozanları|Güzel Sözler|Sizden Gelenler|Düz Yazılar|Sizin Köşeniz
Şiir Defteri 1999 ~ 2011
sidef-v.6 09/2011
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu: captcharefresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu: captcharefresh
Faceboook' ta Beğen Twitter' da Takip Et
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir